# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK., ENERJİ PİYASASI ÜST KURULU, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ GEN.MÜD., TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU, MTA GENEL MÜD., PETORL İŞLERİ GEN.MÜD., DEVLET SU İŞLERİ GEN.MÜD.) 10 TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b038/tbmm221410380712.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2006-12-20-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-enerji-ve-tabii-kay

> Taner Yıldız (AK Parti), 20 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK., ENERJİ PİYASASI ÜST KURULU, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ GEN.MÜD., TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU, MTA GENEL MÜD., PETORL İŞLERİ GEN.MÜD., DEVLET SU İŞLERİ GEN.MÜD.) 10 TUR); konuşma 1.274 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TANER YILDIZ (Kayseri) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, dikkat ediyorum, yani, siyasi istikrardan filan hiç bahseden yok. Arkadaşlarımız güzel güzel anlatıyorlar ama, bir ülkedeki... Bu toplantıyı beş yıl önce yapmış olsaydık, bizim, bırakın enerjiyi, başka sektörü, diğer sektörleri, belki de tek bahsedeceğimiz bu ülkenin tehdidi siyasi istikrar olacaktı. Peki, beş yıl önce tehdit olan siyasi istikrar bugün bu ülkenin avantajı, bu ülkenin fırsatı olmaz mı? Niye konuya böyle yaklaşmıyoruz?

HARUN AKIN (Zonguldak) - Onu siz yapacaksınız...

TANER YILDIZ (Devamla) - Tabii, işte, onları anlatacağım şimdi.

HARUN AKIN (Zonguldak) - Tamam...

TANER YILDIZ (Devamla) - Beş yıl önce bir bankacılık sektöründeki, banka sektörünün içerisindeki birisi bu kadar büyüyebileceğini tahmin edebiliyor muydu?

İ. SAMİ TANDOGDU (Ordu) - Sayın Milletvekili, beş yıl önce sen kırk beş yaşındaydın, bugün elli yaşındasın.

TANER YILDIZ (Devamla) - İşte şimdi, bakın...

BAŞKAN - Sayın Yıldız, siz kendi görüşlerinizi Genel Kurula anlatın efendim; buyurun.

TANER YILDIZ (Devamla) - ... arz güvenliği de olsun, büyüme de olsun, yatırım da olsun, hepsi bunların siyasi istikrarın şemsiyesi altında yapılmak durumundadır. Bakın, 19/9/2001 tarihli bir yazı aktaracağım. "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü..."

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Bakılacak hâliniz kalmadı.

TANER YILDIZ (Devamla) - Sayın Milletvekilim, bak, işinize gelmeyebilir, ama, bak, burayı dinleyin lütfen.

TACİDAR SEYHAN (Adana) - Dinliyoruz, dinliyoruz Sayın Vekilim.

NAİL KAMACI (Antalya) - Ya kardeşim, dinlemek zorunda mıyız?

TANER YILDIZ (Devamla) - "Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından hazırlanan Dünya Yatırım Raporu'na göre Angola, Slovakya, Vietnam gibi ülkeler Türkiye'nin 2 katı yabancı sermayeyi çekerken, bu yıl ilk kez uygulanan doğrudan yatırım endeksine göre, Uganda, Zimbab- ve, Benin, Burkina Faso bile, performansı itibarıyla Türkiye'den daha iyi bulundu." 19/9/2001. "1,3 trilyon dolarlık uluslararası sermayenin, yüzen sermayenin ancak 982 milyon dolarını Türkiye çekebildi." Devam ediyor rapor; Türkiye'nin yabancı sermaye konusunda Meksika, Brezilya gibi ülkelerin bulunduğu birinci ligi bırakıp, Polonya, Romanya gibi ülkelerin de bulunduğu ikinci ligden bile düştüğünü belirten Yabancı Sermaye Derneği, Türkiye'nin yabancı sermayeyi isteyip istemediğine karar vermesi gerektiğini konuştu, bunu belirtti, diyor.

Değerli arkadaşlar...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Ne kadar yabancı sermaye getirdiniz?

TANER YILDIZ (Devamla) - Ne kadar yabancı sermaye? Onu aktarayım o zaman: Türkiye'nin beş yıl içerisinde, özellikle toplam sabit sermaye yatırımları, kamu artı özel sektör olarak 2001 yılında -milyar YTL olarak söyleyeceğim- 11,1 milyar YTL'den 27,83 milyar YTL'ye kamuda, 22,4 milyar YTL'den 93,3 milyar YTL'ye de özel sektörde geçtiğini söylemek durumundayız.

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Enerjiye gel, enerjiye!

TANER YILDIZ (Devamla) - Enerjiye de geliyorum. Kamu artı özel sektör sabit sermaye yatırımlarında, kamuda, Hükümetimiz enerji sektöründeki serbestleşmeyi dikkate alarak yüzde 2,6 küçülmüştür. Özel sektör ise, bunun yerine, kademeli olarak monte edilecek bir yatırım ağı kurmaya hazırlanmaktadır. Evet, burada bir kısım gecikmeler strateji belgesine göre de olmuş olabilir. Ama, özellikle yabancı sermayenin Türkiye'ye çekilmesi... Çünkü, büyüme hızlarını dikkate aldığımızda, dünya büyüyor; gelişmekte olan ülkeler yüzde 7,2; gelişmiş ülkelerde yüzde 2,9; ortalama dünya yüzde 4,9 büyüyor. Türkiye bunun daha üzerinde, biliyorsunuz. Elektrik ve enerji sektöründeki büyümeyi 1,5 ile çarparsak 7,5-8'lik bir büyümeye karşı gelen bir yatırımın düzenlenmesi lazım. Rakamlar bunu gösteriyor.

Şimdi, peki, Türkiye'ye gelen uluslararası sermaye Türkiye'nin büyüme hızından daha büyük olduğu için böyle bir sermayeye ihtiyacımız var, bunda mutabıkız. Ve Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin gelişinde de bir sıkıntı yok, rakamlar da bunu gösteriyor.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sıcak para...

TANER YILDIZ (Devamla) - Demek ki, bizim enerji sektöründeki düzenlediğimiz kanuni mevzuatlarda da bir sıkıntı yok. İkincil mevzuatlar da EPDK tarafından düzenleniyor.

TACİDAR SEYHAN (Adana) - Niye yatırım yok?

TANER YILDIZ (Devamla) - Dolayısıyla, gelmek istediğim nokta şu: Özel sektör ve kamunun yapacağı yatırımlarla alakalı kârı makul oranlarda bölüşmesi lazım. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, özel sektörün, kamunun büyük oranda paylaşacağı kârı kendi üzerine almasıyla beraber sürdürülemez bir paylaşım olmuştu. Şu anda bunların düzenlenmesinin mutlaka tabii ki Bakanlığımız tarafından yapılıyor olması lazım.

Ülkemizin önemli bir avantajı var. O da, AB müzakerelerinde bir kısım başlıklar askıya alınmış olabilir, bazı dezavantajlı durumlar ortaya çıkmış olabilir.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - AB'ye girme, çıkamazsın!

TANER YILDIZ (Devamla) - Ama, ben size önemli bir şey söyleyeyim: AB politikasında özellikle enerji sektörünün avantajını ülkemiz fazlasıyla kullanmak durumundadır. Burada sektörde değişen, sırf Türkiye'deki politikalar değildir. Enerji sektörü bir değişim içerisindedir. Kamu ağırlıklı sektör, yerini özel sektöre bırakmak durumundadır. Bu değişimin son derece itinalı bir şekilde düzenlenmesi lazım.

Dikkat edin, AB tarafından yayımlanan Yeşil Kitap'ın ana stratejisinde de bir değişme vardır. O da, özellikle...Mesela çevre, yerini enerji verimliliğine bırakmıştır. Peki, Putin ile Ukrayna'nın geçen yıl içerisindeki krizi, hangi noktaya getirmiştir? Uluslararası Enerji Ajansının dahi bir kısım verileri değişmiştir. Forbes'teki sıralama bile değişmiştir. Bugün, Gasprom, 65 milyar dolarlık kârını açıkladığı anda Forbes'in sıralaması değişmiştir.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Vekilim, kârını boş ver, Ankara'nın Dikmen'inde her gün elektrik kesiliyor.

TANER YILDIZ (Devamla) - Bu nereye gelmiştir? Mesela, Uluslararası Enerji Ajansı, şu anda nükleeri daha ön plana çıkarmıştır. Hâlbuki doğal gaz daha ön planda idi. Yani, güç dengesiyle enerji dengesinin örtüşmeye çalıştığı bu ortamda, Türkiye bütün dinamikliğini hem siyaseten hem de enerji sektöründe göstermek durumundadır. Ana strateji değişmemektedir, o da, bu ülke seçimini yapmıştır. Ülke, enerji sektöründe serbestleşmeyi tercih etmiştir, kabul etmiştir, bu değişimi düzenlemek durumundadır.

Tabii ki, arz güvenliği çok önemlidir. Gelişmekte, büyümekte olan bir ülkeyiz. İthal enerji oranımız yüksektir, yerli kaynak potansiyelimiz vardır; ancak stratejik olan ve aynı zamanda hemen hemen jeopolitik ve jeostratejik önemi nedeniyle de bizim bu avantajı kullanmamız lazım. Doğu- batı ve kuzey-güney enerji koridorunda yapacaklarımız son derece net bir şekilde aktarılmıştır.

Avrupa Birliği ülkelerinin 2007 gaz ihtiyacı 561 milyar metre küptür. 2020 yılında 800 milyar metre küpe çıkacaktır bu ihtiyaç. Türkiye'de 2020'deki gaz ihtiyacı 50 milyar metre küp civarında ve Türkiye üzerinden Avrupa Birliğine aktarılabilecek gaz miktarı ise 100 milyar metre küp civarındadır. Biliyorsunuz, Avrupa Birliğinin en büyük tedarikçisi olan Norveç'te şu anda 85 milyar metre küp/yılla üretim yapılmaktadır, ama buna rağmen Avrupa Birliği, aynen bizdeki gibi, enerji çeşitlemesine gitmek istemektedir.

Rusya bugün Avrupa Birliğine 155 milyar metreküp vermektedir. Bu, aynı zamanda vermiş olmasına rağmen bir tehdit unsuru olarak görülmektedir. Çünkü, burada uluslararası stratejiler, artık, ülkelerin siyasi tercihleri enerjiden bağımsız düşünülememektedir. O yüzden, bizim üzerinde çalıştığımız Nabuko Projesinin -Avusturya dâhil beş ülkeyi ilgilendirmektedir. Kısa kısa geçiyorum- Şahdeniz Projesinin, özellikle Güney Avrupa ülkelerini, Akdeniz ülkelerini ilgilendiren Bakû-Tif- lis-Erzurum üzerinden gelecek olan ve şu anda Yunanistan'la anlaşmaları yapılmış, fiilî inşaatları başlamış, artık, açılışları yapılacak olan boru hatları vardır. İtalya dahi, artık, Libya, Cezayir ve Tunus'tan aldığı gazı çeşitlendirmek için Türkiye üzerinden bu tercihini yapmıştır. Çünkü, Cezayir'den aldığı gazın çeşitlendirilmesini mutlaka ülke stratejisi olarak düzenlemiştir.

Bahsetmeme gerek yok, Bakû-Tiflis-Ceyhan boru hattı, aynı şekilde, stratejiktir. Mali yanından daha çok, bugün 250 milyon dolar civarında bir mali getirişi olacaksa bile, daha büyük oranda stratejik bir konumu vardır. Parayla ölçülemez bir stratejik konumu vardır.

Biliyorsunuz, 1998 yılında 9,8 dolar olan varil petrol fiyatı bizim zamanımızda 75 dolarlara kadar çıkmış, şu anda belki de stabil olmamasına rağmen 58 dolarlar civarında gelişmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

TANER YILDIZ (Devamla) - Sayın Başkanım, tamamlıyorum.

Bütün bunlar bizi nereye götürmektedir? Avrupa Birliğinde özellikle bizim, jeopolitik, jeostra- tejik durumumuzu çok iyi kullanmamız gerekmektedir. Geçen ay İtalya'da yapılan bir toplantıda, Avrupa Parlamentosu Üyesi Gianni de Michelis, Avrupa Birliğinin geleceğinin Türkiye'yi dâhil etmezse, gidişatının, her iki taraf için de iyi olmayacağına, özellikle AB'nin enerji temini konusunda, masaya yatırılarak, dikkati çekmiştir. Michelis, AB'nin kömür ve çelik üzerine kurulan ve bunu fi- nansla devam ettirdiği, fakat, savunma ve hepsinden daha önemlisi enerjiyle devam ettirmek zorunda kaldığı bir politikasının olması gerektiğini söylemiştir. Hatta, Michelis cümlelerini şöyle tamamlamıştır: "Türkiye'nin olmadığı bir Akdeniz, Avrupa için çok önemli değildir. Avrupa, Akdeniz boyutunu değerlendirmelidir. Yoksa, Baltıklara sırtını dayayan Avrupa, Alplerin güneyini, Balkanları, sorun çıkarıyor diye istemezse... Ama, böyle bir Avrupa'nın da dünyada etkili olması mümkün değildir."

Değerli arkadaşlar, ben, sözlerimi tamamlarken Enerji Bakanlığı bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2006-12-20-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-enerji-ve-tabii-kay (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b038/tbmm221410380712.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
