# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.719)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mart 2011
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.719)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2011-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmu

> Tacidar Seyhan (CHP), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.719)); konuşma 1.099 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Adana’ya yeni bir üniversite kuruluyor. Adana bir teknoloji kenti ve kurulan üniversite, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. Bu üniversitenin kuruluşu konusunda hiçbir siyasi partinin olumsuz bir şey söylemesi beklenemez ve biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu üniversitenin Adana için çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz ve biliyoruz ancak sekiz buçuk yıldır Adana’da yeni bir üniversite kurulmamış olmasının üzüntüsünü de yaşıyoruz, bu bir zaruretti ve gecikti.

Peki, bu üniversiteyi Adana’ya kurmanın amacı nedir? Herhangi bir üniversite değil bu, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. O zaman, burayı bir bilim yuvası hâline getireceksiniz ve teknolojinin merkezi yapacaksınız. Peki, bu, şu anki tabloyla uyuşuyor mu? Sayın Adana milletvekillerimiz, Adana konusunda bilgi verdiler. Değerli arkadaşlar, bir dolu endişemiz var. Adana için bu üniversite isabetlidir ama her üniversite isabetli diyemeyiz. Çok ciddi bina ve öğretim üyesi sıkıntıları çeken üniversiteler var. Bir gün bu oturacak diye biz üniversite açmaya devam edersek, Türkiye’nin geleceği yer, içinden çıkılmaz bir nokta olur ve liyakati biz sıfıra indiririz.

Bugün yeni yeni profesörler türüyor, her gün yeni birinin profesör olarak atandığını, profesörlük unvanı aldığını görüyoruz. Değerli arkadaşlar, endişelerimizden biri de 12 Eylül profesörleri gibi 12 Haziran profesörlerinin bu dönemde türemesidir. Bunu bir siyasi yatırım aracı olmaktan çıkarmak lazım. Bakın şimdi, bu tablo içerisinde mevcut üniversitelerde olmasını istediğimiz şeyleri sayarak diğer eleştirilerime geçeceğim.

Çukurova Üniversitesinde bir gen merkezi var, Sayın Erbatur söylemişti, hepimiz biliyoruz. Değerli arkadaşlar, oralarda gen araştırmaları sürdürülüyor ancak Türkiye’deki gen araştırmalarının sonucunda patent konusu gündeme geldiğinde, patent alınmış mı diye bakıyorsunuz, hayır. Böyle bir eksiklikle Türkiye yaşayamaz. Dışarıda, ithalatımızın… Örneklemeden bahsediyor… Oransal olarak Patent Enstitüsünden bir çıkarırsanız, bir de araştırma sonuçlarını çıkarırsanız, kaç oranda patent alındığını görürsünüz. Yüzde 2,5 tartışılmaz arkadaşlar, “yaptık” denilmez. Eğer siz gen bankasında elde ettiğiniz verilerin yüzde 2,5’una patent alıyorsanız, bu, geleceğe dönük, kendi emeğinizi dışarı avucunuzla vermek anlamına gelir. Ben bir meselenin eksikliğine dikkat çekiyorum. Burada hepimizin görevi var.

Değerli arkadaşlar, biz, Türkiye’de, dışarıdan getirdiğimiz know how ve dış yatırımların yüzde 17’sini direkt patent olarak ödüyoruz. Yazık değil mi bu ekonomiye? Yani, bakın bizim ithalat kalemlerimize, ihracat kalemlerimiz içerisindeki payı bile yüzde 15’in üzerinde. Üretiyorsunuz ama patent ödüyorsunuz. Böyle bir ülkenin kalkınması mümkün mü?

Geliyoruz Adana’ya. Değerli arkadaşlar, Sayın Milletvekilim saydı, dedi ki “Sayın Başbakan geldi Adana’ya.” Ee, ne yaptı Adana’da? “34 tane fabrika açtı.”

FATOŞ GÜRKAN (Adana) – 36…

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – “36” diyorsunuz, değil mi? Peki, güzel.

Arkadaşlar, elimdeki veriler… Şimdi aradı arkadaşlarımdan büyük bir çoğunluğu, ben çoğunu biliyorum. 1 tanesi tam iki buçuk yıl önce faaliyete girdi, Sayın Başbakan açılışını yaptı.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Açmaya zaman bulunamıyor.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – 7 tanesi genişletme çalışmalarını yapmış, sadece işletmesini genişletmiş, genişletme çalışmaları üç yıl önce yapılmış. Tamam, söyleyelim, bu özel sektör.

Peki, istihdam, istihdam ama o milletvekilimiz bir şeye cevap versin: Bu dönemde Adana’da kaç sendikalı işçiyi sokağa koyduk? 12.500. Peki, bu Meclisten geçirdiğiniz yanlış teşvik politikasıyla Adana’dan kaç fabrika Osmaniye’ye taşındı, gelsin, sayısını buradan söylesin.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Tacidar Bey, güzel şeylerden bahsedelim, Adana’ya ikinci üniversiteyi kuruyoruz. İkinci üniversiteyi kuruyoruz, bunun coşkusunu yaşayalım.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – Evet, işte bunlar da güzel şeyler.

Şimdi, burada…

AHMET KOCA (Afyonkarahisar) – Başarıyı paylaşalım.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – Evet, tabii, başarıyı paylaşacağım.

Eğer o milletvekilleri beş senedir “Ceyhan’ı endüstri bölgesi yapacağız.” deyip -Sayın Sanayi Bakanı da buradaydı- oranın endüstri bölgesi kararını dahi beş yılda zor aldıysa, oranın yönetiminin sanayi odasına devredilmesi gerekirken sadece “Cumhuriyet Halk Partili” diye devretmeyip iki yıldır bekletiyorsa ben buradaki gelişmeyi “gelişme” diye anlatmam. Peki, arsa tahsisini niye yapmadınız beş senedir, niye? Siz yaptıklarınızı anlatacaksınız, biz yapamadıklarınızı. Yaptıklarınız, bir emniyet amirliğinin, ilçede iki katlı bir yerin açılış binasını burada ifade etmekse, devletin pratiği içerisinde olan şeyleri bu ülkeye ciddi bir katkı gibi anlatmaksa ben bir şey diyemem…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Garanti Bankasını açmış.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – …Garanti Bankasının şubesinin açılışıysa buna bir şey diyemem.

Elbette, bu ülkenin her kaynağı önemlidir ama siz, bizim Ceyhan’da “Dünyaya hitap eden bir petrol merkezi kuracağız.” diyerek sekiz buçuk yıldır Adana’yı ve Adanalıyı oyaladıysanız, bugün orada bir tek tesis dahi kurulmadıysa önce bunun neden olmadığını bir muhasebe etmeniz lazım.

FATOŞ GÜRKAN (Adana) – Tesis kuruldu, nerede kurulmadı?

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – Nerede kuruldu efendim?

Endüstri bölgesi daha açılmadı, vaat ettiğiniz kimya endüstri bölgesi de açılmadı, bir tek temel bile atılmadı. Bir tek fabrika ismini buradan hitap edin… Edemezsiniz.

FATOŞ GÜRKAN (Adana) – Millete gider, görürsünüz.

TACİDAR SEYHAN (Devamla) – İhtisas bölgesi de açılmadı, arsa tahsisi de yapılmadı. O arsa tahsisi, göreceksiniz, siyasi iradenin etkisi altında yapılacak. Neden yapılmadı? Bakû-Ceyhan petrol boru hattı gelmediği için. Neden rafineriye izin verilmedi? Çalık’ın rafineriye yatıracak parası olmadığı için.

Değerli arkadaşlar, hem biz farkındayız hem siz hem Türkiye farkında. Adana’ya Bilgi ve Teknoloji Üniversitesi açılsın, hatta, ben TÜBİTAK’ın, Marmara Araştırma Merkezi gibi, Adana’da, güneye hitap eden, oradaki gelişmeleri araştıracak bir araştırma merkezini de Adana’da kurmasından yanayım, tez günde, vakit geçmeden, bu Meclisin de oraya kadro vermesinden yanayım. Adana bunu hak ediyor ve Adana, Türkiye'nin teknoloji merkezi olmasına aday ama bana birilerinin çıkıp Adana’nın sekiz buçuk yıldır niye durağan bir ekonomi içerisinde olduğunu anlatması lazım, rakamlarla konuşsunlar. Siz açtığınız yerleri söylediniz, ben kapanan yerleri söyledim. Adana’nın kaybettiği, bu dönemde kazandığından daha fazladır değerli arkadaşlarım. Adana, maalesef, açılışı iki köprülü kavşakla tarif edilecek bir yer değildir. Belediye hizmetleri statüsündeki bir yeri Hükûmetin yegâne faaliyetleri gibi anlatmak, maalesef, teknoloji alanında bir ufuk eksikliğinin göstergesidir. Açtığınız üniversite Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, övündüğünüz şey köprülü kavşak ve bir genişletme çalışması. Böyle bir şey olur mu değerli arkadaşlarım?

Bilim ve teknolojide eğer siz üniversitenizde ürettiğiniz şeylere patent alınmasına önderlik edemiyorsanız, eğer siz teknoloji faaliyetinde devletin teşvik priminden bir ilden sanayi göçü yaratmışsanız, burada diyecek çok fazla bir lafınız yok. Önce o yarattığınız sanayi göçünün burada hesabını vermeniz gerekir. Biz, üniversite yapılsın ve devam etsin istiyoruz ama orada liyakat sahibi kadroların atanmasından, gerçekten Adana’ya yakışır rektörlerin o üniversitede kendi iradesiyle seçilip öğretim üyeleriyle birlikte hizmet etmesinden yanayız; buna hiç kimse itiraz edemez. Elbette süreç içerisinde bir şeyler yapılmıştır. Tarih hepimize, her siyasi dönemde, devletin bekasını göstermiştir. Devlet işlerken devletin hizmetleri de A, B, C oranında işler. “Hiçbir şey yapılmadı.” demek mümkün değildir ama eğer bir şeyi bulunduğu noktadan ileri taşıyamamışsanız o noktada bir şey söyleme hakkınız yoktur. İşte, Adana, bu dönemde, bulunduğu noktadan ileri taşınmamıştır, sanayi göçü verdirilmiştir, sermaye göçü verdirilmiştir. Bankadaki parayla, mevduatla övünmek yerine, bir iktidarın övünmesi gereken, mevduatın sanayiye, yatırıma, üretime akıtılmasıdır değerli arkadaşlar. Üretime akmayacak, yatırım kaynağı oluşturmayacak, bankada sadece faizde duracak. Bu mevduat bir ilin övünç ve gurur kaynağı olamaz; sadece, o ekonomiyi kullandıramadığınız için bir iktidarın üzüntüsü olmalıdır.

Üniversite için emeği geçen arkadaşları kutluyor, hayırlı olsun diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.719)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2011-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
