# Vefat eden Edip Akbayram’a ve Kâhtalı Mıçe’ye, cezaevindeki Pınar Aydınlar’a, 27 Şubatta yapılan çağrıya, ramazan ayına ve Diyanet İşleri Başkanının yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mart 2025
- **Gündem:** Vefat eden Edip Akbayram’a ve Kâhtalı Mıçe’ye, cezaevindeki Pınar Aydınlar’a, 27 Şubatta yapılan çağrıya, ramazan ayına ve Diyanet İşleri Başkanının yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133054
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2025-03-04-vefat-eden-edip-akbayrama-ve-kahtali-miceye-cezaevindeki-pinar-aydi

> Sezai Temelli (DEM Parti), 4 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vefat eden Edip Akbayram’a ve Kâhtalı Mıçe’ye, cezaevindeki Pınar Aydınlar’a, 27 Şubatta yapılan çağrıya, ramazan ayına ve Diyanet İşleri Başkanının yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması); konuşma 535 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin büyük bir sesini, sevgili Edip Akbayram'ı kaybettik. Evet, kendisi barışın türkülerini söyledi, kendisi halkların kardeşliğinin türkülerini söyledi. Her zaman, emekçinin, işçinin yanında oldu ve bir kez daha, onu yitirmenin üzüntüsüyle ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Yine geçtiğimiz günlerde "Kahtalı Mıçe" olarak bilinen Mustafa Aslan'ı da yitirdik. O da iki halkın türkülerini söyledi, halkların kardeşliğine o yürekten gelen sesiyle belki de en büyük çağrıyı yaptı.

Evet, bu ülkede maalesef, sanatçıların değerleri bilinmiyor, ancak yitirdiğimiz zaman kendilerini anabiliyoruz. Oysa bu ülkede sanatçılar her zaman için barışın yolunu açan, bu konuda öncülük yapan insanlar oldular ama barışın sesini dile getiren sanatçılar maalesef, bugün cezaevindeler. Cezaevinde olan sanatçılardan biri de Pınar Aydınlar. Bir an önce kendisinin salıverilmesi gerekiyor çünkü "Halkların Demokratik Kongresi" denen o uydurma kumpas dava çerçevesinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Oysa biliyoruz ki bu dava bir kumpas davası, hiçbir haklı gerekçesi yok ama Pınar Aydınlar ve birçok arkadaşımız cezaevinde. Gözaltına alınma sürecinde maalesef, kendisine ve ailesine işkence yapıldı fakat daha da garip bir şey var; şu anda kendisi tutuklu ama evine gidip hâlâ ailesini, çocuklarını tehdit eden kolluk gücü söz konusu.

Buradan İçişleri Bakanlığına bir kez daha bu konuda uyarıda bulunmak istiyoruz: Bu tür kanunsuz, yasa dışı faaliyetlerden dolayı kolluk güçleri suç işliyorsa gerekli soruşturmayı bir an önce açın; bu hukuksuzluğa, bu yasa dışılığa son verin. Pınar Aydınlar'ın ailesine yönelik bu uygulamayı kabul etmiyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 27 Şubat günü çok önemli bir çağrı Türkiye'yle buluştu. Bu çağrıyı yok sayarak hâlâ geçmişin anlayışıyla, düşünceleriyle, ayrımcı nefret söylemleriyle bu çağrıyı görmezden gelmek Türkiye'ye bir şey kazandırmaz. 27 Şubattan sonra artık Türkiye tarihinde çok önemli bir dönüm noktası hayata geçmiştir. Demokratik dönüşüm adına çok çok önemli bir çağrıdır. Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısı hem örgütüne yönelik hem de hepimize yöneliktir. Tabii, bu çağrı bu sürece gelirken Türkiye'de bu konuda inisiyatif alan, sorumluluk alan, özveride bulunan herkesin de katkısını görmemiz lazım. Her girişim değerliydi, kıymetliydi; bu çağrıdan sonra da bu değerli girişimlerin, bu çabaların devam etmesi en büyük arzumuz. Türkiye demokratikleşmeden hiçbir sorunu çözmek mümkün değil; artık geçmişten, tarihten çıkaracağımız en önemli ders budur. Geçmişten bu dersi çıkarmadığımız sürece demokrasi karşıtı uygulamaları beslemekten başka bir şey yapmayız. Türkiye bugün demokratikleşmediği sürece, Türkiye bir hukuk devleti olmadığı sürece hiçbir sorun çözüme kavuşmadı, kavuşamaz. İşte, 27 Şubat bir demokratik uzlaşı çağrısıdır, bu uzlaşıya herkesi davet etmektedir dolayısıyla da Meclisi işaret etmektedir. Bu çağrıyı okumadan, ezberleri tekrar ederek, aynı nefret söyleminden beslenerek hâlâ ayrımcı bir yaklaşımla topluma yaklaşmak aslında bu ülkenin geleceğini karartmaktan başka bir şey değildir. Oysa toplum umutlanmıştır çünkü barış siyasetine ihtiyacımız vardır, el birliğiyle bu siyaseti var etmeliyiz. Evet, sorunlar vardır, sıkıntılar vardır, kaygılar vardır; bunu biz de biliyoruz ama bunları nasıl ortadan kaldıracağız? Hâlâ birbirimizden nefret ederek mi, hâlâ aynı düşünceyle, aynı sözleri tekrar ederek mi bunları ortadan kaldıracağız? Kimin bir kaygısı varsa işte Meclis buradadır. Geleceğiz, burada, birlikte "O kaygıyı nasıl ortadan kaldırabiliriz?" bunu konuşacağız, bunun siyasetini yapacağız. Demokratikleşmenin yolu meclislerden geçiyorsa Meclis sorumluluğunu üzerine almalı, gereğini tam da burada yapmalıdır. Hangi uygulama bugün demokratikleşmenin önünde engelse bunu kaldırmak bizim görevimizdir, sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla çağrı geçmiş ile bugün arasında, aslında tam da bu noktada önemli bir işarete, önemli tarihî bir işarete parmak basmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Vefat eden Edip Akbayram’a ve Kâhtalı Mıçe’ye, cezaevindeki Pınar Aydınlar’a, 27 Şubatta yapılan çağrıya, ramazan ayına ve Diyanet İşleri Başkanının yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2025-03-04-vefat-eden-edip-akbayrama-ve-kahtali-miceye-cezaevindeki-pinar-aydi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133054

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
