# Tasfiye işleri döner sermaye işletmeleri genel müdürlüğünün gümrük müsteşarlığına bağlanması hakkında (s.s. 1207)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2007
- **Gündem:** TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞINA BAĞLANMASI HAKKINDA (S.S. 1207)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c152/b085/tbmm221520850788.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2007-04-05-tasfiye-isleri-doner-sermaye-isletmeleri-genel-mudurlugunun-gumruk-mus

> Türkan Miçooğulları (CHP), 5 Nisan 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞINA BAĞLANMASI HAKKINDA (S.S. 1207)); konuşma 1.339 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Gümrük Müsteşarlığına Bağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasansı'nın 2'nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlarken, sizleri Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, maddeyle ilgili görüşlerimize geçmeden önce bir üzüntümü dile getirmek istiyorum. Biliyorsunuz, ben, Başkanlık Divanı Üyesiyim ve şurada görev yapıyorum. Bu, beşinci yılımızda, bu Meclisi, hiçbir zaman, yapmak zorunda olduğu yasalara saygılı bir şekilde yasa yapar konumda görmedik. Saydım, yasa yapmak zorunda olan iktidar partisinin tam 25 tane milletvekili var. Onların da bir kısmı, zaten, yapılan yasayla falan meşgul değil.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Telefonla konuşuyorlar.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Evet. Alim Bey "dışandalar" diye işaret ediyor; doğru, dışandalar, ben de onlan söylemek istiyorum zaten.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sizi takip ediyorlar.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Milletvekillerinin esas görevi yasa yapmaktır, ama, maalesef, iktidar milletvekilleri, genelde, yasalar yapılırken, halk yararına olması gereken yasalar yapılırken, dışarıda, kulislerde oturuyorlar, ancak, Başbakana, bakanlara veya Hükümetin icraatlarına ilişkin birtakım eleştiriler yapıldığında, maşallah, aslanlar gibi salonu doldurup, görevini yapan, denetim görevini yapan muhalefet partisine saldırıyorlar.

TELAT KARAPINAR (Ankara) - Muhalefet içeride mi?

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Yani, böyle bir Meclis, böyle bir yasama yılı...

Biz zaten söylemiştik: Arkadaşlar, yoruldunuz... Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri de var; gelin, şu seçimi erkene alalım, seçimi yapalım, genç, taze, dinamik, halkın güvenini kazanmış bir Meclis Cumhurbaşkanını seçsin diyorduk.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Halkın güvenini kazanmış bu Meclis.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Vallahi, 367den falan söz ediliyor, ama, ben öyle zannediyorum ki, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de, siz, 353 sayısını bile zor bulacaksınız bu Genel Kurulda! Havanız onu gösteriyor, çok yorgunsunuz.

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Kahve falına başladın yine.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Doğru söylüyor.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Bizim geleneklerimizde, bizim terbiyemizde, kahve falı falan yoktur Beyefendi.

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Nereden biliyorsun o zaman?

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Biz, Mustafa Kemal Atatürk'ün bize gösterdiği bilim ve ilim ışığında hareket ederiz.

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Yine girdin raya.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Düşüncelerimizi, duygularımızı bilim ve ilimin ışığında dile getiririz. (CHP sıralarından alkışlar)

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Sen burada spekülasyon yap.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Değerli milletvekilleri, size, Başbakanın sözüyle hitap etmek istiyorum: "Milletvekilliği yan gelip yatma yeri değildir."

CAHİT CAN (Sinop) - Aynen doğru söylüyor.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Lütfen, gelin ve görevlerinizi yapın. Bizim aslî görevimiz de yasa yapmaktır.

BÜLENT BARATALI (İzmir) - Kuliste yatmak, kuliste!..

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Bu duygu ve düşüncelerle, şimdi, size...

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Başka bir şey var mı, onu söyle?

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Efendim?

İDRİS NAİM. ŞAHİN (İstanbul) - Başka bir düşünce alalım!

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Siz, bugün, neden bu kadar hırçınsınız?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Hakkında dava var, ondan.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Niye, siz, bu Genel Kurulu bu kadar geriyorsunuz? Neden hırçınsınız?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Hakkında yolsuzluk dosyaları var, onun için.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Acaba, suçluların telaşı içinde misiniz? Acaba, bir gocunduğunuz mu var? (CHP sıralarından alkışlar)

Taa geçmişe gittiniz, 80 öncesine gittiniz, 80 öncesi otobüslere değindiniz. Beyefendi, Beyefendi, cumhuriyet seksen yıldır taş taş üstüne koydu, neler yaptıysa Cumhuriyet Halk Partisinin sayesinde yapıldı. O günün teknolojisiyle kullanılan otobüslerle bugünün teknolojisini karşılaştırma gafletinde bulunuyorsunuz, yirmi yıl öncesinin teknolojisini bugünün teknolojisiyle karşılaştırıyorsunuz.

CAHİT CAN (Sinop) - Gecekondulan Cumhuriyet Halk Partililer yaptı.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Sizi dinlerken ben çok üzüntü duydum. Ama, sonra da dedim ki, haklılar, herkesin bir dosyası var. Bu dosyalan açtırmıyorlar, dokunulmazlıkları kal- dırtmıyorlar. Onun için de, muhalefet eleştiri yaptığında, muhalefet iddiaları söylediğinde bu şekilde hırçınlaşıyorlar. Yapacak başka bir şeyleri yok.

İDRÎS NAlM ŞAHİN (İstanbul) - Evet!..

TÜRKAN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Aslında, siz, lütfen susun. Lütfen siz susun, bu konuda bir başkası konuşsun; sizi ve sizin yaptıklarınızı bir başka milletvekiliniz savunsun. Yoksa, sizi savunacak başka arkadaşınız yok da onun için mi kendinizi savunuyorsunuz? (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlar...

CAHİT CAN (Sinop) - Çok neşelendiler, bir daha söyler misin aynısını?

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Yahu, arkadaşlar, ben, biraz önce, biz buraya yasa yapmaya geldik, dedim. Kahvehanede falan değiliz!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karşılıklı konuşmayalım.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Müsaade edin de sözlerimi söyleyeyim.

BAŞKAN - Sayın Miçooğulları, lütfen Genel Kurula hitap ediniz.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Söz konusu tasarının...

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli) - Siz yasadan bahsetmiyorsunuz ki!

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Evet, yasaya geçiyorum.

... 1'inci maddesine baktığımızda, Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığından alınmasıyla ilgili düzenlemeye yer verildiği, 2'nci maddesiyle de bu Genel Müdürlüğün Gümrük Müsteşarlığına bağlanmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı görülmektedir.

1983 yılında, yani bundan yirmi dört yıl önce, bu işlemin tam tersi yapılmış, gümrük idaresine bağlı bulunan Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı bünyesine alınmıştı. Bu tasarıyla, bugün, bunun tam tersi yapılmaktadır. Bu durumda akla ilk gelen soru şu olmaktadır: O gün mü yanlıştı, bugün mü yanlış yapılmakta? Gerekçeye baktığımızda, TASİŞ'in Maliyede olduğu dönemde el konulan eşyanın tasfiye süresinin uzaması, bürokrasi ve kırtasiyeciliği artıran bir yapının ortaya çıkmış olması ve tasfiyelik hâle gelen eşyanın zamanında ekonomiye kazandırılamaması olarak açıklanmaktadır. Oysa, eleştirilen ve tasarıya gerekçe oluşturan bu konuları açıklığa kavuşturacak bilgi ve rakamlar konusunda net bir açıklama yoktur. Yani, bu nedenle, gerekçede yer alan açıklamalar inandırıcılıktan uzaktır.

Öte yandan, bu Genel Müdürlüğün Maliye Bakanlığından alınması kurum adına sevindirici bir gelişmedir. Çünkü, Maliye Bakanlığının, bizim tüm iddialarımıza rağmen, kabul edilemeyen başarısızlığı, hiç olmazsa, bu yasa tasarısıyla Hükümet tarafından da itiraf edilmiş olmaktadır.

BÜLENT BARATALI (İzmir) - Bir itirafnamedir aynı zamanda.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Size önerim: Hazır başlamışken Maliye Bakanını da bu Maliye Bakanlığından uzaklaştınrsanız ülkenin geleceği için çok hayırlı bir iş yapmış olursunuz.

Bunları neden mi söylüyorum? Bunları söylerken ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik duruma bir bakmak istiyorum. Bugün, AKP İktidarı, Unakıtan'ın Maliye Bakanlığı sayesinde Türkiye'yi bir dünya rekortmeni yapmıştır. Türkiye, hem yüzde 6,5 oranında faiz dışı fazla ile dünya rekortmenidir hem de yüzde 14'ler düzeyinde reel borçlanma faiziyle dünya rekortmenidir. AKP ile iç borç batağı dört yılda 176 milyar dolar artmıştır. 2002 yılında iç ve dış borcun toplamı 174,7 milyar dolar iken, AKP İktidarında yüzde 61,1 oranında, yani 106,7 milyar dolar artarak 2006 Şubat sonu itibarıyla 281,4 milyar dolara tırmanmıştır.

Ülkemizin, 2002 yılında, kamu, iç, dış ve özel olmak üzere toplam borcu 219,3 milyar dolar iken, dört yıllık AKP İktidarı ve Unakıtan'ın Maliye Bakanlığı döneminde yüzde 80,3 artarak 395,5 milyar dolara yükselmiştir.

İşsizliğe gelince: İşsizlik, zaten bir felaket. Biraz önce, bir iki saat önce bu kürsüden konuşan bir milletvekili arkadaş, denetim görevini yapmak isteyen Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri- ne "Siz bu kürsülerden hükümeti denetleyeceğinize, siz bu kürsüden düşüncelerinizi söyleyeceğinize, bana halktan yapılan bir uyarıyı size söylemek istiyorum, onlar dediler ki, Cumhuriyet Halk Partililer işsizliğe nasıl çare bulacaklarını söylesinler."

Yani, bu arkadaşın Özrü kabahatinden büyük arkadaşlar. İktidar Partisinin milletvekili çıkmış kürsüye, diyor ki: "Cumhuriyet Halk Partisi, Hükümeti eleştireceğine, işsizliği nasıl önleyecek, onu söylesin." İşsizliği nasıl önleyeceğini söyleyecek olan sizsiniz, işsizliği önleyecek olan sizsiniz.

Halbuki, TÜİK'ten alınan rakamlara bakalım, işsizliğin içinde bulunduğu duruma bakalım: Son rakamlar, 10,5 olarak açıklanmış. Halbuki, zaten iş bulamayacağı düşüncesiyle iş aramaktan vazgeçen, artık, işsizliği içine sindirmiş, bu Hükümetin işsizliğe çözüm bulamayacağını görmüş, gelecek döneme umudunu saklayan insanlara da bakacak olursak, işsizliğin, işsiz yurttaşlarımızın bugün geldiği noktada 5 milyon 225 bin işsiz var arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Miçooğulları, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla) - Tabii, biz, bu işsizliğe nasıl çare bulacağımızı, inşallah, yakında iktidar olduğumuzda göstereceğiz. Ama bunu şöyle yapmayacağız: Yani, işsizliği "Her işadamı bir kişiyi işe alsın, böylece işsizlik çözülür." diyerek yapmayacağız. Biz, işsizliğe, istihdamı artırarak çare bulacağız ve bu kürsüden, o milletvekili arkadaşımın da duymasını isteyerek söylüyorum: İktidara geldiğimizde, ilk işimiz, her yıl 1 milyon kişiye iş bularak işsizliğe çözüm getirmektir. (AK Parti sıralarından "Nasıl?" sesleri)

Nasılını iktidara geldiğimiz zaman göreceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü, Cem Uzan'm da dediği gibi, çok kopya çekiyorsunuz sağdan soldan, ona fırsat vermeyeceğiz. İktidara geldiğimiz zaman, nasıl çare olacağımızı göreceksiniz.

Bu duygu ve düşüncelerle -zamanım bittiği için- hepinizi saygıyla selamlıyor, bu iktidarın, yasama görevini iyi yapmadığını, yasama görevini iyi yapmadığı gibi cumhurbaşkanını da doğru seçemeyeceğini söyleyerek hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “Tasfiye işleri döner sermaye işletmeleri genel müdürlüğünün gümrük müsteşarlığına bağlanması hakkında (s.s. 1207)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2007-04-05-tasfiye-isleri-doner-sermaye-isletmeleri-genel-mudurlugunun-gumruk-mus (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c152/b085/tbmm221520850788.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
