# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Sarıbaş (Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-12-25-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi

> Süleyman Sarıbaş, 25 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 1.586 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Anavatan Partisi Grubunun, 2006 bütçesi üzerinde, görüşmekte olduğumuz, 3 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, biz, Anavatan Partisi, bu Mecliste grup kurduğumuzda, bu kürsüden, hükümetin iyi yaptığı şeylere destek olacağımızı, yapamadığı şeyleri de eleştireceğimizi, yol göstereceğimizi ifade etmiştik. Bu hükümetin hiç mi iyi yaptığı şey yok mu diye soracak olursanız, dün, Sayın Maliye Bakanım burada anlattı; yaptığı çok güzel şeyler var; ama, bu şeyler, bu hükümetle başlamadı. Mesela, Avrupa Birliği süreci, bu hükümetin başarısından bir tanesidir; yani, geçmiş zihniyetlerinden, Avrupa Birliği, Batı kulübüdür, Hıristiyan kulübüdür, onlar ortak, biz pazar olacağız zihniyetinden dönüp, Avrupa Birliğinin bir medeniyetler buluşması olduğunu, bir çağdaşlaşma modeli olduğunu savunması ve bu süreci götürmesi takdire şayandır.

Keza, bu hükümetin duble yol projesi, takdir ettiğimiz bir projedir, lazım olan, lazımiyeti olan bir projedir; ama, sadece onunla yetinilmez. Bu ülkenin otoyollara da ihtiyacı vardır; yani, bu hükümet otoyollar da yapmalıdır.

Keza, yine, bütçe disiplinine uymuştur, Sayın Kemal Derviş'in başlattığı IMF programlarına, o günkü istikrar programlarına harfiyen uymuştur, bundan sapmamıştır. Bunu bir tarafa atıp, ben program yapacağım deyip, her şeyi curcunaya çevirebilirdi; bunu da yapmamıştır. Bu da başarılarından biridir.

Sayın Bakan, dün, burada "serbest piyasaya ilk defa geldik" dedi. Sayın Bakan, ondan sonra, döndü "geçmiş hükümetler çivi çakmadılar" dedi.

Sayın Bakan, bu ülkeye serbest piyasa ekonomisini getiren Özal'ı nasıl unuttunuz?! Siz unutsanız, arkadaşlarınız, bütün Türkiye unutabilir mi?! Serbest piyasa, evet, sonuna kadar serbest piyasa. Dün, burada, beyanatlarınız var, tutanaklarda var. "Komünist ülkelerde özelleştirmeler bitti" diyorsunuz. Evet, takdir ediyorum, özelleştirmelerin süratle devam ettirilmesi lazım; ancak, Sayın Bakan, bu özelleştirdiğiniz tesisleri bu ülkeye yapanlar, bu ülkeye kazandıranlar, yani, sizin "baba baba satarım" dediğiniz bu tesisleri yapanları niye rahmetle anmadınız bu kürsüde?! Şu telekomünikasyon, bu uydu, Türksat uydusundan tutun da ülkenin her tarafına kadar 19 000 000 aboneye otomatik telefon götüren, Türkiye'nin bütçelerini buralara harcayan, bu tesislere harcayan rahmetli Özal'ı nasıl yâd etmezsiniz bu kürsüden?!

Keza, serbest piyasa ekonomisi diyorsunuz Sayın Bakan; devletin konut yaptığı bir serbest piyasa ekonomisi var mı Türkiye'de?! Komünist ülkelerde vardı. Yugoslavya'da yapardı devlet konut, Rusya'da yapardı. Serbest piyasada devlet konut yapanlara arsa üretir, altyapı yapar, kredi verir, destek olur Sayın Bakan. Çok övünerek söylediğiniz "154 000 tane konut yapıyoruz" dediğiniz, lojman yapımına soyunmanın, serbest piyasayla, modeliyle bir ilgisi var mı Sayın Bakan?!

Keza, yine, dün burada "efendim, zarflar evde açılıyordu" dediniz ve "renginizi değiştirin, kırmızı yapın" dediniz Sayın Bakan. Kırmızıya karşı bir alerjiniz mi var?! Bu ülkenin bayrağı kırmızı, al bayrağı kırmızı. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Kırmızı olan başka siyasî partilerimiz de var; yani, sözlerinizin nereye gittiğini biraz hatırlayın Sayın Bakan. Bu ülkede zarfı evinde açanlar, zannediyorum TOFAŞ ihalesinden bahsediyorsunuz. Tansu Hanım yapmıştı. Tansu Hanımın bugün dokunulmazlığı var mı?! Gönderin Yüce Divana. Demek ki, suç unsuru siz de görmüyorsunuz ki Yüce Divana göndermiyorsunuz. Peki, göndermediğiniz, suç görmediğiniz bir şeyi, bu kürsüye gelip, insanları töhmet altında bırakmaya hakkınız var mı?!

Yine, Sayın Bakanım, sattığınız bu limanları bu ülkenin geçmiş hükümetleri yaptı. Bu tesisler yapılmamış olsaydı, neyi satacaktınız baba baba?! Erdemirde çok övündüğünüz Ayşe, Leyla bacalarını milyar dolarlar vererek Özal yaptı, Anavatan hükümetleri yaptı.

HARUN AKIN (Zonguldak) - Leyla diye baca yok.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - O bacalar yapılmasaydı…

HARUN AKIN (Zonguldak) - Leyla değil bacanın adı.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - İsmini Ayşe, Leyla diye genel olarak söylüyorum. O bacalar yapılmasaydı, o tesis revizyona uğramasaydı, kârlı hale getirilmeseydi, milyar dolarlar harcanmasaydı, neyi satacaktın baba baba?! Baba baba satıp, paşa paşa yemek yok. Baba baba satacaksın, doğru; özelleştireceksin; ama, paşa paşa yemeyeceksin Sayın Bakan. Bu ülkenin borçlarını ödeyeceksin.

Bakın, bu ülkenin borçları, 220 katrilyon olan içborcu, 250 katrilyona çıkmış; 100 katrilyon lira artırmışsınız. 120 milyar dolar olan dışborcu, 150 milyar dolara çıkmış; 30 milyar dolar artırmışsınız. Mademki, sattınız, mademki baba baba satıyorsunuz; ödeyin şu borçları paşa paşa. Niye ödemiyorsunuz Sayın Bakan?!

Bakın, diyorsunuz ki: "2 500 dolardı millî gelir, 5 000 dolara çıkardık; yani, yüzde 100 artırdık." Peki, hemen arkasından "tozşekeri, yüzde 12 daha fazla alabiliyor" diyorsunuz. Niye yüzde 12, yüzde 100 değil Sayın Bakan? Millî gelir yüzde 100 arttığına göre, tozşekeri yüzde 100 daha fazla alması lazım insanlarımızın. Bir tarafta söylediğinizi, bir tarafta kendi ifadenizle tekzip eder bir hal içerisindesiniz.

"Denk bütçe yapmadı geçmiş hükümetler" diyorsunuz. 96, 97 döneminde Sayın Abdüllatif Şener Maliye Bakanı değil miydi? O günkü tutanaklara bakın, Maliye Bakanının 96 bütçesinde, 97 bütçesinde denk yaptığına dair yüzlerce beyanı var. Niye yalanlıyorsunuz Sayın Bakanı; Sayın Bakan yalan mı söylüyordu o gün o bütçeleri yaparken?!

Yine, tutanaklardan, sizin ifadenizle söylüyorum Sayın Bakan. Bu ülkeye gelmiş geçmiş bütün hükümetler çivi çakmıştır. Bu ülkede 70 000 derslikle öğünüyorsunuz, bu ülkenin 1 000 000 dersliği var. 930 000 dersliğini yapan geçmiş hükümetlerdir. Üç senede 450 katrilyon lira bütçe harcadınız; elbette yapacaksınız. Bu milletin 450 katrilyon lirası 2002, 2003, 2004, 2005'te sizin harcamanıza tevdi edildi. 450 katrilyon bütçeyi harcayacaksınız, ondan sonra 70 000 derslik yaptık diyeceksiniz. Elbette yapacaksınız. Ya, bu milletin parasını harcarken hiç mi bir şey yapmayacaksınız; zimmetinize mi geçirecektiniz? Yaptıklarınızı takdir ediyoruz. Satarız… Satın F-16'ları, satın tankları, satın uçaksavarları, roketleri! Bu milletin satılmayacak şeyleri de var. Yani, bu ülke, savunmasından sanayiine kadar, bu ülke parasının konvertibilitesinden yurtdışına açılımına kadar… Sıkıştığınız zaman Özal da böyle yapıyordu diyorsunuz; biz de böyle yapıyoruz diyorsunuz; ama, bu kürsüye geldiğinizde sanki 2002 yılına kadar bu ülkede hiçbir hükümet geçmemiş, sanki 2002 yılına kadar bu ülkede hiçbir şey yapılmamış gibi, Türkiye Cumhuriyetinin tarihi sanki 2002'de başlamış gibi devasa nutuklar atmayın. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Devasa nutuklar atmayın.

Bu ülkede sizin yaptığınız şeyleri biraz önce söyledim ve takdir ettiğimi de söyledim. Devam etmeniz lazım bunlara. Ne diyorum; duble yollara devam etmeniz lazım, yetmez, otoyollar da yapmanız lazım. Bu ülkede 40 000 köyde elektrik yoktu Özal geldiğinde. Bugün bu ülkenin 40 000 köyünde elektrik varsa, bu ülkenin 40 000 köyünde otomatik telefon varsa… Ben o tarihlerde bir ilçede avukatlık yapıyordum, telefonu manyetoyla çevirip, 3 saatte PTT'yi düşürdükten sonra illerarası bağlantı sağlıyordum. Hani öyle kolaydı, bakayım satabiliyor muydun 6,5 milyar dolara! Bu ülkenin bugün 19 000 000 otomatik telefonu var, 20 000 000'a yakın cep telefonu var bu ülkenin. Anavatan Partisi bunların markasıdır, ismidir Sayın Bakan, öğrenin bunları.

Bunları artık öğrenin ve geçmişi kötülemekten vazgeçin. İktidarlar geçmişi kötülemeye başlamışlarsa, artık, geleceklerine zarf bırakıyorlar demektir. Geçmişi kötülemekle bir yere varamazsınız.

RECEP GARİP (Adana) - Kendini tatmin etmek için konuşuyorsun değil mi?!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Dolar 1 800 lirayken, 1 800'e bölerseniz 180 milyar dolar çıkar gayri safî millî hâsıla, 1 300'e bölerseniz 300 milyar dolar çıkar. Büyüme dediğiniz şey bu değil mi?!

Büyüdünüz de niye yansıtmıyorsunuz? İki kat büyüdünüzse, bu ülkenin ekonomisi iki kat büyüdüyse, niye asgarî ücretliyi yüzde 28'de bıraktınız üç senede? Niye yüzde 100 büyütmüyorsunuz veya 2002 yılında 700 000 000 alan memura neden 1 400 000 000 vermiyorsunuz? Büyüme bu.

Siz mi büyüdünüz; patronlar büyüdü, zenginler büyüdü. Onlar her zaman büyüyordu Sayın Bakan, bugün büyümediler ki!

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Borçlar nasıl ödenecek?!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Onların büyümediği hiçbir dönem yok. Bakın, dün bir tartışma başlattılar, dün akşam geri kestiler. Elbette kesecekler, bu ülkenin kaymağını yiyenler onlar. Bu ülkenin kaymağını yiyenler iktidarla çatışmayı göze alabilirler mi?! Tarihinin en büyük tesislerini almış, TÜPRAŞ'ı almış, Yapı Krediyi almış, bir yılda bu kadar servetine servet katmış insanlar hükümetle takışabilirler mi?! Mümkün mü bu?!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Tartışma ortamı mı istiyorsunuz; üzüldünüz mü yani?!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Tarihinde bu kadar serveti yapamayanlar servet yaptılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sarıbaş; eksüre verdim.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Anadolu'nun fakir fukarası, Tokatlısı, Sivaslısı, Malatyalısı, Elazığlısı, kahvelere gidin de bir görün arkadaşlar; vallahi çay paraları yok, billahi çay paraları yok!

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Erzurum'a da git!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Hiç kimse çocuğunu everemiyor, çocuğuna kız isteyemiyor, işi yok, aşı yok!

Büyüdük… Ee, büyüdünüz, doğru; büyüdünüzse, verin onlara, o insanlara verin. Şu bütçe rakamlarınıza bir bakın allahaşkına, kimlere verdiğiniz belli…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Biz büyümedik, Türkiye büyüdü!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Kimlere verdiğiniz belli; yani, bütçe rakamlarını tek tek tahlil edin, o sarı kitapçığı bir okuyun bakalım. Bu ülkede 70 tane üniversite yapılmış geçmişte; hiçbir çivi çakmadınız diyenler, bari bu üniversitelere bakarlar. Bu üniversitelerde 2 000 000 insan, gencimiz öğretim görüyor. Derler ki, 70 tane üniversite yapılmış pırıl pırıl; yaptılar, Allah razı olsun denilir ya! Hiçbir çivi çakmadınız… Çakmadık mı Sayın Bakan; ben o sözü üzerime almıyorum. Eliniz biraz fazla gitti; ama, o sözü ben üzerime almıyorum.

RECEP GARİP (Adana) - Üzerinize almıyorsunuz da onun için bu kadar konuşuyorsunuz, alsanız ne yaparsınız?!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Çünkü, bu gruptaki bütün arkadaşlar, Özal'ı anlayanlar, bilenler bilirler ki…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Bir çivi çaktığınızı biliyoruz!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - …bu ülkede Özal çok çivi çakmıştır.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Çaktığınız çivileri biliyoruz!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Senin kafana bir şey çakamamış Özal; keşke çakabilseydi, keşke Özal'ın kafasıyla şu dünyayı bir anlayabilseydiniz...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Çaktığınız çivileri biliyoruz!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - … Özal'ın kafasıyla şu dünyayı anlama zihniyetine kavuşabilseydiniz.

Bakın, tek başına iktidarlar elbette bir şey yapacak. Sistemde ne yaptınız allahaşkına…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Siz mi Özal'ı temsil ediyorsunuz?!

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - Ne yaptınız sistemde; 2002'den, bugünkü sistem arasında, Seçim Kanununda, Siyasî Partiler Kanununda, Cumhurbaşkanlığında, YÖK'de, Hâkimler Kurulunda yaptığınız bir sistem değişikliği var mı?! Halk, bunları düzeltin, bunları değiştirin, yeni baştan çağdaş bir sistem oturtun diye size oy verdi; ama, bunların hiçbirine dokunamadınız, hiçbirine eliniz değmedi. Ne yaptınız; IMF politikalarını devam ettirdiniz; iyi ki devam ettirdiniz, ben onu da ayıplamıyorum; ama, revize edin artık, sosyal boyutuna bakın; çünkü, o program ilk yapıldığında ödemeler dengesi üzerine yapılan bir programdı. Artık, bugün yapılması gereken ve verilmesi gereken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Sarıbaş (Malatya). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-12-25-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
