# Petrol kanunu tasarısı ile sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar,bilgi ve teknoloji komisyonu raporu (s.s.1041)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Soner Aksoy (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 11 Ocak 2007
- **Gündem:** PETROL KANUNU TASARISI İLE SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR,BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU RAPORU (S.S.1041)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c144/b049/tbmm221440490176.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/soner-aksoy-22-2007-01-11-petrol-kanunu-tasarisi-ile-sanayi-ticaret-enerji-tabii-kaynaklar-bi

> Soner Aksoy (AK Parti), 11 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL KANUNU TASARISI İLE SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR,BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU RAPORU (S.S.1041)); konuşma 1.767 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA SONER AKSOY (Kütahya) - Muhterem Başkanım, çok kıymetli arkadaşlarım; Petrol Kanunu -sıra sayısı 1041- hakkında grubumuz adına konuşmak için söz almış bulunuyorum. Grubumuzun görüşlerini arz etmeye çalışacağım. Sözlerime başlarken, hepinize sevgiler, saygılar sunarım.

Muhterem arkadaşlarım, biliyorsunuz ki, petrol dünyada son derece önemli, stratejik bir konu. Pek çok siyasi angajmanlann, siyasi hadiselerin, ihtilafların da anlaşmaların da kaynağında yatan çok önemli bir madde. Ayrıca, petrokimya sanayiinin, yakıt sanayiinin, enerjinin ve dünyada kullandığımız pek çok saha ve alanı işgal eden çok önemli bir hidrokarbon. Petrolün ne olduğu hakkında herkeste çok önemli bilgiler, şuur ve bilincin olduğuna inanıyoruz. Pek çok savaşlann da, pek çok banş ve anlaşmaların da altında petrolün yattığını biliyoruz. Petrol sahibi ülkelerin zenginliği hakkında da bilgimiz var. Petrolü olmayan ülkelerin de enerjiyle alakalı sıkıntıları olduğunu biliyoruz. Petrolün yeryüzünde dağılımının farklı coğrafyalarda olması dolayısıyla da... (x) 1041 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

BAŞKAN - Sayın Aksoy, birkaç saniyenizi rica edeyim.

Saygıdeğer arkadaşlarım, Genel Kuruldaki konuşmalar Sayın Hatibin konuşmasının duyulmasını engelliyor. Lütfen, istirham ediyorum, sükûneti muhafaza edelim.

Buyurun.

SONER AKSOY (Devamla) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Petrolün yeryüzü coğrafyası üzerinde farklı olarak dağılmış olması da, temini noktasında, güçlü ve güçsüz devletler arasında da çok önemli askerî ve siyasi, sosyal ve kültürel münasebetlerin olmasına, ticari münasebetlerin olmasına sebep oluyor. Dünyadaki bütün ülkelerin ihtiyacı olan bir enerji kaynağı olması dolayısıyla da, ayrıca çok önemli bir ticari meta durumunda olup, dünyanın her köşesinde bu metanın ve buna ait, bu metanın türevleriyle alakalı pek çok, binlerce malzemenin, binlerce metanın da sınai ve ticari faaliyetleri oluyor.

Dolayısıyla, günlük hayatımızda, yaşantımızda son derece önemli olan petrolün, bugün, aranmasıyla, jeofizik araştırmalarıyla ve istihracıyla, çıkartılmasıyla ilgili olarak, bunu teşvik eden, yönlendiren, değerlendiren çok önemli bir yasayı görüşeceğiz. Bu da, Meclisimiz için sanıyorum çok önemli, tarihî bir görev. Bugüne kadar, böyle önemli bir, enerjiyle alakalı böyle önemli, çok değerli yasaları Meclisimiz çıkarmış bulunuyor. Bu da, Hükümetimizin enerjiyle alakalı politikasında toplumla entegre ve kalıcı yasaları çıkarmak suretiyle enerji politikasını oturtma girişiminin bir sonucu olarak da değerlendirilebilir. Çünkü, eğer, enerjiyle alakalı kalıcı ve entegre politikaları oturtmak istiyorsanız, bununla ilgili yasaları ortaya koymanız gerekir. Bundan önceki dönemlerde olduğu gibi, birtakım kararnamelerle, yönetmeliklerle, tebliğlerle bir meseleyi, özellikle enerji gibi bir politikayı yürütmeye kalkarsanız, bunlar da, hükümetlerin veyahut da bakanların inisiyatifinde, sık sık değişen mevzuatlarla ilerlemesi mümkün olmayan bir enerji politikası olarak kalır ve yine, bugün, bundan önceki dönemde olduğu gibi, ülkemizde ciddi bir politika ortaya konmamış olur. Ama, dikkat ederseniz, 2003 yılından itibaren, Adalet ve Kalkınma Partisi, enerji konusunda ciddi bir politika ortaya koyabilmek için, enerjiyle alakalı bütün yasaları ortaya koymuş ve bu yasaları adım adım çıkarmıştır. Bu yasalar, biliyorsunuz, Elektrik Piyasası Kanunu, Doğal Gaz Piyasası Kanu- nu'ndan sonra, Petrol Piyasası Kanunu, Bor Enstitüsü kuruluşuyla ilgili Kanun, Maden Kanunu'nda değişiklik, Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknoloji Merkezinin kurulması, LPG Piyasası Yasası, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanılmasıyla İlgili Yasa ve bugün görüştüğümüz petrol yasası ve şu anda Komisyonumuzda görüşülmekte olan enerji verimliliği yasası ve yine, Meclisin gündeminde bekleyen jeotermal enerji ve mineralli sular yasası ve yine, Komisyonumuzda şu anda bekleyen nükleer enerji yasası. Bütün bunları, bir bütün olarak baktığımızda, Hükümetimizin, gerçekten, enerjiyle alakalı bir politikayı ortaya koymak istediğinin ve politikayla alakalı da çok ciddi yasaları, değerli Meclisimizin katkılarıyla yasalaştırdığını görmüş oluyoruz. Bu, cumhuriyet tarihinde ilk defa olan, bütüncül bir enerji politikasının, ortaya, şeffaf, herkese açık, hukukî bir metin olarak ortaya konması anlamında, gerçekten takdire şayan bir olaydır. Bu bakımdan, Hükümetimize ve bu organizasyonu yapan değerli Bakanlığımıza teşekkür etmemiz gerekir.

Enerji politikasının ortaya konmasıyla ilgili bu yasaların içerisinde, hepsi, Türkiye içerisinde uygulanacak veya dünyayla olan münasebetlerimizde enerjiyle alakalı kalıcı ve entegre politikaları ortaya koyan esaslardır.

Ben, buradan, bugün konumuz olan petrol yasasına geçiş yaparken, biraz, petrolle alakalı tarihî, küçük bazı bilgiler de sizlere aktarmak istiyorum.

Petrol, insanlık tarihiyle alakalı başlangıcın olduğu günlerden itibaren insanların yakinen bildiği ve günlük hayatlarında kullandıkları, hatta sağlıkla alakalı hususlarda kullandıkları ilk doğal malzemelerden birisi. Hatta, bazı kayıtlarda da mevcuttur, Hazreti Nuh'un gemisinin kalafatlanma işleminde bu ziftin kullanıldığı da ifade edilmektedir. O günden bugüne yakıt olarak, ilaç olarak, çeşitli şekillerde aydınlatma vasıtası olarak kullanılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Bu süreç içerisinde, Osmanlı döneminde (1512) Yavuz Sultan Selim'in tahta geçtiği dönemden itibaren de Osmanlı sultanlarının nizamnamelerinde ve Osmanlı sultanlarının fetvalarında "neft" adıyla yer almıştır. Neft, Osmanlıca, bugünkü kullandığımız "petrol" anlamınadır ve kayıtlarda, neftle alakalı Osmanlı nizamnamelerinde pek çok esasların, layihaların, kayıtların olduğunu görüyoruz.

1512 yılından itibaren günümüze kadar, petrolle alakalı dünyada büyük gelişmeler olmuş, petrolün kıymeti ve alakası her gün geçtikçe anlaşılmış ve daha sonra da insanlar, bunu, demin arz ettiğim şekilde, hayatlarının en önemli unsuru olarak kaydetmişlerdir.

Türkiye'de, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemlerinde de petrolle alakalı yasalar çıkartılmış, önemine binaen konu ele alınmıştır. İlk yasa 792 sayılı Yasa olup, 1926 yılında çıkartılmıştır ve Hükümete petrolle alakalı yetki veren, aramayla alakalı yetki veren bir yasadır. Daha sonra 20 Mayıs 1933'te Altın ve Petrol Arama İdaresi kurulmuştur 2189 sayılı Kanun'la. Bu, 1939 yılında MTA'nın kurulması şeklinde devam etmiş, 2804 sayılı Kanun'la MTA kurulmuş ve Altın ve Petrol Arama İdaresi de MTA'nın emrine verilmiştir. Daha sonra, 14 Şubat 1941'de Petrol Ofisi kurulmuş ve petrolle alakalı işlemler Ticaret Bakanlığına bağlı olan bu Petrol Ofisiyle beraber yapılmaya başlanmıştır. Ancak, bu arada, MTA sondaj işlerine ağırlık vermiş, Petrol Ofisi de ithal, dağıtım, depolama, rafinaj ve satışla görevlendirilmiştir. Bu, tamamen, gördüğünüz gibi, devletin o günkü imkânlarla ele almış olduğu, özel sektörün pek yer almadığı bir eylemdir.

Daha sonra, tabii, savaşların yapılışı, petrolün otomotiv sanayisinde kullanılır olması, yakıt sanayisinde, elektrik üretiminde kullanılmış olması ve petrokimya sanayisinin gelişmiş olması, petrolle alakalı daha teferruatlı yasalara olan ihtiyaç nedeniyle 1954 yılında 6326 sayılı Yasa çıkarılmış ve bu Yasa'yla beraber Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kurulmuştur. Arkasından TÜPRAŞ, Petrol Ofisi, BOTAŞ, DİTAŞ, Denizcilik İşletmeleri ve İGSAŞ gibi kurumlar, bu sahada taşımadan üretime kadar çeşitli safhalarda görev almıştır ve bunlar bağlı ortaklıklar hâlinde çalışmışlardır. Daha sonraları, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı sadece arama ve sondaj işleriyle görevlendirilmiş, bağlı diğer ortaklıklar da rafinaj, taşıma, dağıtım, pazarlama gibi hizmetlere yönlendirilmiştir.

1954'te yürürlüğe giren 6326 sayılı Yasa, bugüne kadar 106 defa değişikliğe uğramıştır. Pek çok maddeleri defalarca değiştirilmiş, 1957, 1973, 1983, 1994, 1995 ve en sonunda da 2003 yılında, bizim, burada, Sayın Meclisimizle beraber yapmış olduğumuz değişiklikle, 106 defa değişikliğe uğramıştır.

İşte, bizim 2003 yılında yapmış olduğumuz değişiklikle, biz, 6326 sayılı Yasa'daki son noktayı koymuş ve 6326 sayılı Yasa'yı artık petrol aramaya yetemeyecek bir noktaya getirmiş ve onun içerisinden bazı maddeleri de alarak, yepyeni Petrol Piyasası Yasası'nı 2003 yılında çıkarmış bulunuyoruz.

Petrol Piyasası Yasası, sadece rafinaj, taşıma, nakliye, dağıtım, pazarlama hizmetleri ve bunlarla alakalı piyasa hizmetlerini yapan çok önemli bir sektörün yasası olduğu için, esas petrolün arama ve çıkartılmasıyla ilgili olan 6326 sayılı Yasa âdeta tamamen boşaltılmış, içi boşaltılmış bir hâlde kaldığından dolayı, bu Yasa'ya yeniden hayatiyet vermek ve bu Yasa'yı yeniden kullanılır hâle getirebilmek için biz, işte bu, bugün gündeminizde olan Petrol Yasasını getirerek, petrolün aranmasını, petrolün çıkarılmasını göz önüne getirmiş ve huzurunuza getirmiş bulunuyoruz.

Petrol arama ve üretimi yapmak üzere ülkemizde bu arada yapılan, gerçekleştirilen birtakım yatırımlar ve gelişmeler de olmuştur. Bunların arasında 2002 yılı ile 2006 yılları arasında geçen süreçte şöyle bazı faaliyetler yapılmıştır, kısaca bunlardan bahsedeyim:

2002 yılında 21 adet arama ve tespit kuyusu açılmış, 2006 yılında açılan petrol arama ve tespit kuyusu sayısı yüzde 257 oranında artmış ve 75 adet olmuştur. 2002 yılında 14 adet petrol ve doğal gaz üretim kuyusu açılmışken, 2006 yılında yüzde 57 artışla 22 adet kuyu açılmıştır. Şirketlerin aldıkları ruhsat sayıları dikkate alınacak olursa, 2002 sonunda 302 adet arama ruhsatı sayısı, 2006 sonu itibarıyla da yüzde 24 artışla 324 adede ulaşmıştır. Bu ve buna benzer, petrol aramalarında bu noktada çok ciddi ve dikkate değer artışlar olmuştur. Ancak, bütün bu artışlar istenildiği şekilde netice vermediği için, bu Petrol Yasası'ndaki bazı maddelere ihtiyaç olduğundan dolayı, böyle önemli bir yasayı getirerek Türkiye'de yeniden petrol aramada bir patlamaya, bir gelişmeye, önemli bir hamleye vesile olur ümidi içerisinde bu yasayı huzurunuza getirmiş bulunuyoruz.

Bundan evvel Maden Yasası'ndaki değişikliği getirdiğimizde de aynı şeyleri söylemiş, madencilikte önemli patlamaların olacağını söylemiştik. Hakikaten, maden aramasında da şu anda elimizdeki rakamlara göre çok önemli patlamalar, çok önemli gelişmeler olmuştur.

Yukarıda bahsettiğim bu küçük açıklamaların dışında, 2002 yılında 378 milyon metre küp olan doğal gaz üretimimiz de 2006 yılında yüzde 140 oranında artmış, 900 milyon metre küp seviyelerine çıkmıştır. Biliyorsunuz, petrol ve doğal gaz bazen aynı kaynakta beraber olabiliyor. Trakya ve Batı Karadeniz'de devreye alınacak yeni üretim sahalarıyla, doğal gazdaki üretimimiz bugünlerde 1,5 milyar metre küp/yıl seviyesine, belki de bu yılın sonuna doğru 2 milyar metre küp/yıl seviyesine kadar kendi öz kaynaklarımızdan çıkacak durumdadır.

Öte yandan, ülkemizdeki petrol sahalarındaki üretim maliyetleri ile petrol üretici olarak bilinen bazı ülkelerdeki üretim maliyetleri ortalamalarının karşılaştırılması durumunda da çarpıcı rakamlar ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, 1 varil ham petrolün üretim maliyeti, uluslararasında ortalama 3 ile 6 dolar civarındadır. Ancak, bunun bazı kategorileri ve sınıflandırmaları vardır. Mesela, birinci kategori, İran'da, Suudî Arabistan'da ve Libya'da olan petrol kuyularıdır ki, burada 1 varil petrolün çıkartma maliyetleri 2 dolar civarındadır. İkinci kategoride ise, Venezuela gibi ve ülkemizde olan yerde 6 ile 16 dolar mertebelerindedir.

Değerli arkadaşlarım, 2006 yılında toplam 23,8 milyon ton ham petrol ithalatı yapmıştır Türkiye ve 2007 yılında bu miktara yakın yine bir ham petrol ithalatı yapılacak ve bizim kendi rafineri imkânlarımızla da belki 25 milyon ton civarında ham petrol işlenerek kullanıma hazır hâle getirilecektir. Geçen sene, 23,8 milyon ton ham petrol karşılığı olarak da 11 milyar dolar ödenmiştir. Bu, petrole vermiş olduğumuz döviz miktarındaki artışlar, son zamanlarda, bildiğiniz gibi, çok büyük rakamlara ulaşmış...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Aksoy, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun efendim.

SONER AKSOY (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

...2002 yıllarında 30 dolar civarında olan petrolün, bildiğiniz gibi, son zamanlarda 60 doların üstünde olması, 65 doların üstüne çıkmış olması Türkiye'deki ödemeler dengesi ve cari açık yönünden önemli miktarda sorunlar yaratmış; büyüme hızını yüzde 1 aşağıya, enflasyonu yüzde 1,5 yukarıya çekme gibi bir özelliğe sahip ve bunu da başarmıştır. Ancak, stabil bir ekonomi, güçlü bir ekonominin ve mali disiplinlere riayet eden bir ekonominin bulunduğu bir ortamda bu mertebeler yüzde 1 mertebelerinde kalmış ve daha fazla bir etkinlik sağlayamamıştır. Petrolde, biz, 2020 yılına kadar sadece petrolde, yani, önümüzdeki on üç yıl içerisinde takriben 250 milyar dolar kadar, doğal gazda da belki 100 milyar dolar kadar bir parayı petrokimyaya vermek durumundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Aksoy, lütfen, teşekkürünüzü alayım.

Buyurun efendim.

SONER AKSOY (Devamla) - Muhterem arkadaşlarım, bu değerli ham maddeyi ülkemizde gerçekten daha fazla aramak, daha fazla keşif yapmak, daha fazla üretim yapmak ve daha fazla istihdam sağlamak istiyorsak bu yasayı çıkartmamızda yarar vardır. Yasayla birlikte daha fazla yatırımcının ülkemize gelmesini istiyorsak, bu yasa üzerinde Büyük Millet Meclisinin, diğer, enerjiyle alakalı yasalara karşı gösterdiği hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Bu yasayla beraber ülkemizde çok önemli gelişmelerin olacağına inanıyorum.

Yasanın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diler, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Soner Aksoy (AK Parti, Kütahya). “Petrol kanunu tasarısı ile sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar,bilgi ve teknoloji komisyonu raporu (s.s.1041)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/soner-aksoy-22-2007-01-11-petrol-kanunu-tasarisi-ile-sanayi-ticaret-enerji-tabii-kaynaklar-bi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c144/b049/tbmm221440490176.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
