# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Sururi Çorabatır (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91355
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/sururi-corabatir-2026-11-04-tutanak-metni

> Sururi Çorabatır (CHP), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SURURİ ÇORABATIR (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, Değerli Komisyon üyeleri, değerli bürokratlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Komisyon üyeleri, ticaret yalnızca rakamlardan ibaret değildir; ticaret üretimdir, istihdamdır, alın teridir, esnafın kepengidir, vatandaşın sofrasıdır. Rakamlarla ihracat rekorlarından söz ediliyor. Peki, bu rekorlar neden ülkemizin refahına aynı ölçüde yansımıyor? Bugün yalnızca ihracat rakamlarını değil, o ihracatı gerçekleştirmeye çalışan sanayicimizin, üreticimizin, esnafımızın ve vatandaşımızın içinde bulunduğu ekonomik tabloyu daha detaylı konuşmalıydık. 2026'nın ilk dokuz ayında 96 milyar dolara yakın dış ticaret açığı verdik. Türkiye daha fazla ihracat yapıyor ama üretimde ithal hammaddeye, ara mala, teknolojiye bağımlılığını yeterince azaltamıyor yani ihracat rakamları artarken ithalat da artıyor, ürettiğimiz değerin önemli bir bölümü de ne yazık ki yurt dışına gidiyor. Bizim ihtiyacımız yalnızca daha fazla ihracat değil, daha fazla yerli üretim, daha yüksek katma değer ve daha güçlü bir sanayidir.

Sayın Bakan, bugün tekstil ve hazır giyim sektörümüz alarm veriyor. Emek yoğun sektörlerde fabrikalar kapanıyor, istihdam kayıpları yaşanıyor, yatırımcılarımız üretimlerini ne yazık ki başka ülkelere taşımaya başladı. Otomotiv, kimya, elektronik ve beyaz eşya sektörlerimiz ithal girdiye bağımlılıkla mücadele ediyor. Lokomotif sektörümüz turizm ise artan işçilik, enerji ve finansman maliyetleriyle uluslararası rekabet gücünü korumaya çalışıyor. Döviz kazandıran işletmelerimiz Türk lirası cinsinden hızla artan maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Sizi her gördüğümde talep etmeme rağmen turizmcilerin ihracatçı sayılması için hâlâ bir çözüm göremiyoruz.

Sayın Bakan, aşırı değerlenmiş Türk lirası ve yüksek üretim maliyetleri karşısında ihracatçılarımızın rekabet gücünü nasıl sağlayacaksınız? Şimdi, ticaret hayatının çok daha tehlikeli bir sorununa değinmek istiyorum: Karşılıksız çekler ve güven krizi. 2026'nın ilk dokuz ayında karşılıksız işlem yapılan çeklerin tutarı yaklaşık 250 milyar TL'nin üzerine çıkmış durumda. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 50. Turizmin başkenti Antalya'da bile yılın ilk yedi ayında karşılıksız çek oranı yüzde 85 artmış vaziyette. Karşılıksız çek yalnızca bir ödeme sorunu değildir, ticaret hayatının güveninin sarsıldığının bir göstergesidir. Sanayici malını satıyor, karşılığında çek alıyor, o çeklere güvenerek çalışanın maaşını, tedarikçinin borcunu, vergisini planlıyor, vade geliyor, ne yazık ki çekler karşılıksız çıkıyor. Bir işletmenin ödeyemediği borç bir başka işletmenin kapanmasına neden olabiliyor.

Bir diğer büyük sorun da esnafımızın krediye erişimi ve yüksek faiz yüküdür. Bugün esnafımız önce kredi bulmakta bulduğu zaman da kredinin faizini ödemekte zorlanıyor. Artan iş yeri kiraları, elektrik faturaları, SGK primleri, vergiler işletmelerimizin sermayesini tüketiyor. Esnaf artık şunu soruyor: "Ben üretmek ve kazanmak için mi çalışıyorum yoksa bankalara faiz ödemek için mi çalışıyorum?"

Bir başka büyük sıkıntı da sıkıntı da üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumudur. Çiftçimiz, domatesini, biberini gübre, enerji, işçilik ve nakliye maliyetlerini karşılamakta zorlanarak üretiyor ama aynı anda ürünler markete ulaştığında vatandaşımız kat kat yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Çiftçi tarlada kazanamıyor, vatandaş markette satın alamıyor. Peki, aradaki kazanç nereye gidiyor? Zincir marketlerin, tedarikçilerin üzerindeki baskısını, ödeme ve vadelerini, haksız ticari uygulamalarını daha sıkı denetlemeniz lazım. Yalnızca fiyat etiketlerini denetleyerek bu sorunu çözemeyiz. Tarladan sofraya uzanan tedarik zincirini adil, şeffaf ve rekabetçi bir hâle getirmek zorundayız.

Sayın Bakan, ticarette güveni yeniden tesis etmek için 2027 bütçesinde hangi somut tedbirleri aldınız? Mevzuatınız size esnafın, sanayicinin sorunlarını tespit etme, çözüm geliştirme ve finansman ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar görevi de vermekte. 2027 yılında küçük esnafımıza hangi uygun kredi faizlerini sağlayacaksınız? Kredi Garanti Fonu desteklerinden daha fazla işletmenin yararlanması için neler yapacaksınız? Kira, enerji, finansman yükü altında ezilen sanayicimiz, esnafımız için bütçeden herhangi bir pay ayırabildiniz mi, bir çalışmanız var mı? Henüz yıl tamamlanmadan, 2025'in toplamından daha fazla konkordato, ret ve iflas kararları reel sektörde rekor seviyeye ulaştı. Vatandaşın kredi kartı harcamalarında bile büyük bir düşüş gözleniyor. Esnafın büyümesinden söz ederken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Sururi Çorabatır (CHP, Antalya). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sururi-corabatir-2026-11-04-tutanak-metni (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91355

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
