# Ham Tutanak Metni

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tamer Osmanağaoğlu (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Ham Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5485
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tamer-osmanagaoglu-2026-11-04-ham-tutanak-1

> Tamer Osmanağaoğlu (MHP), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Ham Tutanak Metni); konuşma 1.682 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TAMER OSMANAĞAOĞLU (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Sayın Bakanım, Komisyonumuzun değerli üyeleri, Bakanlığımızın kıymetli bürokratları; hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, bütçenizin hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Şüphesiz, ticaret hacminin artırılması, ihracat oranlarının yükselmesi, yeni pazarların bulunması, gümrüklerin daha da profesyonel ve ticareti destekleyici çalışmalarının temini, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın gerçekleşmesi için gereken istikrarlı bir büyümenin de temel taşlarını oluşturacaktır. Bu manada, ilgili kurumların çağın gereklerine uygun şekilde kurumsal dönüşümlerini gerçekleştirmesi, teknik ve idari kapasitelerini artırması önem arz etmektedir. Özellikle 2020 senesinde yaşanan küresel pandeminin üretim ve lojistik ağlarda oluşturduğu tahribat bu dönüşümün ne kadar önemli olduğunu da göstermiştir. 2022'de başlayan Rusya- Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı kriz ise özellikle gıda, ham madde ve enerji alanında meydana getirdiği aksaklıklarla sistemin eksiklerini görmemizi acı da olsa mümkün kılmıştır. Yaşanan gelişmeler kurumsal dönüşümün önemini göstermekte küresel tedarik zincirinin ne kadar hassas olduğunu da ortaya koymuştur. 2020 ve 2022 yılında yaşanan küresel travmaların ardından 2023 yılında yine küresel ölçekte uygulanan sıkı para politikalarının ana pazarımızdaki talepleri etkilemesi ekonomik durgunluğu da beraberinde getirmiştir. Elbette küresel sistemdeki bu dalgalanmalara rağmen Türk ekonomisinin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı politikalarla dünya ticareti içerisindeki pozisyonunu güçlendirdiği gerçeği de takdiri elbette hak etmektedir. Ülkemizin ihracatının ekim ayında yüzde 8,1 artarak 25 milyar 885 milyon dolara ulaşması yıllıklandırılmış ihracatımızın 285,6 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkması, küresel sistem içindeki pozisyonumuzu güçlendirme iradesinin bir sonucu olarak değerlendirilebilecektir elbette. 2020 ve 2022 yılında yaşanan küresel travmaların ardından 2023 yılında yine küresel ölçekte uygulanan sıkı para politikalarının ana pazarlarımızdaki talepleri etkilemesi ekonomik durgunluğu da beraberinde getirmiştir. Bunun üzerine 127,4 milyar dolarlık hizmet ihracatını koyduğumuzda ortaya çıkan mal ve hizmet ihracatının toplamda 413 milyar doları aşması hem büyüme motivasyonumuzu hem de geleceğe dair umutlarımızı da artırmaktadır; Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın en önemli safhasından geçtiğimiz bir süreçte verimlilik ve rekabet gücünü esas alan, döviz girdisini artıracak, hizmet ticaretine yönelik çalışmaları teşvik eden, sürdürülebilir büyüme hedefine bizi daha da yaklaştıracaktır, dolayısıyla ihracata dayalı büyüme anlayışını tatbik etmemize de vesile olacaktır; uzun vadeli kalkınma vizyonuna katkı sunacak küresel tedarik zincirindeki çeşitliliğin artması eğilimini göze alarak bu gerçeklere göre konumumuzu da elbette güçlendirecektir. Mümkün olan tüm sektörlerde uluslararası varlığımızı perçinleyerek teşvik edici önlemlerin alınmaya devam edeceğini umut ettiğimizi de ifade etmek isterim. Özellikle enerji ve emtia fiyatlarındaki coğrafi ve küresel sebepli istikrarsızlıkları da göz önünde bulundurduğumuzda "terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Bütün kurum ve kuruluşlarımızla, statü sahibi bütün dinamiklerimizle ve elbette milletimizle aynı hedefe bakarak ve aynı istikamette yürüyerek ulaşılabileceğine iman ettiğimiz "terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" idealinin dünya ticaretinin merkezlerinden biri olma gayesiyle hareket eden Türkiye'nin olmazsa olmazı olduğu net bir şekilde ortadadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin "İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir, siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara'dır, siyasette yöntem olarak ayırsak da yönümüz Türk istiklali ve egemenliğidir." sözleriyle işaret ettiği hedefin ticaret merkezi bir Türkiye stratejisinin müjdecisi olduğunda şüphe yoktur. Sayın Bakanım, Değerli Komisyon üyeleri; Türkiye'nin kolay, güvenli, hızlı ve kaliteli ticaret merkezi olması adına atılan adımları önemsiyor, yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracatı mümkün ve kalıcı kılacak stratejileri hayata geçirme konusundaki Sayfa: 21 çabaları ciddiyetle müşahede ediyoruz çünkü biliyoruz ki gümrük işlemleri Bakanlığımızın en önemli görev alanlarından birini oluşturmaktadır, kaldı ki ülke güvenliğinin gümrük kapılarından başladığı da bir gerçektir çünkü uluslararası idarelerde standartların yakalanması, yükümlülüklerimizin gereği bürokratik ve maliyet kalemi endeksli yükün azaltılması, etkin kontrol yöntemlerinin uygulanarak kaçakçılığın önlenmesi bu manada önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda atılan adımları, gümrük idaresinde sürdürülen modernizasyon ve yapım projelerinin tamamlanarak yeni gümrük tesislerinin hizmete açılmasına verilen önemi yerinde gördüğümüzü de ifade etmek isterim. Türkiye'nin lojistik performansını doğrudan etkileyecek, gümrük hizmetlerini daha hızlı hâle getirecek, gümrük kapılarındaki beklemeleri minimize edecek bazı çalışmaların yapılıyor ve yapılacak olması da son derece önemlidir. Bu minvalde, gümrük kapılarındaki yoğunluğun ölçülmesi, bekleme sürelerinin azaltılması ve gecikmelerin önlenmesi amacıyla yürütülen Gümrük Kapıları Saha Analiz Programı'nın ilk aşamasının tamamlandığı da bilinmektedir. Hatta geçen gün yaşadığımız, özellikle Avrupa'ya ihracatımızda tırlarımızın kapılarda beklemesinden dolayı Ticaret Bakanlığımızın ortaya koyduğu tavrı da sonuna kadar destekliyorum, ondan dolayı da Ticaret Bakanımıza, Bakanlığımızın bütün bünyesindeki kurumlara ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca, liman sahalarına girişlerde araç geçiş sürelerinin hızlandırılması ve sıkışıklığın önlenmesi amacıyla geliştirilen Liman Kapı Otomasyon Sistemi projesinin Mersin Limanı'nda devreye alındığı da bilinmektedir. Bu uygulamaların dış ticaret süreçlerinde zaman kayıplarını azaltacağı, lojistik verimliliği artıracağı da düşünülebilecektir. Diğer yandan, gümrük kapılarındaki altyapı ve dijitalleşme yatırımlarının devamının sağlanması sınır kapılarındaki geçişleri daha da hızlandıracaktır. Kapıkule, Sarp ve Gürbulak başta olmak üzere yüksek işlem hacimli kapılarda kapasitenin artırılması da yerinde görülmektedir ama yine de insan gücü ve teknik kapasitenin artırılması gerektiği de gözlemlenmektedir. Ayrıca, jeopolitik konumumuzdan istifade edilerek geleneksel sektörlerde yerli üreticilerin rekabet gücünü artıracak lojistik imkânlarımızın geliştirilmesi gerektiği de ortadadır. Öte yandan, Milliyetçi Hareket Partisi olarak uzak ülkelerle ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi, var olan potansiyelin değerlendirilmesi hususundaki fikirlerimiz ile Türkiye'nin dünya ticareti üzerinde payının artırılmasına yönelik düşüncelerimizi de paylaşıyoruz. Bu manada, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlara erişiminin kolaylaştırılması ve yeni iş bağlantıları kurmalarının sağlanması amacıyla geliştirilen ticaret heyeti programları çok yerinde ve olumlu görüyoruz. Firmalarımızın hedef pazarlardaki yabancı şirketlere ilişkin iş görüşmelerini gerçekleştirerek yeni ticari iş birlikleri geliştirme fırsatı bulduğu ortadadır. Firmalarımızın uluslararası arenadaki rekabet gücünü de artıracak bir diğer dinamik olan yurt dışındaki ticaret temsilciliklerimizin artırıldığını da elbette görüyor ve müşahede ediyoruz. Bu kapsamda, 2026 yılında 114 ülkede ve 168 merkezde görev yapan 221 ticaret müşaviri ve ataşesi aracılığıyla firmalarımızın hedef pazarlara dair bilgilere erişebilmesi sevindirici olmakla birlikte bu çalışmalara ivme kazandırılması, elimizdeki bu dinamiklerin en etkin şekilde kullanılması da beklentimizdir. Elbette ihracatımızın geliştirilmesi kadar yerli üreticilerimizin korunması ve adil rekabet koşullarının sağlanarak muhafaza edilmesi de önem arz etmektedir. Bu minvalde, yerli üreticilerin ithalattan korunması, haksız rekabetin altında ezilmemesi ve onlar için adil rekabet koşullarının sağlanması da önem arz etmektedir. Damping ve sübvansiyonlu ithalata karşı önlemler her zamanki gibi önemini korumaktadır. Kaldı ki bu önlemlerin karşılıksız kalması için yapılan girişimlere karşı alınacak önlemlerin uygulanması da ehemmiyetini artırmaktadır. Bir diğer konu da ihracatçılarımızın finansmana erişiminin kolaylaştırılması hususudur. Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda, Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi aracılığıyla ihracatçılara yönelik finansman ve destek mekanizmalarının daha işlevsel hâle getirilmesi, firmalarımızın faaliyetlerini sürdürebilirliğinin bu dinamiklerle de desteklenmesi hedefinden vazgeçilmemesi gerekmektedir. Ülkemizde milyonlarca vatandaşımıza istihdam sağlayan perakende sektörü güvenli ve erişilebilir bir gıda temini konusunda ciddi ve stratejik bir yer tutmaktadır. Böylesine devasa bir sektörün sağlıklı işleyişi için gereken etkin denetimin gerçekleştirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması hem vatandaşlarımız hem de sektörün geleceği açısından reddedilmeyecek bir önem taşımaktadır. Elbette tam bu tedarik sürecinden bahsetmişken özellikle salgınla birlikte değişen tedarik eğitimleri de dikkatlerden kaçmamıştır. Hem ekonomik hem de sosyal aktivitelerin uzaktan gerçekleştirilmesi, ticarette dijital dönüşümü beraberinde getirmiş, e-ticaret alanındaki çalışmaların da önemini katlamıştır. Diğer yandan, yasa dışı ticaretin ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik alınacak önlemler de gün geçtikçe ehemmiyetini artırmaktadır. Yeni nesil usulsüzlüklere zemin hazırlayan eksikliklerin giderilmesi, yasa dışılığının ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi için devamlı surette kendisini güncelleyen denetim mekanizmaları oluşturulması da zaruridir. Bu manada, bilgi teknolojilerinin etkin bir şekilde kullanılması da yerindedir. Şükürler olsun ki ülkemiz hem insan kaynağı hem altyapısı hem de ticaret ahlakı açısından çok büyük bir birikim hazinesine sahiptir. Ne var ki memleketin emekçisinin ve emeğinin karşılığını tam olarak alabilmesi için katedilmesi gereken bir hayli de yol olduğu ortadadır. Evet, çok mesafe katedilmiştir ama hâlâ hak ettiğimiz yerde olmadığımız da açıktır. Bu sebeple, bugüne kadar katedilen mesafenin üstüne esnaf ve sanatkârlarımızı da destekleyecek, istihdamı da artıracak bir şekilde kredi, vergi, prim gibi teşviklerin artırılması, yeni girişimcilerin ekonomimize kazandırılması için atıl durumda bulunan dinamiklerin ve araçların harekete geçirilmesi, Sayfa: 22 girişimcilerimize ve var olan esnaflarımıza rehberlik hizmetlerinin geliştirilerek devam etmesi, destek mekanizmalarının verimliliğinin artırılması öncelikli beklentiler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, tüketicinin korunmasına yönelik ve piyasalarda güven ortamının güçlendirilmesine dair denetim mekanizmalarının içinde reklam denetimlerinin artırıldığını da görmek sevindiricidir. Bakanlığımız bünyesinde Reklam Kurulunun başta sosyal medya olmak üzere televizyon, radyo, yazılı basın, internet ve diğer mecralarda yayınlanan reklamları incelemede gösterdiği hassasiyet vatandaşlarımızın aldatıcı reklamlara ve haksız ticari uygulamalara muhatap bırakmaması konusunda önemli bir yer tutmaktadır; bunu çok iyi takip ettiğinizi de biliyor, bundan dolayı da sizlere teşekkür ediyorum. Sayın Bakanım, Komisyonumuzun değerli üyeleri; devlet ciddiyetinin abideleşmiş şahsiyeti, dürüstlük ve yolsuzlukla mücadele denildiğinde akla gelen isim olan eski Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak'ı Ticaret Bakanlığımızın bütçesinin görüşüldüğü bu toplantı vesilesiyle de rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün dahi Ticaret Bakanlığımızın geleceğine dair iradesini ve tavrını temsil eden, duruşunun aynı zamanda millî birlik mücadelemizdeki kararlılığında memba olduğu unutulmamalıdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzü gerçekleştirmek için var gücümüzle çaba sarf ettiğimiz bir dönemde insana yaraşır yeşil ve dijital dönüşümü tamamlamış, tam istihdamla sürdürülebilir kalkınmayı temin etmiş bir Türkiye tahayyülünün stratejilerini uygulamak hepimizin en büyük sorumlulukları arasındadır. Bu sebeple, Ticaret Bakanlığımız tarafından ihracatın geliştirilmesinden yerli üreticilerimizin korunmasına, tüketicilerin ve haklarının gözetilmesinden esnaf ve sanatkârların desteklenmesine, kooperatifçilik faaliyetlerinden gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesine kadar geniş bir alanda yürütülen her çalışma önemli, her politika tarihe karşı reddedilmeyecek bir sorumluluğun da sonucudur çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın en önemli cazibe ayaklarından biri ticaretini geliştirmiş bir Türkiye olacaktır. Hatırlatmakta fayda görüyorum: Elbette ihtiyacımız olan bilgi, birikim ve değerler etrafında şekillenmiş kurallar manzumesi eşsiz tarihimizin bir lütfu Ahilik geleneği olarak önümüzde durmaktadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin ifade ettikleri gibi: "Bugün modern yönetim biliminin 'yeni' diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir? Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz kalite yönetiminin ilk yazılı tohumları 16'ncı yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleri'yle bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın pabucunu dama atan o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi? Bugün pazarlamada 'dış müşteri memnuniyeti' dediğimiz şey, Ahiliğin müşteriyi velinimet sayan o derin saygısı değil midir? Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi modern yönetim literatüründeki mentörlük kuramının da ta kendisi değil midir? Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan otokontrol ve adil fiyatlandırma günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir? Ahilik, sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik tarihten yükselen en güçlü ve en işlevsel rehberdir." Sayın Bakanım, bu duygu ve düşüncelerle Ticaret Bakanlığımızın hem milletimiz hem devletimiz için hayırlar getirmesini temenni ediyor, bütçemizin hazırlanmasında emeği geçen her bir arkadaşımızı emeklerinden dolayı kutluyorum. Hepinizi bir kez daha saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum, bütçeniz hayırlı olsun diyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Tamer Osmanağaoğlu (MHP, İzmir). “Ham Tutanak Metni”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tamer-osmanagaoglu-2026-11-04-ham-tutanak-1 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5485

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
