# Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2006
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2006-05-04-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi

> Taner Yıldız (AK Parti), 4 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TANER YILDIZ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de bu kanun tasarısının 1 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum.

Tabiî, öncelikle, bu madde neler getiriyor, neler götürüyor, bunun üzerinde hiç durulmadı; belki biraz bilgi vermekte fayda var diye düşünüyorum. Şimdiye kadar yapılan konuşmalarda… Aslında, iletim hatlarının, dağıtım hatlarının sınırlarının çizilmesini ve dağıtım şirketlerinin özelleşmesiyle beraber bu statünün nasıl oluşacağını düzenleyen bir maddeydi bu.

Değerli arkadaşlar, iletim tesisi tanımında herhangi bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, 36 kilovolt (kV) ve üzeriyle alakalı bir limit getirilmiştir ve iletim tesisi tanımında bir değişiklik yapılmıştır bu maddeyle. Yapılmak istenen değişiklikle, esasında, teknik olarak ve bağlantı düzeneği olarak herhangi bir şey fark etmemekte; ancak, iletim şalt sahalarının orta gerilim fiderlerine bağlı tüketiciler ve üreticilerin statüsü değişmektedir. Orta gerilime bağlı tüketiciler iletim müşterisi, orta gerilime bağlı üretim şirketleri de genelde dağıtım müşterisi olmaktadır.

Tabiî, aslında, bahsedilen konularla alakalı, dün akşam, uzunca bir açıklama yapmış olmamıza rağmen, yeterince anlaşılmadığı kanaatiyle, bir kez daha tekrar etmek istiyorum. Biliyorsunuz, biz, Sayıştayın düzenlemiş olduğu enerji raporunu, Plan ve Bütçe Komisyonunda, iktidarıyla muhalefetiyle, yaklaşık 9,5 saat tartıştık. Sayın Enerji Bakanımızın da hazır bulunduğu bir ortamda, birçok fikirler ileri sürüldü. Sayıştay raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapılmış, düzenlenmiş bir rapordur ve yine, İçtüzük gereği de, Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulduktan sonra, ilgili komisyonumuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına -önümüzdeki hafta içerisinde, tahmin ediyorum- bu raporla alakalı görüşünü sunacaktır; ondan sonra, Meclis Başkanımız karar verecektir, bununla alakalı, ne yapılması gerektiğiyle alakalı.

Şimdi, değerli arkadaşlar, biz, bizim adımıza düzenlenmiş bir Sayıştay raporunun arkasındayız ve bu Sayıştay raporu, özellikle 2002 tarihinden önce, yap-işlet-devret ile yap-işletlerle alakalı yapılmış olan birkısım projeler hakkında, yapılan araştırmaları, hazine garantilerini ihtiva eden projelerle alakalı bir araştırmadır. Bu Sayıştay raporunun arkasında olmamız demek, Sayıştay raporu içerisindeki birkısım hataları, düzenlenmiş birkısım hataları görmemek manasına gelmez; bu Sayıştay raporu baştan sona kadar doğrudur dememizi gerektirmez. Biz, bunlar üzerinde tartıştık, ilgili teknik arkadaşlara da, raporu düzenleyen arkadaşlara da bilgiler verdik; fakat, biz, buna rağmen… Ortak paydamızda bulunan, iktidarıyla muhalefetiyle ortak paydamızda bulunan net bir karar vardır değerli arkadaşlar: Devletin hakkının, hiçbir şirkete, hiçbir gruba verilmesine kayıtsız kalamayız. AK Parti Hükümeti olarak, başından beri yaptığımız işlem de budur. Biz, AK Parti milletvekilleri olarak, Hükümetimiz de, bu konudaki tavrını net, açık ortaya koymuştur; fakat, bu, birkısım yanlışlıkları da mazur ve makul görmeyi gerektirmez. Bakın, bir örnek vereceğim: 4 tane doğalgaz santralıyla alakalı, Sayıştay raporunda, teknik gerekçelendirilmiş bir kanaat vardır, o da şudur: Vergi dairelerinden alınan resmî rakamlar doğrultusunda, bir gaz santralının maliyeti 275 dolar çıkmaktadır kilovat/saat başına, diğer bir doğalgaz santralının maliyeti de 1 270 dolar çıkmaktadır. Peki, bunun hangisi doğrudur dediğimizde, aslında bunun her ikisi de doğru değildir, birim kilovat başına düşen bir enerji maliyeti vardır. Şimdi, bunu böyle değerlendirdiğimizde, Sayıştay raporunun arkasında olmamıza rağmen, birkısım teknik hataların olduğunu da söylemek durumundayız; ama, bununla alakalı işlemler ayrı bir başlık altında zaten yürümektedir. Bununla alakalı bir sıkıntı yoktur.

Peki, Sayıştayın Meclis adına düzenlediği bu rapor var diye enerji sektöründe hiçbir işlem yapılmayacak mıdır; mutlaka yapılacaktır. Bununla alakalı düzenlemeleri ihtiva eden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2006-05-04-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
