# 59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Bölünmez (Bağımsız, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mart 2003
- **Gündem:** 59 UNCU HÜKÜMET PROGRAMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞMELER
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-bolunmez-22-2003-03-21-59-uncu-hukumet-programi-uzerindeki-gorusmeler

> Süleyman Bölünmez (Bağımsız), 21 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 59 UNCU HÜKÜMET PROGRAMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞMELER); konuşma 998 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SÜLEYMAN BÖLÜNMEZ (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 59 uncu hükümetin programıyla ilgili, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Her yeni gibi, yeni hükümet de halkımız için yeni bir umuttur, umut olmalıdır, Türkiye'nin buna ihtiyacı var; ama, artık, umutlar gerçeğe dönüşmelidir. Umarım, 59 uncu hükümet bunu başarır ve halkımızın umutlarını gerçeğe dönüştürür.

58 inci hükümet, üç aylık kısa ömründe, gerek ekonomik gerek siyasî olarak ağır sorunlarla uğraşmak zorunda kaldı; bu, doğrudur; fakat, en az bunun kadar doğru olan bir şey daha var, o da, 58 inci hükümetin, Türkiye'nin ağır sorunlarının çözümü yolunda önceden hiçbir hazırlığının olmadığının anlaşılmış olmasıdır. Şimdi 59 uncu hükümette yer alan arkadaşlarımız 58 inci hükümette de yer almışlardı; umarım, geçen üç ay içerisinde, sayın bakanlarımız, Türkiye'nin gerçek problemlerini, icra başında olan kişiler olarak doğru tespit etmiş ve çözümlerini üretmişlerdir.

Sayın milletvekilleri, 21 inci Yüzyılın bütün dengelerini değiştirecek bir savaşın artık içindeyiz. Mardinliler, güne, Amerikalıları görerek başlıyor ve biliyorlar ki, savaş, asıl Mardinlileri vuracak. Zaten Mardin'de dibe vurmuş ticaret, her zaman, gün yüzü görecekken bir imtihanla karşılaştırmaktadır. Mardin'de herkes, eli kalbinde dolaşıyor. Sadece Mardin mi; hayır, İskenderun-Mardin-Habur hattındaki tüm vatandaşlarımız, hepsi, eli kalbinde dolaşıyor.

59 uncu hükümete ve bize düşen en önemli görevler, bu savaş belasından milletimizi bir an evvel ve en az zararla kurtarmaktır. Kolay olan yapıldı mı iş, zor olan yapıldı mı başarı; biz, 59 uncu hükümetten iş değil, başarı bekliyoruz.

Değerli milletvekilleri, her hükümetin öncelikleri vardır. 59 uncu hükümetin öncelikleri de Yüce Meclisimize arz edildi. Peki, Irak krizinden zarar gören ve daha zarar görecek tüm sınır illerimiz nerede; acil sorunlarına ilişkin çözümler, zaten, normalde bile bir savaş alanını andıran bu illerin durumu ne olacak?

Mardinli tedirgin, güneydoğu gergin, bölge illeri 59 uncu hükümetin acil eylem planını bekliyor; yarının ne olacağını bilmek istiyor. New York'ta bile, savaş tatbikatı yapılıp, sivil halka gaz maskesi dağıtılırken Mardin'de neler yapılıyor; Mardin'de sivil savunma ne yapıyor? Neden bir şeyler yapılmıyor?

Arkadaşlar, inanın, Mardinli can derdini çoktan unutmuş, çoluk çocuğunun yarınını ve geleceğini düşünmektedir; yarın ne olacağını bilmek istiyor. Bize soruyor; "Nedeni olmadığımız; ama, mağduru olduğumuz bu krizden doğan zararlarımızı kim ödeyecek?" Şimdi, ben ve benimle Mardin'den seçilmiş AK Partili ve CHP'li arkadaşlar, yarın Mardin'e gittiğimizde, hükümetin bu programını elimize alıp, bakın hemşehrilerim, 59 uncu hükümet sizi düşünmüş, şu şu programları uygulayarak sizlerin zararını ödeyecek, merak etmeyin, hükümetimiz sizin yanınızda, nasıl diyeceğiz?

Sayın Başbakanım, Siirt'e teşekküre gittiğinizde, bölge milletvekilleriyle Mardin'e, Urfa'ya, Diyarbakır'a, Şırnak'a gelip, bunları kendiniz mi izah edeceksiniz? Bunu sizden bekliyoruz; çünkü, biz, programda yer almayan konulara cevap veremeyiz; ama, siz, programda neden olmadığını anlatabilirsiniz. Ama, ne yazık ki, 59 uncu hükümetin, sınır illerimize ilişkin ciddî hiçbir hazırlığının olmadığı açıktır; en azından, bu programda böyle bir şey yok. Türkiye'nin, dört bir yanındaki komşularıyla yapacağı sınır ticareti, birçok sınır ilimizi ekonomik olarak kalkındırabilir ve değerli arkadaşlar, inanın ki, komşu ülkelerle yapılacak sınır ticaretiyle, sadece ekonomik değil, siyasî boyutta da barışı yakalayabiliriz.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki, Suriye ve Irak'a en yakın tek ve ilk serbest bölge Mardin'dedir; ama, ne fayda?!. Soruyorum size değerli milletvekilleri, serbest bölge, işlemiyorsa, neye yarar? Eğer, isteyen başka illerimiz varsa, burayı vermeye hazırız.

Bakın, tekrar söylüyorum: Hiç zaman kaybetmeden, sınır ticareti ve transit ticaretle ilgili yasal düzenlemelerin yapılması ve Nusaybin gümrük kapısının açılması, bürokratik engellerin bir an önce ortadan kaldırılması şarttır.

Sayın arkadaşlar, Mardin'in derdine çare olmazsanız, tedirginliğini gidermezseniz, oradaki vatandaşlarımız, sandık başında bunun hesabını sorar. 3 Kasım seçimlerinden başarıyla çıkan partilerin kendileri iyi bilmelidir ki, Türkiye'de halk, artık, hesap sormasını öğrenmiştir.

Değerli Başbakanım, Başkanlığınızla, Mardin'in acil dertlerine, bu hükümet, yarından tezi yok, çözüm bulacak, Mardin'e yardım edecek. Mardin gibi güneydoğu illerine, en azından, hükümetin bakanları, kendi konularında, gelip, güneydoğulunun derdini yerinde görecek, yerinde de çözüm bulacak.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin, kalkınmada birinci derecede öncelikli illerden biri olmasına rağmen, gerek ekonomik gerekse sosyal yönden uzun süredir ihmal edilmiştir. Güneydoğuda yirmi yıl süren terörün yarattığı tahribatlar ve açtığı yaralar, bu bölgedeki sorunları büsbütün ağırlaştırmıştır, insanca yaşam koşullarını tamamen ortadan kaldırmıştır. Mardin İli de, terörden en çok etkilenen illerin başında gelmektedir.

Doğunun ve güneydoğunun ekonomik can damarı konumunda olan Habur Sınır Kapısının kapatılmasıyla, Mardin halkı ve güneydoğu kaderiyle yüz yüze bırakılmıştır. Mardin üniversitesinin kurulması için gerekli çalışmalar yapılmamış, bu yüzden, gençlerimiz, eğitimsizliğe terk edilmiştir. Güneydoğunun kalkınması için gerçekleştirilen Güneydoğu Anadolu Projesine destek verilmemesi nedeniyle, tarımın can damarı olan Mezopotamya Ovasını sulayacak Mardin ana kanal sulaması inşaatı yarım bırakılmıştır. Çiftçiler, arazilerinde açmak zorunda kaldıkları sondaj kuyuları nedeniyle milyarları bulan elektrik faturalarıyla fakirliğe mahkûm edilmiştir. Mardin-Kızıltepe duble yol yapımı projesi bir türlü bitirilmemiştir. Yıllardır süregelen şebeke suyu problemi çözümlenmemiş, tek çözüm yolu olan beyaz su projesinin desteklenmemesi nedeniyle, binlerce yıllık tarihine rağmen, Mardin İli, yoksulluğa ve geri kalmışlığa terk edilmiştir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, terör yüzünden büyük kentlere yaşanan yoğun göç, terörün bölgede artık bir son bulmasıyla bitmiş, yavaş yavaş yaralar sarılmaya başlanmıştır. Şimdi ise, terör nedeniyle boşaltılan 129 köyden 118 köye dönüş izni verilmektedir. Peki, bu insanlar köylerine nasıl dönsün; evler okullar yıkılmış, elektrik trafoları tahrip edilmiş, telefon hatları sökülmüş, sondaj pompaları yok olmuş ve en önemlisi, tek geçim kaynakları olan hayvancılık bitmiştir ve siz diyorsunuz ki, hadi köyünüze dönün. Bu yüzden, ben de diyorum ki, yerleşime açılan köylerin altyapısı hazırlanmalı, ekonomik olanakları yeterli seviyede ve güvenliğin tam olarak sağlandığı köylerde, dönüş devlet katkısıyla yapılmalıdır.

Seçim zamanı, Mardin milletvekili değerli arkadaşlarımla bu köyleri ve mezraları tek tek ziyaret ettik. Arkadaşlar, lütfen, siz de beni onaylayın; o dönemde hangi ihtiyaçlar talep edildi: Penceresi, tahtası olmayan okullar, malzeme; kilometrelerce uzakta okullarına yürüyerek giden yavrularımın derdine deva, susuzluğa bir çözüm olsun diye sondaj kuyularına yeni motor; daha neler neler... Bu sorunları çözeceğiz diye söz vermedik mi arkadaşlar?

Dert çok, say say bitmiyor, al işte, bir başka kanayan yara, hükümet programı ortada; Türkiye'nin bir turizm markası olması için turistik bölgelerin çeşitlendirilmesi öngörülüyor. Buyurun değerli hükümet üyeleri, size dünya üzerinde Venedik ve Kudüs'ten sonra hâlâ yaşanabilir üçüncü SİT kenti Mardin. Dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın kültürlerin beşiği olan Mardin, Türk turizmi için bir fırsat. Bu fırsat neden değerlendirilmesin? Neden, Mardin, Türkiye'nin turizm merkezlerinden biri olmasın?

Sorunlar bitmedi; Mardin İli, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Bölünmez (Bağımsız, Mardin). “59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-bolunmez-22-2003-03-21-59-uncu-hukumet-programi-uzerindeki-gorusmeler (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
