# HDP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Serpil Kemalbay Pekgözegü (İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 11 Haziran 2019
- **Gündem:** HDP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78439
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/serpil-kemalbay-pekgozegu-27-2019-06-11-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Serpil Kemalbay Pekgözegü, 11 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 571 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) – Genel Kurulu saygıyla selamlıyor, Denizli Milletvekili Kazım Arslan için başsağlığı dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, İstanbul Havalimanı dünyanın en önemli, en büyük projesi olarak sunuldu. Üçüncü havalimanı projesiyle amaçlanan şey, büyük bir rant pastasının paylaşılması, inşaat projelerine ve özellikle ticari fonksiyonlu projelere alan açılmasıydı. Dolayısıyla aslolan ranttı, gerisi teferruattı. O yüzden de gelişmeler buna göre devam etti. Yaşama, doğaya, ekosisteme, insana ve hukuka aykırı olan bu proje olsa olsa dünyanın en aç gözlü, en vurdumduymaz projesi, en sorumsuz projesi olarak adlandırılabilir. Eğer havalimanı olarak daha fazla, daha büyük bir alana ihtiyacımız var idiyse Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yapacağımız revizyonlarla çok daha ucuza ve ekolojik, doğayı, yaşamı, insanı temel alan politikalarla bunu geliştirebilirdik. Fakat asıl mesele o olmadığı için, asıl mesele rant olduğu için bu şekilde yaklaşılmadı. Hafriyat çalışmalarıyla geniş orman alanları, 70 tür canlı yaşamını barındıran göl ve göletler, akar ve kuru dereler, tarım alanları, mera alanları ortadan kaldırıldı, canlı yaşamı yok edildi ve bugünlere gelindi.

Değerli arkadaşlar, İstanbul Havalimanı projesi ilk günden bu yana insan odaklı olmama yönünde büyük eleştiriler almıştır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin üçüncü havalimanı çalışma grubu tarafından hazırladığı rapor 2014 tarihlidir. Bu rapora göre, havalimanının yapılacağı alanla ilgili olarak yılın yüz yedi günü fırtına olacağı ve altmış beş günü ise yoğun bulutların olacağı söylenmiş, tespit edilmiş ve hava taşımacılığı, piste iniş ve kalkışlarla ilgili olarak fiziksel çevre şartlarının uygun olmadığı belirtilmiştir. Nitekim, bu uyarının doğruluğu 17 Mayıs cuma günü 8 uçağın rüzgâr nedeniyle piste inemeyip Çorlu Havalimanı’na inmesiyle kendini kanıtlamıştır. Ama tabii, ne önemi var, önemli olan rant, önemli olan kârdır.

Pistler ise başlı başına bir sorun. Yapım çalışmaları sırasında ormanları kökünden kazıma, tepeleri yontma, gölleri doldurma şeklinde yapılan bu işlemler sonucu dolgu alanlarının oturması büyük risklere gebedir ve gelecek faciaları bize bugünden göstermektedir.

Hava durumu izleme radarı konusunda bile sorun vardır. Dünyanın en büyük havalimanı olmakla övünülüyor fakat hava durumu izleme radarının olmadığı da ortaya çıkmıştır.

Yine, park yerine otomatik yaklaştırma sistemi olarak bilinen “Docking System” de çalışmıyor ve manuel bir şekilde bu işlem çalışanlar tarafından gerçekleştiriliyor.

Pistlerin ısıtma sisteminin olmadığı da ifade edilmektedir ki bu da büyük faciaları çağırmaktadır.

Üçüncü havalimanı, İstanbul Havalimanı göçmen kuşların yolu üzerinde kurulmuştur. Özellikle kuzey ormanlarıyla ilgili yapılan uyarılara kulak verilmediği için göçmen hattında kurulan bu havalimanı gerçekten düşünmek istemediğimiz tehlikeleri de barındırmaktadır.

Değerli arkadaşlar, 36 bini aşkın işçinin çalıştığı İstanbul Havalimanı sadece bu yönleriyle değil, fiziki vasıflarıyla değil, aynı zamanda, kölelik koşullarını ortaya koyan işçilerin başına gelenleri hatırladığımızda da ciddi sorunlar barındırmıştır. 52’yi aşkın çalışanın üçüncü havalimanında yaşamını yitirdiği bilinmektedir. Öyle ki “hop hopçu” diye tarif edilen, kamyonlara “Hop, hop” diye çağırarak yön gösteren bir işçinin üç gün sonra yaşamını yitirdiği tespit edilebilmiştir. O kadar büyük bir vurdumduymazlık vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Devam edin.

SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (Devamla) – Baktığımız zaman, Kolin, Limak, Kalyon, Cengiz, MNG gibi şirketlere kaynak aktarılması ve yandaş sermayenin büyütülmesine yönelik olarak bankalardan alınan kredilerle oluşmuş bir sermayeye dayanıyor ve bu sermaye grupları içerisinde de ayrılanlar var ve yerine Türk Hava Yollarının ikame edildiğini görüyoruz ki bu da şöyle bir düşünceyi ortaya çıkartıyor: Bu şirketlerin borçlarının kamu kaynaklarından karşılanmak üzere bir planlama içerisinde olunduğu görülüyor. Hazine garantisi gösterilen bu havalimanında borçların tamamı kamuya aktarılacaktır.

Bütün bu bilgiler ışığında, İstanbul Havalimanı’nın kamuya uğrattığı, uğratacağı zararların tespit edilmesi, havalimanında kaç işçinin yaşamını yitirdiğinin tespit edilmesi, havalimanının kurulu olduğu alanın havalimanı olmaya elverişsizliğinin tespit edilmesi ve…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Serpil Kemalbay Pekgözegü (İzmir). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serpil-kemalbay-pekgozegu-27-2019-06-11-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78439

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
