# Başkanın tutumu hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sırrı Sakik (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2010
- **Gündem:** BAŞKANIN TUTUMU HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-11-24-baskanin-tutumu-hakkinda

> Sırrı Sakik, 24 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞKANIN TUTUMU HAKKINDA); konuşma 510 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce Muş Milletvekilimiz Nuri Yaman konuşurken çok büyük tepkiler AKP Grubundan geldi. Hep burada deriz: “Ya, bir miktar empati yapın.” Yani biz dört yıldır eğer devletin kurumlarına ulaşamıyorsak ve yoksul illerin milletvekilleriysek, burada bireysel bir talebimiz yok, halkımızla ilgili taleplerimiz var.

Üzülerek izledim, Muş Milletvekilimiz de tepki gösteriyordu. Bugüne kadar bir tek vekilin ismini vererek burada konuşma yapmadık, çok şık da bulmadık, ama o arkadaşımız şunu iyi bilsin -soyadı Karayağız- bu cumhuriyet, son dönemlerden bugüne kadar, 1925’lerde de, Şeyh Sait İsyanı’nda Şark İstiklal Mahkemeleri kurulduğunda da onun gibi kara yağız birilerini Türkçe bilmedikleri için ipe astılar. Bunu Savcı Süreyya anılarında anlatır. Üzülerek söylüyorum. Yani bu ülkede Kürtlere farklı politikalar uygulandığını en çok sizler de biliyorsunuz. Benim ilimin milletvekilinin kendi ilinin vekiline tepki göstermesini gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Biz, burada, ilin sorunlarını ve Türkiye'nin sorunlarını gündeme getiriyoruz. Onun için, biraz vicdan.

Burada tartışmalar ve konuşmalar, bugün, bütün gün boyu, bütün Türklük üzerine her şey şekilleniyor. Bir grup sözcüsü de kalktı dedi ki: “Siz Allah rızası için Ant’tan ne istiyorsunuz?” Mesela ne diyor? “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene.”

Kardeşim, ben Türk değilim. Benim varlığım niye Türk varlığına armağan olsun?

Amerika’dan örnekler veriyor, “Amerika, şunları yapıyor.” Amerika bütün halkların Amerika’sı olmayı başarmış bir Amerika’dır. Biz de bütün Türkiye’deki halkların Türkiye’sini oluşturmak istiyoruz. Onun için…

Sayın Başbakan bize “Platonik aşk yaşıyorsunuz.” diyor. Sayın Başbakan da şunu iyi bilsin: Biz siyaseten platonik aşk yaşamayız. Biz, feda kültüründen geliriz, bir halkın özgürlüğü için özgürlüğümüzü feda ederiz, bir halkın dili ve kültürü için kendi bedenimizi ölüme yatırırız. Bunu siz çok iyi bilirsiniz. Onun için, çok ahlaki, Türkiye demokrasi güçlerinin birliğini savunduğumuz için Sayın Başbakanın çıkıp bunları söylemeye hakkı yok. Platonik aşk kimler yaşıyorsa o onların sorunudur. Biz platonik milatonik yaşamayız, bu işin bedelini de öderiz. 1990’lardan bugüne kadar alın bakın, Barış ve Demokrasi Partisi ve geldiği gelenek, nasıl bedenini… Cezaeviyse cezaevi, ölümse ölüm, ne bedelse bu bedeli ödüyor. Onun için, biz platonik aşk değil, biz kurtlarla dans ediyoruz halkımızın özgürlük mücadelesi için. Kimse bizi bu boyutuyla suçlamasın. Bunun bedeli ağırdır. Tercihimiz değil. Bu tekçi, bu Türkçü politikalar devam ettiği müddetçe biz bu mücadelemizde Türkiye demokrasi güçleriyle birlik olacağız. Ama biz birkaç partinin birliğinden bahsederken bazı partiler beyninde bir bahar temizliği yapabilirse, biz, onlarla, Türkiye demokrasi güçleriyle buluşmaya hazırız. Ama beyninde bahar temizliği yapmazsa, dönüp hâlen “Varlığım Türk varlığına armağan olsun.” anlayışıyla hareket edenlerle işimiz olmaz. Biz, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde bu noktada birlikte olabilecek yol arkadaşlarımızı biliyoruz. Biz, dünden bugüne kadar da, eğer bizi iyi tanıyorsanız, bizi iyi takip ediyorsanız, biz 1995’lerden bugüne kadar, sevgili arkadaşlar, parti olarak, bağımsız olarak grup kurma şansımız varken, Türkiye demokrasi güçlerinin birliği adına 1995’ten 2007’ye kadar bu sol blokla hareket ettik. Bundan da hiçbir pişmanlığımız yok. Biz ilkeliyiz ama ilkesiz olan, halkın iradesinin karşısına barikatlar oluşturanlardır. İlkesiz olanlar, halkın renginin bu Parlamentoya yansımasının önünde 12 Eylül’ün, Kenan Evren’in Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu’na sığınanlardır. Onun için biz ilkeliyiz. Herkes bizi bu noktada iyi bilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sırrı Sakik (Muş). “Başkanın tutumu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-11-24-baskanin-tutumu-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
