# Sırrı Süreyya Önder’e, kayyumlara, Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a, 1 Mayısa ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’a ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2026
- **Gündem:** Sırrı Süreyya Önder’e, kayyumlara, Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a, 1 Mayısa ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’a ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144627
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2026-04-30-sirri-sureyya-ondere-kayyumlara-hakkari-belediye-es-baskani-mehmet

> Sezai Temelli (DEM Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sırrı Süreyya Önder’e, kayyumlara, Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a, 1 Mayısa ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’a ilişkin açıklaması); konuşma 529 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime sevgili Sırrı Süreyya Önder'i saygıyla, minnetle, özlemle anarak başlamak istiyorum. Barış bir ömre bedeldir, Sırrı Süreyya'nın ömrü bu bedellerin en ağırlarından biri oldu. Evet, bir yıl geçti ve bir yıl boyunca barış süreci açısından da önemli gelişmeler yaşandı. İnanıyorum ki bu sürece bugüne kadar yaşadığı ömrü boyunca yapmış olduğu katkının karşılığını mutlaka alacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün konuşmamda Halfeti Belediyesiyle ilgili bir kayyum rezaletini sergiledim. Kayyumlara dair bu rezalet her yerde, kayyumun olduğu her yerde söz konusu. Nitekim, burada kürsüye çıkıp belediyelerimizi suçlayanların aklına bir gün bile kayyumlara yönelik bir söz kurmak gelmiyor. Dün de buradan, kürsüden Diyarbakır Büyükşehir Belediyemiz, İpekyolu Belediyemiz suçlandı; hâlbuki orada şunu defalarca izah ettik, dedik ki: Diyarbakır'da da İpekyolu'nda da kayyum tam seçime yaklaşırken bir sürü kişiyi işe almış, bankamatik memuru yapmış; bununla ilgili bir düzeltme yapılmış ve söylendiği gibi rakamlar da söz konusu değil. Belgeyi istedik, şimdi size rakamları sunuyorum: Diyarbakır Büyükşehir Belediyemizden 175 kişi ayrılmış; bu 175 kişinin 62 kişisi emekli olmuş, 13 kişi vefat etmiş, 60 kişi de istifa etmiş, geri kalan 77 kişiden 27 kişi deneme sürecinde işten ayrılmış yani bahsedilen konuya dair 50 kişi söz konusu. Aynı durum İpekyolu için de geçerli. Şimdi, gerçekler burada, dolayısıyla kayyumları savunmak, Kürt düşmanlığı yapmak yerine bu belgelere, bu gerçeklere aslında vâkıf olup konuşmak gerekir.

Şimdi, kayyum rezaleti bu boyutta da yargı farklı mı? Şimdi, bir de size bir yargı hikâyesi anlatacağım. Evet, Hakkâri Belediye Eş Başkanımız Mehmet Sıddık Akış dün mahkemede on dokuz yıl altı ay ceza aldı. Mahkeme bu kararı vermişti, dava istinafa gitti, istinaf "Siyasi saiklerle hareket eden bir şeye böyle bir ceza veremezsin." dedi, bozdu. Mahkeme kararında ısrar etti yani istinafı dinlemedi; usulsüzlüğe bakın! Bu, bir; ikincisi, mahkeme bu kararı ne zaman veriyor? Tam da Cumhurbaşkanının dün grup toplantısında söylediği sözlerin üzerine veriyor; bu da çok manidar. Bakın, Cumhurbaşkanı diyor ki: "Olumlu bir atmosfer var, kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atacağız." Mahkeme âdeta Cumhurbaşkanına yanıt veriyor.

Durum bundan daha da vahim, hatta nasıl mı daha vahim? Bu mahkeme 2009 yılında açılmış bir soruşturmanın, 2010 yılındaki bir dava sürecinin aslında kararını veriyor. Bu süreçte dava ilerlemiyor çünkü oradaki iddiaların aslı astarı yok, delili yok fakat biz Hakkâri Belediyesini kazanınca Eş Başkanımızla ilgili süreç on üç günde karara bağlanıyor, on üç günde hüküm veriliyor, on dokuz yıl altı ay ve nasıl veriliyor? Şimdi, 2009 yılının iddianamesiyle veriliyor. 2009 yılında Hakkâri'de terörle mücadelede görevli olan, Emniyette görevli olan savcı ve o mahkemenin hepsi aslında şu anda hükümlü cemaat davasından; savcı kaçak, İçişleri Bakanlığının arananlar listesinde yer alıyor ve bu iddianameyle karar veriliyor ve bir de gizli tanık var. Gizli tanık o kadar gerçek dışı beyanlarda bulunmuş ki gizli tanık olduğu bütün davalardan düşürülmüş ama mahkeme, karar verme aşamasında gizli tanığı tekrar davaya dâhil ediyor. Şimdi, bu kadarı artık kabul edilebilir bir şey değil. Bu rezalet dün Türkiye'de, Hakkâri'de hayata geçirildi. Biz bu mahkemeyle ilgili her türlü yasal girişimde bulunacağız, şikâyetlerde bulunacağız. Ama buradan Adalet Bakanına ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna da sesleniyoruz: Harekete geçin, bu kabul edilebilir bir rezalet değildir. İnsanların bu kadar kolay ceza alabileceği ya da bu kadar keyfî uygulamayla yargılanacağı bir durum asla kabul edilemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Sırrı Süreyya Önder’e, kayyumlara, Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a, 1 Mayısa ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’a ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2026-04-30-sirri-sureyya-ondere-kayyumlara-hakkari-belediye-es-baskani-mehmet (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144627

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
