# Ham Tutanak Metni

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Ham Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5485
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/serhat-eren-2026-11-04-ham-tutanak-1

> Serhat Eren (DEM Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Ham Tutanak Metni); konuşma 992 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SERHAT EREN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar ve değerli basın emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Diyarbakır, İpekyolu'nun üstünde, Mezopotamya ile Anadolu arasında bin yıldır ticarette yaşayan bir kent. Hasan Paşa Hanında kervanlar indirilir, Sipahi Pazarı'nda bakırlar dövülür, Suriçi'nin çarşısında ise 4 dilde pazarlık yapılırdı. O çarşılar, hanlar yüzlerce yıldır ayakta kaldı çünkü orada yük de kazanç da paylaşılırdı. Bugün Suriçi'nin, Hasanpaşa Hanının, Sipahi Pazarı esnafının acı selamını getirdim. "Bizim için tek bir soru sor vekilim; bu düzende kim kazanıyor?" dediler. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliğinin açıklamasına göre ilk dokuz ay içerisinde 786 esnaf kepenk kapattı, yıl sonu tahminî 1.200. Yani her gün 3 esnaf kepenk kapatıyor. Bugün bu görüşmeler bittikten sonra da muhtemelen 3 esnaf daha kepenk kapatmış olacak. On yıl önce Bakkallar Odasının verilerine göre 5 bin bakkalımız varken bugün Diyarbakır'da 2 bin bakkal. Bakkallar gitti zincir marketler geldi. Bakkal mahallede kazanır mahallede harcardı, veresiye defteri vardı, parası olmayan bile akşam eve bir şeyler götürebiliyordu. Zincir markette ise kasa kapanır, para kentten çıkar, emekçi asgari ücretle çalışır, veresiye yoktur, "Paran yoksa gelme." derler. Diyarbakır'ın parası Diyarbakır da kalmıyor Sayın Bakan. Sayın Bakan, nisan ayında Bakanlığınızın kendisi açıkladı. Diyarbakır'da bir zincir market 20 liraya aldığı biberi Diyarbakır raflarında 250 TL'ye satıyor. Yine Konya'dan 5 liraya gelen salatalık Diyarbakır raflarında 80 TL, Adana'dan gelen kapya biber raflarda 200 TL'ye satılıyor; 12 kat, 15 kat, 28 kat. Buna fiyat makası diyorlar. Bu makasın bir ucu üreticiyi, diğer ucu tüketiciyi kesiyor. Yedi ay geçti, o market hangisi, ne ceza aldı, bugün aynı biberi kaça satıyor? Her ay rekor ceza açıklıyorsunuz, dokuz ayda 2,6 milyar lira, kulağa ne kadar büyük geliyor değil mi Sayın Bakan, tek bir zincir marketin yıllık cirosunun binde 4'ü bile etmiyor. Zincir bunu masraf hanesine yazıp yoluna devam ediyor. Peki, tahsilat; Sayıştayın 2025 raporu ortada. Bakanlığın tahsili tamamlanmamış alacak hesabı beş yılda 7 milyon liradan 365 milyar liraya çıkmış. Yurttaşın 100 liralık borcuna gecikme faizi işleten devlet kendi 365 milyarlık alacak hesabını kapatamıyor. Rekabet Kurumu geçen yıl, 416 birleşme ve devralmanın hiçbirini reddetmedi, kararlar ortalama on günde çıktı. Tekelleşmeye izin on günde çıkıyor, Nusaybin Sınır Kapısı on dört yıldır açılmayı bekliyor. Diyarbakır Bakkallar Odası anlatıyor: Bakkal bir paket sigaradan 4 lira kazanıyor, banka 4 lira 20 kuruş komisyon alıyor, her satışta zarar ediyor ve buna ticaret deniyor. Bakanlığın çözümü ne; yeni kredi, borcu borçla kapatmak. Ağustostaki Cumhurbaşkanı kararıyla borçsuz esnafa yüzde 50 faiz indirimi, borçluya yüzde 40. En zor durumdaki esnafa en pahalı kredi. Diyarbakır deprem ili, KOSGEB deprem kredisinin taksitleri martta başladı; erteleme istendi, verilmedi. İhracat genel müdürünüz Diyarbakır'da mayıs ayında dedi ki: "368 milyon dolarlık ihracat 1 milyar dolara çıkabilir." Demek ki ürün var, emek var, kapasite var; eksik olan ne, kapı ve yol. DTSO'nun verisine göre ilk beş ayda Türkiye'nin Suriye ihracatı yüzde 24 arttı, Diyarbakır'ın yüzde 36 düştü. Irak'a ihracatta Türkiye yüzde 23, Diyarbakır yüzde 42 geriledi. Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor, Türkiye kaybederken Diyarbakır 2 kat kaybediyor. Dokuz ayda Türkiye yüzde 5 arttı, Diyarbakır yüzde 19,5 düştü çünkü Diyarbakırlı üretici Suriye'ye mal satmak için 500 kilometreyi aşan bir yol kat ediyor Cilvegözü'ne gitmek için oysa Nusaybin Diyarbakır'a iki saat, karşısında Kamışlı duruyor, akrabalarımız duruyor, kapı kapalı. Önce "31 mart" denildi, sonra "yıl sonu", sonra "2027 başı", bugün hâlâ tarih yok. Sayın Bakan, buradan soruyorum: Nusaybin Kapısı ne zaman açılacak? Buna bir bütçe ayrılacak mı? Mürşitpınar 2016'dan, Şenyurt 1980'den beri kapalı. Kırk altı yıl, o kapının açık hâlini gören esnaf bugün torun büyütüyor. Diyarbakır'dan Irak'a giden her tır tek kapıya yani Habur'a yığılıyor. Bakanlığınızın kendi ataşeliği yazdı, eylülde Habur'da bekleme dokuz güne çıktı, 300 tır sınırda yattı. Dokuz gün, hangi ürün dokuz gün bekler? Diyarbakır karpuzu bekler mi? Peynir bekler mi? Domates bekler mi? Müşteri hiç beklemez. Ticarette zaman paradır ve bu bölgenin zamanı kapıda çürüyor. Kapı açılsa yol var mı? Hızlı tren Gaziantep'ten Mardin'e dönüyor, otoyol Şanlıurfa'da bitiyor. 2 milyona yaklaşan Diyarbakır iki haritanın dışında. Her kapı, kapalı kapı; her bitmeyen yol, organize sanayideki atölyeyi, Bismil'deki tarlayı, Dağ Kapı'daki dükkânı kapatıyor. Kürt Çalışmaları Merkezinin ekim raporuna göre 2017'de en alt gelişmişlik kademesinde olan 16 Kürt ilinin 16'sı 2025'te de aynı kademede. Sekiz yıl, 16 il, sıfır basamak. Bu tablo kaderle açıklanabilir mi? Bu yıl Türkiye'nin bütün kooperatiflerine verilen hibe 64 milyon lira, Hazinenin esnaf kredisi faizine ayırdığı pay 70 milyar. Kooperatife 1 lira, faize 1.090 lira, örgütlenene 1, borçlanana 1.000. Bu yıl 19 büyükşehirde ilçe hakem heyetlerinin karar yetkisi alındı. 2027 programı bunu 81 ile yayıyor. Kulp'ta, Lice'de, Çüngüş'te derdini Türkçe anlatamayan yaşlı bir ana o heyete nasıl başvuracak? Aranamayan hak, hak sayılır mı? Sayfa: 11 Sayın Bakan, 104 milyar lira istiyorsunuz, yüzde 63'ü transfer, neredeyse tamamı ihracatçıya. Kendi performans programınıza göre tüketici hakem heyetlerine yüzde yarım, kooperatiflere yüzde yarım, haksız fiyatla mücadeleye binde 1,5. Bu bütçe zincir market bütçesi, tekel bütçesi, faiz bütçesi. Sofranın bütçesi olması için önerilerimiz açık. Birincisi, tarladan rafa fiyat gözlemevi kurulsun, zincir marketlere ceza ciroya oranlansın. İkincisi, Nusaybin başta olmak üzere sınır kapıları açılsın, ihracat desteklerinin il il dağılımı açıklansın. Üçüncüsü, esnafın 1 milyona kadar olan borç faizleri silinsin, kart komisyonuna üst sınır gelsin, deprem illerinin esnafına KOSGEB borcunda erteleme verilsin. Dördüncüsü, kamu gıda alımlarında kooperatiflere pay ayrılsın, kadın kooperatiflerine prim desteği verilsin. Beşincisi, ilçe hakem heyetlerinin yetkisi iade edilsin, hak arama her dilde mümkün olsun. Altıncısı, Diyarbakır, hızlı tren ve otoyol haritasına alınsın ve hepsini toparlayan öneri yapmak istiyorum. Bir sınır bölgeleri, ticaret ve barış ekonomisi programı kurulsun. Bu Meclis ağustosta süreç yasasını 467 oyla kabul etti. Barışın hukukunu konuşmaya başladık, şimdi barışın ekonomisini konuşma zamanı. Barış bir esnafın doğduğu kentte kepenk açabilmesidir Diyarbakırlı bir üreticinin malını kendi kapısından Kamışlı'ya gönderebilmesidir 2027 bütçesi barışın bütçesi olmalıdır. Ancak bu bütçe barış bütçesi olmak bir yana, yükü esnafa, çiftçiye, tüketiciye yüklüyor, kazancı zincire ve aracıya veriyor, Diyarbakır esnafı soruyordu; bu düzende kim kazanıyor? Cevap bu bütçenin her satırında yazılı. Çiftçinin tarlasını, esnafın kepengini, kadının kooperatifini ayakta tutan, Nusaybin Kapısı'nı açan bir barış bütçesi getirdiğinizde o bütçeyi biz onaylarız. Bu bütçeye bu hâliyle "hayır" diyoruz. Sizleri saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Ham Tutanak Metni”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serhat-eren-2026-11-04-ham-tutanak-1 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5485

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
