# Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2006
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-05-04-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi

> Tacidar Seyhan (CHP), 4 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 933 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Geneli üzerindeki çağrımızı tekrarlayarak başlamak istiyorum. Bu kanun, Türkiye'nin ulusal menfaatları açısından düzenleme söz konusu olduğunda, olumsuz bir kanun; lütfen, kanunu komisyona geri çekin; hem dağıtımın özelleştirilmesi bir sonuç vermeyecek hem de bu yasaya koyduğunuz 11 inci madde, Türkiye'ye çok ciddî sıkıntılar yaratacaktır.

Değerli arkadaşlar, bakın, örnekle, neye evet dediğimizi size anlatmak istiyorum. Dünkü konuşmada da bunu dile getirdik. Değerli arkadaşlar, bir Sayıştay raporu var elimizde, Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu raporu var ve Enerji Bakanlığının raporu var. Bu raporlarda, yap-işlet-devret projelerinin, 2002 yılına kadar kamuyu 2,3 milyar dolar zarar ettirdiği söyleniyor. Şimdi, bu kanunda getirilecek 11 inci maddede, yap-işlet-devret modellerinin, arazi satışıyla bu kurumlara devrinden söz ediliyor. Yapılması gereken bir arazi satışı değildir; arazi satış yöntemi bunun biçimidir, şeklidir, çok iyi bir şekil bulunmuştur; ancak, devletin sözleşme süresi içerisinde ilk sekiz yıl, ilk on yıl pahalı alım yapılmaktadır. Ondan sonraki dönemlerde, 2,5 sente düşen alımlarda, devlet bir kamu yararı sağlayacak iken, bu sürede sağlayacağı kamu yararını şirketlerin lehine dönüştürmektedir. Eğer bunu yaparsak: Bir, vatandaşın cebinden çıkan paraya ve vatandaşın sırtına yüklediğimiz bu denli büyük yüke kendimizi alet etmiş oluruz; yani, vatandaşı sıkıntıya sokan kurum olarak, kuruluş olarak, yasama görevini yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini alet etmiş oluruz değerli arkadaşlar. Bu yapılmamalıdır.

Sözleşme süresi bitene kadar kamu bunu devrederse, ucuzlatılmış elektrik alım haklarından vazgeçtiği anlamına gelecektir. Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli sözcüsü, dün "kamu yararına olan bir anlaşma da yapılabilir" dedi. Yapılacaksa neyine karşı çıkıyorsunuz? Bunu bilemezsiniz. Anlaşma koşullarını şimdiden "kamu yararına yapılıyor" diyerek, şirketlerin genel durumunu dikkate alarak kendinize bir kaynak seçemezsiniz değerli arkadaşlar.

Devletin akdi ortadan kaldırılmaktadır. Eğer bunu yaparsanız, kamuyu 2003'e kadar 2,3 milyar dolar, bugüne, yani 2006'ya kadar 3 milyar dolar zarara uğratmış kurumları aklamış olursunuz, hatta vatandaşın cebinden bu kurumları mükâfatlandırmış olursunuz değerli arkadaşlar.

Bakın, bu mükâfatlandırmada bir örnek veriyorum. Zamanımı da bakarak kullanacağım.

Sayıştay raporunda geçen bir şirket var; 202 000 000 dolar, fizibilite raporunda miktar belirlemiş; daha sonra imtiyaz sözleşmesi imzalanmış, 235 000 000 dolar! Devlet İstatistik Enstitüsü bir hesaplama yapmış 98 000 000 dolar, ancak gerçekleşen yatırım maliyeti 70 000 000 dolar! Yani, devletten bütün haklarını 202 000 000 dolar üzerinden almış, ama 70 000 000 dolarlık yatırım gerçekleştirmiş! Aynı şirketin dışborç kütüğüne baktığımızda, kayıtlı miktar, kullanacağı dışborç, 409 000 000 dolar, yatırım için kullandığı sadece 26 000 000 dolar; 383 000 000 doları yatırım dışı kullanmış. Bunun yıllık dolar üzerinden getirisi bile yüzde 30'dur değerli arkadaşlar. Böyle bir işlem yapmış, kamuyu zarara uğratmış şirkete, arazinin üzerinde, siz, kuruluşu vereceğim diyorsunuz; bunun altından kalkamazsınız.

İkincisi şu: Değerli arkadaşlar, ikinci önemli konu, dağıtım bölgeleri 21. Kaça düşüreceğinizi bir kere kamuoyuna açıklayın; 6'ya mı düşüreceksiniz, 21'de mi bırakacaksınız, 30'a mı çıkaracaksınız, bölgeleri nasıl tasnif edeceksiniz, önce buna karar verin. Biz, nereyi özelleştireceğimizi bilelim Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ve dün kabul etmediğiniz, ancak, kabul etmek zorunda kaldığınız bir taslak şartname var. Bu şartnameye göre yerli firmalar, yabancı firmalarla o ihalede karşılıklı olarak baş edemez; siz, yerli firmaları yabancı firmaların taşeronu yaparsınız. "Böyle bir şartname yok" dediniz, milletvekiliniz "var" dedi, ben dışarı çıktım Özelleştirme İdaresiyle ilgili arkadaşlar da "bunun dışında iki sözleşme daha var, taslak şartname daha var" dedi. Kim doğru söylüyor anlamadık. Lütfen, vatandaşı yanıltmayın. Lütfen, vatandaşı yanıltmayın Sayın Bakan. Önce, dönün, Özelleştirme İdarenize sorun. Babalar gibi satacak başka yer var mı diye bakmaktan, arka tarafta sözleşme yapıyorlar mı, yapmıyorlar mı diye kurumunuza bakamıyorsunuz, ne yapıldığının farkında değilsiniz. Siz, ne yapıldığının farkında değilseniz, bu devletin menfaatlarını nasıl koruyacaksınız?! Ben neye göre ölçeceğim?! (CHP sıralarından alkışlar)

Aynı şeyi Enerji Bakanı da yapıyor. Arkadaşlar, Enerji Bakanı, o basına kapalı oturumda dedi ki: "İki tane farklı sözleşme var, aynı tarih ve aynı sayılı" ama, arkasını getirmedi. Bir ülkenin Bakanı böyle diyorsa, iki farklı sözleşmenin aynı tarihli ve aynı sayıda olduğunu kabul ediyorsa, etik olan, ulusal menfaatlara faydalı olan, şeffaf bir şekilde, bu sözleşmenin altına kimlerin imza attığını açıklamasıdır. İçeriğini açıklamasa da, Bakan, sözleşmelerden kimin mesul olduğunu açıklamak zorundadır. Ben burada bekliyorum bu kanun görüşmesi bitene kadar.

Enerji Bakanı, bahsettiği aynı tarih ve sayılı sözleşmelerin altında kimin imzası olduğunu açıklasın; bakan olarak ne işlem yaptığını da açıklasın. Eğer bunu açıklamazsa, en büyük kamu suçunu Enerji Bakanı işler. Bunun dışında açıklamadığı birçok şeyi de ben açıklayayım.

Mavi Akım çok konuşuldu. İki sözleşme var deniliyor. "Mavi Akımda ben değişiklik yapmadım, daha önce formül yoktu" diyor. Ben şimdi, Sayın Bakanın imzaladığı sözleşmenin 7 nci maddesini Genel Kurulda okuyorum: "Bu sözleşmenin imzalanmasından sonra bu formülle hesaplanacak fiyatla bu tarihe kadar yapılan ödemeler farkı fatura edilir. Bu fatura tarihinden sonra fatura tutarı bir hafta içinde ödenir."

Sayın Bakan, bir formül yoksa, bu size fatura edildiğinde, bu fatura farkını neye istinaden ödediniz? Bunu kamuoyuna açıklayın. Ben bu formülde yaptığınız değişikliği de açıklıyorum. Birinci formülde gazoilin oranı yüzde 15 iken, siz, yüzde 30'a çıkardınız. Gazoil, Avrupa'da kullanılan, evlerde kullanılan kükürtlü motorin arkadaşlar. Bu gazoilin talebi çok yüksek ve çok hareketli bir ürün. Bunu sözleşmeye koymakla -eskiden yoktu 90'larda- bir hata yapıldı, daha sonra oranı yüzde 30'a çıkarmakla ikinci hata yapıldı.

Daha sonra, sözleşmenin ikinci parametresi düşük kükürtlü fuel-oil. Düşük kükürtlüyle yüksek kükürtlü fuel-oilin miktarı yüzde 15, kalan yüzde 85 bunlara aitti. Ama, gazoil artınca, düşük kükürtlü fuel-oil ile yüksek kükürtlü fuel-oilin oranı düştü. Fiyat farkı bundan kaynaklandı. Deniliyor ki: "Paydayı biz sabit bıraktık, payda 1'di." Değerli arkadaşlar, paydanın sıfır olması şu Sayın Bakanım: Sıfır payda, o günkü fiyat demektir. Sıfır paydada hareket olmaz; ama, siz, o paydaya, bilmiyoruz diyerek, 1 diye imza attınız, şimdi de sıfır diyorsunuz; ne olduğunu, yine, kamuoyuna açıklayın.

Bu iki formül arasındaki farkla, Türkiye, ciddî zarara uğratılmıştır. Edilen fatura karşılığında yapılan ödeme de, Türkiye'nin uğratıldığı zararın belgesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-05-04-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
