# Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sırrı Sakik (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ocak 2011
- **Gündem:** RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta

> Sırrı Sakik, 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 527 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

RTÜK’le, TRT’yle ilgili burada zaman zaman bizim grubumuzun her temsilcisi düşüncelerini açıkça ifade etti ama bu noktada hakkaniyeti bir türlü görmedik özellikle TRT konusunda. Yani bütün başvurularımıza rağmen, soru önergelerimize cevap aynen şöyle gelmekte: “Haber değeri teşkil eden konular haber olur.” deniliyor. Yani Barış ve Demokrasi Partisinin buralarda, Türkiye’deki bütün faaliyetleri haber konusu olmayacak noktada değerlendirilir.

Yine RTÜK ile ilgili de eleştirilerimiz… Hep buralarda ırkçı, ayrımcı dizilerin olduğunu, yani halklar arası kavgayı, şiddeti körüklediğini hep söyledik ama yasal engellerin, buna bir türlü bir çözüm bulmadığını sayın yetkili kurumlar da söylediler.

Şimdi, onun için, bunların bir an önce ortadan kaldırılması için adil olmak gerekir. Evet, burada Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda AKP’den, CHP’den, MHP’den temsilciler var ama Barış ve Demokrasi Partisinden yok. Yani yine hazineden yardım alırsınız, üç parti alırsınız, yine Barış ve Demokrasi Partisi yok. Bunların hepsi, yani sizin yüzlerce bu konuda… Bu ülkede çifte standart uygulandığını hep söyledik ama ne hikmetse hayata hiçbir şey geçmiyor. Yetkililer çıkıyor, burada üzüntülerini belirtiyorlar. Ee, siz icranın başındasınız. Bu sorunları ortadan kaldırmalısınız. Biz çıkıp sorunları getirdiğimiz için Sayın Başbakan diyor ki: “Bunlar, şiddetten besleniyor ve kandan besleniyorlar.”

Bakın, bugün medyada var, Bitlis’in Mutki ilçesinde, bir ihbar üzerine 12 cesede ulaşılıyor. Cesetler hemen karakolun bitişiğinde. O dönem 9 tane genç ailesinden kopup dağa mı gitmek istiyor ve bunları yakalıyorlar, 3 tane de PKK militanını ve bunlar yargıya ulaşmadan infaz ediliyor. Şimdi, Mutki’de bunlar oluyor.

Yine 2008 yılında Fatma Tunç Mardin İHD’ye başvuruda bulunuyor, Katarlı köyünden, diyor ki: “Bu kuyuların üstü kapalı. Biz kuşkuluyuz, endişeliyiz. Benim eşim ve çocuklarım kayıp.” Gidiyorlar, savcılığa başvuruda bulunuyorlar ve gelip burayı açıyorlar, oradan cesetler çıkıyor ve asit kuyularından cesetler çıkıyor. Şimdi, bunların hepsinin araştırılması için bu Meclisi sürekli göreve davet ediyoruz. Yani bu sorunlarla biz yüzleşmeden, temel sorunlarımızı çözmeden bu ülkede hak, hukuk, adaleti, hukukun ve huzurun ülkesini yaratma şansımız yoktur.

Bakın, yine Bilge köyü katliamına katılan Süleyman Çelebi, 44 kişi katledilmiş ve dün akşam idam edildiği söyleniyor, bugün avukatları açıklama yapıyor, “Aslında infaz edildi.“ diyor. Çünkü katliamın nasıl gerçekleştirildiğini, kimler tarafından emir verildiğini bu söyleyecekti, mahkemeye çıkacaktı, bunların hepsi kamuoyu tarafından bilinecekti, kimin kandan, şiddetten beslendiğini kamuoyu görecekti, onun için infaz edildi, konuşmaması için orada infaz edildi.

Şimdi, ülkemiz bu kadar kan ve kir üzerinde oturmuş. Siyasal iktidarın görevi de bu kanı ve kiri bir an önce ortaya çıkarmaktır. Ne yapması gerekir? Bizim hep söylediğimiz gibi Meclis bir an önce hakikatleri araştırma komisyonunu oluşturmalıdır. Burada kim ki bu olaylara karıştı ve onların failleri kimlerse Meclisin bir an önce bunu ortaya çıkarması gerekir, yoksa diğer boyutuyla bunları söylediğimiz için siyasal iktidar bizden rahatsız, kan ve şiddetten beslendiğimizi söylüyor. Kan ve şiddetten kimler beslenir? Vampirler beslenir. Peki, biz hareket olarak kan ve bedel ödeyen bir hareketiz. Asıl kanımızdan, şiddetten beslenenler kimlerse onlar ortaya çıkmalıdır. Yani 40 bin insan ölmüşse hepimiz yaralıyız, hepimizin bedeninden birer parça toprağa gömülmüştür. Onun için bu konuda çıkıp bu kirli ve paslı dili kullanmak Türkiye demokrasisine bir katkı sunmaz, tam tersi bu olup bitenlerle yüzleşmemizin tam zamanıdır. Onun için, Meclis derhâl bir Meclis araştırma komisyonunu, hakikatleri araştırma komisyonunu oluşturmalıdır. Sorunun üzerine böyle gidersek sorunu çözeriz.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Sırrı Sakik (Muş). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
