# Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2010
- **Gündem:** MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-4

> Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 504 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SÜLEYMAN LÂTİF YUNUSOĞLU (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 22’nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

AKP döneminde Maden Kanunu’muzda yapılan üçüncü değişiklik tasarısını görüşüyoruz. Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar doğrultusunda hazırlanan bu tasarı, Komisyonda yapılan değişikliklerle madencilik mevzuatımızda kökten değişiklik yapmaktadır.

Türkiye maden çeşitliliği ve rezervleri bakımından dünyada madencilikte adı geçen 132 ülke arasında toplam maden üretimi itibarıyla 28’inci, üretilen maden çeşitliliği açısından 10’uncu sırada bulunmaktadır. Buna rağmen, madencilik sektörümüzün ülkenin gayrisafi millî hasılası içindeki payı yüzde 1,5 seviyesindedir. Bu durum ülkemizin kendi kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanamadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Türkiye yer altı kaynakları bakımından sahip olduğu madenlerin hem rezerv miktarı hem kalitesi bakımından dikkate alındığında dünyanın sayılı ülkelerinden birisidir. Böylesi yer altı zenginlikleriyle dolu olan ülkemizde bu yer altı zenginlikleri etkin bir şekilde değerlendirilememekte, madenciliğin gayrisafi millî hasıla içerisindeki payı bir türlü artırılamamaktadır. Türkiye'nin maden ocakları var, maden mühendisleri var, ama madencilik sektörü istenilen düzeyde maalesef değildir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında 3 Aralık 2009 tarihinde kurulan madencilik sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu henüz raporunu sunmamıştır. Bu Komisyonun raporu değerlendirilmeden böyle bir kanun tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülüyor olması o Komisyon çalışmasına katılan milletvekillerine ve uzmanlara haksızlıktır, onların emeğini yok saymaktır. Bu sebeple, biz yürürlük maddesini değiştirerek “yayımı tarihinde yürürlüğe girer” hükmü yerine “yayınlandıktan üç ay sonra yürürlüğe girer” hükmünü teklif ediyoruz. Bu kanun tasarısı ile Komisyon çalışmalarından sonra ortaya çıkacak olan önerilerin örtüşmemesi hâlinde yeni bir düzenleme yapılması gerekecektir.

Ayrıca, bu tasarıda, madencilik sektörünün en büyük sorunlarından biri olan iş kazalarını önlemeye yönelik ciddi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Değerli milletvekilleri, sektörde zaman zaman kazalar yaşanmaktadır. Özellikle yer altı ocaklarında göçük ve gaz nedeniyle yaşanan iş kazalarında her yıl onlarca sektör çalışanımız hayatını kaybetmektedir. Maalesef, bu kazaların sebepleri arasında madencilerimizin başında iş güvenliği ve sağlığı önlemlerinin yeteri kadar alınmaması gelmektedir. Bursa’da Balıkesir’de ve Zonguldak’ta maden ocaklarında onlarca yurttaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir.

Madencilik sektöründe meydana gelen ölümlerin, Sayın Başbakanın söylediği gibi kader olmadığını ve yine Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in “güzel ölüm” dediği gibi karşılanmaması gerekmektedir. Hükûmetin görevi bütün önlemleri almak, aldırmak ve denetlemektir.

Değerli milletvekilleri, tasarının genel olarak madencilik sektörünün sorunlarının çözümünden daha çok devlet hakkı ve ruhsat teminatlarının artırılmasıyla getirilen yeni teminatlar, yeni cezalar ile devletin gelirlerinin artırılmasına yönelik olduğu, getirilen cezalarla madenci üzerinde daha etkin bir baskı oluşturulmasının amaçlandığı açıkça görülmektedir. Madencilik faaliyetleri için izin alınma sürecinde siyasi tercihlerin ön plana çıkacağı bir düzenleme yapılmıştır. Zaten sorunlarla boğuşan madencilik sektörü bu tasarının yasalaşması durumunda tamamen bir çıkmaza girecektir.

Değerli milletvekilleri, tasarıyla, sektörün öncelikli ihtiyaçları arasında bulunmamasına rağmen ormanlık alanların, zeytinliklerin ve yaban hayatını koruma alanlarının maden arama ve işletmesine açılmış olması, özellikle Kaz Dağlarında bulunan zeytinlik alanlarındaki altın madenine göz dikmiş yabancı sermaye destekli madencilik şirketlerinin önünü açmaktadır. Ancak Milliyetçi Hareket Partisinin de ısrarla karşı çıkmasıyla zeytinlik alanlarının kurtarılması yönündeki maddenin bu kanundan çıkarılmış olması dolayısıyla yüce Meclise teşekkürlerimizi sunuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
