# Türkiye odalar ve borsalar birliği ile odalar ve borsalar kan.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 18 Mayıs 2004
- **Gündem:** TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ İLE ODALAR VE BORSALAR KAN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-05-18-turkiye-odalar-ve-borsalar-birligi-ile-odalar-ve-borsalar-kan-tas

> Tacidar Seyhan (CHP), 18 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ İLE ODALAR VE BORSALAR KAN.TAS.); konuşma 1.653 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Öncelikle, genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. Elli yıldır, odalar ve borsalar, bu kanunun çıkmasını özlemle bekliyorlardı. Her ne kadar değerli konuşmacı arkadaşımızın değerlendirdiği gibi arada kararnameler çıkmışsa da, temelde bir değişiklik bu kanunla yapılmaktadır.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, duyduğumuz toplumsal sorumluluk gereği, ülkenin kalkınmasına öncülük edecek ve kamu kuruluşu niteliğindeki kuruluşlar olması itibariyle, bu kanuna çok önem verdik.

Bu kanunu şöyle değerlendirmek istiyorum: Gerçekten bir değişim midir; evet, değişimdir. Kanunda neler yapılmak isteniyor; şunu yapmak istiyoruz değerli arkadaşlarım: Bir kere, Birlik güçlendiriyor; bu, kimseyi rahatsız etmesin. Birliğin güçlendirilmesi, Türkiye'deki yeniden yapılanmanın, kamunun yeniden yapılanmasına paralel olarak belli yeniliklerin getirilmesini de beraberinde getiriyor önümüze. Birliğin güçlendirilmesi ve bölge odalarının, borsalarının oluşturulması ülkeye ne sağlar; daha kolay kontrol edilebilen, daha çok üreten, sistemli çalışmasını bilen ve bunu da, bölgelerin ve ülkenin sanayi ve ticaret politikasına yansıtan odaların varlığını gündeme getirir; bu, böyle anlaşılmalıdır; rahatsızlık duyulmamalıdır. Bu, demokrasinin terki değildir, katılımcılığın terki değildir, küçük yerlerdeki odaların temsil haklarının elinden alınması anlayışı değildir. Bu, sadece, buralardaki, ilçelerdeki odalarımızın ve buradaki sanayicilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin haklarının korunması, ürünlerinin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamak için, zaten var olan aksaklıkları giderip, oda ve borsaların ülke genelinde verimli, etkin hizmet yapabilmelerinin önünün açılmasıdır. Amaç budur. İktidar Partisi milletvekillerinin ve komisyon üyelerinin de, Anamuhalefet Partisi milletvekillerinin ve komisyon üyelerinin de ana teması budur.

Biz, burada sanayici tanımına birtakım yenilikler getirdik. Tabiî, teknolojinin gelişimine uygun olarak bilişim teknolojisini ve yazılımı ekledik. Gerçi, bazı odalardan son günlerde bana "bu yazılımı buraya almayalım; 10 kişilik bir grupla, 10 kişilik bir çalışan sayısıyla temsil ettirmek sanayici tanımını hafifletmek olur" diye bir itiraz geldi; ama, gerçekten, biz, sanayicilerimizi de korumak zorundayız. Onları, temsil hakkı elde edebilmek için, fason işçi çalıştırma durumuna düşürmemeliyiz. Biz, onların, ülkesini seven, ülkesindeki demokratik açılımlara katkıda bulunan bireyler olarak kalmasını ve o konumları korumasını arzu ediyoruz. Bu sorumluluğu onların kendilerine veriyoruz.

Yazılım sektörünü koyduk; çünkü, yazılım sektörü Hindistan'da -en büyük örnek Hindistan'dır- ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır ve çok sayıda istihdam elde edilmektedir. Buradaki yazılımda teknoloji bölgelerine çok verimli ürünler aktarılmaktadır; ülkelerarası yeni politikalar düzenlenmektedir. Bence, yazılımın ve bilişim teknolojisinin konulması son derece isabetli olmuştur.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Acar bilgi verdi; ama, ben, odaları ve borsaları, birliği, kısaca, ayrı ayrı anlatmak istiyorum. Borsalarda bir değişiklik yapılmıştır. Ne yapılmıştır; ürün ihtisas borsaları kurulmuştur. Bence, önemli olan nokta burasıdır. Dünyanın her yerinde borsacılık gelişiyor. Türkiye'de borsacılık, istediğimiz düzeyde değil. Bizim görevimiz, sadece, var olan borsaları korumak değildir, onları tutup yukarı çekmektir; oradaki işlerliği iyi tespit edip, aksaklıklarını gidermektir. İşte bu aksaklığı giderecek, gerçekten, üreticiyi koruyacak yegâne oluşum, ürün ihtisas borsalarının kurulmasıdır.

Burada "borsaları kurdunuz; ama, borsaya tescili yapılan üreticileri de mahvettiniz" deniliyor. Yine şikâyetler geldi; biz, orada bir tahdit koyduk "borsada tescili yapılan ürünlerin binde 2 oranında ödenekle tescilini yaptırmaları" dedik; fakat, bunu, en üst seviye olarak koyduk. Bazı borsa başkanlarımız itiraz ettiler; dediler ki: "Sayın milletvekilleri, bizi birbirimizle rekabet edecek konuma getirmeyin. Eğer bir borsa binde 1 uygularsa aynı ürüne, bir başka borsa binde 2 uygularsa, bizi kendi aramızda rekabet edebilir konuma sokmayın."

Genel görüş olarak haklı olabilirler; ama, eğer kanunda kotayı katileştirirseniz, yarın ihtiyacınız olduğunda, üreticinin özel konumu gereği, borsada işlem yapılan ürünü de dikkate alarak, bir bölgede binde 1'lik bir ücret tahsil etmeniz gerekli olduğunda, onu yapamazsınız. Bizim görevimiz, dengeyi korumak olduğu kadar, ihtiyaç olduğunda bölgelerde de insanlarımızın, sanayicilerimizin, üreticilerimizin ürünlerini çok yıpranmadan, onlara yardımcı olabilecek ücretlerle ödemesini sağlamaktır.

Gerçekten, bu dengeyi kurmak kolay mı; zordur. Bu denge, ne dengesidir; borsayı koruyacaksınız, odayı koruyacaksınız, Odalar ve Borsalar Birliğini koruyacaksınız, sanayiciyi koruyacaksınız. Elbette ki, bu kanun yapılırken hepsinin görüşü alınmıştır; ama, bu kadar çok muhatabı varken, herkesi eşit oranda koruyan, herkesin isteklerine cevap veren bir kanunu yapmak o kadar kolay değil; dolayısıyla, biz, asgarî müşterekleri, ortak paydaları bularak bu kanunu samimî bir diyalogla oluşturmaya çalıştık. Elbette ki, kanun tasarısı önümüze gelmiştir, yasalaşacaktır hayırlısıyla; ancak, bu kanun, Türkiye'nin sürekli gelişiminde uygulanacak bir kanun da değildir. Eğer eksikleri varsa, odalarımızdan, borsalarımızdan ve sanayicilerimizden bize talepler gelirse, buradaki dengeyi kurmak için yine göreve hazırız. Bizim yapabileceğimiz bu; doğru algılamaktır.

Benim, burada, en çok üstünde durmak istediğim konu, seçimler. Seçimler konusunda birtakım aksaklıklar vardı; biz, bunu komisyonda düzelttik. Oda başkanını başka bir kurul seçiyordu, yönetim kurulunu başka bir kurul seçiyordu. Şimdi, burada bir paralellik sağladık değerli arkadaşlarım. Borsalarda, meslek komitelerini ve meclisi, meslek grupları seçiyor şimdi. Daha önce, değerli arkadaşlar, meclisi, meslek komiteleri seçiyordu; bunu da çok tartıştık. Meslek komitelerine verilmesinin nedeni, her meslekten arkadaşımızın burada temsil edilmesini sağlamaktı; ama, takdir edebilirsiniz ki, burada yetki, sadece komiteyle sınırlandırılıyor. Bizim görevimiz, mademki Odalar Birliğinin seçiminde genel kurulda maksimum katılımı sağlıyorsunuz, burada da maksimum katılımla bu seçimleri yapmak istedik. Nedir bu katılım; eğer meslek komitelerini de meslek grupları seçiyorsa, meclisi de meslek grupları seçsin. Ne kadar fazla insan seçime katılırsa, o kadar adil olur diye düşündük.

Şimdi, burada şöyle bir tehlike var: Bazı meslek grupları seçimde güçlü olabilirler, aralarında anlaşabilirler, bir iki meslek grubunu meslek komitesi dışına veya meclis dışına atabilirler; ama, burası demokratik bir yapı, demokratik bir arena, burada üyelerin de katılım haklarını kullanmak gibi bir zorunluluğu olmalıdır. Gelip kendi meselelerine ve meslek gruplarına sahip çıksınlar. Mademki, birlikler de, odalar da siyaset yapan kurumlarımız, siyasî partiler de demokrasinin temsilcisi olarak ülkedeki gelişmeyi izliyorlar; o nedenle, buralarda demokratik yapılanmanın aslî unsur olmasını sağlamak zorundayız.

Odalar ve Borsalar Birliğinde bir farklılık vardı değerli arkadaşlarım, ona da girmek istiyorum. "Güçlendirdik" dedik; ama, öncelikte Birlikte ne yaptık; daha önce, sanayi siteleri, organize sanayi bölgeleri kurmak, Birliğin görevleri arasındaydı; ama, biz, birliğin görevlerini biraz genişlettik ve endüstri bölgelerini kurmak; teknoloji geliştirme bölgelerini, teknoparkları kurmak; serbest bölgeler, antrepolar kurmak, oluşturmak; fuar, kongre ve ticaret merkezleri kurmak veya şirketlere ortak olmak, bu şirketlerin kurulmuş olanlarına iştirak etmek gibi birtakım özellikleri de içinde saklayan, görevlerini ve sorumluluklarını artıran yenilikler getirdik burada. Bundan da çok çekinmemek lazım değerli arkadaşlar. Gerçekten, bu ülke, sanayicisinden de, sanayicisinin yönettiği odasından da çok büyük şeyler bekliyor. Tamamen siyasetin etkisi altında bırakırsanız bunları, tamamen yetkileri bakanlıklarda bırakırsanız, odaları ülkenin demokratik temsiline katılım noktasına, sanayicisini de belli bir temsil noktasına taşıyamazsanız, tek yönlü bir sistemi geliştirmiş olursunuz.

Biz, serbest rekabetin artırılması için bu yasanın olumlu olduğu görüşünü taşıyoruz. Nedir bu serbest rekabet; birtakım sanayicileri mağdur duruma düşürebilir mi; ben ona katılmıyorum. Eğer siz, bölgelerdeki ürüne dayalı sanayii, ürüne dayalı teşvik sistemini, ürüne dayalı tarımsal üretim sistemini getirirseniz, odalar da, borsalar da ürüne dayalı sistemlerini geliştirmek zorunda kalırlar. Yani, siz, bir ülkenin odasını, borsasını, ülkenin sanayi ve ticaret politikasından ayırmamalısınız; bizim beklentimiz bu yöndedir değerli arkadaşlarım.

Ben burada bir şeyi daha vurgulamak istiyorum. Değerli arkadaşlar, yasa tasarısı çok olumludur, birtakım eksikleri olabilir, söylediğim gibi bunları gidermeye hazırız; ancak, uluslararası boyutu da vardır. Biz, uluslararası borsaların da katılımcı olarak, Türkiye içerisinde desteklenmesinden yanaydık. Gerçekten, biz, borsalarda, bölgesel, ulusal ve uluslararası oluşumların önünün açılmasından yana olduk, bu kanun tasarısına koyduk. Gerçekten, uluslararası borsa desteğini sağlayamazsanız, siz, uluslararası rekabetin de önünü açamazsınız.

Değerli arkadaşlarım, ben, bu kanun tasarısını hazırlayan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum; fakat, Sayın Bakanım da buradayken birkaç hususa değinmeden de geçmek istemiyorum. Sözlerimi, onların da dikkatine sunarak, Sayın Müsteşarımın ve İktidar milletvekillerinin de dikkatine sunacağım şeylerle tamamlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bilindiği gibi, biz, bir Teşvik Yasası çıkardık. Maalesef, bu Teşvik Yasası, bizim Sanayi Komisyonumuza gelmeden, direkt Plan ve Bütçe Komisyonuna gitti, kısa sürede çıkarıldı. Önemli değil, ülkenin faydası düşünülerek yapılmış bir olaydır; ama, bugünlerde, biz bölgelerimizden farklı farklı etkilerini alıyoruz. Nedir; bu Teşvik Yasasının gerçekten yarar sağladığı iller yok mudur; var. Birçok ilimizde, gerçekten sanayicilerin o ile yatırım yapmasını sağlamıştır. Birçok ilimizde istihdamın önünü açmıştır, yerler ayarlanmıştır, yatırıma başlanmıştır. Bunların hepsini memnuniyetle karşılıyoruz; ama, bir hususa dikkat etmenizi rica ediyorum değerli arkadaşlar. Bu yasanın iki yönü vardı: Bir, bölgelerdeki, istihdama ihtiyacı olan, sanayi gelişimine ihtiyacı olan yerlerde sanayiin gelişimini artırmak; iki, bölgelerdeki sanayi ve ticaret dengesini kurmak.

Sanayiin gelişimini artırdı mı, ihtiyacı olan bölgeleri kalkındırdı mı; ihtiyacı olan bölgelerin bir kısmını kalkındırmıştır; ama, gerçek ihtiyacı olan bölgelerden bir kısmı da eksik kalmıştır. Bizim yapmamız gereken, bu Teşvik Yasasına yeni düzenleme getirip, eksik kalmış yerleri de bu teşvike dahil etmek; bu, birincisi. Ama, en büyük aksaklık şurada arkadaşlar: Biz, burada, bölgeleri tespit ederken, illerin adını yazdık. Şimdi, Adana'da çok büyük sıkıntı var; Adana milletvekillerim de burada. Adana Organize Sanayi Bölgesi ve ilçelerinde kurulmuş olan sanayi tesisleri ile Osmaniye'de kurulmuş sanayi tesisleri arasında 30 kilometre var. Oradaki insana biz teşvik verdik; o insanlar, o teşvikten yararlanıyor; ama, benim sanayi bölgemdeki sanayici, o teşvikle rekabet edemez duruma geldi, dağılmaya başladı, çözüm arıyorlar. Bu maliyetlerle, Osmaniye'deki bir sanayiciyle rekabet etmesinin imkânı yoktur değerli arkadaşlarım. İnsanları, makinelerini söküp 30 kilometre ileriye götürmek gibi bir olgu içerisine sokmamamız lazım. Bizim, bu tedbirleri acilen almamız lazım. Yeni bir teşvik yasasını, hem Meclis gündemine hem de komisyonun gündemine taşımamız lazım ya da bu Teşvik Yasasını rehabilite etmemiz lazım. Nasıl düzelteceksek, lütfen, bizim önümüze bir hazırlıkla gelin, Türkiye'de bu dengeyi koruyalım, her bölgedeki sanayicinin de haklarını korumak için elimizden geleni yapalım.

Değerli arkadaşlar, son olarak, sözlerimi şöyle bağlamak istiyorum, sanayiin gelişmesi için: Bu ülkede, maalesef, sanayileşmeyi ıskaladık, yüksek teknolojiyi de ıskaladık, dönemini çoktan geçirdik. Bundan sonra yapılması gereken, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını korumak, dengeli kullanmak, iyi bir çevre yaratmak, insanlığa hizmet etmek, kendi üreticisini yurt dışından gelen kartellere karşı koruyabilmek, uluslararası tröstlerin etkisi altında ülke sermayesinin ezilmesine karşı gelmek ve bunların ülkede varlığını koruyabilmek için, önce önümüze bir sanayi envanterinin çıkarılması lazım değerli arkadaşlar. Bu ülkede sanayi envanterini çıkarmadan, yol haritası çizmeden, koyduğunuz tüm teşvikler, mutlaka, bir yerinde sapma gösterecektir. Odalar ve Borsalar Birliğinden, sanayi odalarından ve borsalardan, bu konuda yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.

Eğer, biz, ülke sanayiinin, madene dayalı, tarıma dayalı sanayiinin ayırımını yapabilirsek, bu alandaki sanayi kuruluşlarını tespit edebilirsek, uluslararası piyasalarda hangi ürünlerle rekabet edebileceğimizi tespit edip, ülkenin sanayi politikasının yönünü de buraya doğru çevirebilirsek ve sanayicimizi teknolojiyle barıştıracak yeterli teşvik sistemini kurabilirsek, devlette yapılacak planlamayla, kamuda yapılacak yeniden yönetişim yapılanmasıyla, bu sorunların tamamının üstesinden geliriz.

Bu inançla, bu tasarıya destek veren tüm arkadaşlarımı kutluyor, hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Türkiye odalar ve borsalar birliği ile odalar ve borsalar kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-05-18-turkiye-odalar-ve-borsalar-birligi-ile-odalar-ve-borsalar-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
