# Yabancılara ikinci el taşıt satışı hakkında kanun (s.s.363)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2004
- **Gündem:** YABANCILARA İKİNCİ EL TAŞIT SATIŞI HAKKINDA KANUN (S.S.363)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-02-10-yabancilara-ikinci-el-tasit-satisi-hakkinda-kanun-s-s-363

> Tacidar Seyhan (CHP), 10 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YABANCILARA İKİNCİ EL TAŞIT SATIŞI HAKKINDA KANUN (S.S.363)); konuşma 1.703 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yabancılara İkinci El Taşıt Satışı Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Grubum adına hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî ki, biz parlamenterlerin görevi, kanun yaparken, ülkedeki ekonomi-ekoloji dengesini düşündüğümüz kadar, sanayiini gelişmesine katkıda bulunacak, buraya motorize güç oluşturabilecek yasal düzenlemelerle yürütmeye katkıda bulunmaktır. Bu, bu çerçevede hazırlanmış bir tasarıdır. Aslında, işlerlik açısından, bu, satış işlemlerini kolaylaştırmak için hedeflenmiştir; ama, hedefleri arasında birçok alanda çok ciddî katkılar sağlayacak düşünceler vardır. Tasarıyı hazırlayan değerli arkadaşlarımı yürekten kutluyorum.

Değerli arkadaşlar, bu tasarısının gerekçelerine baktığımızda ne sağlayacak bu tasarı -kamuoyu da merak ediyor- kısaca, olumlu olumsuz yanlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Otomotiv sektörünün üretimine katkı sağlamak amacıyla bu tasarı gündeme getirilmiş; temel amaç bu. Nedir; yabancılara ikinci el taşıt satışı suretiyle -yurtiçinde kullanmaları veya yurtdışına ihraç etmek üzere- ülkeye bir gelir getirmek.

Bunun birkaç farklı yönü var değerli arkadaşlarım. Evet, ülkedeki otomotiv sanayimiz çok gelişmeye başladı. Gerçekten, Avrupa'daki standartlara uyacak ekonomi-ergonomi dengesi, lüks, konfor ve yakıt tasarrufundan oluşan birçok olumlu atılımı otomotiv sanayiinde görüyoruz. İyi bir sektör haline geldi; ama, bu sektörün ihracata yönelmesiyle bize fayda sağlayacak en büyük şey, ondan sağlayacağımız gelir değil. Eğer bu ülkede yedek parça satışı artacaksa, yan sanayi gelişecekse, bu ülkede istihdam artacaksa, bu ülkede istihdamla birlikte, alacağımız, toplayacağımız ÖTV artacaksa, vergi artacaksa, bunun yanında, biz, ülkede sattığımız ikinci el taşıtlar dışında, daha yararlı olabilecek, yakıt tasarrufuna önem veren, bizim yol koşullarımıza uygun otomobiller üretebileceksek, insanımızı rahata kavuşturabileceksek, böyle bir tasarı, yeni bir teşviki de hatta beraberinde getirmek suretiyle, daha genişletilmiş halde sunulabilirdi.

Mutlaka, inanıyorum, şöyle desteklemek lazım:

Değerli arkadaşlarım, birkaç endişemiz daha var. Yabancılara ikinci el satışını yapacaksınız, ihraç edeceksiniz; ama, bazı arkadaşlarımız, ithalatta artış olur korkusunu taşıyorlar; haklı bir endişe, olabilir. Ne olacak; satılan aracın yerine, yenisini koyacak birisi; hepsi yurt içinde kalmayacak, yenisini koyacak; bu, yerli araç olur mu diye düşünüyorlar. O halde, bizim, parlamenterler olarak görevimiz, yurtdışına çıkarılan, satılan, yabancı sermayeye mensup her aracın yerine, yurt dışından gelmiş aracın yerine yeni bir araç konulacaksa, o konuda da bir teşvik mekanizmasını işletmek lazım. Bakın, yirmi yaşın üzerindeki araçlarda, biz, bir vergi indirimi yaptık. Belli bir miktarda o aracı alıyoruz, vergisinden düşüyoruz, ÖTV'den düşüyoruz. Bu, bize, piyasaya, iç piyasaya bir canlılık getirdi, hareketlilik getirdi. Burada, eğer, biz, satılan aracın yerine, yerli bir araç alınmasını istiyorsak, birtakım önlemleri de beraberinde getirmek zorundayız. Ne yapılabilir; eğer, yabancılara ikinci el araç satışı yapan vatandaşımız, yerli sanayinden bir araç alıyorsa, buna da, aldığı araçta bir vergi indirimi konulabilir. Bunu da, değerli yetkililerin düşünmesini istiyorum. Bu, bir öneridir, bundan sonra yapılabilir; ama, yerli sanayii destekler, bundan hiç kuşkum yok. Hatta, şu da yapılabilir...

Değerli arkadaşlar, artık, buraya girmişken, birkaç şeyi daha açıklamak istiyorum. Motor hacmi yüksek araçlar yurt dışında teşvik edilmiyor. Türkiye'de de, otomotiv sanayiinde, tek aracı olan insanların düşük motor hacmine yönelmesini mutlaka sağlamamız lazım. Bu hepimizin görevidir. Ne açıdan faydası var bunun; yakıt tasarrufu var, yurtdışına para gitmiyor, bir; ulaşım aracına yatırdığınız sermaye birikimi az oluyor, iki; çevreyi egzoz emisyonu açısından az kirletiyorsunuz, üç; şehir trafiğini rahatlatıyorsunuz, dört. Avrupa, artık büyük araçlardan uzaklaşıyor, küçük motor hacmine teşvik veriyor. Bu nedenle, biz, bunların hepsini de birlikte düşünmeliyiz diye düşünüyorum.

Tabiî, biraz da, bize intikal eden, tasarının içerisindeki değerlendirmelere bakmak istiyorum. Dışarıda değerli yetkili arkadaşlarla konuştuk. Biz, Sanayi ve Ticaret Komisyonundan bu tasarıyı fikir birliğiyle getirdik buraya kadar. Dışişleri Komisyonunun tasarı üzerinde ciddî tereddütleri vardı. Biz, o tereddütleri de inceledik, dikkate aldık. Tasarı bize ilk geldiğinde, yani, yalın haliyle, araç satış ve devir işlemlerinin noterlerde değil, trafik tescil bürolarında yapılmasını öngörüyordu bize geldiğinde; bundaki amaç şuydu: Bir, satış, tescil, devir işlemlerinde bir çabukluk sağlamak, yani, işlemleri hızlı yapmak; iki, vergiden muaf tutup bu olayı biraz teşvik etmek. Üçüncü temel amaç da şuydu: Veraset, intikal, haciz işlemlerinden dolayı aracın üzerinde herhangi bir şey varsa, buradaki insanların mağduriyetinin önüne geçmek için birinci elden bu işlemleri takip etmekti; tasarı öyle geldi. Biz, Sanayi Komisyonunda, bu tasarıyı bu haliyle uygun bulmadık. Hâlâ bizleri arayanlar var. Neden uygun bulmadığımızı da sizinle paylaşmak istiyorum ve biz düzelttik, satış işlemlerini noterlere verdik.

Değerli arkadaşlar, birinci uygunsuz yönü şuydu: Eğer siz, satış işlemini tescil bürolarına bırakırsanız -güneydoğudaki araçlarımızın büyük bir çoğunluğu Ankara plakalı, İstanbul plakalı- bir vatandaş yabancıya araç satacağı zaman, aracını da alacak, satacağı kişiyi de alacak, tescil bürosuna gelecek hangi ildeyse, kuyruğa girecek, orada işlemini yapacak ve şehrine geri gidecek. Böyle bir işlem, tescil büroları üzerinde uzun kuyruklar oluşturuyordu, nihayetinde, Türkiye'de 51 tescil bürosu var. Böyle bir izdihamın önüne geçmek gerektiğini düşündük. Vatandaşımızı satış işlemlerinde emniyet müdürlüğüyle münasebet içerisine sokmak istemedik, birinci gerekçe bu.

Değerli arkadaşlar, ikinci gerekçemiz şu: İcra intikal deniyor; sorumluluk hukuku bakımından, noterler, yapmış olduğu işlemlerden sorumludur. Bu sorumluluk onlara 1512 sayılı Noterlik Yasasıyla verilmiştir. Şimdi, devletin yükünü hafifletmeye çalışırken, bir başka yandan biz, devleti farklı bir sorumluluğa sokmuş oluyoruz. Noterlerin bu sorumluluğu da, kusursuz sorumluluktur; sebebi ne olursa olsun, yaptığı işlemden dolayı sorumludurlar ve noterler, mutlaka yeminli tercümanlarla çalışırlar. Noterlerin yapmış olduğu işlemlerde kendi hukuksal uzmanlıkları vardır, bunu tescil bürolarında çözemezsiniz, çözmekte sıkıntı çekersiniz. Her ne kadar, trafik şube müdürlükleri "bizim yeterli kadromuz var" dese de, sorumluluk hukuku açısından çok ciddî bir meseleyi, biz, tescil memuruna bırakmış oluyoruz.

Değerli arkadaşlar, hacir var, hacir altında olan var; sağlıklı düşünüp düşünemediği belli değil insanın; bu insanın belki bir doktor raporuna ihtiyacı var; bu işi noterden çıkarıp, trafik tescil bürosuna bırakacaksınız! Veraset var, intikal var, şirketler arasında sözleşme var. Sözleşme hukukunu bilmeyen bir memur, yanında 2-3 de sorumlu memur bulunduramaz ki! Yani, ne yapacağız biz; takip büroları mı oluşturacağız?! Bu, hiç mümkün değil. Bu mümkün değil ve bunu yeniden noterlere verelim dedik. Neden verelim; çünkü, noterler de bizim resmî ve yetkili organlarımız. Bunlara güvenmişiz; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, güvenerek, zaten, o notere iş yaptırıyorum. Sadece, tabiiyeti farklı diye, bir başkasına satışta, noterleri devredışı bırakıp, satışı trafik tescil müdürlüklerine bırakmak, uygulamada ikibaşlılığı da beraberinde getirir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına satış yaptığınızda noterlere gidecek, yabancı uyruklu birine satış yaptığınızda trafik tescil bürolarına gidecek... Yani, biz, hukukta böyle ikili ayırımı, ikili anlayışı teşvik etmeye başlarsak, bunun sonunu alamayız. Öyle ya, eğer, o doğru ise, biz, onu kendi vatandaşlarımız için de yapalım; ben de o haktan yararlanayım; ama, sana böyle, diğer uygulama böyle derseniz, bu, siyasette kötü bir anlayış, kötü bir alışkanlıktır. Eğer, siz, kendi kurumlarınızı güvenli olma ortamından çıkarırsanız, güven eksikliği içerisinde eleştirmeye başlarsanız, bunun sonunu alamazsınız. Bu gerekçelerle, biz, aynı işleme farklı uygulama olmamasını düşünerek, bu tasarıda değişiklik yaparak yetkiyi yeniden noterlere bıraktık.

Bu yetkinin, hâlâ, her ikisine verilmesini düşünen arkadaşlarımız var. Yapmayın arkadaşlar, yürütmede ikibaşlılık olmaz bir kere; o, daha kötüsü; hem noterler yapsın hem trafik tescil büroları yapsın; bu, daha kötüsü. Bu, orada uzlaşamadığımızdan daha kötü bir şey. Türkiye'de kötünün karşısına daha kötüyle çıkıldığını hiç görmedim. Bu, daha kötü bir fikir; asla olmaz. Temel gerekçemiz, yürütmede ikibaşlılık olmaz; bir. İkincisi, uygulamada iki farklı yöntem olmaz, tabiiyete göre kanun çıkarılmaz. Bunun iyi düşünülmesi lazım, bu yasa tasarısını mutabık kaldığımız haliyle yasalaştırmamız lazım.

Ben çok umutluyum; hakikaten, yan sanayi gelişecektir; ama, biz, bu kanunu çıkarırken, sanki, Avrupa'ya filolarla ikinci el araç satışı yapacağız diye bir şey de yok. Bu satışı nereye yaparız; Suriye, Irak ve Lübnan'a; yani, Ortadoğu ülkelerine yapabiliriz, Afrika ülkelerine yapabiliriz, yeni gelişmekte olan ülkelere yapabiliriz. Burada, amaç da şudur: İkinci el araç satılırsa, amortismanı çok fazladır, vatandaşı uğraştırıyordur, trafiğe uygun değildir. Can güvenliği açısından bunların, ciddî endişeler taşınmasına sebep olduklarını hepimiz biliyoruz; bir yenilenme gerekir. Türkiye'de, yenilenmeden yanayız. Ne yapabiliyorsak yapalım, ihracatın önünü açalım. İhracatın birinci eli, ikinci eli olmaz. Yenilenme, çağdaşlığın ölçüsüdür. Yenilenme konusunda, her arkadaşım, bulunduğu yerden ne yapıyorsa, ona minnettarım; çünkü, Türk insanı yenilenmeye yakışır, çağdaş ürünler kullanmaya yakışır, çağdaş teknolojileri geliştirmeye yakışır, sanayiini geliştirmeye yakışır. Türk insanına da, kendi yarattığı kurumuna güvenmek yakışır. Bu nedenle, biz, bu sorumluluğumuzu yerine getirip, ait olduğu yere hakkını teslim edeceğiz, noterlerimizi bununla yükümlü kılacağız ve gerekirse de, yerli araç satışını teşvik etmek için, buraya yeni işlemler intikal ettireceğiz.

Değerli arkadaşlarım, şu da iyi bir uygulama idi; bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum: Zaten, hepimizin, hem Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli milletvekillerinin hem de Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin, devlet kademelerinin, kamu yönetiminin, pratikte sorumluluk görevleri olanların, akçalı işlerden uzaklaştırılmaları gerektiğine inandığını biliyoruz. Devletin polisini, zaten, akçalı işlerden uzak tutmak lazım.

Değerli arkadaşlarım, bakın, bugüne kadar, trafiğin işlemlerini hafifletebilmek için birdolu yasa geliştirdik. Ne yaptık; belli sınırlar dışında jandarmaya trafik denetim yetkisi verdik. Neden; merkez trafiğin yükünü hafifletelim diye. Ehliyet kurslarımızı açtık, özelde görev ve sorumluluk alan insanlara güvendik; bunu da iyi yaptık. Sigorta işlemlerini devletin sorumluluğundan çıkarıyoruz, eksperlere veriyoruz. Bu da güzel, insana güvenmek kadar güzel bir şey yok. Trafiğe yardımcı olmak üzere fahrî müfettişler yetiştiriyoruz. Bu da güzel; ama, bunun dışında, bunları yaparken trafiğe ikinci bir yükü başka bir pencereden sokmaya çalışmanın hiçbir mantığı yoktur.

Değerli arkadaşlar, ben, bir endişemi daha dile getirmek istiyorum. Şimdi, 20 yaşın üstünde araç satışı yapıyoruz. Ben, uzun süredir bunu izliyorum. Kanunla alakası yok; ama, ciddî endişelerim var. Yeni araç alacağınız zaman, gidiyorsunuz noterden bir işlem yapıyorsunuz. Bunu çoğunlukla aracı satan bayi yapıyor, adamı bile görmüyorsunuz ve aranızda bir sözleşme yapıyorlar, aracı alan kişi diyor ki: "Ben, aracı bana satan insana, yerine teslim edilmek üzere; yani, bunu kullanımdışı bırakmak üzere teslim ediyorum."

Değerli arkadaşlarım, ancak, bu araçların çoğu teslim edilmiyor; üstünden plakası çıkarılıyor, trafikten düşürülüyor; ama, bunu satan köylü vatandaşımız geçim sıkıntısı içerisinde olduğundan "ben, bunu kullanacağım" diyor belki. İki açıdan çok önemlidir; 20 yaşı geçmiş araçların can güvenliği açısından daha fazla risk oluşturduğu açık; bu bir. Bir de, benim korkum, ileride Türkiye açısından bir güvenlik tehdidi oluşturması. Tescilden düştüğü için takibi de zorlaşıyor. Yolda durdurup motor şasi numarasından inceleyemezsiniz ki, bakımını yaptırıp yaptırmadığını bilemezsiniz ki. Dağda yaşayan, orada orman köylülüğü yapan vatandaşın can güvenliği de benim için önemlidir, şehirde yaşayanınki de önemlidir; köyde bu arabayı kullanacaksa, köyde yaşayan insanınki de çok önemlidir, "köyde kullanacak kardeşim, orada kaza riski yok" diyemezsiniz. Bunun da denetim altına alınması lazım. Hepinizin, yetkililerin dikkatini buraya çekmek istiyorum. Bunu daha disipline etmek lazım. Mutlaka artıralım bunu, teşvik edelim satışı, her tür teşvikten yanayız; ancak, denetimsiz bir teşvikin ülke ekonomisine de ülkedeki sorumluluk hukukuna da ciddî sakıncalar getireceğine inanıyoruz.

Bu vesileyle, tasarıyı gündeme getiren ve bu ülkede, sanayide gelişmeyi, ekonomide gelişmeyi düşünen, tasarıyı hazırlayan yönetici arkadaşlarıma, komisyonda buna katkı sağlayan tüm değerli arkadaşlarıma ve siz, oylarıyla bunu yürürlüğe koyacak olan değerli milletvekili arkadaşlarıma Grubum adına sonsuz teşekkürler ediyor, hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Yabancılara ikinci el taşıt satışı hakkında kanun (s.s.363)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-02-10-yabancilara-ikinci-el-tasit-satisi-hakkinda-kanun-s-s-363 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
