# CHP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tanju Özcan (CHP, Bolu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2016
- **Gündem:** CHP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46739
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tanju-ozcan-26-2016-03-30-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Tanju Özcan (CHP), 30 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 795 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TANJU ÖZCAN (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz hakkında söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aslında arkadaşlar, bunu dinlemenizde ben büyük bir fayda görüyorum çünkü hepimizi ilgilendiren çok önemli bir konu, yarın da hepimizin başına gelebilecek veya çalışma arkadaşlarımızın başına gelebilecek bir konu.

Konu özetle şu, somut konudan başlayalım: Geçtiğimiz hafta cumartesi günü Düzce ilinde bir terör saldırısı gerçekleşti, İl Başkanımız Sayın Zekeriya Tozan’a karşı.

Olay şu: Saldırganlar önce Sayın İl Başkanını araçla yaklaşık otuz kilometre takip ediyorlar, sonrasında -basit bir trafik kazası gibi- arkasından bir araçla çarpıyorlar, onun inmesi üzerine iki kişi tarafından saldırılıp darbediliyor, üçüncü bir kişi de kameraya çekiyor ve bu kamera görüntülerini sosyal medya üzerinden paylaşıyorlar kendileri, IŞİD’vari ve bu görüntülerin altında “bugün ona, yarın size” gibi tehdit içerikli bir mesaj. Yani, tıpkı IŞİD’in eylemleri gibi; önce terör eylemini yap, arkasından da bunu sosyal medyada yayınla ve toplumu tehdit et, siyasileri tehdit et. Arkadaşlar, bu kesinlikle bir mesaj. Biz Düzce’de de söyledik, burada da söylüyoruz; bu tür mesajları biz ayağımızın altına alır çiğneriz, böyle mesajı kabul etmeyiz, bunu bize kimse kabul ettiremez. Bunun bir terör saldırısı olduğu konusunda da ısrarlıyız. Bu olay üzerine sanıklar Düzce Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı. Mahkeme doğru bir karar verdi. Bizler soruşturmanın genişletilmesini talep ettik, bunun örgütlü bir suç olduğunu iddia ettik ancak maalesef dün itibarıyla sanıklardan 2 tanesi itiraz üzerine tahliye oldu. Burada, çok üzüldüğümüz bir yer var, onu özellikle belirtmek istiyorum: Maalesef bu sanıkları, bu eşkıyaları, birilerinin “Evde zor tutuyorum.” dediği insanlardan olduğunu tahmin ettiğimiz bunları savunma görevi -üzülerek söylüyorum- o ilde siyaset yapan AKP’nin il yöneticisine düşmüş; bundan üzüntü duyuyoruz, hicap duyuyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? Sen kendi ilinde bir siyasi partinin il başkanına saldıran sanıkların avukatlığını yapıyorsun.

Arkadaşlar, biz Düzce’de de söyledik, bu işin arkasında başka bağlantılar olduğunu düşünüyoruz. Ama, bunun arkasından umarım AKP çıkmaz diyoruz, inadına yapar gibi AKP’nin il yöneticisi bu sanıkların avukatlığını üstlenmekte hiçbir sıkıntı duymuyor âdeta meydan okur gibi.

Sayın Zekeriya Tozan’a, Düzce İl Başkanımıza yapılan bu saldırının sebebi neymiş peki, bunu merak ediyorsunuzdur eminim. Gerçi, pek meraklı gözlerle de bakmıyorsunuz ama. Arkadaşlar, sanıklar diyor ki ifadesinde: “Biz İl Başkanını gördük -sanki aniden gelişmiş bir olay gibi, kıvırıyorlar, bunu biz anlıyoruz da söyledikleri önemli- onu görünce…” Geçen hafta suç duyurusunda bulundu Düzce il örgütümüz. Kim hakkında? Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP yöneticileri hakkında. Ne için? Teröre yardım ve yataklıktan dolayı. “Çözüm süreci” adı altında yürüttüğünüz süreçte siz aslında teröre yardım ve yataklık ettiniz, MİT Müsteşarı da şüpheliler arasında gösterildi. Şimdi, bu sanıklar ne yapmış? Onları görünce, Zekeriya Tozan’ı görünce akıllarına o gelmiş, “Vay, sen bizim Sayın Cumhurbaşkanımıza nasıl vatan haini suçlaması yöneltirsin; vay, sen Sayın Başbakanımıza, Sayın MİT Müsteşarımıza nasıl vatan haini suçlaması yöneltirsin?” “İşte bundan dolayı saldırdık.” diyor.

Arkadaşlar, bu saldırıyı yapanlar “Osmanlı Torunları” diye bir dernek kurmuş -hani sizin şu bilindik Osmanlı Ocakları var ya, bunların herhâlde yavru örgütü- böyle bir sivil toplum adına hareket ettiğini de söylüyorlar, tehditleri de bunlar adına yapıyorlar. Biz, bu gözü dönmüş eşkıyalara pabuç bırakacak değiliz, hiçbir zaman da bırakmayız, demirden korksak trene binmezdik. Türkiye'nin her yerinde bu tür saldırılar yapılıyor. Şu Meclis kürsüsünde bile defalarca saldırdınız bize ve arkadaşlarımıza, defalarca saldırdınız. Cumhurbaşkanımızın her yaptığı toplantıda biz sözlü saldırıya uğruyoruz zaten, hakarete uğruyoruz her türlü. Ama şunu fark etmiş olmanız lazım, bu tür saldırılar bize geri adım attırmıyor hiçbir zaman; sadece daha cesaretli hareket etmemize, daha birlik beraberlik içerisinde hareket etmemize katkı sağlıyor.

Sayın milletvekilleri, az önce söyledim, grubunuz çok dikkatli dinlemiyor ama…

COŞKUN ÇAKIR (Tokat) – Özcan Bey, seni çok dikkatle dinliyorum, çok dikkatle.

TANJU ÖZCAN (Devamla) – Üç gün önce benim Düzce İl Başkanımın başına gelenin on beş dakika sonra, bir saat sonra, bir gün sonra sizin bir il başkanınızın veya sizin başınıza gelmeyeceği anlamı çıkmaz bundan.

COŞKUN ÇAKIR (Tokat) – Kesinlikle.

TANJU ÖZCAN (Devamla) – Yarın bir tane daha siyasi Türkiye’de saldırıya uğrarsa, bu saldırı silahlı bir saldırı olursa -Allah korusun- hayatını kaybederse bunun vebalini kim ödeyecek, kim taşıyacak? Bu çok önemli bir konu. Bakın 1980 öncesinde siyasi cinayetlerin yaşandığı bir ülke burası. 1980 öncesine dönmemize bir adım kaldı maalesef, üzülerek söylüyorum, üzülerek söylüyorum.

Peki, bu saldırganları bu tür olayları yapmaya teşvik eden ne bunu asıl düşünmemiz lazım. Ana sebep, bana göre, özellikle iktidar partisi yetkililerinin kullandığı üslup arkadaşlar, üslup. Siz bize buradan, Meclis kürsüsünde milletvekili arkadaşlarınıza, milletin vekillerine saldırırsanız, Sayın Cumhurbaşkanı her konuşmasında bize hakaret eder, tehdit ederse üstü kapalı olarak, işte “Evde zor tutuyorum.” dediklerinin bir kısmı da sokağa çıkar, sokaklarda terör estirir. Yapmayın bunu. Bakın vara yoğa konuşan bir Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız var.

AYŞE KEŞİR (Düzce) – Ya, ne alakası var Düzce’yle Cumhurbaşkanının? Düzce’yi konuş, Düzce’yi.

TANJU ÖZCAN (Devamla) – Çıkıp hiç lanetledi mi bu olayı, kınadı mı? Ne olacaktı, ölmesini mi bekliyordu İl Başkanının?

AYŞE KEŞİR (Düzce) – Düzce’yi konuşun, Düzce’yi.

TANJU ÖZCAN (Devamla) – Hanımefendi Düzce’yi, Düzce’yi… Bu olayla ilgili konuşmuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Tanju Özcan (CHP, Bolu). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tanju-ozcan-26-2016-03-30-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46739

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
