# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-4

> Taner Yıldız (AK Parti), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 816 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; güneş enerjisiyle alakalı, Sayın Coşkunoğlu’nun sorduğu soruyla alakalı bizim piyasa araştırmalarımız ve özellikle malzeme biliminin de çok hızlı ilerlemesiyle beraber yaklaşık -megavat cinsinden söylersek- 250 bin dolar civarında yıl başına düşmektedir bunun tarifesi. Bu şu demek: Yaklaşık 6 milyon dolar civarında iki yıl önceki olan rakam özellikle bu iki yılda çok fazla hızla düştü ve 3.500’ler civarına kadar düştü. Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen firmalar... Çinli firmaları ikinci planda tutuyorum çünkü onların fiyatı ve teknolojisiyle alakalı zaman zaman Avrupa’da tartışmalar yaşanıyor ama farklı kaliteleri de üretebileceklerine dair Çinli firmaların da müracaatları oldu. Eğer, biz, iki yıl önceki rakamlarla davranıyor olsaydık, normalde 28 euro sentten daha aşağı yapamayacaklarını ve böyle bir sübvansiyonla beraber piyasayı canlandırabileceklerini, yatırım yapabileceklerini söylemişlerdi. Amerika’dan 1 ve Avrupa’dan 2 tane firma, toplam 3 tane firma bize 10 euro sentler civarında yatırımın çok uç noktada olmasına rağmen gerçekleştirilebilecek bir rakam olduklarını söylediler ve biz, bundan da aldığımız, piyasadan aldığımız cesaretle de 2011’in üçüncü çeyreğinde ve 2012’nin ikinci çeyreğinde toplam bu yatırımların piyasadaki tarifeyle ve buradan, eğer Genel Kurul da onaylarsa, bu fiyatlarla beraber yatırımın başlayabileceğini düşünüyoruz. Biraz daha konservatif davranıyoruz, biraz daha bu manada muhafazakâr davranıyoruz.

600 megavatlık bir gücün önümüzdeki üç yıl içerisinde gerçekleştirilebilmesinin gerçekçi bir rakam olacağını, hem bizim arazilerle alakalı düzenlemelerimizin hem de lisanslamalarla alakalı düzenlemelerimizin bu piyasadaki yatırımla paralel gideceğine inanıyoruz, çünkü bu manada çok yeni bir teknoloji üretilmemiş olmasına rağmen malzemelerin tedarikiyle alakalı ciddi bir ucuzlama olduğunu gördük. Hele hele rüzgârda global krizin tesiriyle rüzgâr üreticilerinin fiyatlarının zaman zaman yüzde 35’lere varan fiyat indirimleriyle alakalı olduğunu gördük. Bunlar, Türkiye’deki yatırımcılar açısından bence global krizin tehdidinin Türkiye’de bir fırsat hâline dönüştüğünü söyleyebiliriz. “Güneşle alakalı bu kapasite ne zaman kurulur?”u bu şekliyle cevaplamış oldum.

İklim değişikliğiyle alakalı konuda, tabii, yine aynı şekilde söyleyebilirim, ciddi ve olumlu manada bir tesiri olacaktır. Avrupa Birliğinin her ne kadar Kopenhag Kriterleri’nde, daha doğrusu dünyadaki bütün bu işe katkı koymaya çalışan, Kyoto’ya taraf olan ve taraf olmayan ülkeler dâhil olmak üzere, Kopenhag’daki somut sonuçların elde edilememiş olmasını, aslında tekrar bir reorganize olmayı gerektirdiğine karar verdi dünyadaki hemen hemen bütün ülkeler ve en son yapılan Cancun’daki, Meksika’daki toplantıda da bu manada bir ilerleme sağlanmaya çalışılıyor ama iklim değişikliğiyle alakalı, dünyayı kirletenlerle temizleyenlerin hemen hemen aynı noktada olmadıklarını şu anda rahatlıkla söyleyebiliriz.

İkinci soruyla alakalı, son soruda, böyle bir araştırmanın olup olmadığını tabii ki ben de araştıracağım. Bunun bir ayrıştırma gerekçesi olarak değil, bir tespit gerekçesi olarak yapıldığını düşünüyorum ama bununla alakalı detaylı bilgiyi de, dediğim gibi, araştırdıktan sonra size bildireceğim.

“Samsun-Ceyhan Boru Hattı niçin kullanılacak?” diye bir soru vardı. Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, ham petrol için kullanılacak, adı üzerinde. Bununla alakalı “throughput” dediğimiz bir garanti, yani buraya petrol veren ülkeler, firmaların bir garantisiyle beraber bu proje başlayabilecek. Bununla alakalı, Rusya Federasyonu kamuoyuna da açıkladı, 25 milyon ton civarında -ki toplam kapasitesi 50 milyon tondur- bir petrolü verebileceğini ve bununla alakalı da firmalarında bu konuda çalışıldığını söyledi. Kazakistan Devlet Başkanı, Türkiye’yi ziyaretinde, 10 milyon ton da kendilerinin verebileceğini söylediler.

Burada, Pülümür Çayı ve Munzur Vadisi’yle alakalı çalışmaları bildiğiniz gibi Çevre Bakanlığı yürütüyor ve Çevre Bakanlığının bu konudaki yazılı cevabı da tarafınıza aktarılacaktır.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Samsun-Ceyhan Boru Hattı hangi ihale sistemiyle yapıldı? Davetiye usulüyle mi?

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Sezer’in imzasıyla yürürlüğe girdi; biliyorsunuz, Bakanlar Kurulu kararı.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Şimdi, bildiğiniz gibi...

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sahibi kim diyorum.

SUAT KILIÇ (Samsun) – “Sayın Sezer’in imzasıyla girdi.” dedik ya.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Şu anda Türkiye adına, -bunu kamuoyunda bir gizli bilgiymiş gibi sordunuz, bu açık bir bilgidir- şu anda bunu Çalık Holding Türkiye’den...

KAMER GENÇ (Tunceli) – Biz de onu diyoruz. Kimler olduğunu bilelim yani.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Tabii, tabii.

Rusya’dan, Transneft ve Rosneft’in yürüttüğü ve bu konuda da İtalya’dan da Eni’nin yürüttüğü bir çalışmadır.

Sayın Sakık burada yok ama ben cevaplamaya devam edeyim. Alpaslan I Barajı’yla alakalı, bildiğiniz gibi kurulu güç 160 megavat civarındadır, dört üniteden oluşmaktadır ve yaklaşık 500 milyon kilovatsaat yılda enerji üretecektir. Bir ve ikinci üniteler hemen önümüzdeki ay, inşallah ocak ayında üretime geçmiş olacak, üç ve dördüncü üniteler de mayıs ve haziran ayında üretime geçmiş olacak. Alpaslan II Barajı’yla alakalı ise 204 megavatlık, o da toplam 4x51’lik, yani dört üniteden oluşan ve 714 milyon kilovatsaat civarında da yıllık üretim kapasitesi oluşturacağımız bir baraj olacak. Biliyorsunuz, ikili anlaşmalar çerçevesinde bunlar yapılmıştı. Burada özel sektör tarafından yapılacağını söylemeliyim. Su kullanım anlaşması da yapıldı. Hükûmetler arası iş birliği kapsamında olan bu projenin aslında, 4283 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir konsorsiyum tarafından yapılmasına müsaade edilmişti ve bunun içinde kaynak katkı payı yoktu. Konsorsiyum ortaklarından oluşturuldu ve Bakanlık oluru da alındı. Yurt dışından ve yurt içinden bir kısım ortaklar var ve bu Alpaslan II Barajı’nın da inşallah Türkiye’ye, özellikle HES’ler konusundaki toplam kurulu gücü açısından da doğru bir proje olacağına inanıyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
