# Ülkenin sorunlarına, Türkiye partisi olma vasfına, Dersim’e, Kobani kumpas davasına, cezaevlerindeki sorunlara ve yeniden değerleme oranına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2024
- **Gündem:** Ülkenin sorunlarına, Türkiye partisi olma vasfına, Dersim’e, Kobani kumpas davasına, cezaevlerindeki sorunlara ve yeniden değerleme oranına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=129063
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-11-27-ulkenin-sorunlarina-turkiye-partisi-olma-vasfina-dersime-kobani-ku

> Sezai Temelli (DEM Parti), 27 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ülkenin sorunlarına, Türkiye partisi olma vasfına, Dersim’e, Kobani kumpas davasına, cezaevlerindeki sorunlara ve yeniden değerleme oranına ilişkin açıklaması); konuşma 568 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bildiğiniz gibi, ülkemizin çok sayıda sorunu var. Gerçekten, ülkede ekonomik, siyasi ve toplumsal kriz inanılmaz bir boyutta ve giderek de halkı, toplumu mağdur etmeye devam ediyor. Dönüp baktığımızda, nüfusun büyük bir kesimi ciddi bir mağduriyet altında yaşıyor ve bugün işçiler, emekçiler, köylüler, çiftçiler, emekliler, kadınlar yani toplumun hangi kesimine baksanız çok büyük bir sorun yumağı içinde. Şimdi, bunları görmezden gelme gibi bir şansımız yok, hele Meclisin böyle bir lüksü olamaz, şansı olamaz. Dolayısıyla memleketin bütün meselelerine, sorunlarına sahip çıkmak, onlara çözüm üretmek öncelikli görevimiz zaten ama bunun için memleketi tanımak gerekiyor, ülkeyi tanımak gerekiyor; bu ülkenin tarihini, kültürünü, bu ülkeyi var eden değerleri bilmek gerekiyor. Dolayısıyla biz burada, başta Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü olmak üzere tüm meselelerin siyaset zemininde, barış zemininde, birlikte müzakereyle, diyalogla çözüleceğine inanıyoruz; bu konuda Türkiye partisi olmak gerektiğine inanıyoruz, ayrımcılıktan kurtulmak gerektiğine inanıyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Şimdi, burada her türlü ayrımcılığı, bölücülüğü yapıp, bu ülkenin değerlerine karşı çıkıp sonra da bir Türkiye partisi olma vasfını yitirmiş olanların bize kalkıp rol biçmesini de anlamamız mümkün değil. Kürtçe bu ülkenin bir değeri, bu ülkeyi var eden değerlerden biri. Biz de biliyoruz buranın resmî dilinin, bu ülkenin resmî dilinin Türkçe olduğunu; buna dair bir şey mi dedik, bir tartışma mı açtık? Ya da burada çalışma diline dair bizim kalkıp da bir önergemizi başka bir dilde verdiğimizi mi gördünüz? Hayır. Ama bu ülkeyi biliyorsanız, bu ülkenin değerlerini biliyorsanız bu ülkenin Meclisinde bir selamlamaya da tahammülünüz olmalı. İşte, o zaman Türkiye partisi olursunuz ama siz bir selamlamaya bile, bir dile bile tahammül göstermeden, üç kelimeye tahammül göstermeden burada konuşursanız size "bölücü" derler; ayrımcılık yaparsınız, Türkiye partisi olamazsınız. Bakın, AKP'nin düştüğü talihsizlik budur; Türkiye partisi olarak geldiler, Türkiye partisinden en hızla uzaklaşan parti oldular. Türkiye'nin hangi sorununa bakarsanız bakın, bütün sorunlarına yabancılaşmış bir parti artık bu memleketin ne kadar partisi olur varın siz düşünün. Bakın, Plan ve Bütçede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görüşülüyor. Dün kreşi konuştuk. Bir Türkiye partisi evlatlara, çocuklara, öğrencilere böyle mi yaklaşır? Ya da işte, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi görüşüldü, Çalışma Bakanlığı bütçesi görüşüldü, o görüşmelerde bu ülkenin hangi sorununu çözdünüz? Hiçbir sorununu çözmedinîz. Sorunları çözmeyeceksiniz, sonra, çözemediğiniz sorunların bedelini de kalkacaksınız DEM PARTİ'ye yüklemeye çalışacaksınız, elinizde bahane de hazır; yok "Siz Türkiye partisi olamadınız." yok "Siz bölücüsünüz." Biz Türkiye partisiyiz, bölücü de değiliz. Kim ki ayrımcılık uyguluyordur, kim ki vatandaşlarını farklı farklı kategorilere koyuyordur, "eşit yurttaşlık" dediğimiz meseleden uzaklaşıyordur; işte, bölücü odur, ayrımcılık yapan odur, nefretten beslenen de odur. Bu, bu kadar nettir. Dolayısıyla bu ülkenin sorunlarını çözeceksek bu ülkeye vâkıf olmak gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, bu ülkenin bir parçası da Dersim; kayyum atadınız, neden? Ovacık'a kayyum atadınız ya da diğer illere, bu ayrımcılık değil mi? Bir halkın iradesini yok saymanın başka bir yöntemi mi var? 38 Dersim seferinden sonra, şimdi, 2024 Dersim seferi ama bu sefer, sefer farklı; bu sefer sermayeyi arkanıza almışsınız, Dersim'in doğasına saldırmaya gidiyorsunuz. Neden? Çünkü orada altın madenleri var. Neden? Orada barajlar var. Neden? Orada RES'ler, HES'ler çok mümkün; verimli, kârlı. Oysa o halk orada doğasıyla barışık yaşayan ve dünyaya örnek olmuş, inancıyla da doğasıyla da bir bütünlüğü sergilemiş bir coğrafya. Bu ülkenin coğrafyası, dışarısı değil orası. Ayrımcılık dersi verenler, Dersim'e gidin, bakın, nasıl ayrımcılık uyguladığınızı tarihi okuyarak öğrenin. Şimdi, buraya baktığımızda, siyasi taşeron olarak da Valiyi oraya atamışsınız, beton duvarları da önüne koymuş ve dolayısıyla da Tunç Eli-2 operasyonu başlamıştır

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Ülkenin sorunlarına, Türkiye partisi olma vasfına, Dersim’e, Kobani kumpas davasına, cezaevlerindeki sorunlara ve yeniden değerleme oranına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-11-27-ulkenin-sorunlarina-turkiye-partisi-olma-vasfina-dersime-kobani-ku (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=129063

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
