# CHP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Turan Aydoğan (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ekim 2019
- **Gündem:** CHP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80745
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turan-aydogan-27-2019-10-15-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Turan Aydoğan (CHP), 15 Ekim 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 611 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Efendim, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ben, size havadan, sudan bahsedeceğim. Az önceki tartışmanın üzerine havayla, suyla etrafı yumuşatalım biraz. Ama havadan, sudan bahsetme nedenim de sizsiniz, işi gücü bıraktınız, havayla, suyla uğraşıyorsunuz. Ülkenin havasını yeterince kirlettiniz de suyundan ne istiyorsunuz? İnsanlara zarar verdiniz, çevreye zarar verdiniz, doğaya zarar verdiniz, bırakın da millet, suyunu rahat rahat içsin.

Efendim, biliyorsunuz, bir 31 Mart vakası yaşadık, o vakadan sonra seçimler iptal edildiğinde buradan size seslendim, dedim ki: Ekrem İmamoğlu’yla uğraşmayın. Ekrem İmamoğlu’yla uğraşırsanız size döner bu, İstanbul halkı bunun faturasını size sorar. Hatta sizin bir parti büyüğünüzün örneklemesiyle söyledim. “Uğraşmayın, saldırmayın bu adama.” demişti Sayın Bülent Arınç. Saldırdınız, cevabını aldınız, İstanbul halkı size 800 küsur bin oy fark attırdı. Şimdi, buraya kadar anlaştık, resmî 800 küsur bin oy farkı yediniz; o resmî.

Buradan başka bir yere geçeceğim, Anayasa’nın 104’üncü maddesi, Cumhurbaşkanının görevlerini tarif ederken diyor ki: “Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.” Bu, Sayın Cumhurbaşkanının görevi. “Kamu” ne demek? “Kamu” Türk Dil Kurumunda “Halk hizmeti gören devlet kurumları, bir ülkede halkın bütünü.” diye tarif ediliyor. İşte, bu halk hizmeti gören devlet kurumlarından bir tanesi de belediyelerdir. Sayın Cumhurbaşkanının merkezî idarenin tüm organları ile belediyelerin arasındaki ilişkiyi gözetleyip problem varsa müdahale etmesi gerekir. Artı, yine aynı Sayın Cumhurbaşkanı, bu yeni Anayasa sisteminde uçan kuştan dahi sorumludur. Neden sorumludur? Çünkü bire bir kendisi sistemin tek adamıdır.

Bahsedeceğim birtakım kurumlar… Bakın, sakın yanlış anlaşılmasın “Bu kurumlar niye su almıyor?” diye sormayacağım ben. Suyu herkes istediği yerden alabilir. Niye aldı, niye almadı tartışması da yapmayacağım; sadece ve sadece belli bir tarihten sonra, 23 Haziran seçimlerinden sonra on yıl, on beş yıl, yedi yıl, sekiz yıl boyunca almış oldukları Hamidiye suyu, bir merkezden talimatlı gibi neden bıraktılar, onu soracağım. Sakın, buraya çıkıp da “Falanca alıyordu, feşmekânca bırakmıştı. Şu da alıyor muydu?” falan diye sormayın, mahcup olursunuz. Benim sorduğum bu değil, benim sorduğum on yıl, on yedi yıl, yedi yıl, sekiz yıl boyunca bu kurumlar bu suyu aldıktan sonra, 23 Hazirandan sonra tek merkezden bir şekilde ite kaka mı bıraktırıldılar, yoksa hakikaten hiçbir iradeyi takmadan kendiliğinden mi bıraktılar? Bıraktıysalar gerekçeleri neler? (CHP sıralarından alkışlar)

Bu kurumlar nereler, ufak ufak sayayım ben size, ufak ufak sayayım: Kültür Bakanlığı, kamu kurumu…

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Çok ayıp, kültürsüz Kültür Bakanlığı!

TURAN AYDOĞAN (Devamla) – Çok ayıp etmiş gerçekten.

Vakıfbank, o belediyenin iştirakleriyle beraber çalışanlarının, 84 bin civarında kişinin maaşının yattığı banka, Bilim ve Sanayi Bakanlığı, Millî Saraylara bağlı iştirakler… Bir kısmı yıl sonu itibarıyla bırakacaklar, sakın polemiğe girmeyin “O bırakmamıştı.” falan diye, yıl sonu itibarıyla bazıları bırakacak. TEDAŞ, Türkiye Elektrik İletim AŞ, BDDK, Türk Hava Yollarına bağlı TGS. Bunların toplamda 1 milyon 800 küsur bin civarında yıllık alımları var ve bıraktılar. Bıraktılar da ne oldu? İstanbul halkı sahiplendi; yok satıyor bu su, haberiniz olsun, yok. (CHP sıralarından alkışlar) Bayilikler isteniyor, yok satıyor, üretimi 2 katına çıktı neredeyse, alıcısı çok. Sağ olun var olun, yanlışlarınızla her şeyi büyütüyorsunuz.

Ama bir yanlış daha yapıyorsunuz. Bu su yüz on yedi yıllık kamu mirası, buna ihanet edemezsiniz, bu kurumlar edemezler, kamu kamuya ihanet edemez. Üstelik, yine yapımcılarının belediye iştiraklerinden ve belediyeden destek aldığı, adına “Payitaht” dizisini yaptığınız, II. Abdülhamit’in kurduğu bir sudur bu. Bu, bizim yüz yıllık mirasımızdır, en çok da sizin sahiplendiğiniz padişahın mirasıdır. Çıkıp buraya “Padişahımızın mirasını reddediyoruz.” demezsiniz inşallah; demeyin de tavsiye etmem.

Ha, diyeceksiniz ki “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu işle ne alakası var? Külliye’ye laf atma.” Atarım. Niye atarım? Çünkü hukuk politikalarından sorumlu Sayın Burhan Kuzu -oraya niye gitti bilmiyorum zaten- çok uzun süre uğraşa uğraşa hukuk profesörü olmasına rağmen, hukukla uğraşıp biraz daha kendisini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Turan Aydoğan (CHP, İstanbul). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turan-aydogan-27-2019-10-15-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80745

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
