# Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2008
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai

> Tacidar Seyhan (CHP), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 1.081 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşülmekte olan tasarı, aslında, Türkiye'nin geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır.

Değerli arkadaşlar, aslında, bu tasarı içerisinde alınan tedbirlerden büyük bir çoğunluğunu bütçe görüşmeleri sırasında veya daha önceki kanun görüşmeleri sırasında, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisinden, yapılması gereken, alınması gereken tedbirler olarak dile getirmiştik ama zamanında bu tedbirler alınmadı. Şimdi, ne zaman ki Türkiye'nin bir enerji sorunu çıktı ortaya, ne zaman ki acil önlem almak gerekti, bu kanunlar hep bir araya getirilerek toplu bir önlem hâline dönüştürüldü ve birbirine karıştırıldı.

Biz şundan yanayız: Ülkede enerjinin arz güvenliğini sağlayabilmek için mutlak tedbirler alınmalıdır, değişiklikler yapılabilir, zamanında yapılabilir ancak bu değişiklikleri yaparken büyük bir özveri ve paylaşım gereklidir değerli arkadaşlarım.

Birincisi; Sanayi ve Ticaret Komisyonu 24 kişilik uzmanlardan oluşuyor. Bu Kanun, bu Komisyonun dikkatinden ve gündeminden sadece Plan Bütçeye yönlendirilmiştir, buradaki arkadaşların birikimi yok sayılmıştır, bu bir hatadır, bu yapılmamalıydı, bu, arkadaşlarımıza haksızlık.

İkincisi, değerli arkadaşlar, böyle önemli bir konuda “Hazırlık yaptık.” deniliyor, tıpkı kumpir gibi birbirinden farklı konular bir araya getiriliyor, karıştırılıyor ve alt komisyona gittiğinde bir bakıyoruz ki önümüzde elliye yakın önerge var.

Değerli arkadaşlar, bu kadar ciddi bir konuda madde sayısının 2 katı kadar önerge olur mu? Şimdi Genel Kurulda da önerge var. Bu şunu gösteriyor: Kanunun hazırlanması sırasında ne kadar deneyimsiz, bilgisiz, araştırmadan uzak bir çalışma yapıldığını ortaya koyuyor değerli arkadaşlarım.

Bakın, Sayın Bakan konuşmasında birkaç şey söyledi: “Biz bu işi biliyoruz, işi bize bırakın.” dedi.

Değerli arkadaşlar, bir de -öcü gibi şundan kaçılıyor- deniliyor ki, “Liberalleşen piyasada kamu yatırım yapmayacak.” “Yapmayacak.” dedi Sayın Bakan. Oysa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonundan geçirdiği Nükleer Yasa Tasarısı’nda da ve oradaki linyitlerin değerlendirilmesi için kömür santrallerinin Afşin-Ebistan’a kurulmasıyla ilgili tasarıda da kamu-özel sektör ortaklığıyla bir santral yapılabileceğini beyan etti ve kanunlaştırdı.

Şimdi, arkadaşlar, kamudan korkmamak lazım. Serbest piyasada kamunun yeri olmaz diyemezsiniz. Kamu, üstüne düşen görevi yapacak, piyasaya müdahale etmeyecek, serbest piyasa da kendi işinde, kendi yönünde dönecek. Kamunun yapması gereken, kamu yatırımlarıyla özel sektör yatırımları arasında rekabette haksızlığı ortadan kaldırmaktır, kamunun yatırımlarını ortadan kaldırmak değildir. Buna öcü gibi bakmamalısınız.

Sayın Bakan “Bu işi biliyoruz.” dedi. Sayın Bakanın söylediği ve tutanaklara geçen ama farklılaştırılmış birkaç şeyi de ben burada söyleyeceğim. Biz bu ülkenin arz güvenliği sıkıntısına düşmesini elbette istemeyiz. Ama ben Sayın Bakanın “Bu var.” diyen arkadaşlarımıza, “Bu ülke elektriksiz kalacak.” diyen arkadaşlarımıza “mazohist” benzetmesiyle yaklaşmış olmasını kınıyorum. Bir bakanın ağzından çıkmamasını isterdim böyle bir lafın. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz. Acaba benim Bakana yönelttiğim suçlamalardan dolayı Sayın Bakan vereceği cevapta bana hangi tıbbi terimi yakıştıracak diye merak etmeye başladım. Bakanın görevi sorulara cevap vermektir, bizlere konuşmalarımızdan, eleştirilerimizden dolayı ruhsal bir hastalık atfetmek değildir.

Sayın Bakan geliyor buraya “Beş ampule üç ampul ekledim.” diyor. Evet, beş ampule üç ampul eklendi ama yedek kapasiteden eklediniz Sayın Bakan. Bu ülkede kullanılan elektriğin üçte 1’i kadar yedek kapasite vardı 2002 yılında. İktidara geldiğiniz günden bugüne kadar “Bulgaristan’dan elektrik almadık, kestik onu.” diyorsunuz. Evet, doğru yaptınız ama elektrik üreterek onu kapatmadınız, yedek kapasiteyi kullanarak kapattınız. Bir doğruyu doğru söylemek lazım, yerinde söylemek lazım. Bulgaristan’dan aldığımız elektriğin kesilmesinin nedeni veya oradan elektrik almamızın nedeni elektrik yokluğu değildi. Elektriğimiz vardı, sözleşme yapılıyordu, hatta bu ülkenin yedek kapasitesi de vardı, sözleşme gereği alınıyordu. Kesilmesi ve yerli kaynaklarımızın kullanılması doğru karardır ama “O gün elektrik yoktu, bugün elektrik var.” demek yanlış bir anlatımdır değerli arkadaşlar. O gün Türkiye'nin yedek kapasitesi vardı. Sayın Bakan Enerji Bakanlığında 50 milyar kilovat saatlik yedek kapasiteyi aldı, 2008’de bu kapasiteyi sıfıra getirdi. Sadece bu bile Sayın Bakanın altı yılda Türkiye’yi getirdiği noktayı gösterir.

“Ben iyi yaptım, işimi iyi yaptım, bana bırakın.” diyorsunuz. Sayın Bakan, işini iyi yaptın. BOTAŞ alacaklarını EÜAŞ’tan alamadı, BOTAŞ alacaklarını belediyeden alamadı ve siz müdahale etmediniz. BOTAŞ da gitti yurt dışından kredi aldı, ona faiz ödedi, bu milletin, fakir fukaranın cebindeki parayı yabancı bankalara verdiniz. Sayın Bakan, siz bu milletin cebinden, doğal gaz zammı yaparken parayı aldınız ancak BOTAŞ, Ankara Belediyesinin, EGO’nun borçlarını kamu zararı göstererek sildi. 700 milyon dolara yakın parayı sildi ve BOTAŞ da bunu görev zararı gösterdi. BOTAŞ gitti kredi aldı. Bu para kimin cebinden çıktı? Kimin parasını sildin sen Sayın Bakan? Hani iyi yönetim? Bu muydu iyi yönetim değerli arkadaşlar? Yani bunu söylemek bizi mazohist mi yapıyor? “Saptırmayın, tarihi hatırlayın.” diyor.

Sayın Bakan geldikten sonra ne yaptı? Bir pembe dizi. Değerli arkadaşlarım, pembe dizinin de bir şeyi var. Bekaa Vadisi’nde pembe dizi çekilir mi? Olmaz. Söylediğiniz şeylerde… Ben Bakandan, şu kürsüye çıktığında “Ya arkadaşlar, biz şunları yaptık ama burada da eksiğimiz var. Sizin de desteğinizle şunları yapacağız.” demesini beklerdim. Yok böyle bir şey. Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda bas bas bağırdık, iki defa geçen Kanun’u yenilemek zorunda kaldık. Teşvikleri gündeme getirdiğimizde “Bu teşvik olmaz.” dediler, bugün bizim söylediğimiz teşvikler kanunun içerisinde yer alıyor. Kim verecek bunun cevabını? Değerli arkadaşlar, olmaz böyle bir şey. Biraz da…

E, Bakan hiç mi bir şey yapmadı? Elbette yaptı. Bir ülkede devletin sürekliliği esastır. İşin başında, bakanı bırakın, o kurumların yöneticileri bile bu kadar işi yapar. Deniliyor ki: “Biz 3 bin küsur megavat devreye aldık.” Sayın Bakan, o devreye aldığınız bütün santrallerin yatırımı siz iktidara gelmeden önce yapılmıştı. Şimdi yatırımlar yapılmıyor mu, şimdi projeler yok mu? Var. Şimdiki projeler içerisinde önemli projeler de var. Ama Türkiye’ye “Bu yenilenebilir enerji yatırımları rahatlatacak.” diye bir mesaj verirseniz bu ülkeyi karanlığa götürürsünüz.

Değerli arkadaşlar, o projelerin en az yüzde 60’ı gerçekleşebilir projeler değildir ve yüzde 40’ı için de Türkiye’de büyük bir finans sıkıntısı vardır. Bu nedenle, Türkiye'nin geleceğine doğru bakmak lazım. Türkiye’de geç kalınmıştır, yenilenebilir enerji kaynaklarının harekete geçirilmesinde, yatırım planlaması yapılmasında geç kalınmıştır. Burada tarihe not düşüyorum: Bu ülke geçmişte eleştirdiğimiz, yüzde 51’e çıkan, yüzde 60’lara doğru yürüyen doğal gaz çevrim santrallerine mahkûm bırakılmıştır. 2020 yılına kadar hangi iktidar gelirse gelsin, bugünden sonra, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu ülkenin enerji ihtiyacını karşılayamayacak. Maalesef, yerli kaynakların oranı artamayacak. Aksi olacak, bu ülke doğal gaz çevrim santralleri yapmaya devam edecektir. Bunun sorumlusu Sayın Bakandır, bunun sorumlusu Hükûmettir, zamanında tedbir almamaktır.

Daha geçen yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonunda Sayın Bakan “Biz nükleeri de getiriyoruz.” dedi ve hepimize ne dedi biliyor musunuz orada? “Beş yılda bu iş tamam.” Sayın Bakan cevap versin, bir yıl geçti, daha ihale edemediniz. Geriye kaldı dört yıl. Sayın Bakan, soruyorum: Dört yılda, söylediğiniz gibi, 2,5 milyar dolara bu nükleer santrali yapıp Türkiye’ye dört yılda bir nükleer santral kazandırabilecek misiniz? Arkadaşlar, bu işler lay lay lom değil ki. Çocukluk hastalığıyla, “Yaparım, ederim.” demekle olmuyor. Altı senedir Bakanın bütün konuşmalarını inceledim. Ne zaman enerji krizi gündeme gelse ya “Kömür buldum.” diyor ya “Doğal gaz buldum.” diyor ya “Petrol buldum.” diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
