# 190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması hk. (s.s 1199)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 27 Haziran 2006
- **Gündem:** 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S 1199)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c125/b120/tbmm221251200106.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-27-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-de

> Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 27 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S 1199)); konuşma 1.257 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 1215 sıra sayılı kanun teklifinin 2 nci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, bundan üç dört ay önce, bugün sizin yürüttüğünüz ekonomik programın mimarı olan Sayın Kemal Derviş Türkiye'ye gelmiş ve bu yapılan programın, yani, kendisinin yaptığı, sizin de harfine kadar uyup yürüttüğünüz programın artık revize edilmesi gerektiğini, bu cari açıkları bu ekonominin kaldıramayacağını beyan etmişti. O gün dendi ki, herkes kendi işine baksın dendi. Daha geçen gün, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Babacan "enflasyon hedeflerimiz değişmedi; ama, enflasyon, hedefinden bir miktar fazla çıkacak" dedi. Yani, hem fazla çıkacağını öngörüyor enflasyonun hem de hâlâ "hedefimiz değişmemiştir" diyor!..

Bir Maliye Bakanı "cari açık ekonomi için yük değildir, biz bu cari açığı kaldırırız" diye diye geldi üç dört aydır. Halbuki, 2001 krizine baktığımız zaman, cari açık yüzde 2 idi. Bir ülkede yüzde 7'ye yakın, yani, gayri safî millî hâsılanın yüzde 7'sine yakın cari açık oluşacak, bunu dert etmeyen bir hükümet olacak!.. Tabiî, bütün bunları dert etmezseniz, bütün bunları çözmek için yoksanız, günü gelecek, bu cari açığı finanse ettiğiniz sıcakpara sahipleri, size borç verenler, yani, size faize gelenler, ranta gelenler -Sayın Bakan diyor ya, göçmen kuşlar- göçmen kuşların gitme vakti geldiği zaman yapacağınız hiçbir şey olmaz.

Şimdi, arkadaşlar, dikkat ettim, Sayın Muharrem Karslı Bey "dışarıdan gelen türbülansla olmuştur bu" diyor. Yani, kimse üzerine almıyor. Bu Hükümet, hiç, bu olanları, birbuçuk ayda yüzde 30'a varan enflasyonu hiç kimse üzerine almıyor. "Bu, dışarıdan gelen türbülansla olmuştur" diyor. "Amerika Merkez Bankası puanlan artırdı, AB faizleri artırdı, faiz puanlarını; petrol fiyatlarına yatırım yapanlar bundan vazgeçtiler, İran-Amerika savaşı olmayacağını öngördüler, dolara talep arttı; Türkiye'de para babaları bu spekülatif hareketleri desteklediler" diyor; ki, bu, mümkün değil. Yani, piyasa dediğiniz, serbest piyasa dediğiniz şey zaten spekülatif hareketlerin olduğu bir yerdir; yani, spekülatif hareketlerin olacağı varsayılan bir yerdir. Bu, yeni bir buluş falan değil. Bir de "son zamanlarda fosil siyasetçiler konuşmaya başladılar, onlar da bu türbülansı desteklediler" diyor. Bunların hiçbirine katılmak mümkün değil.

Şurada, baktığınız zaman, Hükümet, hiçbir sorumluluk üzerine almıyor. Hükümet nede sorumluluk üzerine aldı?.. Biz, burada, bir senedir, bu ülkede terör artıyor, kapkaç artıyor, bu ülkede hırsızlık artıyor, İstanbul'da her 3 evden 1 tanesinde hırsızlık olayı vuku bulmuş dedik, Hükümet, hiç tınmadı, üzerine almadı! Terör oluyor, her gün askerlerimiz ölüyor, her gün memleketin bir köşesine şehit cenazesi gidiyor dedik, "canım, terör eskiden de oluyordu" diyor! Şimdi, basanları; yani, dünya ekonomisindeki iyimser tablodan kaynaklanan, konjonktürden kaynaklanan, birtakım borçla gelen, borç gelen paraları harcarken, bu, sizin başarımzdı, ekonomiyi sağlam temellere oturtmuştunuz, şimdi o temeller sarsılmaya başlayınca, ne başladı; geriye sayım başladı, şimdi "biz yapmadık, fosil siyasetçiler yaptı!.."

Şimdi, arkadaşlar, köşesine çekilmiş... Ne yapıyor bu fosil siyasetçiler, siz, karar alırken sizin kararlannıza ortak mı oluyorlar? Ne yapıyorlar; yani, Güniz Sokaktan gelip de "şu kararlan şöyle alın" veya "böyle alın" diye sizi mi etkiliyorlar? Ne yapıyorlar; tecrübelerini konuşuyorlar; aylardır konuşuyorlar "bu böyle gitmez" diyorlar. Gitmediği ortaya çıktı. Bu insanların söylediklerinin doğru olduğu... Ne dendi; "bu cari açıkla bu ekonomi yürümez" dediler. Doğru mu; doğru. Yani, yüzde 7'lere varmış bir cari açıkla neyle kapatacaksınız bunu?.. Şimdiye kadar sıcakparayla, borçlanmayla kapattınız, yüksek faiz vererek kapattınız. Başkalan da veriyor şimdi faizi; Amerika da veriyor, Avrupa Birliği de verince, daha sakin limanlara gitmeye başlayınca, hadi kapatın!.. Kapat- mak mümkün mü?! Ondan sonra bunun adı türbülans oldu. Buna hiç kimse... İnandırıcı hiçbir tarafı yok.

Şimdi, onlar kırk yılda fosil siyasetçi oldular; ama, tahmin ediyorum siz dört yılda aynı noktaya geldiniz. Yanlış olan bu. Siz de bir kırk yıl gidin de, bu hakkı, bu lafı kullanma hakkına sahip olun. Siz aynı noktaya dört yılda geldiniz. Bir seçim sonra, sizin için de, gelenler aynı lafları söyleyecekler. Yani, bu ülkeye kırk yıl hizmet etmiş insanları burada aşağılayıcı bir üslupla konuşmanızı, doğrusu yadırgadım, ki, onlar da hiçbir şey söylemediler, bildikleri teknik olayları söylediler. Dediler ki, bu cari açık götürülmez. Çünkü, ekonominin ana kuralı, bir ülkede cari açık yüzde l'den sonrası tehlikeye başlar, o ekonomiyi sarsar. Yüzde 7 olmuştu. 30 milyar dolar cari açık! Neyle kapatacaksınız? Sıcakparayla kapatacaksınız. Merkez Bankasında 65 milyar dolar, 60 milyar dolar rezerv biriktirdiniz. Nerede bu rezerv? Yurt dışında. Yüzde yanmla faize vereceksiniz, ama, sıcakparaya siz yüzde 20'lere yakın faiz ödeyeceksiniz!.. Bunun yürümeyeceği, bunun yapısal bir tarafının olmadığı ortada.

Değerli arkadaşlar, ne dedik biz? 2004'ün sonunda bu IMF programı bitiyor dendi. Ne yapacaktık biz o zaman? AK Parti olarak söz vermiştiniz, yerli bir program yapacaktınız. Tamamen bu halkın üretim kaynaklarına, tamamen dinamik sektörlerimizin durumuna göre, yerli bir üretimi destekleyen ve tamamen kendimize has bir program yapıp, bu ülkenin sektörel bazda, bölgesel bazda, insan kaynaklan bakımından, hizmet bakımından kalkınmasını sağlayacak bir program yapacaktınız. Siz ne yaptınız? Sayın Derviş'in 2004 sonunda biten programını, aynen, üç yıllık daha stand-by anlaşmasıyla devam ettirdiniz. Niye devam ettirdiniz; zannettiniz ki bu sıcakpara hep burada durur, zannettiniz ki biz...

"Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz" diye bir söz var. Elden gelenin öğün olmayacağını, istediğiniz zaman da vaktinde bulamayacağını işte şimdi görüyorsunuz. Gerçek ortaya çıktı. Ama, bunun da sorumluluğunu kendi üzerinizden attınız, 85 yaşındaki siyasetçilere laf atarak, onları aşağılayarak sorumluluktan kurtulduğunuzu zannediyorsunuz! Bunun böyle olmayacağını, inşallah, göreceksiniz.

Değerli arkadaşlar, Hükümetin ekonomi politikasının zembereği kaçmıştır. Bir, zemberek denilen olay vardır, halk bilir, Anadolu insanı bilir. Zembereği kurarsınız; ama, bu zemberek kaçtıktan sonra, yay gevşedikten sonra, bir daha bunu tutturamazsınız; bu mümkün değil; hele hele bu Maliye Bakanıyla tutturmanız mümkün değil; her tarafı oynuyor adamın, her tarafı oynuyor; neyi tutacak?!. Her şeyi doğru söylemiyor bu adam. Ne dedi?.. Ne dedi?.. Bakın, daha geçenlerde dediği şey "bu cari açıkla hiçbir şey olmaz, ekonomi gider." Gider mi?.. Gider mi, buradan soruyorum?.. Gitmesi mümkün değil; çünkü, hiçbir yaptığı şey... Yap boz tahtasına döndü maliye politikamız. Biz, bütçe kanunlarını yapıyoruz, tekrar bozuyoruz, bir daha yapıyoruz. Hedefler belirliyoruz, tekrar bozuyoruz, bir daha yapıyoruz. Yabancılar gelsin... Haa, şu var, bu yabancılara yüzde 15'i sıfırlarken korkum şu: Bu paraların içinde, acaba, Maliye Bakanının da parası var mı Dubai'den gelip giden; merak ediyorum. Yok derse, göstereceğim. Yok derse, göstereceğim.

Değerli arkadaşlar, bizim, Anavatan Partisi olarak, geçmişten beri dediğimiz... Yani, bu ülke bizim. Sonuçta, bu ülkede ekonomik krizler yaşanıyorsa, benim çocuğum etkileniyor, benim çocuklarımın geleceği etkileniyor, ben etkileniyorum, hepimiz etkileniyoruz, bütün halk etkileniyor. 72 000 000'dan yüzde 73 dolaylı vergi alıyoruz.

Yani, o insanların paralarının satın alma gücü birbuçuk ayda yüzde 30 düştü. Peki, siz ne verdiniz bu insanlara; yüzde 2,5 verdiniz. Şimdi, dürüst olmak... Onlardan da kaynaklanmadı bu. Yani, şimdi siz diyorsunuz ya "bu, dışarıdan kaynaklandı, bizden kaynaklanmadı." Peki, bu, memurlardan mı kaynaklandı?! Memurların burada bir günahı var mı, işçilerin bir günahı var mı?! Sayın Bakan diyor ki: "Ne yapalım, toplusözleşme yaptık." Yaptın; ama, şartlar değişti. Sen onlara dedin ki, kardeşim, bu sene enflasyon yüzde 5 olacak, yüzde 2,5 ilk altı ayda, yüzde 2,5 ikinci altı ayda... İşte, yüzde 30 oldu, yüzde 30, para değer kaybetti. Şimdi, Allah var, yani, bu insanların açığını, bu insanların zararını, bu insanların satın alma gücündeki eksilmeyi tekrar yerine koymak vicdanen hepimizin sorumluluğu değil mi?! Yani, bu insanlar bir sene sonra çocuklannı okula gönderirken daha fazla eğitim harcaması yapacaklar, bu insanlar çocuklarına araç-gereç alırken daha fazla harcama yapacaklar. Göreceksiniz, bu yansıyacak; üç ay sonra enerji fiyatlarına yansıyacak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAYRAM ÖZÇELÎK (Burdur) - Aklını kendine sakla!

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - 2001 krizinde siz yaptınız mı?!

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sanbaş, konuşmanızı tamamlayınız.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - ...ulaşım fiyatlarına yansıyacak, okul, eğitim fiyatlarına yansıyacak, sağlığa yansıyacak, akaryakıta yansıyacak, yansıyacak da yansıyacak... Ondan sonra?..

Peki, 2001'de neydi; 700 olan dolar 900 olmuştu. Sizde de aynı olmadı mı yani?

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - 1 300 oldu.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) - 1 300 olan dolar, 1 700 oldu.

---

**Kaynak gösterme:** Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması hk. (s.s 1199)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-27-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-de (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c125/b120/tbmm221251200106.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
