# Elektronik imza kanunu tasarısı (s. sayısı : 333 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2004
- **Gündem:** ELEKTRONİK İMZA KANUNU TASARISI (S. SAYISI : 333 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-01-15-elektronik-imza-kanunu-tasarisi-s-sayisi-333-2

> Tacidar Seyhan (CHP), 15 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRONİK İMZA KANUNU TASARISI (S. SAYISI : 333 )); konuşma 919 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 inci madde üzerinde değerlendirmeye geçmeden önce, geneli üzerinde eksik kalmış birkaç değerlendirmeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu yasa tasarısı, elektronik imzayı aktif kılacak, Türkiye'nin önünü açacak; ama, Türkiye'de yönetim ve yetkilendirme anlayışını değiştirmediğimiz sürece, eğitim politikamızda bir zenginleştirme yapmadığımız sürece, bu yasadaki verimliliğimiz düşecektir. Bu verimliliğimizi nasıl artıracağız diye bir soru gelir önümüze.

Değerli arkadaşlar, bütün kurumlarda hizmetiçi programlarımızı yaygınlaştırmalıyız. Dünyanın her yerinde, e-devlete geçiş sürecinde, hizmetiçi eğitim programları hazırlanıyor. Bu programlar içerisinde, politika belirleme, yöneticilerdeki yetkinlik, süreç içerisindeki değişim yönetimi, bilgi kaynakları stratejisi ve planlama, proje ve program yönetimi, performans yönetimi, sermaye planlaması ve yatırım değerlendirmesi, satınalma teknikleri ve satış teknikleri, e-devlet, e-ticaret, e-iş eğitimi, BT güvenlik, yani bilgi garantisi ve daha sonra da teknik eğitim olmak üzere, yönetsel açıdan yönetişim faaliyetlerini maksimum düzeyde yerine getirebilmek için bir eğitim programı düzenlenmektedir.

Türkiye'de de, başarılı olabilmemiz için, mutlaka, böyle bir hizmetiçi eğitim programına ihtiyacımız vardır. Bu eğitim programında aynı zamanda şunu yapabiliriz: Bizde, içerik geliştirme ve kapasite geliştirme, hemen hemen yok olmaya başladı. Maksimum kapasite kullanılmamaya başlandı ve tüketici bilinci gittikçe zayıflamaya başladı. Elektronik ortam geliştikçe, elektronik ortamdaki hızlı değişime, bizim bilişim teknolojileri konusundaki eğitim politikamız ayak uydurmadıkça, bizim tüketici bilincimiz düşmeye başladı değerli arkadaşlarım. Takdir edersiniz ki -az önce arkadaşımız dikkat çekti- biz, elektronik araçlarımızı ve yazılım organlarımızı yüzde 2 performansla kullanıyoruz. Artık, Türkiye'de de, dünyada olduğu gibi, maksimum düzeyde kullanımı sağlayabilmemiz lazım ya da tüketici bilincini oluşturup, işimizi gören, ihtiyacımız olan kapasitelerin kullanımı için teknolojik yatırımımızı bilgiye dayalı ve bilinçli düzenlememiz lazım. Artık, geçmişteki "malım büyük olsun eşeğim çekmesin" anlayışı bitmiştir. Teknoloji ürünleri satan bir mağazaya girdiğimizde şu konuşmalar olur: "Ne almak istiyorsunuz beyefendi?" "Bir iletişim aracı." "Hangisini verelim?" "Canım, hangisi en iyisiyse." "Ne olsun içinde?" "Her şey olsun." Her şeyi biliyor muyuz; hayır. Kullandığımız performans yüzde 1; yazık!.. Teknoloji, dünyada o kadar hızlı değişiyor ve bizim ihracat politikamız, değişime ayak uydurmak için bunların önünü öyle bir açıyor ki, neredeyse, tabiri caizse, biraz komik; ama, kargoda eski olmaya başladı elektronik ürünler. Ne zaman demode olacak diyorsunuz "kargoda" diye espri yapıyorlar. Böyle bir gelişimde, mutlaka, tüketici bilincinin oluşturulması ve bu bilincin bilgiye, bilince dayalı olarak geliştirilmesi gerekir. Teknolojiye eğitiminizi uydurmazsanız teknoloji mezarlığına döndürürsünüz ülkeyi. Geçmişte bunu yaşadık. Aldığımız XT'ler, IT'ler elimizde kaldı. Üç yılda bu ülke bilgisayar mezarlığına döndü. Aynı şeyi cep telefonlarında yaşadık, iletişim cihazlarında yaşadık.

Bakın, burada teknolojiden yararlanıyor muyuz; yok. Yatırım yapıyoruz; Mecliste de yararlanamıyoruz. Ben, bilişim alanında birçok şeyi, size, görsel olarak vermek istiyorum; ama, arka planda, laptopumu takıp, görsel olarak size göstereceğim bir pano yok. Neden yok, nedir bunun maliyeti... Ben, buraya, laptopumla gelip, fişimi takıp, Türkiye'yle, sizinle görüşlerimi, düşüncemi paylaşmak istiyorum.

Bilgi almak istediğinde Meclis Başkanlığı, birisi katılmak istediğinde, yurt dışında olsa dahi, biz, burada video konferans sistemiyle bazı önemli insanları dinleyebilmeliyiz; anında, bazı ülkelerin görüşmelerinden haber alabilmeliyiz. Biz, Türkiye Büyük Millet Meclisiyiz; biz burada teknolojiyi paylaşamazsak, biz burada teknolojiyi kullanamazsak, ülkeye bunun iyi bir şey olduğunu anlatamayız. Teknolojiye asıl burada ihtiyacımız var.

Bakın, bugün, önümüze, simültane tercüme için cihazlar konulmuş; ne kadar güzel. Hepimiz, kavrayabilmek için, bilgiyi anında almak, tercüme etmek zorundayız. Eğer, bu bilinci soluyabilirsek, ben inanıyorum, Türkiye'nin önünü hep birlikte açacağız.

Değerli arkadaşlar, yazılım dedim; lütfen yazılıma önem verelim. Bakın, istihdam için de bu çok önemlidir. Elektronik imza bir yandan personel tasarrufu sağlıyor; ama, eğer, yazılım altyapısına önem vermezseniz, Türkiye'de işsizlik yine artar; çünkü, bu kullanıldıkça personel sayısı düşecek; bunu yazılımla kapatmak zorundayız. 1 tekstil işçisinin istihdamı için en az 55 000 dolar harcamanız gerekiyor; ama, yazılımda bir istihdamın maliyeti, sadece 4 500 dolardır. Böyle bir alana yatırım yapmak, zaruret haline gelmiştir.

Değerli arkadaşlarım, yetkilendirme dedik, kuruliçi yetkilendirme de var. Bakın, ben burada da kullanmak istiyorum. Artık, elektronik imza çıkıyor; soru önergelerimi, araştırma önergelerimi, Meclis Başkanlığına, elektronik imzamı kullanarak vermek istiyorum. Vatandaşlar öyle kullanacak.

Bu tasarı görüşülmeden önce, Sayın Reha Denemeç'le, bir bilişim konferansında beraberdik. Orada bir arkadaşımız "ben Türkiye'de yaşıyorum. MERNİS Projesini uyguluyorsunuz. Benim bir vergi numaram var. Bir devlet kurumuna gidiyorum, adımı veriyorum; önce benden kimlik numaramı istiyor, daha sonra vergi numaramı istiyor. Nerede e-devlet?! Ben üç gün izin aldım; bu üç günlük izinde taşınacaktım. Elektrik paramı yatırmama rağmen naklimi yaptıramadım; elektrik idaresine gittim, su idaresine gittim; kargoya haber verdim; telefon sistemini ve kablolu yayınlarımı devrettim ve üç günüm gitti, harçlar ödedim, param da gitti" diyor.

Değerli arkadaşlarım, model olarak, biz, bazı şeyleri uygulamak zorundayız. Genel anlayış olarak millî eğitim politikamız var, savunma politikamız var; ama, bu ülkede bir bilişim politikamız yok. Bunların nedeni hep bilişimsizlik, bilişim politikamızın olmayışı. Değerli arkadaşlar, hem enerji politikasında hem bilişim politikasında, çok kısa vadede bir düzenleme yapma ihtiyacımız var.

Singapur'a gidiyorsunuz -orası bir model- karşınıza bankamatik gibi bir cihaz çıkıyor; kodunuzu giriyorsunuz, elektronik sertifikanıza ulaşıyorsunuz, taşınacağınız adresi veriyorsunuz; elektrik, su, doğalgaz ve telefonunuz, ne varsa, o adrese iki gün içerisinde naklediliyor; gitmenize gerek yok. Bunun faydası nerede; o müracaatı yapanın kim olduğunu biliyor. İşte, bu olmadan, biz onu yapamazdık; ama, artık, bunun önünü açıyoruz; kişiyi tanımlıyoruz, tanıyoruz. Bunu harekete geçirmeliyiz.

Strateji erken oluşmaz. Kurumlar arasında veri iletişiminin -data sharing'in- sağlanabilmesinin önünü açmalıyız, kurumlarda yetkilendirme yapmalıyız. Değerli arkadaşlar, genel müdür adına kimin, müsteşar adına kimin yetkilendirileceğini bildirmeliyiz ve elektronik sertifikayla, devlet kademesindeki işlemlerimizin de hızla yapılmasının önünü açmalıyız. Bunu yapmadığımız sürece, Türkiye'de e-devlet yolunda birtakım engelleri aşmak mümkün değildir.

Pilot uygulamalar, daha sonra genel uygulamalar... Değerli arkadaşlar, ben inanıyorum; Türk insanı zekîdir, teknolojiye kısa sürede adapte olur; biz, bunu, hep birlikte, yardımlaşmayla aşacağız.

Tabiî, kanun tasarısıyla ilgili de bir şey söylemek istiyorum. Hukukî niteliğini belirliyoruz biz burada. Değerli arkadaşlar, elektronik sertifikayla birlikte elektronik veri saklanıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektronik imza kanunu tasarısı (s. sayısı : 333 )”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-01-15-elektronik-imza-kanunu-tasarisi-s-sayisi-333-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
