# Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sevahir Bayındır (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 25 Şubat 2009
- **Gündem:** KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi-2

> Sevahir Bayındır, 25 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)); konuşma 611 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, kadının temsiliyetini tartışmayı iktidar-muhalefet gücüne göre ele almayı, bir kadın açısından hele bunun dile getirilmesini talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Çünkü nice iktidarlar ve muhalefetler geldi geçti, bu iktidarın ve muhalefetin gücüne bakmadan kadını es geçti, kadının varlığını yok saydılar.

Eğer AKP Hükûmeti bugün kadın erkek eşitliğinden bahsetmek durumunda kalıyorsa partinin değerli kadın milletvekilleri de şunu çok iyi bilmeli ki bu hem Türkiye’deki kadın mücadelesi veren kadınların sayesinde hem de Avrupa Birliği süreci sayesindedir. Siz anlam vermeyebilirsiniz kadın haklarına ve özgürlüğüne, bunu iktidar gücü olarak ele alabilirsiniz. Ama biz bir kişi bile olsak kadın hak ve özgürlüklerini savunuyoruz ve bu bir kişi giderek daha fazla bir temsiliyete ulaşmıştır.

Şimdi siz kalkıp Avrupa’nın bugünkü tanımlamalarını kendinize emsal gösteremezsiniz. Bakın, Birleşmiş Milletler 1975-1985 yıllarını “Kadın On Yılı” ilan etti. Yani 1975 ile 1985 yılları, yani bu süredeki on yıl, dünyada “Kadın On Yılı” olarak ilan edildi ve bu on yıl içinde önemli aşamalardan geçildi.

Yine 1980 yılında 2’nci Kadın Konferansı yapıldı ve şiddeti daha çok ele aldı. İlk on yılda sorunu eğitim sorunu gibi ele aldı, tıpkı bugün Hükûmetimizin yaptığı gibi, sorun sanki eğitim sorunuymuş sadece. Düşünün, aradan otuz yıl geçmiş, biz hâlâ otuz yıl önceki, milletin tükettiği, Birleşmiş Milletlerde kadınların tükettiği zamandayız. Farklı zamanlarda yaşıyoruz, onların otuz yıl önce tükettiğine biz otuz yıl sonra yeni, A, B, C, alfabenin A’sından başlıyoruz. Bu tarihi, bu gelişmeleri yok sayarak işi varlığa yokluğa getirip kavram tartışmasını bugüne taşıyarak kendi özgürlüğümüze… Ve yine kadının işte iktidardaysak güçse, muhalefetteysek kolaydır söylemini de yine kadına ve mücadeleye hakaret olarak ele alıyorum. Lütfen bu düzeye indirmeyelim tartışmaları.

Şimdi, bizim herhangi bir soru önergemizde Sayın Bakan bize gönderiyor. KSGM’nin standart, matbu bir şeyi var, işte “40 bin güvenlik görevlisine eğitim verildi”, “Şurada şu kuruldu.”, “Şunlar yapıldı.” diye matbu bir cevap veriliyor. İşte bu “Eğitim verildi.” bilmem ne… Dediğim gibi, Birleşmiş Milletler 75 yılında bu konuda yol alıyor. Bakıyorlar ki bu sadece eğitimle olacak bir şey değil. 80 yılında Kadın Konferansı toplandığında deniyor ki: “Şiddetin nedeni, kadına şiddetin nedeni -kadın hak ihlalidir- iktidarın erkekler elinde olmasıdır.” Yani, şiddet eşittir erkeğin iktidar gücü demektir. O yüzden biz diyoruz ki, bu iktidar dengelerine dokunmadan, bu temsiliyet gücü yeterince sağlanmadan, eşitlik bilince çıkarılmadan çok fazla yol alamayız. Bu nedenle, iktidarın, muhalefetin gücü, sayısal temsiliyeti olarak ele almaktan ziyade, hukukun ve hakkaniyetin gerekliliği üzerinden konuyu ele almak ve o sonuçlar üzerinde durmak lazım.

Yine 1985’te Nairobi’de 3’üncü Dünya Kadın Konferansı toplandığında -sadece toplumsal cinsiyet rollerine bağlı hiyerarşik güç dengesinden kaynaklı olmuyor şiddet- aynı zamanda savaşın da çatışmaların da silahın da kadın üzerindeki şiddeti artırdığını söylüyor. Dolayısıyla kadın erkek eşitliği ve temsiliyeti ve toplumsal barış… Sadece bu yetmiyor, yani bununla giderilmiyor, mutlaka barış ortamının da sağlanması ön koşul olarak tarif ediliyor.

Yine, 85 yılında Nairobi’de yapılan toplantıda CEDAW ele alınıyor ve CEDAW kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını öngörüyor ve bir komite kurarak, CEDAW Komitesi, 19 no.lu tavsiye kararında…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bayındır, devam edin.

SEVAHİR BAYINDIR (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.

…cinsiyete dayalı ayrımcılığın bir sonucu olduğunu vurguluyor tekrar ve Pekin’de de kadına yönelik şiddet, kadın insan hakkı ihlali olarak ele alınıyor. Yani, dünya bu gelişmeleri sağlıyorken biz bugün “işte Avrupa da böyle diyor” deyip onun otuz kırk yıldır katettiği yolu ve ulaştığı sonucu biz daha işin başındayken ele alırsak yanlış kopya etmiş oluruz. Tembel bir öğrenciyiz ama bari doğru kopya yapalım. Doğru zamanda, doğru yapılanları, ihtiyaçlara uygun olanları kopyalayalım. Yanlış kopyacıyız.

Bu anlamda -tekrar ediyorum- bugün bu noktaya gelmek bir iktidar gücünün nimeti değil kadının muhalefetinin nimetidir, böyle ele alınması gerekiyor. Dolayısıyla, biz bugün itibarıyla gelişmeleri olumlu buluyoruz ama bu sonuca razı değiliz diyoruz.

Hepinize saygılar, sevgiler. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sevahir Bayındır (Şırnak). “Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
