# 30 Mart Kızıldere’yi anmak istediğine, 31 Mart 1947’de idam edilen Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kurucusu Gazi Muhammed’e; bu coğrafyada yaşayan herkesin demokratik bir programa ihtiyacı olduğuna, cumhuriyetin demokratikleşmesine ve Meclisin sorumluluğuna; ekoloji sorununa, Karıncalar Karadeniz Dayanışma Platformundan ve Çorum’dan gelen misafirlerine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mart 2026
- **Gündem:** 30 Mart Kızıldere’yi anmak istediğine, 31 Mart 1947’de idam edilen Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kurucusu Gazi Muhammed’e; bu coğrafyada yaşayan herkesin demokratik bir programa ihtiyacı olduğuna, cumhuriyetin demokratikleşmesine ve Meclisin sorumluluğuna; ekoloji sorununa, Karıncalar Karadeniz Dayanışma Platformundan ve Çorum’dan gelen misafirlerine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143497
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2026-03-31-30-mart-kizildereyi-anmak-istedigine-31-mart-1947de-idam-edilen-mah

> Sezai Temelli (DEM Parti), 31 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 30 Mart Kızıldere’yi anmak istediğine, 31 Mart 1947’de idam edilen Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kurucusu Gazi Muhammed’e; bu coğrafyada yaşayan herkesin demokratik bir programa ihtiyacı olduğuna, cumhuriyetin demokratikleşmesine ve Meclisin sorumluluğuna; ekoloji sorununa, Karıncalar Karadeniz Dayanışma Platformundan ve Çorum’dan gelen misafirlerine ilişkin açıklaması); konuşma 560 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

30 Martı anmakla, Kızıldere'yi anmakla başlamak istiyorum. 30 Mart 1972'de Kızıldere'de yitirdiğimiz Mahirleri bir kez daha saygıyla anıyorum. Mahirlerin direnişi, faşizme, oligarşiye, darbelere karşı bir direnişti; bu direniş sürüyor. DEM PARTİ olarak bu direnişin mirasçısı olmaktan da gurur duyuyoruz.

Yine, 31 Mart 1947'de idam edilen Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kurucusu Gazi Muhammed'i de anmak istiyorum. Evet, İran'da 1947 yılında gerçekleşen bu idamda tabii ki Batılı emperyalist güçlerin de etkisi vardı. İran'da rejim değişti, idamlar değişmedi, yine Kürtler idam edilmeye devam ediliyor, yine emperyalist güçler Orta Doğu'ya saldırmaya devam ediyor. Otoriter rejimler ile emperyalist güçler arasındaki bu kirli ittifak savaşsalar da devam ediyor çünkü Orta Doğu tarihi aslında Kürt sorunu tarihidir. Kürt sorununun çözümü gerçekleşmediği sürece otoriter rejimler Kürtlere karşı bu imha, inkâr, asimilasyonu devam ettiriyor ve bu sorun çözülmediği sürece de emperyalistler Orta Doğu'da yayılmacı politikalarını hayata geçirmek için savaşlar çıkarmaya devam ediyor. Buna karşı yapılacak yegâne adım, bölgenin topyekûn barışa kavuşmasıdır, topyekûn demokratikleşmesidir. İşte tam da bu nedenle Sayın Abdullah Öcalan: "Kürt meselesini idam sehpasından masaya taşıdık, idam sehpalarından masaya, müzakereye taşıdık." dedi.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Yine bebek katiline "sayın" mı dedin?

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bu çok kıymetli, gerçekten Kürt sorununu bölgede yani Anadolu'suyla Mezopotamya'sıyla bir bütünlüklü olarak çözüme kavuşturduğumuz ölçüde ancak bu saldırganlığa, ancak bu idamlara, bu katliamlara son verebiliriz. Bunun yolu tabii ki müzakereden geçiyor, bunun yolu tabii ki demokratikleşmeden geçiyor. O yüzden de bakın, son görüşmede ilettiği notta çok önemli bir paragraf var, onu sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum: "Bizim cumhuriyetle bir sorunumuz yoktur. Asıl mesele, cumhuriyetin demokratik olmamasıdır. Demokrasi cumhuriyetin güçlenmesini sağlayacak yegâne çözümdür. Cumhuriyete katılım kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olmalıdır. Bunlar sadece Kürtler için değil herkes için geçerli özgürlük alanlarıdır." Evet, hepimiz için Kürt'üyle, Türk'üyle bu coğrafyada yaşayan herkes için demokratik bir programa ihtiyacımız var. Orta Doğu'nun demokratikleşmesine ihtiyacımız var. Suriye'siyle, Irak'ıyla, İran'ıyla, Türkiye'yle bu programa kıskançlıkla sahip çıkmalıyız. Türkiye'nin bu gücü var, yeter ki Türkiye bu gücünü berhava etmesin, yeter ki bu gücünü demokrasiden yana kullansın. Bugün Türkiye'yi yöneten Dışişleri Bakanından tutun diğer bakanlara, bu perspektiften, bu ufuktan uzak olduklarını yaptıkları her açıklamada görüyoruz. Hâlâ geçmişin kodlarıyla, hâlâ savaşla meseleyi sadece terör kıskacına indirgeyerek ele alıp yorumluyorlar. Hayır, mesele demokrasi meselesidir, mesele cumhuriyetin demokratikleştirilmesidir. Bu hepimizin yararınadır ve bunun için önemli tarihî günlerden geçiyoruz. Meclisin önemli sorumluluğu var, yasalar önümüze gelmeli, bir an önce adım atmalıyız. Herkes bunu dile getiriyor fakat kimse harekete geçmiyor. Dile getirmek yetmez, gereğini yapmalıyız. Gereğini ilk kim yapacak? Tabii ki iktidar partisi yapacak, tabii ki iktidarın ortağı yapacak. Evet, temenni konusu iyi ama harekete geçmek söz konusu olduğunda biz ortada kimseyi görmüyoruz. Nerede bu kanun teklifleri? Nasıl gerçekleşecek? İşte, bunun adımı da yine müzakereden geçiyor ve bu müzakerenin, Sayın Öcalan'la yapılan müzakerenin bir demokratik müzakere zeminine oturması ve gerçekten müzakerenin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi artık bir zarurettir. Bu sağlandığı ölçüde, inanın -birçok şeyin gelişimi- bugün önümüzde âdeta bir handikap gibi duran, âdeta süreci engelleyen meseleler olarak duran meselelerin de çok kolay aşılacağını hepimiz biliyoruz, bunu sağlayabiliriz. Bunun gereğini yapmak bugün artık Meclisin sorumluluğundadır. Bir Komisyon çalışmasını geride bıraktık, yedi ay sürdü; bir rapor çıktı, eksiğiyle fazlasıyla ama çıktı. Demek ki Meclis ortak bir iradeyi hayata geçirebiliyor, bunu sağlayabiliyor. Şimdi de bunu yapmak zorundadır. İşi zamana yaymamalı, işi ipe un serenlere bırakmamalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “30 Mart Kızıldere’yi anmak istediğine, 31 Mart 1947’de idam edilen Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kurucusu Gazi Muhammed’e; bu coğrafyada yaşayan herkesin demokratik bir programa ihtiyacı olduğuna, cumhuriyetin demokratikleşmesine ve Meclisin sorumluluğuna; ekoloji sorununa, Karıncalar Karadeniz Dayanışma Platformundan ve Çorum’dan gelen misafirlerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2026-03-31-30-mart-kizildereyi-anmak-istedigine-31-mart-1947de-idam-edilen-mah (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143497

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
