# Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 6 Kasım 2008
- **Gündem:** BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tekin-bingol-23-2008-11-06-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris

> Tekin Bingöl (CHP), 6 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 496 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TEKİN BİNGÖL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyada gelişen ekonomik krizle ilgili, krizden etkilenen ya da olası etkiye maruz kalabilecek ülkeler süratle çok ciddi önlemler almaya başladılar, yasal düzenlemeler yaptılar ve çok geniş kapsamlı ve hacmi geniş paketleri hayata geçirdiler. O dönemlerde Hükûmet yetkilileri ise bu krize karşı “kriz bizi etkilemez”, “kriz bizi teğet geçer” ya da “kriz bizim ülkemiz için bir şans olabilir” gibi son derece popülist bir yaklaşımla açılımlar yaptılar.

Değerli milletvekilleri, oysa 2007 yılının başından itibaren siyasiler, akademisyenler, ekonomistler, ilgili meslek odaları ve iş adamları zaman zaman çok iyi niyetli uyarılar yapmışlardı. Bu uyarılar, olası krizin habercisi birtakım örnekler de vererek Hükûmeti uyararak, ciddi tedbirlerin alınmasını sağlamaya yönelik iyi niyetli uyarılardı. Oysa bazı yetkililer, bu uyarılara bile “siz felaket tellallığı yapıyorsunuz” anlayışıyla yaklaşmışlardı.

Bugün geldiğimiz noktada artık herkes kabul ediyor ki kriz çok ciddi bir şekilde ülkemizi etkilemektedir. Bunu her gün birkaç örnekle görmek mümkün değerli milletvekilleri. Bakınız, sadece Kayseri’de son dönemlerde onlarca konkordato ilan edildi. Daha dün Bilecik Ticaret Odası Başkanı Bilecik’te işten çıkarılan işçilerin sayısının 2 bini bulduğunu söyledi. Bu sabah Bursa’da çok önemli bir firma maalesef üretimini tamamen durdurdu.

Değerli milletvekilleri, bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama çok uzaklara gitmeye de gerek yok. Sokağa çıkalım, caddelerde dolaşalım, sağımızdaki solumuzdaki apartmanlara baktığımızda her gün artan sayıda “satılık”, “kiralık” ya da “devren” iş yerleri görmek mümkün. Belki o mahallenin, o caddenin, o sokağın simgesi olan yılların iş yerleri bile kapanıyor ve kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’de durum bu noktada ve hâlâ, maalesef AKP sözcüsü arkadaşımız çıkıp “Türkiye kesinlikle krizden etkilenmiyor, bu yasa sadece bir önlem.” diyebiliyor.

Değerli milletvekilleri, böyle olsa dahi bizim önceliğimiz bu yasa olmamalı. Bakınız, bu ülkede birikimlerini üretime yönelik yatırıma yansıtan iş adamlarımız, tüccarlarımız, esnaflarımız var ve maalesef, zaman zaman bu iş yerleri kapanıyor. Birçok çalışan da yılların işçilerini, çalışanlarını kapının önüne bırakmak gibi çok ciddi bir sıkıntının içine giriyorlar. Hâl böyle iken ülkemizdeki iş adamlarını, sanayicimizi, tüccarımızı, esnafımızı rahatlatacak, onların hiç olmazsa iş yerlerinin devamını sağlayacak düzenlemeleri yapmamız bizim önceliğimiz olmalıydı.

Peki, niçin bütün bunlar ötelenip de “Varlık Barışı” diye bir yasa alelacele ve krizin hiçbir esamesi yokken -AKP sözcüsü arkadaşın söylediğinden hareketle söylüyorum- hiçbir esamesi okunmuyorken niçin böyle bir yasaya gerek görüldü? Eğer amaç yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesi idiyse altı buçuk yıl içerisinde bu yapılabilirdi. Demek ki nihayet Hükûmet krizin ayak seslerini duymaya başladı ama maalesef Hükûmet yine geç kaldı. Zira az önce verdiğim örnekten de anlaşıldığı gibi kriz kapımızı açıp içeri girdi.

Değerli milletvekilleri, bu yasa birtakım kuşkuları beraberinde getiriyor, birtakım kafa karışıklığına yol açıyor. Nihayet bir iki düzenleme arkadaşlarımızın uyarısıyla AKP tarafından yapıldı, dikkate alındı ama bu yetmiyor. Bakınız, taşınmazların kayıt altına alınması ülke ekonomisi açısından uygundur, olumludur ama bu taşınmazların çok net bir şekilde adının konması lazım. Yine, yurt dışında varlıkları olan vatandaşlarımıza baktığımızda bunları farklı kategorilere koymak mümkün. Örneğin, çok yüklü birikimi olan, gayrimenkulleri ve nakitleri olan bazı vatandaşlarımız -ki bu diğer ülkelerde de söz konusu- güvence anlamında ilerleyen yıllarda kendilerini gelişen hususlara karşı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tekin-bingol-23-2008-11-06-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
