# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab

> Taner Yıldız (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.); konuşma 1.046 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA TANER YILDIZ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı 2005 malî yılı bütçe görüşmelerinde Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım; heyetinizi şahsım ve AK Parti Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Dünyanın çeşitli bölgelerinde, özellikle gelişmiş ülkelerde, ekonomik gelişimin yönünün, enerji/yoğun ağır imalat sektöründen daha hafif sanayilere ve hizmet sektörüne doğru kayması beklenmektedir.

OECD dışı ülkelerde enerji etkinliğinin artması ve hafif endüstrilere yönelişten, gelişmiş ülkelerde ise hizmet sektörüne kayıştan dolayı, enerji yoğunluğunun azalması öngörülmektedir. Enerji yoğunluğu, bildiğiniz gibi, gayri safî millî hâsıla birimi başına düşen toplam birincil enerji kullanımıdır.

Halbuki, gelişmekte olan ülkelerde durum bunun tam tersidir. Enerji talebi ile gayri safî millî hâsıla arasında doğrusal bir ilişki vardır ve bu artışa paralel olarak da enerji talebi artar. O yüzden, enerji yatırımlarına, doğru politikalarla yön vermek zorunludur.

Enerji sektöründe, Bakanlığımız, başından beri, uzun vadeye yönelik tüm kesimlerce benimsenmiş bir projeksiyonla -ancak stratejik tercihleri kullanan bir projeksiyon- ne tamamen serbest piyasa kurallarını ne de tamamen devletçi politikaları içeren bir anlayışın olduğu, dinamik, denetleyici ve düzenleyici bir politika oluşturucu, yenilenebilir kaynakların kullanımı, kaynak çeşitlendirmesi ve kamu yararı gibi önceliklerin olması gereken hedefleri dikkate almaktadır.

Bakanlığımız, enerji politikalarını oluştururken, sektörün sivil toplum örgütleri, masanın her yanında bulunan kurumlar, kuruluşlar, kamu ve özel sektör, yerli yabancı bütün yatırımcılar, düzenleyici kurum EPDK, ilgili bakanlıklar, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ve danışman firmalar dahil, katılımcı bir ortamda toplantılar düzenlemektedir. Tabiîdir ki, hükümet politikaları, hatta enerjide oluşturulmaya çalışılan devlet politikaları, diğer mevcut dengeleri de dikkate alarak son kararı oluştururlar. Örneğin, Dünya Enerji Konseyi Türk Millî Komitesince, Eylül 2003'te düzenlenmiş olan Türkiye 9 uncu Enerji Kongresi gerçekleştirilmişti. Söz konusu kongrede, enerji sektörünün yerli ve yabancı hemen hemen bütün yapıcıları vardı ve 80'e yakın bildiri sundular. Kongrede, enerji sektöründe serbestleşme, yeni politikalar, stratejiler ve sosyoekonomik etkileşim ve birçok sektörel konuya değinildi.

Sonuç bildirgesinde 40 kadar noktaya dikkat çekildi, Bakanlık çalışmalarında üzerinden bir yıl geçen bu toplantının sonuçlarının dikkate alındığı ve ilgili konularda çalışılmaya devam edildiği yönünde kanaat oluştuğu görülmektedir; buna benzer birçok toplantıda olduğu gibi.

Ayrıca, toplumun bütün katmanlarının, oluşturulan politikaya katkı koymaya çalışması da dikkat çekicidir.

Tabiî ki, önemli bir değişim yaşıyoruz. Kısa vadeli problemler ve kısa vadeli çözümler var, uzun vadeli problemler ve buna paralel uzun vadeli çözümler var. Koordinasyon, serbest piyasanın oluşması, arz ve talebin istenilen düzeyde ve hızda gelişmemesi, gerçek ve çıplak maliyetlere, birkısım sorunlardan dolayı yeterince, zamanında ulaşılamaması, ortak dil temini, sıkıntılı bürokratik mazi gibi, daha iyi noktalara gelmemizi gerektiren konular ise, Bakanlığımızın uğraşı portföyü arasındadır.

Yerli kaynakların yatırım önceliklerini ve anaüretim stratejilerinin tespiti için, enerji talebinin güvenilir bir şekilde karşılanması, yeni kurulacak üretim tesislerinin zamanlaması, miktarı ve kompozisyonu hakkında karar vericilere, yatırımcılara ve tüm piyasa katılımcılarına yol göstermek amacıyla yapılmaktadır. Böylece, piyasa aktörlerinin elektrik üretim sisteminin arz güvenliğini takip ederek, yatırım kararı vermelerinde yardımcı olabilecektir.

Sektörde, hangi yerli alternatif kaynağın üretimde önceliğinin olduğu, zamanlaması ve maliyetlerinin nasıl hesaplandığının sorulduğunu görmekteyiz. Bakanlığımız bunları detayıyla hesaplarken, minimize edilen maliyet, üretilen alternatif planları karşılaştırmak için gerekli ekonomik kriter olup, üretim sistemine ilave edilecek termik ve hidrolik santrallarının yatırım maliyetleri, sistemdeki bütün termik santralların yakıt ve yakıtdışı işletme maliyetleri, tüm hidrolik santrallarının işletme maliyetleri, termik santrallar için yapılan emisyon kontrol tesislerinin yatırım ve işletme maliyetleri ile sağlanamayan enerji maliyetlerini kapsayan toplam maliyettir. Buradan toplam sistem maliyetine geçilmektedir. Bu maliyetler, referans yıla indirgenmek kaydıyla, bütün aday üretim tesislerinin aynı baza getirilerek, biri biriyle yarışması sağlanmıştır ve bu çalışmaya devam edilmektedir.

Çalışmada kullanılan veriler, kendi sektörleriyle alakalı olarak, hidrolik santrallarla ilgili bilgiler DSİ ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi, mevcut ve aday termik santrallarla ilgili bilgiler EÜAŞ'tan, yerli linyit ve taşkömürü potansiyeliyle alakalı bilgiler TKİ ve TKK'dan ve doğalgaz tüketimiyle ilgili bilgiler de BOTAŞ'tan alınmaktadır.

Enerji, sanayi ve istihdamla iç içedir. Tüketilen her 5 sentlik enerjiyle 1 dolarlık katmadeğer oluşturulmaktadır. Önceleri ise, sunulamayan her 5 sent ile enerji, vergide, işçiden, kazancından, kısaca her bireyin satın alma gücündeki kayıptan karşılanacak diye bahsederdik. Şu an geldiğimiz noktada ise, sunulamayan bir enerji olmadığı gibi, ucuzlama eğilimli 11 milyar kilovat/saatlik bir enerji fazlasından bahsedebiliyoruz.

Tabiî ki, puant güç talebi 2012 yılında yedeksiz başa baş karşılanırken, enerji talebinin yedeksiz başa baş olarak proje üretimine göre 2010 yılında, güvenilir üretime göre ise 2009 yılında karşılanacağı görülmüştür.

Arz ve talep tahminlerinde ise kısaca şundan bahsetmek mümkündür: 2003 yılı rakamlarıyla, 24 000 000 ton eşdeğer petrol, tüketimdeyse 84 000 000 ton eşdeğer petrol; bunun yüzde 38'lik kısmı petrolden, yüzde 27'lik kısmı kömürden, yüzde 23'lük kısma doğalgazdan ve yüzde 12'lik kısmı da hidrolik ve diğer kaynaklardan sağlanmaktadır. 2010 yılında, bunun, bir öngörüyle, 126 000 000 ton eşdeğer petrole denk geleceği tahmin edilmektedir. 2020 yılında ise, bunun takribî olarak 54 000 megavatlığa karşılık gelecek olan 222 000 000 ton eşdeğer petroldür.

Elektrik enerjisi kısmına geldiğimizde ise, kurulu güç olarak, şu anda, takribî 37 500 megavat civarında bulunmaktayız. Bunun karşılık geldiği elektrik enerjisi miktarı ise 145 milyar kilovat/saat civarındadır.

Tabiî ki üzerinde tartışılan bir konudur; yüksek ve düşük senaryolara göre, bunun takribî 242 milyar kilovat/saatlik ve 216 milyar kilovat/saatlik kısmının 2010 yılına denk gelen kısmıyla, 400 ilâ 500 milyar kilovat/saatlik kısmı ise 2020 yılına denk gelen karşılıkla önerilmektedir. Tabiî ki, bu, aslında çok geniş bir marjdır; bunun daha dar aralıklarla tahmininin yapılması, yapılacak yatırımların yönlendirilmesi açısından daha önemlidir; ama, takdir edersiniz ki, bugün, elimizde bulunan, tespit edilmiş, harekete geçirilebilecek enerji kaynaklarından hidroelektrik santrallarıyla alakalı 145 milyar kilovat/saatlik rezervin, şu anda, takribî üçte 1'i harekete geçirilmiştir. Buraya getirdiğimiz tasarılarla ve bir an önce çıkarılması gereken yasalarla da -yenilenebilir enerji kaynakları, biliyorsunuz, Genel Kurul gündeminde- bunların miktarının, Sayın Bakanlığımızın da öngörüsü gereği, 2023 yılından önce, hemen hemen hepsinin harekete geçirilmesiyle alakalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Yıldız.

TANER YILDIZ (Devamla) - Aynı şekilde, termik santrallar için de benzeri şeyleri söylemek mümkündür. Takribî 145-146 milyar kilovat/saatlik, yine harekete geçirilebilecek kaynakların, şu anda yaklaşık yüzde 36'lık kısmı harekete geçirilmiştir ve bunun da, aynı şekilde, yerli kaynaklara önem veren hükümetimiz ve Enerji Bakanlığımız tarafından tamamının harekete geçirilmesi gerekmektedir.

Tabiî ki, 2003 yılında, yerli kaynakların oranı şu anda yüzde 30'lar civarındadır; bunun da, en azından yerli kaynaklar lehine geliştirilmesi gerekmektedir.

Tabiî, sürem doldu; ama, Bakanlığımızın birçok ilgili ve bağlı kuruluşları bulunmakta; ben, onlardan da kısaca bahsetmek istiyordum; madenlerle alakalı genel müdürlüğümüz, TEDAŞ, TEİAŞ, EÜAŞ, EPDK; özellikle beraber çalıştığımız ve kurguladığımız düzenleyici kuruluş olarak. İlgili yasalarımız, 4628 ve 4646 sayılı Yasalar. Bunlar üzerinde biraz yorum yapmak isterdim; fakat, süremin dolduğunu görüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
