# Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sırrı Sakik (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ocak 2010
- **Gündem:** ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-01-19-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar

> Sırrı Sakik, 19 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 515 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Hrant Dink’in ölümünün 3’üncü yıl dönümü, Hrant’ı rahmetle anıyoruz. Acısını yüreğimizde hissettiğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; şimdi, bu 9’uncu maddede daha önce… Evet, radyasyonla tedaviye ilişkin olarak haftalık çalışma süresi yirmi beş saatten otuz beş saate çıkarılmıştır. Sağlık Bakanlığının radyasyonla teşhis ve tedavi yapılan sağlık kurumlarında sağlık personelinin güvenliğinin korunmasına ilişkin tebliği vardır. Bu alanda çalışma sürelerine ilişkin mümkün olduğunca azaltıcı düzenlemeler yapılması gerekirken Hükûmetin nitelikli sağlık hizmeti sağlamaya yönelik tasarıda sağlık açısından son derece riskli bir alanda sağlık personelinin çalışma süresini on saat artırıcı düzenleme yapması pervasızca bir yaklaşım. Daha önce, haftalık çalışma süresi kırk saat olarak düzenlendiği dönemde sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sendikasının kırk saatlik çalışma süresini öngören düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin Danıştayın bir kararı var. Şimdi, itiraz 2008/417 esas numarasıyla kabul edilmiş, çalışma süresi yirmi beş saat olarak belirlenmiş, Hükûmet, sağlık amacına hizmet etmeyen bu düzenlemeyle hukuku ihlal ettiğini ve burada bir yargı kararının olmasına rağmen tekrar otuz beş saatlik bir sürenin çok hakkaniyet noktasında olmadığını... Bu konuda çalışanların yaptırdığı araştırmalar var. Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerlerinin ortaklaşa düzenledikleri, halkla yaptıkları zaman zaman anketler var. Bu anketlerde -mesela bir ankette- 132 kişiye radyolojiyle ilgili bir okuldan mezun olup olmadıkları sorulmuş. Bunların yüzde 22,8’i bu kurumdan değil, orada çalışan teknisyenlerin yanında geçici olarak... Diğer bir boyutuyla, teknisyen başına düşen hasta sayısı 60 veya 80 kişi. Şimdi, bu kadar zor koşullarda çalışanların ve bu kurumda ve sağlık açısından hemen hemen en zor koşullarda olan bu insanların tekrar, mahkeme kararı olmasına rağmen, bu mahkeme kararına rağmen yeniden otuz beş saate alınmasının çok hakkaniyet bir noktada olmadığını vurgulamak istiyorum.

Aslında söylenecek o kadar çok şey var ki ne yazık ki burada zamanımız biraz kısıtlı. Ben, bir iki noktada Sayın Bakanıma bir iki şey söylemek istiyorum. Şimdi, bunun dışında... Mesela, buraya çıkan bütün yetkililer, başta Sayın Başbakan ve Sayın Sağlık Bakanımız sağlıkla ilgili kimsenin bir sıkıntı yaşamadığını söylüyor. Ben, kendi seçim bölgemden size bir iki örnek vermek istiyorum: Bakınız, seçim bölgemizde zaman zaman hastalar geceleyin -özellikle silahlı yaralamalardan dolayı- ya Van veyahut da Elâzığ, Diyarbakır’a kadar, gece geç saatlerde sevk oluyor ve bu hastaların büyük bir çoğunluğu gittikleri hastanelerde yatak olmadığı hâlde, bedeninde kurşun olmasına rağmen hastane kapılarında bekletiliyor. Sizinle birkaç kez bunları konuştuk ama bugüne kadar bir önlem alamadık ve nitekim bazı hastalar yeşil kartlı olduğu için, hem Elâzığ’da hem Diyarbakır’da hastalar hastane kapılarında, hatta bedeninde iki üç kurşun olmasına rağmen, ihale yapılmadığı için, hastalar iki üç gün ihaleyi bekleyerek ve bu noktada sağlık açısından ciddi sıkıntılar ve risk taşımalarına rağmen, ihale yapılamadığı için bu hastalara ilk günden ilk saatte bir müdahale yapılmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vahşet olmaz. Eğer bir insanın bedeninde kurşun varsa bunu zamana yaymak, üç gün beklemek, ihale yapmak -yani bir sosyal devletin nasıl olduğunu söyleyebiliriz- bunun adı gerçekten bir felakettir. Yani bu yeşil kartlardaki uygulamaların da bölgede nasıl uygulandığının bir göstergesidir. Bunu birkaç kez sizlerle paylaştık ama şu ana kadar herhangi bir netice almış değiliz. Yani özellikle bölgeden diğer alanlara giden hastaların ciddi sıkıntılar içerisinde olduğunu biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sırrı Sakik (Muş). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-01-19-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
