# Batı basınında yer alan ve islam'ı rencide eden karikatürler hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 7 Şubat 2006
- **Gündem:** BATI BASININDA YER ALAN VE İSLAM'I RENCİDE EDEN KARİKATÜRLER HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2006-02-07-bati-basininda-yer-alan-ve-islam-i-rencide-eden-karikaturler-hakkinda

> Turhan Çömez (AK Parti), 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BATI BASININDA YER ALAN VE İSLAM'I RENCİDE EDEN KARİKATÜRLER HAKKINDA); konuşma 543 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı ülkelerdeki basın-yayın organlarında son zamanlarda yer alan karikatürler ve bunların yansımalarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, bahse konu karikatürler ilk kez, geçtiğimiz eylülde Danimarka'da Jyllands-Posten Gazetesinde yayımlandı. Peygamber Efendimizi ve onun manevî şahsında İslamî değerleri tahkir eden bu karikatürlerle, İslam ve terörizm arasında açık bir ilişki ortaya konulmaya çalışıldı. Bu gazete tam 12 adet karikatür yayımladı; yani, planlı ve ısrarlı.

İslam Konferansı Örgütüne üye ülkelerin Danimarka'da bulunan 11 büyükelçisi, Başbakan Rasmussen'e mektup yazarak, gazetenin Müslümanlardan özür dilemesini istediler. Özür dilemek bir yana, karikatürler ısrarla savunuldu ve ifade özgürlüğünün bir parçası olduğu iddia edildi. Sayın Başbakanın Danimarka ziyaretinde bu saygısızlığa özür beklenirken, hepinizin bildiği Roj TV kriziyle karşılaştık. Anlaşılan, Danimarka, kutsal değerlere saldırının yanında, bölücü örgüte de sahip çıkmaya karar vermiş. Daha sonra sürece Almanya, Fransa, Avusturya, İsveç, İspanya ve İtalya gazeteleri de destek verdi ve aynı karikatürleri yayımladı.

Saygıdeğer milletvekilleri, Danimarka'da başlayan ve bir enfeksiyon gibi pek çok Batılı ülkeye sirayet eden bu provokasyonlar, ifade özgürlüğü kavramına sığınarak gönül dünyamıza yapılmış saldırılardır. Hepinizin çok yakından takip ettiği gibi, pek çok İslam ülkesinde, bu tahkir edici yayınlar bir özgürlük olarak değerlendirilmemiş, İslama ve onun Yüce Peygamberine bir manevî saldırı olarak algılanmıştır. Nitekim bazı ülkelerde sağduyu yerini şiddete bırakmış ve üzüntü verici gelişmeler yaşanmıştır. Danimarka'daki ırkçı zihniyetin bu yaklaşımı dünya barışına hiç de olumlu katkı sağlamayacaktır.

Bakınız, Ortadoğu'da radikal bazı unsurların güç kazanmaya başladığı bir dönemi yaşıyoruz. Karikatür provokasyonu bu trendi hızlandıracak ve taraftar sağlayacaktır. "İfade özgürlüğü" adı altında yapılan bu saldırılar, haklı olarak, bu kavramlara yabancılaşma ve hatta düşman olma sürecine katkı sağlayacaktır. Bu da Batılı değerleri toptan reddetmeye ve demokrasi düşmanlığına dönüşebilir.

Yine bu saldırılar, ekonomik muhafazakârlığı da tetikleyecektir. Nitekim pek çok yerde, bu karikatürlerin yayınlandığı ülkelerin mallarına karşı boykot çağrılarına tanık oluyoruz. Türkiye'de de buna dair haklı çağrılar ortaya çıkmaya başladı.

Bir örnek vermem gerekirse, halen her gün insülin kullanan ve yaşamı insüline bağlı olan 300 000 hastamız var. İnsülin piyasasının yüzde 60'ı, bir Danimarka firması olan Nova Nordisk'e ait ve bu firma tam 50 000 000 euroluk bir paya sahip. Pek çok meslektaşım, bir demokratik tepki olarak, bu firmanın muadili bir başka marka insülini reçete etmeye hazırlanıyor. Açıkçası, Sağlık Bakanlığımız, bu firmayla yapılmış olan sözleşmeleri bir kez daha ele almalı diye düşünüyorum.

Diğer bir sorun da, İslam ülkelerinde yaşayan gayrimüslimlerin kendilerini güvensiz hissetmeleri.

Öte yandan, yine, aynı gerekçeyle, Avrupa'da yaşayan 13 000 000 Müslümanın içe kapanma sürecine girmeleri ve gettolaşmaları da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Paris banliyölerinde yaşanan ve çok kısa sürede yayılan eylemler hâlâ hafızalarda.

Değerli arkadaşlarım, kutsalları hafife almanın, onları tahkir etmenin, değerler üzerine kurulu medenî dünyada asla yeri olamaz. Kimileri bu manevî saldırıyı hafife alabilirler; ancak, tarih; kafadaki bu şeytanî düşüncelerin kâğıda resmedilmesinin ağır faturalarıyla doludur.

Yakın tarihe bir göz atalım: 3. Reich döneminde Naziler, çok sayıda antisemitik karikatür yayınladılar. Bu karikatürlerde Yahudiler, Almanya'nın kanını emen, bütün kötülüklerin kaynağı ve Alman kadınlarına musallat olan bir ırk olarak gösterildiler. Bu süreç, Yahudi soykırımına yol açan atmosferin oluşmasına büyük katkı sağladı. Kafalarını ortaçağ karanlığına gömmüş bu entelektüel ahlaksızlar tarihten ders almalıdırlar.

Değerli milletvekilleri, dine dayalı kimlikleri provoke eden bu yaklaşım, medeniyetler arasında, kültürler arasında, dinler arasında fay hatları oluşturmayı amaçlıyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir). “Batı basınında yer alan ve islam'ı rencide eden karikatürler hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2006-02-07-bati-basininda-yer-alan-ve-islam-i-rencide-eden-karikaturler-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
