# Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tuma Çelik (Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 17 Ocak 2019
- **Gündem:** Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76342
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tuma-celik-27-2019-01-17-sinema-filmlerinin-degerlendirilmesi-ve-siniflandirilmasi-ile-destekle

> Tuma Çelik, 17 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TUMA ÇELİK (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; HDP adına, 40 sıra sayılı torba yasanın 2’nci maddesine ilişkin söz almış bulunmaktayım. Tabii, gecenin bu saatinde burada söylenecek sözlerin ne kadar önemi var bilmiyorum ama en azından kayıtlara geçmesi ve tarihe not düşmek adına bu konuşmanın yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, sizler duyarsız olmaktan bıkmadınız, biz de sizleri duyarlı olmaya çağırma konusunda bıkmayacağız, sürekli sizi duyarlı olmaya çağıracağız. Bugün, Hakkâri halkının kendi hür iradesiyle verdiği oylarla seçilen Milletvekili Leyla Güven’in başlattığı süresiz, dönüşümsüz açlık grevinin 72’nci günü. Leyla Güven haklıdır ve biz haklı olan Leyla Güven arkadaşımızın talebinin, talebimiz olduğunu söylüyoruz, sizleri bir kez daha Leyla Güven’in sesine kulak vermeye çağırıyoruz.

Evet, karşımızda yine bir torba yasa var ve bu yasada, yaklaşık yüz yıldır ayakta tutulmaya çalışılan anlayışın yeni bir ürünü var. Neden “yüz yıldır” dediğimi merak ediyorsunuz umarım ve ben de biraz açmaya çalışayım. Kimilerine göre 1923’te, bana göre ise 1911’de yeniden şekillendirilen Türkiye Cumhuriyeti, Türk-İslam-Sünni kimlik üzerinde bir ulus devlet olarak oluşturuldu. Ardından, başta eğitim sistemi olmak üzere, birçok kurum bunu yeniden üretmek için çaba sarf etti. Böylece, çoğulcu bir yapıya sahip olan Türkiye toplumu tekleştirilmeye çalışıldı. Bana verilen ve altında aday olduğu için istifa etmesi gereken Sayın Binali Yıldırım’ın imzası bulunan milletvekili kimlik kartımda din hanesine “İslam” yazılmasının sebebi de budur; Lozan Antlaşması’na göre pozitif temelde ayrımcılığın uygulanması gereken, azınlık haklarından faydalanması gereken Süryani, Ermeni ve Rumların yabancı olarak algılanması ve Dışişleri Bakanlığı nezdinde ele alınması da budur; on iki yıl önce kurduğu, çalıştırdığı gazetenin önünde öldürülen Hrant Dink’in öldürülme sebebi de budur.

Bugün kanunlaştırılmak istenen 2’nci maddeyle kurulacak Destekleme Kurulunun nasıl ve kimlerden oluşacağı belirleniyor. Buna göre oluşturulacak 7 kişilik kurulun 3 üyesi meslek birlikleri tarafından sektör temsilcileri arasından seçilip Bakanlığa sunuluyor, geri kalan 4 kişi ise Bakanlık tarafından belirleniyor ancak burada da bir aldatmaca var. Maddede laf kalabalığı yapılarak bu 4 kişiden 3’ünün yapımcı, yönetmen, senaryo ve diyalog yazarı, oyuncu, sinema salonu işletmecileri, film dağıtımcıları, yayıncı kurum veya kuruluş temsilcileri ve üniversitelerin sinema alanında eğitim bölümlerinde görev yapan öğretim üyeleri arasından belirleneceği söyleniyor. Aslında bu 3 kişi Bakanlık tarafından belirleniyor ve neticede sinema sektöründen gelen kurul üyelerinin sayısı da daha az olacak. Diğer 1 kişi ise direkt Bakanlık tarafından Kurul Başkanı olarak belirleniyor, böylece tam bir bağımlı kurum oluşturuluyor. Daha da önemlisi, üye çoğunluğu Bakanlık tarafından belirlenen bu kurulun aldığı kararlar Bakanlık tarafından onaylanmayabilir veya reddedilebilir. Arkadaşlar, gerçekten merak ediyorum ben ve soruyorum: Bakanlık tarafından görevlendirilecek bu kurulun kararlarına güvenilmiyor mu, yoksa burada amaç belirli insanlara bir para aktarımı mı sağlamak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TUMA ÇELİK (Devamla) – Başkan, müsaade ederseniz…

BAŞKAN – Buyurun, devam edin.

TUMA ÇELİK (Devamla) – Teşekkür ederim.

Ama anlaşılan, oluşturulan bu kurulların görevi, belki bir çıkar karşılığında iktidarın uygun gördüğü yerlere destek sunmak ve iktidarın talepleri doğrultusunda ortaya çıkacak ürünleri desteklemek. Aslında bu durum, AKP iktidara geldiğinden ve bir diktatörlük kurmaya başladığı andan beri var. Etrafımıza baktığımızda, önümüzdeki televizyonlarla, gazete ve internet siteleriyle bunu açıkça görebiliyoruz. Ancak, anlaşılan, iktidar, şu andaki tek sesliliği yeterli bulmuyor ve daha da artırmaya ve özellikle sinema, belgesel ve animasyon filmleri gibi sanatın diğer alanlarında da kurumsallaştırmaya ve kalıcılaştırmaya çalışmaktadır. Yani aslında bağımsız, yenilikçi ve yaratıcı olması gereken sanat, iktidarın denetimine sokuluyor. Tabii, bu arada daha çok yandaşa da bir miktar para aktarılarak daha çok bağımlılık sağlanıyor.

Kısaca, arkadaşlar, getirilmek istenen bu maddeyle özgür sanat öldürülerek yandaş bir sanata mecbur bırakılıyoruz. Üstelik bu yapılırken devletin kaynakları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tuma Çelik (Mardin). “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tuma-celik-27-2019-01-17-sinema-filmlerinin-degerlendirilmesi-ve-siniflandirilmasi-ile-destekle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76342

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
