# Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sevahir Bayındır (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mayıs 2010
- **Gündem:** KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2010-05-26-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d

> Sevahir Bayındır, 26 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 501 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Kayıp Çocuklar Haftası nedeniyle söz hakkı almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biliyorsunuz, Meclisimizde de kayıp çocukları ve çocuk istismarlarını araştırmak üzere bir komisyon oluşturuldu ve bu oluşturulan komisyonumuzun şu ana kadar aldığı bilgiler doğrultusunda Türkiye’de çocuk manzaralarının çok ciddi ve vahim boyutlarda olduğunu gösteriyor. Çünkü, daha önce de belirtmiştik bu kürsüde, 2003’den beri, Türkiye’de, UNICEF tarafından uyarılan ve eğer çocuklara dönük tedbirler alınmazsa çok ciddi çocuk sorunlarının, çocuk suçluluğunun gelişeceğini söylemişlerdi ama bu konuda, yani bu uyarılara rağmen henüz çok ciddi bir gayretin, çabanın sarf edildiğini söylemek mümkün değil, tedbir olarak diyorum.

Diğer yandan, bu bir iki ay içinde, Siirt’te, Bursa’da, Kayseri’de, en son dün Van’da, özellikle okullarda ve de yatılı bölge okullarında, kız çocuklarına yönelik çok ciddi cinsel istismarların yaşandığını ve bunu da hem bölgede, işte diyelim, emniyet görevlilerinin de içinde olduğu, emniyette çalışanların içinde olduğu, oradaki idarecilerin, siyasetçilerin içinde olduğu bir çocuk fuhuş şebekesinin olduğunu görmüş bulunduk. Bunlar da gerçekten çok vahim sonuçlardır. En önemli boyutlarından biri olarak bunu söyleyebiliriz.

Yine, dün, biliyorsunuz Van’da, Van’ın Özalp ilçesinde, askerî kışlanın tel örgülerinin yakınında bir mühimmat patlaması oldu ve bu patlamada 1 çocuk hayatını kaybetti ve 5 çocuk da yaralandı. Yaralanan çocukların da birkaç tanesinin ayaklarının ampüte edileceği yani kesilmek durumunda kalacağı ve çok ciddi yaralandıkları belirtildi.

Şimdi, bir yandan devletin en resmî kurumlarının, toplumun güvenliğinden sözde sorumlu kurumların etrafında çocukların oyuncak olarak oynayabileceği malzemenin dışarıda tutulması, bir mayınlı ortam hazırlaması anlamına geliyor ve bir yandan aleni olarak çocuklar böyle hedef hâline getiriliyor. İkincisi, mayıs ayında Cenevre’de yapılan bir toplantıda Sayın Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, taş atan çocuklar için “Onlar aslında çocuk değil.” diyordu. Şimdi, Hükûmetin en üst yetkilisi, çocuklar için böyle diyorsa, çocukları hedef hâline getiriyorsa, devletin en korunması gereken kurumlarında, eğitimde, kışlada, şurada, burada çocuklar eğer her açıdan bir kıyımla, istismarla karşı karşıyaysa, burada, bu devlet, toplumun bireylerinin yapacağı suçla nasıl mücadele edecek, sormak isteriz.

İkincisi, yüz yıllık bir Kürt sorununu bu şekilde ele almak, çocukların çocuk olmadığı şeklinde ele almak bir âcizliktir. Nitekim bu âcizlik sadece bugün gerçekleşmiş değil. Biliyorsunuz, Dersim isyanının öncüsü Seyit Rıza’nın yaşı büyüktü, “Aslında, demek ki o kadar büyük değil.” deyip yaşını yasalara göre düşürüp idam ettiler ve yine Sayın Çiçek’in şu an savunduğu tezi… O günkü hâkimler, siyasetçiler, savcılar da aynı kanıdaydılar ve Seyit Rıza’nın çocuğunun çocuk olmadığına karar vererek, yaşını bir hafta sonu büyüterek, on sekiz yaşından büyük göstererek darağacına götürdüler.

Ne değişti memleketimizde? İnsan haklarına dair, çocuk haklarına dair, demokrasiye dair ne değişti? 1937-2010, aynı… Çocuğu çocuk görmeyen kimisi hapse tıkıyor, kimisi kaçırıyor, kimisi idama götürüyor! Ne değişti? Yani inkâr, imha, hukuksuzluk siyasetinde, zihniyetinde bir şey değişmedi ve merkezî anlamda bu değişmediği zaman, ile gittiğinizde valin de aynı şeyi söylüyor, emniyet müdürü de aynı şeyi söylüyor, yargı mensupları da aynı şeyi söylüyor!

O zaman bu çocukları kim koruyacak, nasıl koruyacak, kimden koruyacak? Üstelik hayatın idame ettirilmesi bir biyolojik mesele değildir tabii ki tek başına. Bir kere, bugün, yaşlı Avrupa Kıtası’nda biyolojik üreme, biyolojik soy sürdürme sorunu var…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sevahir Bayındır (Şırnak). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2010-05-26-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
