# 2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tuncay Ercenk (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (12 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI,KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-12-nci-tur-gorusmelerinde-bayindirlik

> Tuncay Ercenk (CHP), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (12 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI,KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI); konuşma 1.273 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; onikinci turdaki bakanlık bütçeleri üzerinde söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, Antalya'yı konuşmak istiyorum. Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken, Bayındırlık Bakanlığı bütçesi görüşülürken, öyle sanıyorum ki, Antalya bu konuda önemli bir yer tutmaktadır.

Bakın, Antalya-Kemer arasında ve Finike-Demre arasındaki yol genişletme çalışmalarını gerçekten ilgiyle izliyoruz. İhtiyaç olan, gerekli olan bir düzenlemeydi; ancak, bu genişleme sırasında yapılan önemli bir yanlışı belirtmek istiyorum. Bu yolların genişlemesi sırasında çıkan molozların o güzelim koylara dökülmesi, o güzelim kayalıklara, o güzelim ormanlıklara dökülmesi çok ciddî bir çevre kirliliği yaratıyor ve Bayındırlık Bakanlığının bu konuda alması gereken tedbirler olduğunu düşünüyorum. Bu görüntü kirliliğine bir an evvel son vermek gerektiği ve Anlatya'nın hak ettiği o doğal güzelliğine tekrar kavuşması gerektiğini düşünüyorum ve en kısa sürede bu konuda bir tedbir alınmaz ise eğer, öyle sanıyorum ki, Antalya-Kemer ve Finike-Demre arasındaki yolu izleme olanağını, o güzel manzarayı izleme olanağını kaybetmiş olacağız.

Ayrıca, bu yolların çok virajlı olduğunu hepimiz biliyoruz ve bu yolların kenarlarına bariyer konulması konusu da sürekli gündemde olan bir konudur. Sayın Bakanlıktan özellikle bunu rica ediyorum. Düz yollarda bu bariyerler konuluyor; ama, böyle tehlikeli yollarda, can kaybını önleyecek oranda bir bariyer düzenlemesi, maalesef, yapılmıyor.

Ayrıca, geçen hafta Antalya'da meydana gelen fırtınada o güzelim Konyaaltı şeridi tamamen mahvoldu, perişan oldu, yıkıldı döküldü. Bunun için de önemli bir teknik düzenlemenin yapılması ve bir daha böyle felaketler karşısında bu yolun bozulmasını önlemek gerekiyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, Antalya olunca, çok özel konulara da girmek durumundayım. Antalya, biliyorsunuz, Türkiye'nin gözbebeği sayılabilecek bir kent, dünyanın gözbebeği sayılabilecek bir kent, turizm kenti ve bunun da çok önemli bir bölgesi var, Lara. Burada, Kemerağzı, Kundu ve Lara bölgesinde, daha önceden yerel yönetimlerce onaylanmış, oybirliğiyle geçmiş ve ciddî bir planlama altına alınmış bir böle var. Burada tarım alanları ayrılmış, Obruk Ormanı ayrılmış. Burada turizm alanı olarak ayrılmış bölge var ve yine tamamen planlanmış, sivil toplum örgütlerinin katkısıyla planlanmış bir bölge. Planlanmış vaziyette burada golf alanı var.

Şimdi, yerel yönetimin oybirliğiyle aldığı bir plan kararı var. 4957 sayılı Yasaya dayanarak, burası "Kültür ve Turizmi Geliştirme Projesi" adı altında, Bakanlar Kurulunun kararıyla, bu planlama yetkisi yerel yönetimlerden alınıyor "siz bu planı yapmayı bilmezsiniz, bırakın biz yapalım" deniliyor ve Bakanlık bu konuda yetkili hale getiriliyor. Halbuki, kamu reformu tasarısında bizim özellikle üstünde durduğumuz nokta, kesinlikle, yerel yönetimlere ağırlık verilmesi. Sayın Bakan, biraz önce burada söyledi; harcamalar dahil, yerel yönetimler tarafından yapılmalıdır. Buna katılıyoruz tabiî; ama, nedense -bu konuda bu yetki alınıyor- yerel yönetimlerde olması gereken yetki, sivil toplum örgütlerinin katkısıyla hazırlanmış olan tasarı, plan, bir anlamda iptal edilip, yetki Bakanlığa devrediliyor; bunu, gerçekten anlamak mümkün değil.

Değerli arkadaşlarım, bu konuda yargı kararları olmasına rağmen, bu planlamanın iptal edilerek Bakanlık tarafından plan yapılmasını, proje yapılmasını anlamamız mümkün değildir. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuluyor, gereksinmeye yol açılıyor; bunu, tespit etmemiz gerektiği düşüncesindeyim.

Bu yargı kararları, şehircilik ilkelerine -çünkü, burası, daha önce turizm bölgesi ilan edilmişti- planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olması nedeniyle iptal edilmişti; ama, şimdi, aynı şekilde tekrar oraya, Bakanlığa, turizm alanı kurma yetkisi, plana alınma yetkisi getiriliyor. Bunu, özellikle Yüksek Heyetinizin takdirlerine sunuyorum. Sayın Bakan, sanıyorum bu konuda gerekli açıklamayı yapacaktır.

Burada kamu yararı esas alınmalıdır. Ben, siyasî birtakım yakınlaşmadan doğan ve bu nedenle de buraların belirli isimlere tahsis edilmesi konusundaki yaklaşımı gerçekten anlayamıyorum. Basına yansıdı bunlar, iddialardır; bunların araştırılması lazım. Bir Dışişleri Bakanı bir işadamının yatında tatil yaptıktan üç gün sonra bu bölge turizm alanı olarak değerlendiriliyor Bakanlar Kurulunda; bunu açıklamak lazım; yani, bunları tartışmak lazım. Bunlardan kaçmamak lazım. Doğru mudur değil midir, biz bu konuda soru önergesi de arz ettik; ama, şu ana kadar ciddî bir yanıt almış değiliz.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, biliyorsunuz bir de Manavgatımız var, Sorgun Manavgatımız var. Burası da, yine, aynı şekilde daha önceden planlanmış ve turistik mesire alanı olarak düzenlenmiş bir bölge. Yine, Bakanlık diyor ki; arkadaş, ben, burayı turizm geliştirme projesine alıyorum. Siz buraya müdahale etmeyin. Ben buraya 2 tane golf alanı, 2 tane de otel yapacağım. Ama, yerel yönetimler bunun tersini düşünüyor ve orası, gerçekten, Manavgat'ın akciğeri, piknik alanı ve mesire yeri. Bakanlığın bu konuda o planı geriye çekerek, kendisinin böyle bir yola gitmesini, yine Lara bölgesinde olduğu gibi, anlamak mümkün değildir.

Golf alanı yapılmasın diyen yok. Daha önceki projede de, planlarda da, zaten, Oymapınar ve Kızılağaç bölgelerinde 7 tane golf alanı tespit edilmiş, ayrılmış. Golf alanı, golf turizmi diyoruz, bas bas bağırıyoruz, elbette olacak; ama, yeri burası değil, neden o Sorgun Ormanı, bütün yöre halkının gelip dinlendiği, piknik yaptığı, tatil yaptığı bölge seçiliyor; yine, bunu da gerçekten değerlendirmek durumundayız diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu iki projede de yerel yönetimler ve yöre halkı tamamen devredışı bırakılıyor, siz bilmezsiniz, biz yaparız deniyor; ama, orada yaşayan, orada olan insanlar buradan yararlanmak, burayı planlamak istiyorlar. Kendileri planlamışlar zaten. Bu yetkiyi alıp, tekrar Bakanlığa devretmenin hiçbir anlamı yoktur Kamu Reformu Yasa Tasarısı çıkarılırken.

Değerli arkadaşlarım, bu iki bölge de, tamamen kendi doğal yapıları gereği, doğal cazibe alanları zaten. Şimdi, bu iki alana yeni yatırımlar yaparak, yeni bir cazibe merkezi haline getirme olanağı yoktur. Lara bölgesi de, Sorgun bölgesi de, başlıbaşına birer cazibe alanı. Buraya işte Disneyland yapacağız, buraya golf alanı yapacağız diyerek, yeni bir cazibe merkezi haline getirme anlayışı yanlış. Eğer cazibe merkezleri yaratılacaksa -ki, yaratılmalıdır tabiî, Turizm Bakanlığının ve turizm anlayışının da gereği budur- bunların belirli yerlerde, tespit edilmiş yerlerde ve kıyı bölgelerinin dışında yapılması olanağı da vardır.

Bakın değerli arkadaşlarım, bu bölgeler, altyapısı tamamlanmış ve hiçbir sorunu olmayan bölgeler. "Efendim, yatırımcı buraları istiyor..." Yatırımcı ister tabiî burayı; altyapısı var, yolu var, elektriği var, kanalizasyonu var; bu yapacak; ama, Kültür ve Turizm Bakanı olarak benim amacım, Bakanlığın amacı, yeni cazibe merkezleri yaratmak olmalıdır. Bakın Davraz duruyor; Davraz'a yapsın yatırımı. Disneyland yapılacaksa, 5 kilometre ötede, 10 kilometre ötede Döşemealtı var, oraya yapılsın; Disneyland yapılmasın diyen de yok, yatırım yapılmasın diyen de yok, istihdam alanı yaratılmasın diyen de yok; ama, bu yerlerin seçilmesini anlamak mümkün değildir. Bunlar, zaten, doğal olarak kendileri, cazibe merkezi olarak dünyaya kendilerini kabul ettirmişler. Bu konuda, öyle sanıyorum ki, yeni bir anlayışa ihtiyaç vardır.

"Efendim, yatırımcı burayı istiyor... " Hayır, yöre halkı da istemiyor; ne yapacağız şimdi, kamu yararı ne olacak, şehir planı ne olacak, planlama ilkeleri ne olacak; bunları da tartışmak lazım. "Hayır efendim, ben, bunu vereceğim; biz, konuştuk bunu daha önce birisiyle, buraya 3 milyar dolar yatırım yapacak, bu nedenle bunu değerlendirmek istiyoruz." Orayı siz değerlendirmek istiyorsunuz da, kamu yararını önplana alacaksınız, yatırımcının yararını değil. Maalesef, Antalya üzerinde bu tür oyunlar oynandığını üzülerek görüyorum.

Değerli arkadaşlarım, 119 tane taşınmaz tahsise çıkarıldı. Bunun 19 tanesi ancak tahsis konusu oldu ve bunun 10 tanesi Belek'te. Doğal bu tabiî; ama, bunun dışında, yaylaya doğru çıktığınız zaman, Saklıkent'e, Davraz'a, Tarsus'a, Karadeniz'e; buralara da bir yatırım gerekiyor, buralara da birtakım altyapının yapılması lazım, yatırımların yapılması lazım, turizm merkezleri haline getirilmesi lazım, yeni cazibe merkezleri haline getirilmesi lazım. Sizin, bunları bir kenara bırakarak, hazır, altyapısı hazır, her şeyi hazır, doğasıyla, yöre halkıyla, ormanıyla, karaçamıyla hazır bir yere yatırım yapmanız kolay; yatırımcı elbette burayı seçecek; ama, sizin bakanlık olarak, hükümet olarak göreviniz, bunların dışında yeni cazibe merkezleri yaratmaktır. Bu konuda, öyle sanıyorum ki, gerekli çalışmaları Sayın Bakanlık yapacaktır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada, bu tür eleştirileri yaptığımız zaman yatırıma ve istihdama karşı çıkıyorsunuz diye bir anlayış bize yöneltilmeye çalışılıyor. Halbuki, tam bunun aksini söylüyoruz; turizmin gelişmesini isteyen biziz, turizm sektörünün gelişmesini isteyen biziz, yatırım yapılmasını isteyen de biziz, istihdam yaratılmasını da isteyen biziz; ancak, burada, özel olarak, Lara yöresinde yapılacak olan yatırım, yatırım oluyor da Döşemealtı'na yapılan yatırım yatırım olmuyor mu?! Lara yöresinde yapılan yatırımda istihdam olanağı sağlanıyor da Döşemealtı'nda, Oymapınar'da yapılacak olan yatırımda istihdam alanı yaratılmıyor mu?! Bunu anlamak mümkün değildir. Bence, bakanlığın ve hükümetin üzerinde durması gereken temel politika bu olmalıdır. Bunu, öyle sanıyorum ki, en kısa sürede çözmek durumundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tuncay Ercenk (CHP, Antalya). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-12-nci-tur-gorusmelerinde-bayindirlik (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
