# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Suat Kılıç (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ekim 2009
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suat-kilic-23-2009-10-22-grup-onerisi

> Suat Kılıç (AK Parti), 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 1.102 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan, çok saygıdeğer milletvekilleri; AK PARTİ grup önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi, değerli heyetinizi en kalbî sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Çok saygıdeğer milletvekilleri, maalesef perşembe günü de grup önerilerini tartışmayla çalışma süremizin önemli bir bölümünü geride bıraktık. Esas itibarıyla bakıldığında, AK PARTİ Grubunun arzusu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmasını temin etmek ve gündemimizde bulunan kanun tasarı ve tekliflerinin yasalaşması noktasında olabildiğince hızlı, olabildiğince zamanı iyi kullanan ve milletimizin ihtiyaçlarına ve beklentilerine olabildiğince süratle cevap verebilen bir yasama çalışması sistematiğini yerleştirebilmektir, oturtabilmektir.

AK PARTİ Grubu tarafından Meclis Başkanlığımıza sunulmuş olan grup önerimizin özü itibarıyla değerlendirilmesi hâlinde şu gerçek görülecektir: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda 2007 yılındaki halk oylamasıyla yapılan değişikliklerin Milletvekili Seçimi Kanunu’na yönelik iz düşümleri söz konusudur ve Milletvekili Seçimi Kanunu’nun Anayasa’daki değişime paralel bir şekilde uyumlu hâle getirilmesi bugün açısından, hepimiz itibarıyla bir zaruret durumunda bulunmaktadır. Dolayısıyla biz arzu ve ümit etmekteydik ki, esasında diğer gruplarla yaptığımız ön görüşmeler de bunu işaret etmekteydi, Milletvekili Seçimi Kanunu’na ilişkin iki ayrı kanun teklifimizin bugün burada bütün grupların ortak bakış açısı ve ortak yaklaşımları çerçevesinde çok fazla tartışmaya mahal olmadığından dolayı yasalaştırılabilmesi temel ve özel arzumuz durumundaydı. Ancak gerek Cumhuriyet Halk Partisinin gerekse Milliyetçi Hareket Partisinin iki ayrı grup önerileri söz konusu oldu, dolayısıyla uzlaşma sağlanamamış oldu.

CHP ve MHP’nin grup önerilerine baktığımız vakit şunu görüyoruz: Her iki grubun önerileri de Meclis araştırmalarının gündeme alınması noktasında şekillenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla AK PARTİ Grubunun yaklaşımlarına bakıldığı zaman şu görülecek: Bizler Meclisin gerek 22’nci Dönemde gerekse 23’üncü Dönemde sözlü soru önergeleri, yazılı soru önergeleri, araştırma önergeleri noktasında olabildiğince etkin çalışması ve bu yasama meclisinin aynı zamanda bir denetim meclisi olduğu noktasındaki misyonun sürekli olarak gündemde tutulmasına gayret ettik.

Salı gününü hatırlayacak olursanız, madencilikle ilgili araştırma önergelerini ardı ardına görüştük. Netice itibarıyla gelinen noktada kalmış oldu.

Daha önceki Danışma Kurulu önerileriyle ilgili 3/10/2007 tarihli Danışma Kurulunda karara bağlanan hususları burada hatırlatmak istiyorum. 2’nci maddesinde şu cümle yer alıyor: “Genel Kurulun toplantı günlerinden salı gününün denetim konularına, çarşamba ve perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, salı ve çarşamba günlerinde birleşimin başında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, ‘Sunuşlar’ ve işaret oyu ile yapılacak seçimlerin her gün yapılması” konusunda Mecliste temsil edilen siyasi parti gruplarının ortak görüşü ve mutabakatı var.

Dolayısıyla bugün günlerden perşembe. Biz salı günü zaten araştırma önergeleriyle ilgili çalışmalarımızı yaptık ve yine çarşamba günü bir saat süreyle Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek, milletvekillerimizden gelen sözlü soru önergelerine cevaplarını verdi ve yine gelecek salı yine gelecek çarşamba aynı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına devam edecek. Dolayısıyla, bugün için olması gereken, dünden itibaren devam etmesi gereken şey, Yasama Meclisinin normalleri, teamülleri ve siyasi parti grupları arasında varılmış olan mutabakat çerçevesinde gündemdeki kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesidir.

Dün Anayasa Komisyonundan Milletvekili Seçimi Kanunu’nda değişiklik yapılmasıyla ilgili teklifler geçti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna indi. Bizim önerimiz bu noktada, bayram sonrasına bırakmaksızın, daha sonra daha sıkışık bir çalışma takviminde bu konuyla uğraşmaya gerek kalmaksızın bu konunun yüce Mecliste görüşülmesi, grupların oylarıyla kabulü ve bu istikamette Anayasa’ya uyumluluk profilinin ortaya çıkarılmasından ibarettir. Dolayısıyla, hiçbirinizde zaten aksine bir yaklaşım olması söz konusu olamaz.

Türkiye’de seçimleri muhalefet ister, iktidar seçim istemez. E, bugün itibarıyla baktığımızda “Yapalım.” dediğimiz kanun düzenlemesi Anayasa’da beş yıldan dört yıla indirdiğimiz milletvekili seçiminin, Milletvekili Seçimi Kanunu’nda da beş yıldan dört yıla indirilmesinden ibarettir. Dolayısıyla, Anayasa’nın amir hükmü ortadayken bu düzenlemeye ihtiyaç niye doğmuştur? Özel kanunda hükmün düzenlenmemiş olması hâlinde ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının giderilmesi noktasında yetkin merci Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Dolayısıyla, 22 Temmuz 2007 seçiminde seçilmiş milletvekilleri olarak, dört yıl sonra yapılacak milletvekili seçimine aday isimler olarak bir taraftan, kendi seçimimizle ilgili düzenlemeyi illaki sıkışık bir takvimin içerisine kaydırmakla ilgili bu kadar çaba sarf etmeyi doğrusu çok gerekli görmüyoruz.

AK PARTİ Grubunun önerisini tekrar burada ifade etmek istiyorum: Genel Kurulun 22 Ekim 2009 Perşembe günkü -yani bugünkü- birleşiminde 407 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar, 3 Kasım 2009 Salı günkü birleşiminde ise sözlü soru görüşmelerinin tamamlanmasından sonra sadece madencilik sektörünün sorunları ve yer altı kaynaklarımız ile ilgili Meclis araştırma önergelerinin görüşülmesi ve bu görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesi…

Salı günü gördük, madencilikle ilgili araştırma önergelerinin büyük bölümü muhalefet milletvekillerinden gelen araştırma önergeleri. Dolayısıyla haftalardır devam eden, kendi seyrine bırakmamız hâlinde haftalarca da önerge sahiplerinin konuşmaları çok zaman alacağından dolayı devam edecek olan bir araştırma konusu başlığı. İstiyoruz ve arzu ediyoruz ki bu araştırma önergelerini bayram sonrası salı günü görüşmeler bitinceye kadar devam ettirelim, görüşelim, oylayalım ve bunlar gündemin dışına, kendi seyrine çıkabilmiş olsun.

Dolayısıyla, burada bizim grubumuzdan gelen öneride ne CHP Grubunun ne MHP Grubunun hayır diyebileceği, itiraz edebileceği bir yaklaşım, esasında söz konusu değildir. Bu çerçevede gerek MHP Grubunun gerekse Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerileri burada görüşüldü, oylandı ve nihayet AK PARTİ Grubunun önerisini görüşüyoruz.

Çok değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinin görüşülmesi bitinceye kadar bugün, bu çalışmalara devam etmek ve Milletvekili Seçimi Kanunu’na yönelik yorumları, kuşkuları, kaygıları ya da kanunu düzenleme imkânı varken yoruma mahal bırakmaya yönelik yaklaşımları, istiyoruz ki gündemin dışına çıkaralım. Bu, tahmin ediyorum MHP grup başkan vekillerinin de CHP Grubunun da aynı şekilde rıza göstereceği, onay vereceği bir yaklaşım olacaktır.

Dolayısıyla, grup önerimiz oylanırken muhalefetin, kendi önerilerinin reddolunduğu noktasını bir tarafa bırakmak suretiyle, birlikte bu işi yürütebilme iradesini ortaya koymamızın Meclisten dışarıya yansıyacak görüntü adına da çok önemli, çok değerli olduğuna inanıyorum.

Burada gerek CHP gerekse MHP grup önerileri üzerinde yapılan konuşmalarda çok şey söylendi. Grup önerileri üzerinde yapılması gereken konuşmalardan ziyade, bir basın toplantısında gündemdeki siyasi konulara ilişkin belki söylenebilecek şeyler de burada ifade edildi. Tek tek bu konu başlıklarının hepsine cevap vermeye kalksak zaten son iki dakikasına girdiğim süremin buna yetmesi mümkün değil ama çok değerli milletvekilleri, bu kürsü milletin kürsüsüdür, bu kürsüden konuşulurken millet adına ve memleket adına çok özenli, çok dikkatli olunması milletimizin asgari beklentisidir. Hepimiz, hepiniz, herkes, bizi izleyenler de şunu bilmelidir ki, bin yıldır bu coğrafyayı vatan yapan bu millet, Balkanlardan Kafkaslara, Asya’dan Orta Doğu’ya bin yıldır bu coğrafyanın bekçiliğini yapan bu millet, kendi geleceğine de, kendi ikbaline de, kendi kaderine de, kendi sınırlarına da sahip çıkacak dirayettedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ve değerli arkadaşlar, birtakım benzetmeler yapıldı; bühtan diyorum, iftiradan öte diyorum, bu benzetmeleri reddediyorum. “Damat Ferit” benzetmesi Türkiye Cumhuriyeti’nde görev yapan hiçbir hükûmete ve hiçbir hükûmetin başbakanına yakışmaz ama “Damat Ferit” yakıştırması bu sözü sarf edenlerin üzerine çok iyi oturur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, çıktığımız bu yol, tekraren buradan ifade ediyorum, çıktığımız bu yol…

MUHARREM VARLI (Adana) – Hangi yol?

SUAT KILIÇ (Devamla) – …tek vatan, tek devlet, tek bayrak ve tek millet ekseninde şekillenen bir yoldur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Suat Kılıç (AK Parti, Samsun). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suat-kilic-23-2009-10-22-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
