# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 7 Haziran 2006
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-06-07-chp-grup-onerisinde

> Tacidar Seyhan (CHP), 7 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 938 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TACİDAR SEYHAN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarih 4.6.2004. Öneriyi veren Sayın Hanefi Mahçiçek ve bu önerinin altında 21 Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşımın imzası var. Öncelikle bu arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Son derece önemli bir konu. Türkiye'de esnaf, sanatkârın yükü her geçen gün artmaktadır. Bu yükü hafifletmek ve Türk esnaf, sanatkârının sorunlarını gidererek Avrupa Birliği süreci içerisinde uyum sağlamak, Avrupa Birliği ülkeleriyle eşit çalışma düzeyine getirmek ve bunların rekabet gücünü artırmak esas alınmıştır ve çok mutlu olduğum tespitleri de bu arkadaşlar önergelerine başlık yapmışlar. "Çeşitli ve değişikliklerle kısa sürede uyum sağlama sorunu vardır Türk esnafının" demişler; katılıyorum. "Bölgelerarası dengeli gelişmeyi sağlamak zorundayız, bunun da araştırılması lazım" demişler; katılıyorum. "Nitelikli elemanların yetişmesine katkıda bulunuyor, bunun da araştırılması lazım" diyorlar; katılıyorum. "Gelir yelpazesi içerisinde orta sınıfın rolü ve denge unsurudur" diyorlar arkadaşlarımız; katılıyorum. Bunların hepsine katılıyorum.

Katılmadığım bir şey var. Türk esnafı bu kadar zor durumdayken, bu önergeyi Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirmeyen, almayan siyasî iradenin bakış açısına katılmıyorum arkadaşlar. Böyle bir şey olmaz. Bunlar sizin arkadaşlarınız. Bir emek vermişler. Bu, bir yıllık, altı aylık bir konu değil. İki yıl önce vermiş bu arkadaşlarımız bu önergeyi. Her koşulda esnafın sıkıntısı tartışılıyor, Sanayi Bakanı, burada esnafın sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatıyor; ama, bir grup -ki, üçte 2 çoğunluğa sahip- kendi arkadaşlarının verdiği önergeyi Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirmekten kaçınıyor. Burada, ciddî bir eleştirim var değerli arkadaşlarım.

Eleştiriyi ve siyasî yanını bir kenara bırakıyorum. Bakın, size, dikkatle, teknik olarak, içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatayım esnafın. Elimde bir belge var. Bu belge resmî. Bu belgede, işyeri açma izni alan ve izni terk eden esnafların sayısı var.

Değerli arkadaşlar -geçen yılın tamamını söylüyorum- geçen yılın ilk dört ayında esnaf sicilinde kaydını sildiren esnaf sayısı 37 000; ilk dört ayında, marta kadar. Değerli arkadaşlar, bu yılın ilk dört ayında, geçen yılın 35 000'ine karşılık olarak 174 000 esnaf işyerini terk etmiş, bırakmıştır. Bu, ciddî bir sorun.

Değerli arkadaşlar, bir kötü gidiş de şurada: Hepsini teknik olarak inceledim. 2004 yılına kadar sorun yok. Açılan esnaf sayısı 100 ise, 80 tane kapanmış. Yani, bir gelişme görülüyor. Her zaman kapanan esnaf sayısı açılan esnaf sayısından daha az; ama, 2005 yılında denge tersine dönüyor. 146 000 işyeri açılıyor 2004'te, 92 000 kapanıyor. 2004'te de sorun yok; ama, 2005'te 196 000 açılıyor, 282 000 kapanıyor. Demek ki, esnaf zor durumda. 2006'ya geliyoruz, 35 000 açılıyor, 174 000 kapanıyor. Kaç ay içinde; dört ay içerisinde. Bu dört ayın rakamı, geçen yılın tamamının rakamına eşit. Demek ki, bir zorluk var, bir şey, bir sinyal var.

Bizim yapmamız gereken, bu duruma bizi getiren nedenleri araştırmak ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunu değerlendirmek, yasal olarak bu çözüm önerilerini Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşımaktır.

Değerli arkadaşlar, Meclis araştırması içerisinde değerlendirilmesi gereken esnafın sorunlarını kısmen burada dile getirmek istiyorum:

Esnafların talepleri, yaşayabilecekleri, gelişebilecekleri ve hatta, büyüyebilecekleri sağlıklı ortamların kendilerine hazırlanmasıdır. Sağlıklı bir çalışma ortamı istiyorlar bu arkadaşlarımız. Biz, esnaflarla ilgili hangi konuyu gündeme getirirsek getirelim, burada da sosyal boyutu öncelikli kılmak zorundayız; çünkü -Türkiye'de 5 000 000'un üzerinde esnaf var, toplam 25 000 000 kişiyi ilgilendiriyor- Türkiye'deki sosyal boyutun büyük bir bölümünün esnaflarla alakalı olduğunu da unutmamalıyız.

Değerli arkadaşlar, burada birinci sıkıntı vergi. Esnaf üzerinde, eşit gelir dağılımını sağlayamadığımızdan, çok ciddî bir vergi yükü var. Bizim araştırmalarımızda vergi yükü temel alınmalıdır.

İkincisi: Dünyanın her yerinde, gelişmiş ülkelerde dahi asgarî geçim indirimi var. Gerçi, burada, çok kazanan esnaflar, az kazanan esnaf diye ayırmamız çok zor olduğundan bir sıkıntı çekebiliriz; ama, asgarî geçim indiriminin mutlaka uygulamaya sokulması gerekir. Sanayi Bakanımızı da, Maliye Bakanımızı da bu konuda uyarıyorum.

Bir de, Maliye Bakanlığımız basit usulde vergi koydu. Nihaî olarak, nitelik olarak vergide bütünlüğü sağlamak, denetimi tek elden yapmak ve vergi adaletini yaygınlaştırmak, kaçağı engellemek amacıyla, bu sebeplerle vergi koydu. İlk anda, bu, uygulamada Türkiye'yi rahatlatacak görünüyor idi. Ama, değerli arkadaşlar, Türkiye'de, şehrin merkezindeki büyük esnaf ile biz, taşrada, bakkaliyesine 4 tane yağ, 2 tane Sana yağı, 3 tane süt koymuş bakkalı, rafına 4 - 5 tane telefon kılıfı koymuş esnafı, oradaki berberi aynı sınıfa soktuk. Öyle bir vergi yükü altına getirdik ki bunları, basit usuldeki vergide rahat yaşayabilme olanağını bulamayan insanları işlerini terk edecek duruma soktuk. Bu kapanmaların en büyük nedeni budur. Zor geçinen, açlık sınırında bir kazancı olan ve mahallesinde tek işi, alın teri, ekmeği, işyeri olan insanların, yeni bir vergilendirme sistemiyle gelir düzeyi tespit edilerek, gelir dilimleri tespit edilerek yeni bir yöntemle mutlaka ayrılması lazım. Basit usulde vergi kaldırılarak getirilen vergi sistemi, sorunu çözmemiştir, sorunu ağırlaştırmıştır; ama, dargelirliyi, kazanamayanın sorununu ağırlaştırmıştır ve bunlar kazanamadıkları gibi, çok yüksek muhasebe ücretleri ödemek zorunda kalmışlardır. Kendilerinin defter tasdiki konusunda ciddî yükümlülükleri var; defter tasdiklerini yapamayacak, onaylatamayacak kadar büyük bir vergi yükü altına sokulmuşlardır. Bunlar üzerine uygulanan vergi teşviklerinden, koşulların ağırlığı nedeniyle esnaf, sanatkâr yararlanamaz hale gelmiştir.

Türkiye'de, bu ortaya çıkan -kapanan, açılandan çok ise- sorunun en büyük kaynakları budur. Biz, hâlâ bakıyoruz, biz ekonomik dengeye bakıyoruz. Biz, bu kadar durum ortadayken, Meclis araştırması açılmayıp evlerimize gidersek, esnafın içerisine çıkarsak, esnaf, bunun hesabını bize sokakta sorar. Onun için, mutlaka, esnaflarımızın, en büyük gayreti, bu ülkede istihdam yaratmak, sanayi, teknoloji ürünlerini sunmak, onları geliştirmek, rekabet piyasasına sokmak ve alın teriyle kazandıkları parayı adil bir biçimde devlete vergi vermek iken ve bu toplumun yükünü çeken insanlar iken, ezecek ve ezilebilecekleri konumda bırakmak, bizi her zaman sokakta sıkıntıya sokacaktır. Bu ülke bizim. Eğer esnafı rahatlatamazsanız, üretimdeki insanı da rahatlatamazsınız; esnafı rahatlatamazsanız, bu ülkenin dış ilişkilerde rekabet gücünü de sağlayamazsınız. Eğer esnafı rahatlatamazsanız, meslekî eğitimde gelişmeyi sağlayamazsınız; çünkü, esnaf bir gelişmenin merkezidir. Hem meslekî eğitime öncelik verilmeli hem de esnafın varlığı korunarak, bu eğitimin pratikte sağlanmasının yolu açılabilmelidir.

Kayıtdışı ekonomiyle mücadeleye gelince, Türkiye'nin en büyük sorunu, tabiî, kayıtdışı ekonomisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-06-07-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
