# Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sırrı Sakik (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2010
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3

> Sırrı Sakik, 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 481 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tekrar hepinize merhaba.

Geçen yıl bugünler, Demokratik Toplum Partisi kapatılıyor ve o dönem Demokratik Toplum Partisinin kapatılmasını protesto eden Muş Bulanık ilçesinde bir grubun üzerine ateş açılıyor ve 2 insan yaşamını yitiriyor, onlarca insan yaralı. Bu olayı soruşturmak üzere yetkili olan birimler alelacele Muş’taki davayı Samsun’a naklediyorlar ve onlarca yaralı da devletin zulmünden korktukları için doktora ve sağlık birimlerine başvurmuyorlar. Başvurmayanlar kârlı çıktı, başvuranların her biri on yıl ceza aldı Sayın Bakanım. Demokratik haklarını kullandılar diye 60 tane üyemiz onar yıl ceza aldı. Sizin hukukunuz ve adaletiniz bu.

Ne oldu sonra? Elinde otomatik silahlarla halkın üzerine ateş açıp 2 insanın ölümüne, 10 insanın da yaralanmasına neden olanlar Samsun’a nakledildi. Peki, sizin gücünüz yok muydu Muş’ta yargı sürecini sürdürmeye? Orada adil bir yargılanmayı sürdürmeye gücünüz yok muydu? Ama biz bu ülkeyi tanırız, nasıl katillerin kollandığını, korunduğunu da biliriz. Samsun’a nakledildi, gittik, Samsun’da olup bitenleri bütün Türkiye izledi. Sonra Ankara’ya geldi, Ankara’ya geldik, ikinci duruşmada bu 2 katil bir an önce özgürlüklerine kavuştu. Yani küçük bir trafik kazasında on yıl, on beş yıl ceza alınırken, onlarca insanın yaralanması ve 2 insanın ölümüne neden olanlar şu an özgürlüklerine kavuşup… Nerede olduklarını bilmiyoruz.

Yine aynı şekilde, Şerzan Kurt -bugün de seslendirdik, hep de seslendireceğiz- polis kurşunuyla vuruldu Muğla’da, alelacele Eskişehir’e naklettiniz. Hep “Kürt coğrafyası” deyince kıyametler kopuyor ama alıştık, böyle, bizim coğrafyamızın adı bu. Kürt coğrafyasında güvenlik açısından sıkıntılarınız vardı, peki Muğla’da ne vardı? Muğla’dan niye duruşmayı aldınız Eskişehir’e? Çünkü Eskişehir’de de yargıçlar devletimizin emrindedirler, ona göre kararlar verirler, ona göre Uğur Kaymaz’ın katillerini de akladılar. Böyle bir hukuk olur mu? Buna bizi nasıl inandırırsınız? Bu ülkede yargı adil işlemiyor. Onun için, çıktığımız her an bu çifte standartları vurgulayacağız.

Yine Elâzığ’da bir komutan askerî kışlada keyfî olarak pimi çekiyor, bombayı bir askerin eline veriyor ve 4 asker yaşamını yitiriyor. Ölen 4 asker yoksul Anadolu çocuğu olduğu için… O komutanın aldığı ceza neydi biliyor musunuz? Dokuz yıl. Sizin grup başkan vekilleriniz açıklama yaptı, “Bu dokuz yıl, trafik cezalarında bile az bir cezadır.” dedi ama hiç kimsenin kılı kıpırdamadı çünkü ölenler yoksul Anadolu çocuklarıydı.

Burada tebessüm eden vekilleri de görüyorum. Tebessüm etmeyiniz, vicdanlarınıza karşı sanık sandalyesine oturun. Biz, üniforması, yetkisi ne olursa olsun, kimseden korkmuyoruz. Bir tek Tanrı’ya can borcumuz var. Onun için, Tanrı’nın huzuruna suçlu olarak gitmek istemiyoruz. Halkımızın sorunlarına sahip çıkıyoruz, yoksul Anadolu çocuklarının sorunlarına sahip çıkıyoruz. İşte, Elâzığ’da olup biten de bu.

Dünyanın hiçbir yerinde, demokratik ülkelerin hiçbirinde “askerî yargı” diye bir yargı yok. Peki, bizim ülkemizde niye var ve bu insanlar nereye sığınacak? Hangi hukuka sığınacak? Bunların hiçbirinde ne yazık ki bunlar olmuyor ve bizim arkadaşlarımız çıkıp söylediler: Ana dilde savunma. Biz bir dil, kültür, kimlik için mücadele ediyorsak o dil ve kimlikle ilgili o dille konuşabilmeliyiz. O dili konuşamıyorsak peki biz bu kadar ağır bedeller niye ödüyoruz Allah aşkına? Biz bu dilin özgürleşmesi için özgürlüğümüzü, halkımızın özgürlüğüne feda ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sırrı Sakik (Muş). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
