# Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mayıs 2006
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-05-09-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi

> Tacidar Seyhan (CHP), 9 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 1.016 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, 2 nci maddede bir önergeyle değişiklik yapıldı. Bu değişiklikten hemen sonra, biz eleştirimizi dile getirdik. Bu değişiklikle, belli firmalara ayrıcalık tanınıyor ve bu değişiklikle -borsada işlem görenleri zaten nama yazılı tutamazsınız- oraya "borsada işlem görenler hariç" diye bir ibare koyarak bunu kontrolden çıkarıyorsunuz, siz "borsada işlem göremez" ibaresini koymalısınız dedik.

Ancak, değerli arkadaşlar, bakın, biz, burada, kanunu daha düzgün bir konuma getirmeye çalışıyoruz. Siz, önergeyi verirken, maddenin tamamı üzerinde verdiniz, bizim önergelerimiz dikkate bile alınmadı. Bu biliniyordu çünkü; eğer, maddenin tamamı önergeye konulursa, diğer önergeler işleme alınmaz. Bu bilerek yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisinin görüşü, anlayışı alınmadan yapıldı. Kimin iradesiyle yapıldı; Sayın Bakanın ve Komisyonun iradesiyle yapıldı. Bu bir tercih, bu bir siyasî tercihti. Şimdi, hemen oradan başlayacağım ve kanunla ilgili eleştirilerimi ortaya koyacağım.

Şimdi, deniliyor ki "tekriri müzakere yapacağız; burada, bizimle olur musunuz?"

Değerli arkadaşlar, kayırmacılıktan vazgeçmek için, geri adım atmak için, bizim söylememiz yetmiyor mu?! Gazetelerden ve medyadan afişe edilmesini mi bekliyorsunuz?! Neden bizim uyarılarımız dikkate alınmadı?! Şimdi, arkadaşıma diyorum ki -dışarıdaki söyleşimde Sayın Yıldız'a- doğru mu yanlış mı? "Benim için hâlâ doğru" diyor. Doğruysa, arkasında duracaksınız. Kimin için doğruysa, imzasının arkasında dursun. Bu, bir firmaya kayırmacılık değilse -ya da bana göre, bir firmaya değil. Medyanın da dikkatini çekiyorum; buradan, birçok firma yararlanıyor- eğer bu bir kayırmacılık değilse, eğer bu kanunda tanımlanan "ilk müracaat eden" ifadesi, firmalar arasında özel bir statü sağlamıyorsa, lütfen, önergeyle yaptığınız kanun değişikliğinin arkasında durun. Eğer kayırmacılıksa, özür dileyin ve düzeltin. Biz bunun bir parçası olamayız. Biz uyardık, Cumhuriyet Halk Partisi olarak sorumluluğumuzu yerine getirdik. Cumhuriyet Halk Partisini, kendi yapmak istediğiniz şeyin olmaması durumunda, kendi hatanızı düzeltecek bir araç olarak kullanmayın. Biz, buna gelmeyiz.

Bu kanun kökten yanlış arkadaşlar, kökten yanlış. Bakın, bu kanunun doğru taraflarını anlatamıyor bile arkadaşlar. Doğru uygulansa bu kanun, dağıtım bölgeleri, kayıp kaçağın en fazla olduğu, yatırımın en gerekli olduğu yerlerden başlansa, yapılsa; şehir içinde dağıtımda iletim hatları yenilense, bu eşitleme mekanizmasıyla kayıp kaçak önlenir, iletim kaçakları önlenir ve halka bu, yüzde 4,5 ile 9 arasında ucuzlama olarak yansır.

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Bir taraftan yapılıyor.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) - Ama, ben, daha, bir milletvekilinin çıkıp da, bu kanun, bu halka, bu menfaatı sağlayacak dediğini duymadım İktidardan; diyemiyorlar, yaptığı kanunun arkasında duramıyorlar. Ben ne söyleyeyim, bunu ben mi söyleyeceğim; söylerim tabiî, iyi bir şey yapıyorsanız söylerim. Bu kanun doğru yapılırsa söylerim, İktidar yaparsa; ama, yanlış yapıyorsunuz, bu kanunda kayırmacılık var. Bu kanundaki planlamanızla Türkiye iyi yere gitmez. Bakın, kanunda birinci, ikinci sırada Dicle Elektrik Dağıtım AŞ var. Batman'ın, Diyarbakır'ın, Mardin'in, Siirt'in, Şanlıurfa'nın ve Şırnak'ın olduğu, kayıp kaçağın en yoğun olduğu yerler. İkinci sırada Van var, Van Gölü Elektrik Dağıtım AŞ… Bitlis, Hakkâri, Muş ve Van'ın olduğu… Bunlar, bir bölgesel yapılanma içerisinde tanımlanmış ancak. Siz, kayıp kaçak burada fazla diyorsanız, burada yatırım yapılmasına ihtiyaç var, önce buraların düzeltilmesi, buradaki iletim kayıplarının ortadan kaldırılması diyorsanız, lütfen, öncelik sırasını buralara verin. İstanbul yakasına değil, İstanbul'da Anadolu yakasına, Avrupa yakasına değil; Sakarya'daki elektrik dağıtım şirketine değil, Ankara'daki Başkent Elektriğe değil, Marmara'daki Meram'a değil, önceliği kayıp kaçağın olduğu yerlere verin, ben de sizi takdir edeyim. Türkiye'nin sorununu çözün; ama, siz, bu kanunla ve yaptığınız planlamayla, önceliği İstanbul ve sermayenin olduğu yere veriyorsunuz, elektrik dağıtımın en yoğun olduğu yerlere veriyorsunuz. Kaymağı birine vereceksiniz; TEDAŞ, bu ülkenin kamburunu yine sırtında taşıyacak. Göreceğiz, göreceğiz hangisini düzelteceksiniz. Çıkın bize söyleyin, önceliği oraya veriyoruz, biz sizin arkanızda duralım. Bir kişi söylesin çıkıp, ben bunu oraya aldım diye. Böyle şey olmaz. Türkiye'nin, göz göre göre doğusunu, kayıp kaçağını teknolojik olarak yapılanması gereken yerlerini, kamu eliyle ihmal etmenize göz yumamayız; bu birinci yanlış.

İkinci yanlış: 2 nci maddede hata yaptınız; biz uyardık, dinlemediniz. Düzeltin… Önce, hata mıydı, değil miydi onu kabul edin, bize söyleyin. Bir de, bizimle uzlaşmak istiyorsanız, 11 inci maddedeki kayırmacılığı geri çekin. Türkiye'yi zarara uğratmış yap-işlet-devretleri kayırmaktan vazgeçin. Sadece arazi satışıyla bu ülkenin çıkarlarını ucuz elektrik olarak geri alacakken, tam ucuzlatacakken elektriği, bu insanlara vererek, ülkeyi zarara uğratacakları mükâfatlandırmayın.

Sayın Yıldız "burada düzeltme yapacağız; ama, bana göre, yine, doğru; yap-işlet-devretlere de vermek lazım bu hakkı" diyor. Neden vermek gerektiğini ve doğrusunu burada bize anlatmak zorundadır. Anlatın ikna olalım, arkasında duralım; ama, bunu anlatamazsınız.

Deniliyor ki: "Biz kanunda bir değişiklik yapacağız…" Sayın Enerji Bakanına da üç beş sözüm var; ama, şahsım adına gelen bölümde söyleyeceğim, konuları karıştırmak istemiyorum, medyanın da dikkatini çekiyorum, dinlesinler; ben ihbar ediyorum kürsüden.

Değerli arkadaşlar, ülke zarara uğratılmaya devam ediliyor. Sayın ki, siz oraya bir ibare koydunuz, birazdan önergeyi getireceksiniz. Dediniz ki: "Bu kanun yayımı tarihi itibariyle işletmeye geçmemiş olanlar diye bir ibare koyarız, geçmişte devleti soyanlar bundan yararlanamaz." Önce kabul edin, yap-işlet-devrette işletmeye geçenler devleti soydu mu soymadı mı? Cumhurbaşkanlığı raporları, Enerji Bakanlığı raporları ve Sayıştay raporları doğru mu değil mi? Hangisi doğru?.. Fizibilite raporları yanlış mı doğru mu? Bakanın kabul ettiği gibi ve buradaki eskalasyonlar yanlış mı yapılmış? Bu ülkede, döviz getireceğim ülkeye, yatırım yapacağım diyenler, o dövizi bu yatırım için mi kullanmış, yoksa başka şirketlerine mi aktarmış? Bu yatırım için kullandı deyin, ben belgeleri önünüze sereyim; yok böyle bir şey.

Arkadaşlar, orada şunu demeniz işi çözmez -kanuna geliyorum- orada "bu kanunun yayımı tarihi itibariyle işletmeye geçmemiş olanlar" derseniz işi çözemezsiniz; çünkü, bu firmalar, bu yap-işlet-devretler, bugüne kadar imtiyaz sözleşmesi gereği yatırım esnasında kamunun kendisine sağladığı bütün haklardan yararlandılar zaten. Peki, bu kamu haklarını nasıl geri alacaksınız, nasıl geri alacaksanız bana söyler misiniz? Siz, kamunun bütün haklarından yararlandırmışsınız, halka geri dönüşünün önüne hangi anlayışla geçiyorsunuz?! Çekin 11 inci maddeyi; 11 inci maddeyi komisyonda koydunuz, bu kanunla alakası yoktu. 21 bölgeden 20 bölgeyi özelleştiriyorsunuz; 11 inci madde farklı bir şey. Bu, dağıtımın özelleştirmesi değil, bu, yap-işlet-devretlerin arazi satışıyla devridir. Bunun, bu kanunla alakası yok. 11 inci maddede bunu yamayarak, 2 nci maddede bazı şirketlere imtiyaz sağlayarak, siz, sağlıklı bir özelleştirme yapamazsınız; ama, buraya çıkıp, arkadaşlarım, eğer, bana derlerse ki: Biz, üretici firmaların dağıtımda da güçlenmesini, rahat satmasını istiyoruz; bunu yaparken onu da arada halledeceğiz; onu biraz düşünürüm; kim için halledeceğimizi düşünürüm, kafamda soru olur. Her şey burada. Birazdan kalanını açıklayacağım, bütün belgeleri. Sayın Fatsa dedi ki: "Belgeyle konuşun." Ve "kesinlikle" dedi, bir lafını çok yadırgadım "karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar bunlar" dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-05-09-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
