# Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Tuncay Ercenk (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2005
- **Gündem:** KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde

> Tuncay Ercenk (CHP), 24 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.238 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TUNCAY ERCENK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 15 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, ben de, çok sevgili öğretmenlerimizin sosyal ve ekonomik sorunlarının bir an evvel çözülmesi dileğiyle ve öğretmenlerimizin Atatürkçü çağdaş öğrenciler yetiştirmesi dileğiyle 24 Kasım Öğretmenler Gününü yürekten kutluyorum.

Sayın Başkan, 5018 sayılı Yasa, eski adıyla "konsolide bütçe" ve şimdi değiştirdiğimi adıyla da "merkezî yönetim bütçesi" olan bir sistemi, bir kurumu, işleyişini, harcamalarını, kapsamını, sürecini belirleyen bir yasa. Biz bu tasarıyı görüşürken, aynı zamanda, merkezî yönetim bütçesi de Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor; yani, merkezî yönetim bütçesini yürütecek olan, onun işleyişini sağlayacak olan 5018 sayılı Yasa ise şu anda Mecliste görüşülmekte. Yani, bir anlamda istim arkadan geliyor gibi bir izlenim var. Çünkü, onun sistemini, merkezî yönetim bütçesinin sistemini koyan bir tasarıyı görüşüyoruz biz. Bu sistemi koyan tasarı henüz Meclisteyken, ama, merkezî yönetim bütçesi de Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilmiş ve orada çok yoğun bir biçimde tartışmaya açılmış durumda.

Tabiî, bu, bizce çok garip bir durum; yani, daha geçenlerde de Anayasayı yasaya uygulama noktasına geldik, hatta, tasarıya uygulama noktasına geldik. Halbuki, önemli olan yasaların Anayasaya uygunluğunu ve yasaların Anayasaya göre düzenlenmesini sağlamaktı. Oysa, bizde tam tersi oluyor. Tabiî, bu gariplikler yeni değil. AKP İktidarında buna benzer gariplikler oluyor. İnşallah, bundan sonra olmaz.

Mesela, son olarak da, ben, söylemeden geçemeyeceğim; biz de genelde hepimiz şu veya bu şekilde adliye koridorlarına uğramışızdır, davacı olmuşuzdur, davalı olmuşuzdur, tanık olmuşuzdur, bu tür yerlere gittiğimiz zaman, genelde, davayı kazanan taraf sevinir. Eğer, tazminat davası açmışsanız, davacıysanız, genelde, davacı taraf tazminatı hak ettiği için sevinir; çıkar, dostlarıyla bunu paylaşır. Kaybetmişseniz, üzülürsünüz. Bizim, ilk defa Parlamentomuz tarihinde, ilk defa cumhuriyet tarihinde, davayı kazanan bir tarafın üzüldüğünü görüyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki bu davayı, gerçekten, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kazanmıştır, hakkıyla kazanmıştır; siz tazminat ödemeyeceksiniz denmiştir Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Hükümetine; ama, bizim hükümet, her nedense, nasıl olur böyle bir şey, biz tazminat ödemek istiyoruz deme noktasına kadar gelmiş ve üzüntülerini kamuoyuyla paylaşmış durumdadır. Bu konuyu da ciddî olarak eleştirmek istiyorum.

FARUK ÇELİK (Bursa) - 15 inci maddeyle çok paralellik arz ediyor!..

TUNCAY ERCENK (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Sayın Dışişleri Bakanının, bu konuda "yasaklar şeref kazandırmaz" şeklinde bir açıklaması oldu; doğrudur, yasaklar şeref kazandırmayabilir; ama, kurallar ile yasakları birbirinden ayırmak lazım. Bence, kurallar ayrı konudur, yasaklar ayrı konudur. Kuralları uygulamak, yasak kelimesiyle ifade edilmez. Yasak ayrıdır, kural ayrıdır. Yasak olan, kuralları uygulamak değil; yasak olan, size teslim edilen 1 trilyonun ne olduğunun hesabını vermemektir, yasak olan budur; bunu tartışmak lazım. Bu noktayı da, yine, gariplikler anlamında arz ettim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, buna benzer gariplikleri ayrıntılı saymayacağım. Özellikle ülkenin ekonomisine yön verebilecek olan kuruluşların, hangi şartlarda, ne gibi pazarlıklarla gündeme getirildiğini de, yine, yüksek kamuoyunun takdirine ve Yüce Meclisin takdirine özellikle sunuyorum.

Şimdi, görüşmekte olduğumuz tasarının 15 inci maddesi, şu anda tüm bakanlıklardaki araştırma, planlama ve koordinasyon kurullarını kaldırmaya yönelik bir düzenleme. Şu anda, bakanlıklardaki bu tür kuruluşlar, yani, kısa adıyla APK, birtakım hizmetler götürüyor. Bakın, ben, şimdi, 3046 sayılı Yasanın 24 üncü maddesini okuyorum: "Bakanlığa Hükümet Programı, kalkınma planları, yıllık programlar, Bakanlar Kurulu kararları ve millî güvenlik siyaseti çerçevesinde verilen emir ve görevlerin yerine getirilmesi için çalışma esaslarını tespit etmek, bu esaslara uygun olarak Bakanlığın ana hizmet politikasının ve planlarının hazırlanmasına yardımcı olmak" diye geçiyor.

Şimdi, 15 inci maddenin, yeni kurulması düşünülen Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Strateji Geliştirme ve Malî Hizmetler Müdürlüğüne, Daire Başkanlığına verdiği görevi arz ediyorum: "Ulusal kalkınma strateji ve politikaları, yıllık program ve hükümet programı çerçevesinde idarenin orta ve uzun vadeli strateji politikalarını belirlemek, amaçlarını oluşturmak üzere gerekli çalışmaları yapmak" şeklinde değerlendiriliyor. Şimdi, bu ikisi birbirinden farklı değil; ama, biz, APK'yı kaldırıyoruz, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurullarını kaldırarak, yerine, Strateji Geliştirme ve Malî Hizmetler Başkanlığı ihdas ediyoruz. Yani, görevleri aynı olan iki kurumu yan yana getiriyoruz. Ayrıca daire başkanlıkları kuruluyor, ayrıca müdürlükler kuruluyor. Şimdi, gerekçe olarak de bütçe hizmetlerinin yerine getirilmesi… Sanki, Araştırma Planlama Koordinasyon Kurulları bundan önce bu hizmetleri yerine getirmemiş gibi bir izlenim çıkıyor ve yerine yeni isimle bir kurul ihdas ediliyor.

Şimdi, elbette, bütçe hizmetlerinin yerine getirilmesi doğru, bu görevler var, bu görevleri bir kurul yapacak; ama, bu görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş APK kurulları dururken ve bunların kadroları yine devlette hizmet etmeye devam ederken, siz, yeniden bir kurum ihdas ederek ve yeniden bu kurumlara uygun kadrolar meydana getiriyorsunuz. Yani, bu, sizin, devlette tasarruf, devlet harcamalarında tasarruf anlayışına da ters düşüyor; özellikle bunu belirtmek istiyorum; devleti küçültme anlayışınıza da ters düşüyor. Bu iki konunun, gerçekten, bir çelişki olarak gündemde durduğunu özellikle belirtmek istiyorum.

Şimdi, neden araştırma planlama koordinasyon kurullarını kaldırıp da yerine strateji geliştirme ve malî hizmetler müdürlüğünü, daire başkanlığını kuruyorsunuz; efendim, işte, bunun görevi ayrı. Peki, eskileri ne yapacaksınız; devam edecekler onlar. Peki, siz yeni kadrolar kuracaksınız değil mi, yeni kadrolar?.. Hangileridir o kadrolar, bakacağız şimdi.

1 inci dereceden 164 kişi alınacak, Strateji Geliştirme Araştırma Malî Hizmetler Daire Başkanlığına. 3 üncü dereceden 800 kişi malî hizmetler uzmanı olarak alınacak. 8 inci dereceden 400 kişi malî hizmetler uzman yardımcısı kadrosu olarak alınacak. 4 üncü dereceden 1 200 kişi iç denetçi kadrosuna alınacak; yani, 2 500 kişilik yeni bir kadro, yeni insanlar, yeni ödemeler, yeni ücretler, yeni maaşlar ödenecek; bu da, devlete çok büyük bir yük. Tasarruf diyoruz, lojmanları milletvekillerine tahsis etmiyoruz, oradan gelir etmek için; ama, maalesef, 2 500 kişilik... Tabiî, sadece bu kurumda, diğer kurumları şu anda tartışmak istemiyorum, diğer kurumları da içine katarsanız gerçekten büyük bir kadro israfı gündeme geliyor ve yeni oluşan kadrolar da, yeni ödemeler, yeni malî yüklerle devletin omzuna biniyor diye düşünüyorum.

Tabiî, bu hususları düzenlerken çok gelişigüzel bir uygulamanın içinden geçtiğimizi görüyorum, biliyorum. Eğer, bunlar daha dikkatli, kadrolaşma anlayışı dışında hareket edilerek çözülseydi, yani, "bu APK pek bizimle götüremiyor bu işi, benim götürebileceğim bir kadro gerekiyor, bu kadrolarda yeni kurumlar ihdas etmem gerekiyor, o yeni kurumları ihdas ederek yeni kadrolara ancak yer açabilirim. Bunlar da benim vücut dilimden anlayan insanlar olacaktır, benim vücut dilimden anlayan insanlar ancak benim dediğimi yapar" diye düşündüğünüz için böyle bir düzenleme getiriliyor, böyle bir kadro getiriliyor.

Şimdi, bu malî yönetimi kontrol edelim; kim nereye ne harcıyor bakalım, nereye ne yatırım yapacağız bakalım; kalkınma için nerelere fazla harcama yapacağız, kimi orada istihdam edeceğiz; vergi kaçırılıyor mu kaçırılmıyor mu, bunların hepsini malî anlamda denetleyelim; tamam. Ama, bu maliyeyi yürüten, Maliye Bakanlığını yürüteni nasıl denetleyeceğiz, nasıl kontrol edeceğiz; onu anlayamıyoruz.

Öncelikle, Malî Yönetim Yasası diyoruz. Malî Yönetim Kontrol Yasası diyoruz. Siz, Malî Yönetim Kontrol Yasasında, şu anda denetimden uzak, dokunulmazlık zırhı nedeniyle denetimden uzak bir şahsı, hakkında birtakım iddialar olan, doğru-yanlış, birtakım iddialar olan insanı da o malî hizmetlerin başına getiriyorsunuz "sen bu yasayı yürüt" diyorsunuz. Bence, büyük bir çelişki bu.

Şimdi, biz bunları kontrol edelim, maliyenin hizmetlerini kontrol edelim, malî yönetimi kontrol edelim; ama, bu malî hizmetleri yürütecek olan kişiyi nasıl kontrol edeceğiz; o da bir tartışma konusu. Bence çok önemli olan bir nokta bu. Yasaları çıkarabiliriz, buradan çıkar, kontrol ederiz, edemeyiz, o ayrı mesele; ama, önemli olan, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde de, bir dürüstlük, temizlik ilkesinin dikkate alınması durumunda da, yöneticilerin, bunu uygulayacak olanların, yasayı uygulayacak olanları nasıl denetleyeceğiz, nasıl kontrol edeceğiz, bu da, bizce, Türkiye Cumhuriyeti açısından önemli bir konu.

Şimdi, Maliye Bakanı hakkında bu, Başbakan hakkında birsürü sorun, iddia -bunlar doğru-yanlış, bilemem- ama, bunların aklanması lazım. Bunlar ortaya çıkacak, diyecek ki, arkadaş, bizim hakkımızda böyle iddialar var, biz bu iddiaların karşısında savunuyoruz kendimizi, bunlar yanlıştır…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Tuncay Ercenk (CHP, Antalya). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
