# Özel güvenlik hizmetlerine dair kan.tas.(ss.467)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Şükrü Önder (AK Parti, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 10 Haziran 2004
- **Gündem:** ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KAN.TAS.(SS.467)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sukru-onder-22-2004-06-10-ozel-guvenlik-hizmetlerine-dair-kan-tas-ss-467

> Şükrü Önder (AK Parti), 10 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KAN.TAS.(SS.467)); konuşma 965 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 467 sıra sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı ve teklifimizle ilgili konuda Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisinizi şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Az evvel, Cumhuriyet Halk Partisinin Değerli Milletvekili Sayın Hakkı Ülkü Bey gerçekten bazı çarpıcı şeyler söyledi; ancak, hemen şunu ifade etmeliyim ki, kendisiyle hem İçişleri Komisyonunda hem altkomisyonda birlikte çalıştık. Özellikle altkomisyonda beraber olduğumuz zamanlarda bu endişelerini dile getirdiğinde, kendisine, yaptığımız işler hakkında bilgi vermek suretiyle karşılıklı bilgi alışverişi sonucu bu meraklarını veyahut da bu endişelerini giderdiğimizi zannediyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, özel güvenlik teşkilatı nedir, nasıl doğmuştur, nerede başlamıştır; çok kısa ve öz olarak sizi bilgilendirmek istiyorum.

Şüphesiz ki, bilinen bir şey, insanların, varoluşlarından bu yana kendi güvenliklerini sağlama içgüdüsü daima önplanda gelmiştir. İlkel insanlar gerekli silahlarla veyahut da yaşadıkları yerin çevresine birtakım fizikî engeller koymak suretiyle bu güvenliklerini sağlama cihetine gitmişlerdir. Modern devletlerde bu işler resmî güvenlik güçleri tarafından yapılmıştır.

Özel güvenlik teşkilatı, polisiye hizmetlerin yeterli olmadığı veyahut da araç gereç ve malzemenin yeterli olmadığı yerde devreye girmiştir. Bilhassa, Amerika Birleşik Devletlerinde, Birinci Cihan Harbinden önce ve Birinci Cihan Harbinde, gelişen teknoloji sonucu özellikle demiryolları ağlarının gelişmesi bu özel güvenlik teşkilatlarının kurulmasına vesile olmuştur; çünkü, mevcut polis teşkilatı yetmeyince, çok uzun mesafelerde devam eden demiryollarının korunması, kollanması konusunda özel şahıslara görev verilmeye başlanılmış ve bu şekilde bunun temeli atılmıştır. Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde 1 800 000 kişi özel güvenlik teşkilatı personeli olarak görev yapmaktadır; bu sayı, resmî polis teşkilatının 3 katıdır.

Doğal olarak, bu alanda verilen hizmetlerin kalitesini artırmak için çeşitli dernekler kurulmuştur. Bu dernekler, daha sonra, sadece demiryolu taşımacılığının ötesinde, kişilerin korunmasına, taşınabilir mallar ve gayrimenkullerin korunması, nakil esnasında para ve kıymetli malların korunması, spor müsabakaları, sahne gösterileri, fuar ve her türlü sosyal etkinliklerde koruma tedbirlerinin alınması, sivil havacılık güvenliğinin sağlanması, liman güvenliğinin sağlanması, güvenlik sistemlerinin kurulması, bakım ve yönetimi gibi çeşitli dallarda faaliyet alanlarını genişletmişlerdir ve özel güvenlik teşkilatı gün be gün güçlenmiştir.

Bugün, ülkemizde 11 745 şirket vardır ve 106 940 kişi bu şirketlerde görev yapmaktadır. Bu şirketler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketlerdir.

Az evvel Sayın Ülkü'nün de ifade ettiği gibi, 1990'lı yıllardan itibaren, özel güvenlik şirketi adı altında, ancak, hiçbir yasal dayanağı bulunmayan birtakım şirketler kurulmak suretiyle, bu güvenlik hizmetleri verilmeye çalışılmıştır. Bugün, bu tür şirketlerde 50 000 kişinin görev yaptığı tahmin edilmektedir.

Bizim yapmak istediğimiz, gayrikanunî bir şekilde kayıtdışı çalışan bu şirketlerin ve kayıtdışı olan bu personelin hepsinin kayıt altına alınmasıdır.

Hükümetimizden gelen tasarı değerlendirilmiş; ancak, 2495 sayılı Kanunun genel mantığı korunarak bu tasarıda istediğimiz değişikliğin yapılmayacağı konusu gündeme gelince, yeni bir teklif hazırlanmıştır. Hazırladığımız teklif de, son derece şeffaftır, katılımcıdır, demokratiktir ve çoğulcu bir düşünceyle meydana getirilmiştir.

Bilhassa, özel güvenlik ve kamu güvenliği arasında ayırım yapılmakta, özel güvenlik hizmetleri özel alana bırakılmakta ya da özelleştirilmektedir.

Özel koruma isteyen özel kişilerin korunması, bu kişilerin talebine bağlı hale getirilmektedir.

Kıymetli eşya, para nakli ve taşınabilir malların korunması sağlanmaktadır.

Özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla malî sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmektedir.

Yine, özel güvenlik şirketinde çalışacak kişilere çeşitli sorumluluklar getirilmekte, en önemlisi, bu görevlilerin eğitime tabi tutulmalarını zorunlu kılmaktadır.

Özel güvenlik şirketi kurucusu ve yöneticisi olacaklarda, sadece hizmetin özelliğinin gerektirdiği nitelikler aranmakta, belirli meslek gruplarına ayrıcalık tanınmamaktadır.

Yabancı sermayeyi sınırlayan hükümler kaldırılmakta ve bu konuda, sadece, genel ilke olan mütekabiliyet ilkesine yer verilmektedir.

Özel güvenlik şirketlerinin güvenlik boyutunda bulunması dolayısıyla, şirketler İçişleri Bakanlığı tarafından titizlikle denetlenecektir. Yasadışılıkların önlenmesi için, suçun ağırlığına göre adlî ve idarî para cezaları öngörülmüştür.

Teklifte, özel güvenlik görevlilerinin, eğitim ve öğretim kurumlarında, sağlık tesislerinde, talih oyunları işletmelerinde, içkili yerlerde, özel toplantılar ve spor müsabakalarında, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde silahlı görev yapmaları yasaklanmıştır.

Kurulacak özel güvenlik komisyonuna ticaret odası başkanlığının, sanayi odası başkanlığının üye olarak katılımı yanında, özel güvenlik izni verilmesi ya da bu uygulamanın kaldırılması için başvuran kişi ya da kuruluşun temsilcisinin ilgili toplantıya üye olarak katılımı sağlanarak, şeffaf ve demokratik bir ortam amaçlanmıştır.

Saygıdeğer milletvekilleri, az evvel konuşmacı arkadaşımızın ifade ettiği bazı hususlardaki endişesini, yine sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabiî ki, devlet asayişten sorumludur. Anayasanın 5 inci maddesinde, devletin, vatandaşın can güvenliğini ve vücut sağlığını sağlamakla yükümlü olduğu açık bir dille belirtilmiştir. İllerde bu işlem yapılırken, ayrıca, ilin asayişinden birinci derecede sorumlu olan mülkî amirin, vali veya kaymakamın 5442 sayılı İller İdaresi Kanununa göre bu hakları ve yükümlülükleri saklıdır, birinci derecede sorumludur ve hazırladığımız teklifte vali veya kaymakam denetlemekle yükümlüdür; alınan tedbirlerin yeterli olmadığı yerde gerekli tedbirleri almakla veyahut da mevcut güvenlik kuvvetleriyle alınan tedbirleri takviye etmek suretiyle asayişi sağlamakla yükümlüdür.

Özellikle silahlı görev yapma konusunda Sayın Milletvekili arkadaşımızın, başından beri birtakım endişeleri var. Ancak, 2495 sayılı Kanuna bakıldığında 8 inci maddede "özel güvenlik teşkilatı 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununa göre silah taşır" deniliyor. Aslında bu kapsam, geniş bir kapsam. Biz, bunu, tam tersine, 2559'dan çıkardık, valinin yetkisine verdik ve siz de güzel bir noktaya değindiniz; vali, lüzum gördüğü takdirde bu şahıslara silah vesikası verecektir. 6136 sayılı Kanun kapsamında verilecek olan silah taşıma ruhsatlarının kullanma alanı çok daha kısıtlı ve çok daha etkindir. Kaldı ki, bu tür görev yapan personel, yine, 2495 sayılı Kanunda, ucu açık bir şekilde görev alanı dışına çıkabilmekte, silahını taşıyabilmektedir; ancak, hazırladığımız teklifte, sadece ve sadece görev alanında taşımaktadır. Bir istisnaî durum, yine, valinin uygun göreceği, bir cenaze konvoyu veyahut da kıymetli eşya nakli, para naklinde, güzergâh belirlenmek suretiyle, sadece belli güzergâhlarda bu silahını taşıyabilecektir.

Tasarı, gerçekten, oldukça şeffaftır ve dikkatli bir şekilde yazılmıştır. Mutlaka eksiklikler, noksanlıklar vardır; ancak, gerek altkomisyonda gerekse İçişleri Komisyonunda milletvekillerimizin yapmış olduğu katkılarla, tasarı, teklif, en iyi hale getirilmiştir. Bu haliyle yasalaştığı takdirde, eminim ki, Türkiye'de, kayıtdışı olarak çalışan ve herkesin endişeyle takip ettiği özel güvenlik teşkilatları kayıt altına alınacak; adedi, sayısı, rakamı bilinecek ve bu şekilde belli bir disiplin altına alınmış olacaktır.

Ben, teklifimizin destekleneceğini umarak, hepinize saygılarımı ve selamlarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Şükrü Önder (AK Parti, Yalova). “Özel güvenlik hizmetlerine dair kan.tas.(ss.467)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sukru-onder-22-2004-06-10-ozel-guvenlik-hizmetlerine-dair-kan-tas-ss-467 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
