# Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 106’ncı yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanmasıyla ilgili günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 23 Nisan 2026
- **Gündem:** Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 106’ncı yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanmasıyla ilgili günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144406
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sevda-karaca-demir-2026-04-23-turkiye-buyuk-millet-meclisinin-acilisinin-106nci-yil-donumunun-ve-ul

> Sevda Karaca Demir (EMEP), 23 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 106’ncı yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanmasıyla ilgili günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 389 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EMEK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ADINA SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bu kürsüden ne zaman çocuklara dair bir şey konuşsak açlığı, yoksulluğu, istismarı, zorbalığı, ölümü gündemimize alıyoruz, almak zorunda kalıyoruz ama artık en çok da ölümü konuşuyoruz; sağlık çeteleri elinde katledilen yenidoğanları konuşuyoruz; baba hapiste, anne sokaktayken evde yananları; failleri bulunmamış kaybolanları, cinayetleri; bir bürokratın, bir siyasinin şımarık veledinin arabası altında can verenleri; çalıştırıldığı atölyede, fabrikada alın teri kana karışanları; panzerlerin altında ezilenleri; cemaat yurtlarında ateşe atılanları; maden işçisi babası sömürgen maden patronları elinde aç bırakılırken "Oyuncağımı satayım da ekmek alalım baba." diyenleri; şimdi de okullarda kurşunlara topluca hedef olanları konuşuyoruz. Bakın, biz bunları konuşurken bu ölüm düzenini yaratanlar bayramlar kutluyor, üstün hizmetlerine bizden alkış bekliyorlar; kindar ve dindar nesil uğrunda eğitimi nasıl bitirdiklerini, yoksulluktan kırılan çocukları nasıl çarklara ittiklerini, yerli Epstein ağlarında çocukları nasıl dehlizlere attıklarını gizlemek için sosyal medyaya, LGBTI'lere, ailelere, kendilerinden başka herkese buralardan parmak sallıyorlar. Her yeni ölüm haberinde başsağlığının ardından "yüksek ceza" diye bağırıyorlar, "yasak" diye bağırıyorlar. Derde çare olacak yasalara, önergelere "hayır" demek için el kaldıranlar, zor bela kurulan komisyonlardan çıkan bilimsel yöntemleri görmezden gelenler çocuklara hurafeden, işçi tulumundan başka bir şey vermiyorlar. Sosyal hizmeti, çocuk korumayı yok edenler rehber diye imam, öğretmen diye usta dikiyorlar çocukların başına. Ağzından "güvenlik" lafı düşmeyenler bu halkın çocuklarını, gençlerini, kadınlarını karanlıkta yapayalnız bırakıp çareyi okula polis salmakta arıyor; Maraş'ta çocuk katliamının kurşunlarının polis silahından çıktığını, Fatma Nur Öğretmenin okulda polis varken katledildiğini unutturmak istiyorlar. Bu iktidar aslında kendi çaresizliğini itiraf ediyor; çaresizdir çünkü hayatın dışına düşmüştür, çaresizdir çünkü sömürü çarkının dişlilerini yağlamaktan ve oradan nemalanmaktan başka bir şey yapmayan ve yapmayacak olanların iktidarıdır; çaresizdir çünkü İran'da çocuklara yağan bombaların, Gazze'de açlıktan ölen çocukların, Ukrayna'dan savaştan ülkemize getirilip istismar edilen çocukların da günahını taşımaktadır. Sömürge valisi Tom Barrack canisiyle mutlakiyet kurma hevesine kapılıp halk iradesini kayyumlarla, güdümlü yargıyla ayaklar altına alma âcizliğindedir. Bugün egemenlik naraları atanlar çocukların kanından egemenlik devşirme hayalindedir. Çocukları öldüren, egemenliği emperyalistlerin masasında arayan âcizliğiniz batsın diyoruz! Çare bizdedir, çare halktadır, çare milyonlardadır. 23 Nisan 1920'de ortaya konulan halk iradesinin arkasında durmak, onu halkların kardeşliği ve çocuklarımızın geleceği temelinde yeniden inşa etmek, işçi sınıfının önderliğinde yeni bir kurtuluş mücadelesini yaratıp büyütmek bugün bu ülkenin her yurttaşının, her yurtseverinin önündeki en önemli görevdir. Aksi hâlde, efendinin çocuklara kıydığı bu düzen sürüp gidecektir. Silahlarınız, yasalarınız, yasaklarınız, taslaklarınız, Meclisiniz de...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 106’ncı yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanmasıyla ilgili günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 23 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevda-karaca-demir-2026-04-23-turkiye-buyuk-millet-meclisinin-acilisinin-106nci-yil-donumunun-ve-ul (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144406

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
