# Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mart 2006
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk

> Tacidar Seyhan (CHP), 29 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.095 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hazır, Sanayi Komisyonu üyelerimiz de buradayken, kanun konusunda, önce arkadaşlarımla detaylı bir bilgi paylaşmak istiyorum.

Birincisi şu: Biz, henüz biyodizelle ilgili çerçeve kanunu hazırladık; ama, Meclisten geçirmedik; yani, çerçeve kanun oluşturulmadan, biz, şu anda vergisini çıkarıyoruz; birinci anekdot bu.

Üç ay önce, Sanayi Komisyonunda Petrol Kanunu görüşülürken, Enerji Bakanımız "bunun aciliyetine binaen, bir an önce getirelim ve komisyondan geçirelim, bize alt komisyon dayatması yapmayın" dedi. Biz de, Komisyonda, bir günde arkadaşlarımızla bu kanunu geçirdik; fakat, üç aydır Meclis gündemine gelmiyor. Lütfen, Komisyonumuzun çalışma sürelerinden aldığı zamanı Bakan nasıl verecekse, onu bir gözden geçirsin.

Şimdi, çok siyasî spekülasyona girmeden, arkadaşlar, şu biyodizel kanununa, Maliye Bakanım da kulak verirse, bir bakalım, çerçeveye bakalım.

Değerli arkadaşlar, bu ülkede, açıklandı, işsizlik oranı artıyor mu; evet. Bu ülkede, tarımsal gelişme, tarımsal planlama konusunda bir derdi var mı bu iktidarın; evet; böyle bir programımız var diyorsunuz. Tarımsal ürünlerin sanayide kullanımı için bir platform hazırlamaya çalışıyor musunuz siz; bu da evet. Bunların hepsine "evet" diyorsunuz.

O halde, biyodizele bakarken, siz, sadece bir yakıt olarak bakamazsınız. Birincisi, istihdam yaratacağından, biyodizel meselesi bir sosyal politikadır. İkincisi, yerli akaryakıt temini sağladığı için ve yerli kaynakların dışarı gitmesine engel olduğu için, biyodizel vazgeçilmezdir ve ulusal bir kârlılık gereksinimi olduğundan dolayı millî bir değerdir, böyle bakılmalıdır. Üçüncüsü, tarımsal girdiler açısından, ülkede, tarımsal refahın artmasına, çiftçinin yüzünün gülmesine vesile olacağı için, önemli bir kaynaktır. Enerji Bakanlığı yönünden de, sürdürülebilir enerji ve yaşam anlayışının gereğidir biyodizel.

Şimdi, önce, burada ben şunu isterdim, bu kanunun çerçeve taslağı görüşülsün ve Enerji Bakanlığı, biyodizel konusundaki bakışını bize bir söylesin.

Arkadaşlar, bana söyler misiniz, Maliye Bakanım da söylesin; biyodizeldeki hedefiniz nedir? Yani, ilk beş yılda, Türkiye'de kullanılan akaryakıtın yüzde kaçını biyodizelden elde etmeyi hedefliyorsunuz, on yılda yüzde kaçını, 2030'da kaçını? Böyle bir planlamamız var mı; yok. Avrupa Birliği ülkelerinin hepsinde -önümde listesi var, zaman kalırsa söylerim- bu planlanmıştır. Yüzde 0,3'ten başlayıp, yüzde 30'lara kadar -2030 yılında- çıkan ülkeler var. Hayalî olabilir. Biraz gerçekçi olsak dahi, bizim, hükümet politikasında biyodizelin yerini doğru tanımlamamız lazım.

Öncelikle, biyodizel bir gereksinim midir; evet. Tarımsal destek açısından gereksinimdir, sürdürülebilir enerji anlayışı açısından, sürdürülebilir yaşam açısından bir gereksinimdir, millî kaynakların değerlendirilmesi açısından gereksinimdir. O halde, hepimiz birlikte, biyodizelin ölü doğmasının önüne geçmek zorundayız. Bu benim sorumluluğum değil tek başına; iktidarın da sorumluluğu, muhalefet partilerinin tamamının da sorumluluğu; ama, bugün, burada kabul ettiğiniz ÖTV oranıyla, siz, biyodizeli sadece sembolik bir kanun haline getiriyorsunuz. Bu oranla, biyodizelin, Türkiye'de tarımsal alanda bir istihdam politikasına, bir teşvik politikasına, yerli tarımın desteklenmesine hizmet ettiğini kimse bana açıklayamaz.

Nasıl yapacaksınız; 1 100 lira, yağın kilosu 1 100 lira, dışarıdan alınsa da böyle. Bakın, birincisi, bu kanunun bir geçiş süresi yok. Dışarıdan ithal edilen yağlarla, şimdi, biyodizelciler biyodizel yapmaya çalışıyor. Bir kere, yerli tarımı destekleyeceğiniz, tarım politikalarını oluşturacağınız güne kadar biyodizel üretilsin istiyorsanız, geçiş süreci olan bir yıllık, birbuçuk yıllık süre içerisinde ithal yağdan aldığınız ÖTV'ye de bir disiplin getirmek zorundasınız; yoksa, bunlar üretemez, piyasada tutunamaz; birincisi bu.

İkincisi, yerli tarımı gerçekten teşvik etmek istiyorsanız, yerli tarımdan üretilen biyoyağlar için ÖTV alınmasın demiyorum, alacağınız ÖTV, biyodizelin mazotla rekabet edebilme şansını doğuracak bir fiyatta olabilmelidir; yani, yerli tarımdan, hatta, hiç ÖTV alınmamalıdır; ama, bir ülkede ÖTV uygulaması varsa, mutlaka disipline edilmesi gerekiyorsa, bunun oranını düşürün ki, biz, mazottan ucuz biyodizel imal edelim de piyasaya satabilelim.

Bir de arkadaşlar, zorunluluk var. Bazı ülkelerde diyorlar ki; mademki bu sürdürülebilir yaşamın gereği, sürdürülebilir bir enerji kaynağı, millî bir enerji kaynağı, biyodizelin kullanım zorunluluğu var. Ee, siz iktidar olarak, kamuda kullanılan ağır tonajlı araçlar biyodizel kullanmakla yükümlüdür diye bir kanun çıkarmayı düşünüyor musunuz?! Eğer, sürdürülebilir enerji ve yaşam anlayışının gereğidir diyorsanız, bunu yapmalısınız.

İkincisi, çiftçinin… Çiftçiye de teşvik veriyor muyuz; evet, veriyoruz; mazotta verdik, 60 000 lira diyorsunuz. O halde, burada ne yapacaksınız; bunu da şimdi belirtmek zorundasınız. Burada çiftçinin kullandığı biyodizelden hiç ÖTV alınmamasını da hedef olarak koymalısınız.

Şimdi, arkadaşlar, bununla bitmiyor. Her tarafı, bu kanunun bölük pörçük ve kopuk. Bakın, daha çerçeve kanun çıkmadı değerli arkadaşlar. Biyodizelciler üretti. Şimdi, bundan sonra o kanun onaylanırsa ne olacak biliyor musunuz; -komisyon üyelerimiz burada, birlikte yaptık- dağıtım firmaları kurulacak, bu biyodizel dağıtım firmalarına verecek, dağıtım firmaları kendi bayilerine verecek, bayiler kanalıyla satışa sunulacak.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bu maliyetler bindiğinde siz 1 litre biyodizelin Türkiye'de satılabileceğini düşünüyor musunuz; nasıl satılacak? Siz hükümetsiniz, bir döneme kadar ithal etmek zorunda değil misiniz yağı; ithal edeceksiniz…

HASAN ANĞI (Konya) - Bunun dışında…

TACİDAR SEYHAN (Devamla) - Ama, bunun dışında değil, bunun dışında değil.

Şunu kastediyorum: Sayın Anğı bir dinleyin, bakın, çok makul bir açıklamam var benim. Şimdi, yağı kaçtan alacağız dışarıdan; 1 000 000 deyin. Bu ülke mazotu ne kadara alıyor dışarıdan bir düşünün bakayım…

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - 650 000.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) - Değil mi?!

Şimdi, cari açık varken, iç kullanımda sosyal politika yaratılmayacaksa, sürdürülebilir enerji anlayışı tahsis edilemeyecekse, devletin durduk yere bu farkı dışarı vermesinin de bir mantığı, anlamı yok ki; benim anlatmak istediğim bu. Devlet, göz göre göre, cari açığı varken niye milyonlarca lira parayı dışarı versin; böyle bir şey var mı?! Hani biz akaryakıt kaçakçılığını önlemek için biyodizeli teşvik edecektik?! Ne olacak, yine kaçak mazot satılacak, ne fark edecek?! Biyodizeli rekabet ettirmenin koşulu mazottan ucuz piyasaya sokmaktır; birincisi bu. İkincisi değerli arkadaşlarım…

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Arasında fiyat farkı var Tacidar Bey.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu ÖTV oranıyla biyodizelin fiyatı mazotla başabaş geliyor. Hesap yapan arkadaşlarım, lütfen, hep beraber gidelim, bir kitapçıdan ilkokul birinci sınıf matematiği alalım, toplayalım çıkaralım aynı sonucu buluruz; bu iş böyle.

Burada anlatmak istediğim bir şey daha var, yine kanunla ilgili bu. Değerli arkadaşlar, başlarken hakikaten ölü doğuyor. Eğer siz, biyodizeli bir tek kanoladan üreteceksiniz derseniz, bu ülkede biyodizeli mahkûm edersiniz. Biyodizelde ürün tanımlamasında bir tek tarımsal ürün sınırlaması veya tanımlaması yapamazsınız. Biyodizelin en önemli kaynaklarından biri de atık yağlardır. Atık yağları bu ülkede katmadeğere dönüştürmek istiyorsanız, atık yağlardan elde edilen biyodizele bir gram ÖTV koymamalısınız. Çevre temizliği… Kanaletlerinize bakın, o kanaletler bir tek atık yağlardan tıkanıyor. Allah rızası için, bütün ülkelerde bunlar ayrılmış. Ben, biyodizelin petrolle birlikte tartışıldığı bir tek ülke Türkiye'yi biliyorum. Birçok ülkede yenilenebilir enerji kanunu içerisindedir, tarımsal akaryakıt ürünleri diye adlandırılır; ama, hiçbir zaman petrolle, benzinle eşdeğer bir yasa çerçevesi içerisinde ele alınmaz.

Eğer biz gerçekçi bir yasa yapacaksak, üç bakanlığın müştereken bir politika belirlemesi lazım. Enerji Bakanlığı, Türkiye'de biyodizeldeki hedeflerini ortaya koyacak. Tarım Bakanlığı, biyodizelde ekilecek tarım ürünleriyle ilgili politikasını ortaya koyacak. Maliye Bakanlığı, bu ikisinden çıkan fiyatı düşünerek, dengeli bir ÖTV politikasıyla biyodizelin yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlayacak. Bir sonraki, satış ağı…

Değerli arkadaşlar, biyodizelin, biliyorsunuz, bir başka özelliği… Türkiye yüksek teknoloji üretmiyor. Bir de, tesislerimizi kurarken, dışarıya para vermeyelim diye…

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
