# Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim
- **Tarih:** 29 Şubat 2024
- **Gündem:** Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122778
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sevda-erdan-kilic-2024-02-29-ceza-muhakemesi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-659-sayili-kanun-hukmund-2

> Sevda Erdan Kılıç (CHP), 29 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 478 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir) – Teşekkür ederim Başkanım.

Değerli milletvekilleri, tabii, gece yarısı oldu, artık 1 Mart tarihimiz. Sözlerime başlamadan önce 1 Mart tezkeresine onurlu bir direniş gösteren 22'nci Dönem milletvekillerine selamlarımı gönderiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

16'ncı madde üzerine söz aldım. Daha önce kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmekte ancak daha önce sorgusu yapılmadığı takdirde mahkûmiyet kararı verilememekteydi. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi kaçak hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da güvenlik tedbiri uygulaması gibi aleyhe sonuçlar doğurabilecek nitelikte kararı kapsamadığı gerekçesiyle iptal etmişti. Şimdi bu yeniden önümüze geldi ama yine eksik geldi. Bu sefer de güvenlik tedbirleri uygulaması gibi aleyhe sonuç doğuracak kararları kapsamadığı için yine Anayasa’ya aykırı; Anayasa’nın 13’üncü, 36’ncı maddelerine açıkça aykırılık içeriyor. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerini karşılamadan niye bu önümüze geliyor, hakikaten anlayamıyoruz. Anayasa Mahkemesinin üyelerinin mi, bizim mi, yoksa vatandaşın aklıyla mı alay ediyorsunuz, gerçekten merak ediyorum.

Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç ne demişti bu yargı paketiyle ilgili? “Toplumun cezasızlık algısıyla mücadele edeceğiz, bu algının ortadan kalkması gerekir.” demişti. Tabii, bu paketle Bakanın açıklaması arasında hiçbir bağ yok.

Sayın Bakan, bu ülkede cezasızlık algısının oluşmasına neden olan bir cezasızlık olgusu vardır, asıl mücadele edilmesi gereken de bu olgudur. Örneğin İliç’te 9 maden işçisi kardeşimizin üzerine tonlarca siyanür atığı döküldü, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada ön bilirkişi raporunda Anagold firması asli kusurlu bulunmadı. İliç’e ben 2021 yılında gitmiştim ve uyarıda bulunan bir Milletvekiliyim, kapasite artışına ilişkin ÇED raporunu onaylayan kim? Hepimiz biliyoruz. Örneğin Çorlu tren kazasında, katliamında 25 canımızı yitirdik, davada tek tutuklu yok, gerçek sorumlular hakkında yargılama olmadığı gibi asıl yargılanması gereken dönemin Genel Müdürü Veysi Kurt beş gün önce Cumhurbaşkanı tarafından yeniden görevine atandı. İşte, algı olgu tartışacağımıza bunlara bakmamız gerekiyor. Kanun burada, Anagold firması orada; yasa burada, Murat Kurum İstanbul'da; Çorlu dosyası burada, Veysi Kurt makamında yine. (CHP sıralarından alkışlar) Aslında, ülkenin ayarları bu ucube sistemle bozuldu, sistem değişir değişmez tek adam tek gece sayfalarca kararname yayımladı. O dönemde de Cumhuriyet Halk Partisi bu uygulamaya karşı Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. O zaman Cumhurbaşkanı dedi ki: “Personeli ben atarım, maaşını ben belirlerim, hâkim, savcıları belirlerim, onu yaparım, bunu yaparım.” Biz de dedik ki: “Hukuka aykırı, Anayasa’ya aykırı; yapamazsınız.” Evet, geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi bizi haklı buldu, 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde 37 tane iptal kararı verdi.

Birini anlatayım: Cumhurbaşkanlığında çalışan muazzam büyüklükte personel var, personel ordusu var hatta; kimler olduğunu bilmiyoruz, kaç kişidir, bilmiyoruz; hatta bu bilmediğimiz kişiler ülkemizin iç politikasını belirliyor, dış politikasını belirliyor, ekonomi politikasını belirliyor; hatta anayasa yazıyor, bundan kimi kastettiğimi hepiniz biliyorsunuz zaten. Sayısını, liyakatini, tecrübesini bilmediğimiz bu kişilere de muazzam paralar ödeniyor, biz kime ne kadar ücret ödendiğini de tabii ki bilmiyoruz. Cumhurbaşkanı dün itiraf etti, “Emekliye 10 bin lira yeterli değil ama fazlasını veremeyeceğiz.” dedi. Emekliye veremediğimizin onlarca katını saraydaki yandaşlarına veriyor ama. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Mesela, halk kuru ekmeğe muhtaç iken siz saraydaki yandaşlarınıza ne maaş ödediğinizi kamuoyuyla paylaşmıyorsunuz, hiçbirimiz bilmiyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir). “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 29 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevda-erdan-kilic-2024-02-29-ceza-muhakemesi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-659-sayili-kanun-hukmund-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122778

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
