# Dernekler kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 27. maddesinde kızılay ile ilgili değişiklik yapılması hakkında (s.s.283)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ocak 2009
- **Gündem:** DERNEKLER KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 27. MADDESİNDE KIZILAY İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.283)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tekin-bingol-23-2009-01-14-dernekler-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunun-27-maddesinde-k

> Tekin Bingöl (CHP), 14 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DERNEKLER KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 27. MADDESİNDE KIZILAY İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.283)); konuşma 928 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TEKİN BİNGÖL (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 283 sıra sayılı tasarının tümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

İsrailoğulları, kavmini korumak için Masada Kalesi’ne sığınmıştı. Onlar için o kale son kaleydi. Sırf kendi kavimlerini idame ettirmek adına uzun yıllar o kalede esir kaldılar. Musa, kavmini korumak, kendi tebaasını zulümden kurtarmak için asasıyla nehri yardı. Hitler’in Nazizmi yeryüzünde Yahudileri yok etmek için müthiş bir katliam uyguladı. Bütün bunları yaşayan bir topluluğun bunlardan hiç ders almamışçasına Gazze’de insanlık suçu işleyerek yüzlerce çocuğu, kadını acımasızca katletmeleri esnasında orada uluslararası insani yardım kuruluşumuz, kızıl hilalli bayrağıyla Türk Kızılayı vardı. Kızılay Endonezya’da yüzyılın en büyük felaketi yaşanırken yine o felaketin acılarını, yaralarını bir nebze sarmak için Endonezya’daydı, Aceh’deydi. Kızılay bir başka insanlık suçu işlenen Darfur’da vardı. Kısacası, dünyanın neresinde bir felaket, bir afet varsa Kızılayımız orada ve ülkemiz sınırları içerisinde tüm afetlerde, tüm doğal felaketlerde yurttaşlarımızın yardımına ilk etapta koşan hep yine bu insani yardım kuruluşumuz Kızılay olmuştur.

Değerli milletvekilleri, “Hilali Ahmer” adıyla yüz kırk yıl önce kurulan Kızılay Mustafa Kemal’in talimatıyla “Kızılay” adını almıştır ve günümüzde yaklaşık yedi yüz şubesiyle bu insani yardım amaçlı faaliyetlerinin yanı sıra sağlık alanında da yurttaşlarımıza çok önemli hizmetler sunmaktadır. Bildiğiniz gibi Kızılay ülkemizde vatandaşlarımızın en önemli kan tedarikçisidir. En çaresizlik içerisinde olan hasta ve hasta yakınlarımızın hemen aklına gelen ve başvurulan kuruluş Kızılay olmuştur.

Kızılay bu yüz kırk yıllık süre içerisinde devletten önemli yardımlar hemen hemen hiç almamıştır. Sadece yurttaşlarımızın ayni ve nakdî yardımlarıyla bugüne kadar güçlenerek, büyüyerek gelmeyi başarmıştır. Vatandaşlarımız Kızılay gibi meşru bir yardım kuruluşuna, bu tür yardım kuruluşlarına her anlamda önemli katkılar sunmuşlardır.

Kızılayın çok temel ilkeleri vardır. Bu ilkelerin başında bağımsızlık ve evrensellik gelmekte, yardımı amaçlayan temel bir felsefe gütmekte ve hepsinden önemlisi ise kâr amacı gütmemesi gibi çok önemli, çok insani ilkelerle hayatiyetini sürdürmektedir. Ancak hatırlarsınız, 17 Ağustos depremi Kızılay için bir kırılma noktası olmuştur. Maalesef hafızalarımızda, o günün acılarını yaşarken yeniden görüntüler hâlâ kötü bir iz olarak kalmıştır. Miadını doldurmuş ilaçlar, bayatlamış gıda maddeleri, lime lime olmuş battaniyeler ve çadırlar dağıtılmıştı ve maalesef hiç de sağlıklı olmayan bir dağıtım söz konusu idi. Bu, yıllardır büyük bir saygınlığı olan Kızılay için maalesef vatandaşlarımız arasında bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Ve yine üzülerek belirtmek istiyorum ki o tarihten sonra Kızılay çok ciddi bir şekilde kongreler sürecine girmiş, mahkeme kararlarıyla kongreler yapılmış, yıllarca omuz omuza Kızılayda yöneticilik yapan yöneticiler maalesef kamuoyunda birbirini suçlayan, acımasızca eleştiren bir anlayışla kamuoyunun karşısına çıkmışlardır. Son dönemlerde bu olumsuz tablo Kızılaya yapılan yardımların ve özellikle kan bağışlarının da azalmasına yol açmıştır. Ama bütün bunlara rağmen, Kızılay bizim en önemli insani yardım kuruluşumuzdur, koruyup kollamamız gereken en önemli kuruluştur. Zira, meşru anlamda, herhangi bir siyasi amaç ve şaibeye mahal bırakmadan ulusal ve uluslararası insani yardım yapan kuruluş olması nedeniyle son derece önemli bir kuruluştur.

Değerli milletvekilleri, bu süreden sonra bir durgunluk dönemine girmiş Kızılayımız ve bir toparlanma süreci yaşanmıştır. Yalnız son dönemlerde yine Kızılayda bazı ilgi çekici uygulamalarla karşılaşmaktayız, bunların birkaçını dikkatinize sunmak istiyorum: Kızılayın Halide Edip Adıvar’ın bağışıyla kurulmuş olan ve onun adıyla yaşatılan bir hemşirelik okulu var idi, bu okul Kızılay yönetimi tarafından “Maddi olarak finanse edemiyoruz.” gerekçesiyle maalesef kapatılmıştır. Takdir edersiniz ki ülkemizin yardımcı sağlık personeline son derece ihtiyacı vardır, bu konuda ciddi açık vardır. Hele hele sağlık konusunda ciddi çalışmalar yapan, kan bağışları alan Kızılayın hemşire ihtiyacını da karşılayacak böyle bir kuruluşun dar bir anlayışla kapatılması son derece manidardır.

Değerli milletvekilleri, yine bir başka uygulama, Kızılayda yıllardır çalışan ama son dönemde yaşam koşullarının ağırlaşması nedeniyle, özlük haklarındaki birtakım kötü gidiş nedeniyle en doğal hakları olan, anayasal hak olan sendika üyesi olma hakkını kullanan Kızılay personeline yapılan uygulamayı da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Yaklaşık 15 personel, birlik içerisinde, dayanışma içerisinde sorunlarını daha derli toplu kamuoyuna ve Kızılay yönetimine duyurmak adına gidip sendikaya üye olmuşlar. Sendikaya üye olduktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından doğal olarak bildirilmesi zorunlu olan üyelik formlarının kuruma bildirilmesinin akabinde, bu 15 personel, geçici görevle kan merkezi dahi olmayan Şırnak ve Ardahan illerinde görevlendirilmişlerdir. Bu görevliler, beş ila yirmi bir yıl arasında Kızılay’a hizmet veren görevlilerdir ve bu görevliler, hac döneminde hacı adaylarımıza orada sağlık hizmetleri sunup hac farizasını da yerine getiren görevlilerdir. Bu görevliler, yaz aylarında gençlik kamplarında gençlerimize hizmet sunan, geçici görevlendirmeden kaçmayan personeldir. Bu görevliler, dünyanın neresinde olursa olsun bir tabii afet karşısında Kızılayın yapacağı yardım kampanyasında görev alan personeldir ama itiraz ettikleri için maalesef on beş gün sonra bu 15 personelin Kızılayla ilişkileri kesilerek görevlerine son verilmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu sendikalar, Kızılayın kampanyalarında en önde görev alan, kendi personeline yardım ve kan bağışında birinci derecede sorumluluk üstlenen sendikalardır ve bu sendikalar, ne hikmetse Kızılay tarafından çeşitli plaketlerle, sertifikalarla ödüllendirilen sendikalardır. Ama gelin görün ki, insani yardım kuruluşu temel felsefesinde kesinlikle siyaset olmayan, bağımsızlık ve evrensellik olan bir kurum tarafından işlerine son verilmiştir. Bu anlayış, bu uygulama Kızılayın felsefesiyle taban tabana zıttır değerli milletvekilleri.

Ben, umut ediyorum ki, Değerli Kızılay Başkanı ve yöneticileri benim dile getirdiğim bu ve benzeri sorunların süratle üzerine giderek bu sorunların bertaraf edilmesi ve Kızılay gibi çok güzide bir kurumda bir daha yaşanmaması doğrultusunda gerekli tedbirleri alırlar.

Kızılay bizim için çok önemlidir. Özellikle son dönemlerde bazı yardım kuruluşlarının ortaya koyduğu tablolar sonucunda, herkesin koruyup kollaması gereken çok önemli bir kurumdur Kızılay kurumumuz. O bizim göz bebeğimiz gibi korumamız gereken bir kurumdur. Kızılay o nedenle çok önemli bir kurumdur ve o nedenle biz bu yasayı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak destekliyoruz. Kızılayın büyümesi, bu insani yardım anlayışının çok daha büyük anlamda dal budak sararak büyümesi adına Cumhuriyet Halk Partisi olarak elimizden ne geliyorsa yapmak konusunda duyarlılığımızı bir kez daha ifade ediyorum.

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara). “Dernekler kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 27. maddesinde kızılay ile ilgili değişiklik yapılması hakkında (s.s.283)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tekin-bingol-23-2009-01-14-dernekler-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunun-27-maddesinde-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
