# Mahkûm ve cezaevi sayısındaki artışa, Gazeteci Suat Toktaş'a, Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne ve özelleştirmeye ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 30 Ocak 2025
- **Gündem:** Mahkûm ve cezaevi sayısındaki artışa, Gazeteci Suat Toktaş'a, Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne ve özelleştirmeye ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=132078
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-01-30-mahkum-ve-cezaevi-sayisindaki-artisa-gazeteci-suat-toktas-a-ozel-has

> Turhan Çömez (İYİ Parti), 30 Ocak 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Mahkûm ve cezaevi sayısındaki artışa, Gazeteci Suat Toktaş'a, Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne ve özelleştirmeye ilişkin açıklaması); konuşma 595 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

AK PARTİ iktidarının başından bugüne mahkûm sayısı 2 kattan fazla artmış, cezaevi sayısı da ona keza 2 kattan fazla artmış ve maalesef Türkiye bir açık hava hapishanesine dönmüş ve Türkiye'de bir korku imparatorluğu kurulmaya çalışılıyor. Bakın, cezaevleri için 2025'te 1,2 milyar liralık bir bütçe ayrılmış, 2027 sonuna kadar da 23,5 milyar liralık bir yatırım yapılacak cezaevlerine. Allah aşkına, bu ülkede cezaevine mi ihtiyaç var? Bu ülkenin insanlarını korkutmaya doymadınız mı? Niye inşa ediyorsunuz bu kadar çok cezaevini?

Bakın, dün akşam basın tarihine ve Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bir hadise yaşandı. Halk TV'nin saygın gazetecileri tek tek alındı, soruşturuldu ve bunların bir kısmı tedbirle, adli kontrolle serbest bırakıldı; Suat Toktaş da ne yazık ki Silivri'ye gönderildi. Şimdi sordum "Olay nasıl yaşandı?" diye, bilgi de aldım. Bakın, yapılan açıklama, ifşa edilen ses kaydı medya etiği açısından sorgulanabilir veya haberleşmenin gizliliğinin ihlaliyle ilgili madde 132 üzerinden işlem de görebilir ama bu bir katalog suç değildir. Peki, niye terörizm muamelesi yapılıyor? Çağlayan Adliyesinde saygın gazetecilere bu muamele neden reva görülüyor? Gece boyunca sorgulandı, ondan sonra, yakınları orada beklerken, ailesi beklerken, kızı feryat ederken bırakın görüştürmeyi, elindeki poşet dahi verilmedi, "Alın, şu eşyaları götürün." denildi, buna rağmen o poşet dahi kendisine verilmedi. Çay istedi, çay verilmedi; böyle bir uygulama olur mu Allah aşkına? Basına bu kadar baskıyla neyi amaçlıyorsunuz siz, derdiniz nedir? Ve daha da vahimi, kolluk kuvvetleri, güvenlik kuvvetleri Halk TV'nin önüne gidiyor, kimlik kontrolü yapıyor; gazetesine, televizyonuna girmek isteyen gazetecilerin kimliklerini kontrol ediyor. Biz Allah aşkına hangi dönemi yaşıyoruz? Polis devleti mi olduk biz? Böyle bir devlet yönetimi olur mu? Bunu şiddetle reddediyorum.

Bir partinin, Mecliste grubu bulunan bir partinin milletvekili olan genel başkanına alenen tehditler savruluyor, alenen hakaretler ediliyor; koskoca Parlamentoda Meclis Başkanı ağzını açmıyor, Adalet Bakanı sesini çıkarmıyor, İçişleri Bakanı kılını kıpırdatmıyor, her şeye yorum yapan Sayın Cumhurbaşkanı hiçbir şekilde bu konuyu ele almıyor. Biz nereye gidiyoruz Allah'ınızı severseniz? Böyle bir ülke olur mu? Suçu varsa yasa belli, kanun belli, insanlara terörist muamelesi yapmaya, "Ben yaptım, oldu." diyerek insanları hapishaneye tıkmaya ne hakkınız var?

Şimdi, sizinle çok ilginç bazı isimler paylaşacağım ve Türkiye'nin ne hâle geldiğini buradan hep beraber göreceğiz. Bakın, geçtiğimiz günlerde Özel Hastaneler Yönetmeliği çıktı ve bu yönetmelikle bundan sonra özel hastaneler yapay zekâyla denetlenecekmiş. Doğal zekâları yetmedi, bundan sonra yapay zekâyla denetleyeceklermiş. Birkaç örnek vereceğim özel hastanelerden: Yenidoğan çetesinin lideri Fırat Sarı PKK üyesi olmaktan uzun süre cezaevinde yatmış ve bu çetelerin en başında olan kişi olarak bu çocukların katliamında imzası var.

İkincisi, yine bu çocukların katledildiği hastanede görev yapan bir doktor, adını söyleyeceğim, Tunca Aybar, kayıtlara geçsin diye söylüyorum, tecavüz etmiş bir hastasına, uyuşturuculu serum vererek tecavüz etmiş ve başka isimlerle Reyap Hastanesinde çalışıyor, bu bahse konu özel hastanelerde çalışıyor.

Bu da yetmedi, FETÖ'den aranan birisi yine bu hastanelerde kaçak klinikler açmış, çalışıyor.

En son, çok önemli bir şey paylaşacağım sizinle, Nizamettin Gökçe, kendisinin ismi rahmetli Gaffar Okkan tarafından bir basın toplantısında -kendisi şehit olmadan önce- ilan edilmiş ve bu isimler aranıyor. "Bu isimler önemlidir." diye bahsettiği birkaç isimden biri olan bu kişi daha sonra bölgede bir katliama karışmış, 3 kişiyi katletmişler ve sonra da yakalanmış. Yakalandıktan sonra soruşturması devam ederken demiş ki: "Ben hastayım, ruhum uygun değil, psikolojim uygun değil." ve hangi güç devreye girdiyse, hangi mekanizma devreye girdiyse buna bir şizofren raporu verilmiş ve ondan sonra ortalıktan kaybolmuş. Bu arada mahkeme davayı bitirmiş, bunu ömür boyu hapse mahkûm etmiş ve tekrar "Bulun bakalım bunu, nerededir bu adam; getirin, son durumuna bakalım." demiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Mahkûm ve cezaevi sayısındaki artışa, Gazeteci Suat Toktaş'a, Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne ve özelleştirmeye ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-01-30-mahkum-ve-cezaevi-sayisindaki-artisa-gazeteci-suat-toktas-a-ozel-has (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=132078

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
