# Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2011
- **Gündem:** YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli

> Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 506 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 5’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak partimizin beklentilerine uygun şekilde yargı hizmetlerinin hızlandırılmasına dönük her çabayı desteklemekten yanayız. Ancak AKP İktidarı iktidardaki dokuz yılını yargının sorunlarını çözmek, yargıyı hızlandırmak, vatandaşlarımızın yargı hizmetlerine ulaşmasını çabuklaştırmak yerine sürekli, diğer kurumlarla yaşandığı gibi, kavgayla geçirmiştir.

Tasarı hukukun üstünlüğüne denk düşecek ve adalet amacına hizmet edecek bir yapı getirme amacından yoksundur. Tasarının bir bütünlüğü ve ortak bir ruhu yoktur. Siyasi iktidar, her kanundan bir parça mantığıyla torba kanun geleneğini yargısal alana da taşımış bulunmaktadır. Başlı başına bu anlayış dahi yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle çatışmaktadır.

Tasarının bazı suç tiplerini kabahate döndüren maddelerine prensipte itirazımız yoktur. Yargının hızlandırılmasına ilişkin çok daha kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç olduğu muhakkaktır. Seçim kararı alınmış, seçime sayılı günler kalmış bir dönemde yeterli tartışma imkânı olmadan yasa çıkarmak, uygulamada ciddi sorunlara yol açabilecektir.

Değerli milletvekilleri, icra hâkimliğinin verdiği ceza kurallarına karşı itiraz veya temyiz gibi bir yasa yolunun mevcudiyeti zorunludur. Zira, kişi hürriyetlerinin doğrudan doğruya ve devlet eliyle engellenmesi ve kişilerin birtakım özgürlüklerinden alıkonulması için sadece bir mahkeme kararı ye-terli değildir, bu kararın hukukiliğinin denetlenmesi gerekir. İlk derece mahkemede mevcut vaka tespit edilir ve bu vakaya uygun ceza uygulanır. Verilen bu cezanın maddi vakaya uygunluğunun, başka bir ifadeyle kararın hukukiliğinin denetlenmesi, hukuk devleti ilkesinin tabii bir sonucudur. İcra hâkimliğinin verdiği kararın yine kendisi tarafından hukukilik denetimine konu edilmesi, hukuk ve mantık ilkeleriyle çelişir. Zira, kimse kendini denetleme mükellefiyeti altına sokulamaz, aksi hâlde kişinin vermiş olduğu ikinci kararla kendi hatasını tespit etmesi beklenir ki bilerek yapılan yanlışlığın adı hata olmaz.

Ayrıca, hukukilik denetiminin ikincil amacı hukukun herkese eşit uygulanmasını sağlamaktır. Nitekim, her mahkemenin kendi kafasına göre karar verdiği bir ülkede, aynı olaya aynı kuralın uygulandığı söylenemez. Vicdanına göre karar veren bir hâkim için cezasızlık sebebi olan bir maddi vakayı diğer hâkim bu şekilde yorumlamayabilir. O hâlde aynı durumdaki iki kişiye farklı karar verilmesi, hukukun tekliği ve hukuki istikrar ilkeleriyle de çelişir. Zaten temyiz incelemesi Yargıtaydan alındıktan sonra ağır ceza mahkemelerine tevdi edildiğinde bu ilke ihlal edildi ve bölgesel uygulamalara yol açıldı. Bunu bölgesel bazdan kişi bazına indirmek sakıncalıdır.

Kaldı ki, hukuk tekniği açısından da bu düzenleme kabul edilemez. Zira, bir hâkim dosyadan el çektiğinde o konu hakkında bir karar verdiğinde kural olarak hüküm bozulmadan o dosyaya bir daha el atamaz. Bunun mantığı verilen hükmün tartışılmadan uygulamaya konulmasıdır. Kararı verenin hatalı olduğunu beyan ettiği bir kararın uygulanmasında toplumun vicdanen rahatsız olacağı da muhakkaktır.

Son olarak şunu belirtmekte fayda görüyorum: Temyiz talebi üzerinde mahkeme zaten ön inceleme yapar, istem süresinde mi, açıkça hakkın kötüye kullanılması var mı gibi konulara bakar ama bu temyiz talebi üzerinde incelemedir, kararın tekrar tartışılması imkânını vermez. Hukukun üstünlüğünü, demokratik sistem içerisinde düzeni sağlayan bir kanunilikten öte insanın yüce değerini tanımak, kabul etmek ve bunları güvence altına almak şeklinde değerlendirmeliyiz.

Hiçbir kişi ya da kurulun hukukun üstünde olamayacağı gerçeğinden hareketle, hukuku cumhuriyetin temel ilkelerinin de güvencesi olarak görmekteyiz.

Bu düşüncelerle, önergemizin kabul edilmesini diler, yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
