# Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2004-11-10-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680

> Turhan Çömez (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )); konuşma 950 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Günümüzde, bir ülkenin gelişmişliğini değerlendirmek için, kişi başına düşen millî gelir ve dağılımı, sanayileşme ve istihdam, altyapı, temel mal ve hizmetlerdeki tüketim düzeyi kriterleri yeterli kabul edilmemekte, eğitim ve sağlıkta geldiği nokta da dikkate alınmaktadır. Tüm kriterlerin yanında, bir ülkenin gelişmiş sayılabilmesi için, eğitim ve sağlıkla ilgili sorunlarını da çözmüş olması gerekmektedir. Ülkemizde, gelmiş geçmiş tüm siyasî iktidarlar sağlığın önemini hep vurgulamış, çözümler vaat etmiş; ama, ne yazık ki, günübirlik politikaların ötesine taşınamayan anlayışlar nedeniyle sağlık hizmetleri arzu edilen kaliteye ulaşamamıştır. Maalesef, son döneme kadar sağlıkta bir ulusal politika oluşturulamamış, ülkenin ihtiyaçlarına göre gelecek perspektifler hesap edilip planlamalar yapılamamıştır.

Sağlık hizmetlerinde aslolan, ucuz, kaliteli, zamanında verilebilir olması ve herkesin ulaşabilir olmasıdır. Son döneme kadar uygulanan aşırı merkeziyetçi politikalar, vizyonsuz yaklaşımlar ve partizanca tutumlar nedeniyle, Sağlık Bakanlığı, ulusal bir sağlık politikası ortaya koyamamış, adımlarını gelecek on yılların hesabını yaparak atamamıştır. Sistemin öncelikleri ortaya konulamadığı için planlamalar doğru yapılamamış, kaynakların verimli kullanımı sağlanamamıştır. Pek çok alanda olduğu gibi sağlık sektörü de varlık içinde yoklukta yaşamaya mahkûm edilmiş, yetersiz kullanımlar ve yüksek maliyetler ortaya çıkmıştır. Artık bu plansızlıklar dönemi geride kalmıştır. Hükümetimiz, Türk insanının kaliteli, ekonomik ve konforlu bir sağlık hizmeti alabilmesi için pek çok karar almış, sağlık hizmetlerindeki eşitsizliklerin önüne geçmek ve herkesin kolaylıkla ulaştığı bir sistem oluşturabilmek için ciddî çalışmalar yapmıştır. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıkta Dönüşüm Projesi bu noktada başarıyla yürütülmektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün hepimizi yakından ilgilendiren hastane kuyruklarının en temel nedeni sağlık hizmetlerinin olması gereken basamaklarda verilemeyişidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerindeki örgütlenme modelimiz pek çok nedenle artık işleyemez hale gelmiştir. Hastayı ilk gören hekimden itibaren işleyen mekanizmada yaşanan pek çok aksaklık sistemi tıkamakta, sonuç olarak da, işgücünün, ekipman ve yatağın yetersiz kullanımı ortaya çıkmaktadır. Bu da uzayıp giden hastane kuyruklarına ve hasta memnuniyetsizliğine neden olmaktadır.

Peki, aile hekimliği sistemi nedir; aile hekimliği, aile fertlerinin ikametinin yakınlarında bulunan, her an kolaylıkla ulaşılabilen ilk başvuracakları hekimlik uygulamasıdır. Bu görevi yapacak olan meslektaşlarım, koruyucu hekimlik yanında, ayaktan tanı ve tedaviyi de üstlenecekler, yeri geldiğinde aile bireylerine danışmanlık ve yeri geldiğinde de eğitim hizmeti verecekler; ailenin tüm bireylerine, anne karnındakinden en yaşlısına kadar bakacaklar. Çok basit bir ifadeyle tarifi bu.

Dünyanın pek çok ülkesi bu sistemi kendi koşullarına göre şekillendiriyor. Buna, toplum hekimi, ev doktoru, genel pratisyen diyenler de var. Kavramların ne olduğu değil, ne ifade ettiği önemli. Şüphesiz, bizim ülkemizde de modifikasyonlar yapılacak, şartlara göre revizyonlar yapılacak ve en sağlıklı işleyen yapı zaman içerisinde uygulanacaktır. Zaten bu amaçla pilot uygulama gündeme alınmış ve bir Türkiye modeli hedeflenmiştir. Zaman içerisinde tüm illere yayıldığında mobil hizmetler devreye girecek ve en ücra dağ köyündeki vatandaşımızın da ayağına sağlık hizmeti gidecektir.

Sistem, kaliteli bir sağlık hizmeti sunmanın yanında, hekimler arasında rekabet anlayışını da ortaya koyacaktır. Hasta, hekiminden memnun değilse değiştirecek, bu da hekim arkadaşlarımızın daha dikkatli ve özverili olmasını teşvik edecektir. Tüm yönlerini bildiği hastalarını uzun süreli izleyen doktorlarımız daha kolay değerlendirmeler yapacak ve bu da beraberinde rasyonel ilaç kullanımını getirecektir; yani, daha az ilaç kullanımıyla daha fazla fayda sağlanacaktır. Tedavi maliyetleri de bu şekilde azalacaktır.

Bugün birinci basamakta çözülmesi gereken pek çok sorun, ne yazık ki ileri hizmet veren hastanelerimize taşınmakta, oralardaki birikim de asıl verilmesi gereken hizmetleri engellemektedir. Artık pek çok problem aile hekimliğinde çözülecek ve bu sayede hastane kuyrukları azalacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hastanelerin ortak kullanımıyla ilgili atılan adımdan hepimiz memnunuz. Sağlık Bakanlığı hastanelerinin SSK'lı hastalara açılmasıyla, şu ana kadar 25 000 000 SSK'lı vatandaşımız buralardan hizmet almış oldu. Peki, açılmasaydı ne olacaktı; SSK hastanelerinde 25 000 000 daha fazla vatandaşımız olacaktı ve hiç gereği olmayan yığılmalar yaşanacaktı. Yalın bir mantıkla değerlendirmesi bu.

Şüphesiz, uzun yıllar alışılmış bir sistemde değişiklik yapmak ve kronikleşmiş sorunları kısa sürede halletmek kolay olmayacak; ancak, kararlı olunursa, planlı olunursa ve neyin ne zaman, nasıl yapılacağı iyi bilinirse, kuşkusuz, başarıyı yakalamak mümkün olacaktır.

Türkiye, bundan sonra, kaynaklarını en doğru nasıl kullanacaksa, en ekonomik nasıl kullanacaksa, ona uygun politikalar üretecektir. SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri son derece yararlı ve doğru bir adımdır. Bunun yararlarını anlatarak huzurlarınızı meşgul etmek istemiyorum; ama, diğer kurumlara ait sağlık tesislerinin de ortak kullanımının ne kadar önemli olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim.

Bugün, TEDAŞ Genel Müdürlüğü, 500 000 dolarlık tomografi cihazını kurumunun bünyesinde çalıştırma gayretinde ve Numune Hastanesinde aylık 600 tomografi çeken bu aletle, burada, maalesef, ayda 25 tomografi çekiliyor. Bu ben yaptım oldu anlayışlarına artık son verme zamanıdır; doğru olanı, ekonomik olanı ve yararlı olanı uygulama zamanıdır.

Değerli arkadaşlarım, hastanelerin ortak kullanımından bahsederken, askerî hastanelerden de yararlanma gereğine değinmek istiyorum. Askerî hastaneler, dünyanın değişik ülkelerinde değişik uygulama yöntemleriyle çalışır. Bazıları sivillere kapalı, bazıları ise açıktır. Ülkemizde ise, bu hastanelerimiz, sınırlı sayıda sivil kullanımına açıktır. Bu hastanelerimizin, GATA Kanununda yapılacak bir değişiklikle, daha geniş manada sivil hizmete sunulmasının gereğine inanıyorum. Bu, hem askerî hastanelerin zaman içerisindeki artık ve atıl hizmet kapasitelerini değerlendirmek hem de sivil hastanelerdeki kuyrukları azaltmak için yararlı olacaktır. Bu sayede, ayrıca, askerî hastanelere dönersermaye katkısı da sağlanmış olacaktır. Taksim İlkyardım Hastanesi veya Şişli Etfal Hastanesi koridorları hastayla doluyken Gümüşsuyu Askerî Hastanesinden yararlanmamak çok doğru bir yaklaşım olmasa gerek.

Değerli milletvekilleri, sağlık harcamalarının önemli bir kısmı ilaç ve malzemeler için yapılmaktadır. Tahminlere göre, yılda, ilaç için harcadığımız para 4 500 000 000 dolar, tıbbî malzeme, sarf malzemesi ve ekipmanlar için harcanan para ise 2 500 000 000 dolar civarındadır. Yerli ilaç sanayii halen yüzde 55 kapasiteyle çalışmaktadır ve önümüzdeki dönemde, veri korumayla ilgili yaptırımlar nedeniyle, zor günler yaşayacağı tahmin edilmektedir. Yerli ilaç sanayii stratejik bir alan kabul edilmeli ve mutlaka desteklenmelidir.

Türkiye, ne yazık ki, tıbbî malzeme ve ekipmanların üretimi konusunda oldukça geri bırakılmış bir ülkedir. Biz, bugün, hâlâ ameliyatlarda kullandığımız makasları Pakistan'dan, enjektörleri Hindistan'dan alıyorsak, ileri teknoloji cihazlarını yapamıyorsak, bu durumdan alarme olmalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir). “Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2004-11-10-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
