# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 17 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 810 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN LÂTİF YUNUSOĞLU (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo Televizyon Üst Kurulu 2009 yılı bütçesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Radyo Televizyon Üst Kurulu, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Yasa’nın ilgili maddesine göre, radyo ve televizyon yayınlarının, Anayasa’nın genel ilkelerine, temel hak ve özgürlüklere, millî güvenliğe ve genel ahlaka uygun olmasını denetleyen, üyeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen anayasal bir kuruluştur.

Anayasa’nın 133’üncü maddesi gereğince Radyo Televizyon Üst Kurul üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçiliyor olması, bu kurum bütçesinin –işlemlerini- Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından daha dikkatlice ve daha hassasiyetle ele alınmasını gerektirmektedir. Yasaya göre, radyo ve televizyon yayınlarının toplumun millî ve manevi değerlerine ve Türk aile yapısına aykırı olmaması esastır.

Radyo Televizyon Üst Kurulu, yasayla çerçevesi çizilmiş olan yayınların bu ilkelere uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemekle görevli bir kurumdur. Böylesine önemli, hassas bir görevi icra eden Radyo Televizyon Üst Kurulu mensuplarının, bu Kurulun başkanının toplumda herhangi bir şekilde tartışılmayacak kişiler olması gerekir. Oysa Radyo Televizyon Üst Kurulunun Başkanı Sayın Zahid Akman bir süredir kamuoyunda çok ciddi tartışmaların odağı olmuş, çok ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır. Bu suçlamalar son derece ciddi belgelere dayalıdır. Kendisinin bu iddialara, bu suçlamalara karşılık olarak yapmış olduğu açıklamalar kamuoyunda tatmin edici olmamıştır. O kadar ki Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı, RTÜK Başkanıyla ilgili olarak “Tabii ki kendi takdiridir ama istifa etse iyi olur.” anlamında bir söz etme ihtiyacını bile duymuştur. Almanya’da, uzantısı Türkiye’de bulunan bir yardımlaşma derneğiyle ilgili olarak ortaya çıkan usulsüzlük iddialarının yargıya intikali ve sorumlularının işgal ettiği makamlardan ayrılmaları gerekirken, RTÜK gibi hassas bir kurumun başkanı görevinden ayrılmamıştır. Medyanın etik kurallarını belirleyen, üyeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen bir kurulun başındaki kişi ile ilgili ciddi belgelere dayanan iddialar var iken görevine devam etmesini Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlaki bulmuyoruz.

RTÜK fevkalade önemli, hassas bir kurumdur. O yüzden yöneticilerinin de her türlü tartışmadan ve şaibeden uzak olması gerekmektedir. Demokrasiyi, Meclisin üstünlüğünü ve Meclisin itibarını düşünüyorsak, RTÜK Başkanı görevini bir an önce bırakmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4756 sayılı Yasa ile -2002 yılında yapılan- Radyo Televizyon Üst Kurulunun Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabi olduğu düzenlenmişti. RTÜK’ün Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabi olmasını düzenleyen bu maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Geçtiğimiz dönemde çıkartılan bu Yasa ile de RTÜK, Sayıştay denetimine tabi hâle getirilmiştir. 2002 yılında Anayasa Mahkemesine yapılan iptal davası başvurusunda Sayın Salih Kapusuz’un ve Sayın Mehmet Ali Şahin’in de imzaları vardır.

Bu başvurunun gerekçesinde “RTÜK’ün denetiminin, bağımsızlığı bulunmayan, örgütsel yapısı, amaç ve yöntemleri itibarıyla doğrudan Başbakana bağlı bir kurula verilmesi, Üst Kurulun özerk ve tarafsız bir kamu tüzel kişisi statüsünde örgütlenmesi gereği ile çelişmektedir. RTÜK’ü siyasi iktidarın denetimine sokan bu düzenleme Anayasa’nın 133’üncü maddesine aykırıdır.” ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi, RTÜK’ün siyasi iktidarın denetimine girmesine o dönemde karşı çıkılmaktadır.

AKP’nin iktidara gelmesinden sonra, yandaş medya organı olarak bilinen Kanal 7 televizyonunda görev yapmış, Hükûmet üyesi bakanlarla ciddi ortaklıklar kurmuş birisinin RTÜK üyesi ve Başkanı olması, kurumun özerk ve tarafsız olmasını ortadan kaldırmıştır. Bugün ortaya çıkan tartışmaların temelinde de maalesef bu yanlış vardır. Tarafsız bir kurumun başına yandaş medyadan biri getirilmemiş olsaydı, Deniz Feneri davası sonucunda ortaya çıkan tartışmalar RTÜK Başkanı etrafında değerlendirilmeyecekti. Umarım Hükûmet bu tartışmalardan gerekli dersi alır ve kadrolaşma uğruna özerk ve tarafsız kurumları yandaşlarla doldurma huyundan vazgeçer.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; medya organları, ister ulusal ister bölgesel ister yerel çapta olsun, demokrasinin akciğerleri olarak tanımlanmaktadırlar. Yerel televizyonlar, yerel bazda yayın yapan, yerel sorunları gündeme taşıyan, seçim zamanlarında ve seçim bölgelerine gittiğimiz zaman kapılarını aşındırdığımız kuruluşlardır. Yerel televizyonlarımız, bu bilinçle yayın yaptıkları alanlarda illerde yayınlarını sürdürmektedirler.

Yerel ve bölgesel televizyonlarımız birçok sorunla da uğraşmaktadır. RTÜK payları bu sorunların en önemlilerinden birisidir. Bildiğiniz gibi ulusal ve yerel televizyonların reklam gelirlerinin yüzde 5’i RTÜK payı olarak alınmaktadır. Yerel televizyonlarımız bu ağır yük altında ezilmektedir. 1994 yılında yüzde 5 olarak belirlenen Üst Kurul payı, yeni oluşturulan bu Üst Kurulun finansmanının sağlanmasına yönelikti. Şu anda RTÜK, hazineye milyonlarca YTL para aktaran bir kuruldur. Dolayısıyla bu payın düşürülmesi gerekmektedir. RTÜK payına ilişkin olarak sektör temsilcilerinin ve RTÜK’ün üzerinde anlaştığı oran yüzde 2’dir.

Bu arada bir öneride bulunmak istiyorum. Bu hafta Yerli Malı Haftası. Biz, döviz açığı olan ve bu döviz açığı sebebiyle ekonomide sorunlar yaşayan bir ülkeyiz. Yerli malı kullanımını teşvik etmek zorundayız. Ülkemizde üretilen malların tanıtımını televizyonlar aracılığıyla yapmalıyız. Yerli malı reklamlarından Üst Kurul katkı payının alınmamasını yerli malı kullanımını özendirmek için önemli görüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yerel televizyonlarımız zaten vergi, SSK primi gibi ödemelerini devlete yapmaktadırlar. Zaman zaman illere gittiğimizde o ilin televizyonlarında, tam ekran, RTÜK bedelini ödeyemediği için kapatıldığı şeklinde yazıyla karşılaşmaktayız. Sayın Başbakan, 21/10/2003 tarihinde Ankara’da Dedeman Oteli’nde Yerel Televizyonlar Birliğinin Yerel Medya Semineri’ndeki konuşmasına şöyle başlıyor: “Konuşmamın hemen başında altını çizerek özellikle ve samimiyetle belirtmek isterim ki Hükûmet olarak medya politikamızın birinci maddesinde yerel medyamızın sorunları yatmaktadır.” Ve Başbakan devam ediyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
