# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tansel Barış (CHP, Kırklareli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tansel-baris-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Tansel Barış (CHP), 23 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 875 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TANSEL BARIŞ (Kırklareli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasası Tasarısı’nın 23’üncü maddesi olan “Sözleşmeli personele ilişkin esaslar” üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyete saygılarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların pozisyonları memur, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçi kadroları olmak üzere dört kategoride toplanmıştır. Bu kategorilerin içerisinde yer alan sözleşmeli personel hakkında söz almış bulunuyorum.

Devlet Bakanlığının açıklamalarına göre, genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları, döner sermayeli kuruluşlar ve kefalet sandıklarına ait kadro ve pozisyonlarda toplam 2 milyon 181 personelin çalıştığı, bunların 1 milyon 720 bini memur, 109 bini taşrada olmak üzere, 155 bin sözleşmeli personel ve 75 bin işçi çalışmaktadır. Bu kategoriler içerisinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin “Sözleşmeli personel” başlıklı (B) bendine göre çalıştırılanların içler acısı durumunu sizlerin takdirlerine sunacağım.

Nedir bu kısaca 4/B olarak adlandırılan sözleşmeli personel? Kimlere denir 4/B? “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zorunlu ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." diye tarif edilmiştir. Ne güzel. Tarifinden de anlaşılacağı gibi, uzmanlık isteyen, özel ihtisas bilgisi isteyen işler için iyi niyetle düşünülmüş bir düzenleme. Uzmanlık ve ihtisas isteyen işler için düşünülmüş olmasına karşın, AKP İktidarında, uzmanlık ve ihtisas isteyen işler için 4/B şeklinde istihdam edilenler, âdeta, çağdaş köle hâline dönüştürülmüştür.

Yedi yıllık AKP İktidarında, adalet, liyakat ve kariyer bir kenara itilerek, devlet memurluğu yerine, herhangi bir hakkı olmayan, tüm hak ve sorumlulukları birer yıllık uzatmayla imzaladığı sözleşme metniyle sınırlı kalan, kadrosu olmayan, işçi de sayılmayan, 4/B şeklinde istihdam edilen kamu görevlisi istihdamı, âdeta, planlı ve programlı bir şekilde yaygınlaştırılmıştır.

AKP İktidarının birinci yılında istihdam edilen 4/B sözleşmeli personel 4.330 iken aradan geçen yedi yıllık süreçte bu sayı 155.217’yi aşmıştır. Demek ki, AKP İktidarı, aradan geçen yedi yıllık bu süreç içerisinde 4/B sözleşmeli personel istihdamında özel bir gayret içinde olmuştur. AKP İktidarının sözleşmeli personel çalıştırma ısrarının altında acaba neler yatmaktadır?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözleşmeli personele imzalatılan sözleşme maddelerinden sizlere birkaç örnek vermek istiyorum ve bu durumda AKP İktidarının bu konuya bakış açısını da sizlerin takdirlerine sunuyorum.

Sözleşme maddelerinin içerisinde 3’üncü maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Ayrıca, ilgili kendisine verilen işleri bitirene kadar normal çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır. Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında ilgiliye herhangi bir ek ücret ödenmez.” Daha bitmedi. “Kişinin bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmesi feshedilebilir.” Evet, “sebep göstermeksizin” deniliyor.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’mızın 49’uncu maddesi ne diyor: “Devlet, çalışanlarının hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

Peki, sayın milletvekilleri, bu sözleşmelerde hayat seviyesi yükseltiliyor mu 4/B çalışanlarında? Çalışma barışını sağlamak mümkün mü? İşsizleri korumak nerede? Tabii ki, işsizleri korumak derken, bir yıl içerisinde de işsizlere 1 milyon kişi daha eklendiğini de burada belirtmek istiyorum.

Anayasa maddesi böyle derken, 155 bin kişiye yapılan çağdaş kölelik muamelesini içinize sindirebiliyor musunuz değerli arkadaşlarım? Vicdanlarınız sızlamıyor mu? Ateş düştüğü yeri yakar elbette. Peki, sayın milletvekilleri, sizin çocuklarınızın bu ateşin içinde olmasını ister misiniz? Aynı işi yapan 2 kişiden biri kadrolu, her haktan yararlanabiliyor, diğeri hiçbir haktan yararlanmayıp köle gibi çalıştırılıyor değerli arkadaşlarım. Bu, ayrımcılık değil de nedir? Adalet, hak, hukuk nerede? Yoksa, sayın milletvekilleri, burada başka bir hesap mı var?

2002 yılında istihdam edilen 4/B’li sözleşmeli sayısı 4.330 iken bu rakam yedi yıllık süreçte 155 bine çıkarıldı. Niyet, zamanla tüm devlet memurlarını 4/B kategorisine geçirmek mi istiyorsunuz? Niyetiniz, bu insanları her yıl sözleşme imzalarken peşinizden koşturtmak mı istiyorsunuz? Yoksa, niyetiniz, bu insanları baskıyla AKP’li yapmak mı istiyorsunuz? 155 bin 4/B’li, 4/C’li toplam 1 milyon seçmen yapıyor. Hesap bu mu arkadaşlar?

Daha bitmedi. Değerli arkadaşlarım, eş ve çocuklarının ağır hastalık geçirmesi hâlinde bile refakat izni hakları bulunmamakta, otuz günü aşan hastalık izinleri işlem görmezken bu durum fesih nedeni olabilmektedir, “Sözleşmeli personelin istihdam gerekçesi ortadan kalktı.” denilerek hizmet akdi sona erdirilmektedir. Her yıl sözleşme yenilemek durumumda kalınırken hizmet sözleşmesi için her yıl damga vergisi ödemek zorunda kalmaktadırlar. Sözleşmeli personel, aile, çocuk, giyim yardımı gibi sosyal haklardan faydalanamıyor. Atama ve nakil hakları, eş durumu tayin hakları, görevde yükselme ve unvan değişikliği, maalesef bu tip hakları da yoktur.

Değerli milletvekilleri, 4/B’li personellerin yaşadıkları bu sıkıntılar kamu hizmetinin verimliliği ve kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir.

Peki, 4/C’liler ne hâlde acaba? 4/C statüsünde istihdam edilen geçici personeller ise kamu kurum ve kuruluşlarında bilfiil çalışan diğer, kadrolu ve sözleşmeli personelle aynı işi yapmalarına rağmen maaş ve özlük hakları bakımından onların sahip olduğu haklara maalesef sahip değiller. Asgari ücret düzeyinde maaş alan, işten çıkarıldıklarında ise tazminat hakkı ve güvenceleri bulunmayan 4/C’li personelin özlük ve sosyal hakları ile ücretleri birkaç maddeden ibaret olan ve insan haklarına aykırı hükümler içeren sözleşmelerle belirlenmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu itibarla, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan fakat mali, özlük ve sosyal haklar bakımından farklı uygulamalara tabi tutulan 4/B statüsündeki personellerin kadroya geçirilmesini, 4/C’de çalışanların ise mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi için sizlerin de desteklerini bekliyoruz elbette.

Sayın milletvekilleri, ben bu duygu ve düşüncelerimle bütçenin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum ve hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Tansel Barış (CHP, Kırklareli). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tansel-baris-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
